Çook Uzun Bir Hikaye…(1) Hikayesi

Liseyi bitirip üniversiteyi kazandığım yaz, hayatımın dönüm noktası olacağını bilemezdim tabi. Kendi halinde, sessiz, sakin, biraz içine kapanık biri oldum hep, ne çok fazla arkadaşım oldu, ne de sağda solda gezme isteğim. Lisede okulda kalan vaktimi evde bilgisayar başında geçirirdim çoğunlukla.
Lise 2’ye yeni başladığım yıldı sanırım, girdiğim porno sitelerde kızlardan, kadınlardan çok olgun, yaşlı erkeklerin resimlerine ilgi duymaya başlamam veya olgun bir adamın genç bir kızı siktiği videoda kendimi adamın yerinde değil de, genç kızın yerinde hayal etmem.
Bu böyle aylar boyunca sürdü, ne zaman bir porno siteye girsem kendimi sürekli olarak, iri, şişman, kıllı adamların resimlerine bakarken buluyor, onların mastürbasyon yaptığı sırada, ayak uçlarından yaklaşıp sikini yalamaya başladığımı hayal ederek kendimi tatmin ediyordum. Boşaldıktan sonra bir pişmanlık duygusu kaplardı içimi, ama çok uzun sürmez, sonra tekrar, olgun erkek hayalleri ve ben onların kucağında.
Lise 3’te artık bir şeyler yapmam gerektiğinin farkına vardım ve bir eşcinsel arkadaşlık sitesine üye oldum. Aile, çevre korkusu sebebiyle yüz resmi koyamadım tabi, öyle seksi bir iç çamaşırım olmadığı için resimde eklemedim, onun dışındaki bilgileri doldurup üye oldum ancak zaman geçtikçe “Merhaba” yazdığım insanlardan bile cevap alamadım, sanırım erotik bir resim onların ilgisini çekmek için gerekliydi.
Bir süre sonra internette iç çamaşırı almak için dolaşmaya başladım, erkek için değil de kadın iç çamaşırı satan sitelerde vakit harcamaya başladım. Kızların iç çamaşırları daha çekici geliyordu ve sonunda bir gün siyah dantelli bir külot siparişi verdim, kargonun geleceği gün okula gitmemiş, heyecanla ailem gelmeden kargonun gelmesini beklemeye başladığımı hatırlıyorum, ödemeyi de doğal olarak kapıda yaptım kredi kartım olmadığı için.
İlk giydiğim günü hala dün gibi hatırlıyorum, sanırım genetik veya yaşımdan olacak kılı tüyü olmayan, kısa boylu, düzgün bir fiziği olan biri olduğumdan, külodu giydikten sonra ayna karşısında kendime bakarken bile tahrik olmuştum.
Ardından hemen yatağımın üzerine beyaz bir çarşaf serip, yüz üstü yatağa uzandım, kalçalarımı da hafifçe kaldırarak cep telefonum ile resim çektim birkaç tane, aralarından en beğendiğimi siteye yükledim.
Beyaz bir ten, siyah arkası yarım açık dantelli bir külot, tüysüz bacaklar, kalçalar yuvarlak… baya ilgi çektim bu resim ile sitede.
Bir çok insanla konuştum, uzun sohbetler ettim bir kaçıyla, sanal seks yaptıklarımda oldu ama bir türlü buluşmaya cesaret edemedim bu kişilerle, hep bir bahane üreterek geçiştirdim buluşma isteklerini, derken zaman öylece akıp geçti, ben hala onların resimlerine bakarak kendimi tatmin etmeye devam ettim.
Derken yaz da gelip geçti, üniversite sınavı sonuçları açıklandı, antalya’yı kazanmıştım. Eylül ayına doğru hazırlıklar, koşuşturmaca başladı, babam antalya’da bir süre halamlarda kalacağımı daha sonra özel bir yurda yerleştireceğini söyledi beni ve okul başlamadan antalya’ya gittim.
Halam ve eniştem ki öz halam da değildi aslında babam ile amca çocuklarıydılar zengin sayılırdı, eniştem turizmciydi ve geliri çok rahat yaşamalarını sağlıyordu, halam ise çalışmıyor, gezen, tozan, eğlenmeyi seven bir o kadar da dominant bir kadındı, kocası yani eniştem de öyleydi.
Evleri 3 katlı, bahçeli, bahçesinde çok büyük olmayan bir havuzu olan, deniz manzaralı çok güzel bir evdi, benim odam da en üst kattaydı, bu katta banyo ve bir de benim odam vardı, yani kendime ait, özgür olabileceğim ve yalnız kalabileceğim bir alan bulmuştum kendime, rahatımda gayet yerindeydi.
Antalya’ya gelmeden aldığım kız iç çamaşırlarını atmıştım, burada yenilerini aldım yine bin bir türlü stres ile, yakalanma korkum hala devam ediyordu. Ama burada daha rahattım, odamın olduğu kata ne eniştem ne de halam gelirdi, 2 haftada bir temizlikçi gelir, o da zaten dolabımı falan kurcalamaz temizliğini yapar giderdi.
Artık birkaç tane renk renk tangam ve sütyenim, külotlu çoraplarım olmuştu, zaman zaman bunları giyer resimler çeker, internete yüklerdim, tabi bu arada internette konuştuğum kişiler de değişmişti, ama ben hala cesaret edip, bu konuştuğum 2-3 kişiden biriyle buluşamamıştım, nedense o korkumu bir türlü yenemiyordum.

Zaman geçtikçe daha rahat hareket etmeye başlamıştım evin içinde, giydiğim pijamanın altına tanga giyiyor öyle dolaşıyordum, yemeğe öyle iniyordum, her ne kadar belli olmasa da o heyecan bile yetiyordu bana.

Artık iyice kaptırmıştım kendimi, gece yatağa tangayla giriyor, sabah banyoya öyle gidiyordum, aldıgım pijamaları biraz dar, bedenimi saran türden alıyordum, kalcalarım yuvarlak olduğu içinde harika görünüyordu aynada kendime baktığımda, ama yine de temkinliydim halamın ve eniştemin yanında..

Ta ki…

Zamanla iyice alışmıştım halam ve enişteme, gerçi eniştem sert görünümlü iri yarı bir adamdı halam ise daha neşeli ama yeri geldiğinde dominant biri oluyordu ama eskisi kadar çekinmiyordum onlardan.
Halamla sohbet ettik, neden eve hiç kız arkadaşımı getirmediğimden falan bahsettik o gün, böyle şeylerden çekinmemem gerektiğini falan anlattı, istediğim gibi yaşayabileceğimden bahsetti. Ben de lafı eveleyip geveleyip konuyu değiştirmeye çalıştım bu konuşma boyunca. Zamanla halam ile alışverişe gitmeye, gezmeye başladık, daha da yakınlaştık, sohbet ederken elini bacağıma koyuyor, yanımdan geçerken pijaman çok güzelmiş diye laf atıyor, kumaşı neymiş bunun diyerek kalçamı elliyordu. Bu böyle bir süre daha devam etti ve sonunda o sabah uyandığımda yatağımın başında dikiliyorken gördüm onu. Hadi kalk artık ne çok uyudun, kalk yüzünü yıka kahvaltı edelim dedi, ben de üzerimde t-shirt olmasına rağmen altımda sadece renkli külodum olduğundan ne yapacağımı şaşırdım, tamam hala iniyorum kahvaltıya banyoya gidip, sen in dedim ama hadi çabuk ol sensiz inmeyeceğim deyince ne yapacağımı şaşırmış, dilim tutulmuştu. Aniden üzerimde ki yorganı çekip aldı. Altımda turuncu, üzerinde çiçekler olan külodumu gizlemeye çalışmam pek sonuç vermedi tabi, kalk kalk dedi hafifçe gülerek, sanki görmediğim şey, kalk bakalım kalçaların kamerada göründükleri kadar güzel mi deyince, başımdan aşağıya kaynar sular döküldü sanki, pek de güzelmiş bu külodun daha önce görmedim hiç yeni mi deyince ne diyeceğimi bilemez halde öylece kalakaldım, kameraları fark etmedin herhalde evin içindeki dedi ve ardından kahkaha attı, hadi ben iniyorum dedi, sen de fazla oyalanma deyip odadan çıktı. Banyoya nasıl gittiğimi hatırlamıyorum bile, ayna da yüzüme baktığımda kıpkırmızı olduğumu gördüm sadece, sonra elimi yüzümü yıkayıp kahvaltıya indim ama kendimde değildim sanki. Eniştem hayırdır neyin var, rengin solmuş dedi, yok bir enişte iyiyim demeye kalmadı halam üşütmüş herhalde biraz, bugün dinleri bir şeyi kalmaz deyince eniştemde fazla üstelemedi. Pek de bir şey yiyemedim zaten o gün kahvaltıda, sonra hemen odama çıktım tekrar, eniştem işe gidince halam tekrar geldi odama, aç bakalım şu dolabını dedi, itiraz etmek istesem de o şokla tek kelime çıkmadı ağzımdan. Halam külotlarımı, sütyenlerimi, çoraplarımı, yeni aldığım kumral siyah renkteki peruğuma kadar hepsini tek tek inceledi. Nerede kimlerin yanında giyiyorsun bunları diye sorunca ben de anlattım her şeyi, kimsenin yanında giymediğimi henüz, sadece odamda giydiğimi, hoşuma gittiğini bunları giymenin, ama kimseye bahsetmemesini bundan yalvar yakar anlattım. Merak etme dedi ikimizin arasında sır olarak kalacak, kimse bilmeyecek senin böyle olduğunu dedi, ama cemre’yi tüm Antalya sosyetesi konuşacak dedi. Cemre kim diye düşünmeye başlarken ben salak bir surat ifadesiyle odadan çıktı.

Bir hafta sonraydı sanırım, o hafta hiç bahsetmedik bu olaydan, ben biraz olsa da rahatlamıştım ama ya eniştem diye düşünmeden edemiyordum, o da gördüyse beni o halde ne yapardım. Halama tüm cesaretimi toplayıp bunu sorduğumda korkma dedi, Halil’in işi gücü yok kamera görüntülerine mi bakacak. Ardından gel odana gidelim deyip, odasından getirdiği 5-6 alışveriş çantasını açmaya başladı, bak bakalım dedi beğenecek misin ? Ben hala bunlar ne diye sormaya fırsat bulamadan renk renk elbiseler, iç çamaşırları, makyaj malzemeleri, kız şortlarını yatağımın üzerine serdi ve bunları dolabına yerleştir dedi düzgünce ve çıktı.

İşler kontrolümden çıkmaya başlamıştı sanki, ve biraz da korkmaya başlamıştım, ama yine de kendime engel olamıyor, eniştem evde olmadığı zamanlarda halamın aldığı iç çamaşırlarını giyiyor, üzerime de çoğu zaman dar bir pijama veya kısa renkli şortları giyip öyle dolaşıyordum.

Şubat ayındaydık, halam yine gezmeye gitmiş, salonda oturmuş televizyon izliyordum, eniştem odaya geldi ve yanıma oturdu, pek fazla sohbet etmezdik onunla, yanıma oturdu ve nasıl olduğumu, neler yaptığımı, sordu, havadan sudan sohbet etmeye başladık, sonra elini bacağıma koydu hadi kalk bir kahve koyda içelim dedi, ben rahatsız olduğumu belli etmeden koltuktan kalkıp mutfağa yöneldim o da peşimden geldi, sen şimdi bilemezsin nasıl sevdiğimi kahveyi deyip yardım etmeye başladı, ne olduysa o an oldu, mutfak tezgahının önünde dikilirken ben yanımdan geçerken elinin yavaşça kalçalarımdan sürterek geçtiğini hissettim, ama bir şey diyemedim, sonuçta yanlışlıkla da olmuş olabilirdi, hangimizi yanlışlıkla başka insanların vücuduna dokunmamışızdır ki. Hadi gel seninle bir iki el bilardo oynayalım dedi, ben enişte pek anlamam dediysem de bilardodan, gel gel çok zor bir şey değil ben öğretirim hem sana deyince, oyun odasına geçtik. Bu odada eniştem ve halamın sık sık misafirleri olur, onlarla gece yarılarına kadar, içerler, kumar oynarlardı.
Eniştem topları dizdi ve ilk vuruşu yapmamı söyledi, ben daha adını sonradan öğrendiğim ıstakayı tutmayı bile becerememiştim, birden arkamda bir gölge hissettim, bak şimdi, hafifçe eğileceksin masaya dedi ve yavaşça belimden bastırdı, ardından ıstakanın ucunu baş parmağının üzerine koyacaksın diye anlatmaya başladı, bu sırada kendiside tam arkamda duruyor, nefes alıp verişini duyabiliyordum, bir eliyle sol elimi bir eliyle de sağ elimi tutup nasıl vurmam gerektiğini gösteriyordu, ama sanki tek vücut olmuş gibiydik o an, kalçalarımda o’nu hissedebiliyor, bir ayağıyla yavaşça sağ ayağımı biraz daha açmam için, bacaklarımın arasına sokarak, sağ bacağımı hafifçe ittirdi, ben korku ve heyecandan sanırım bayılmak üzereydim, belki başkası için çok normal şeylerdi bunlar, ama benim için çok farklıydı, özellikle halam ile yaşadıklarımdan sonra. Bir süre sonra arkamdan çekildi ve oynamaya başladık, o heyecanla gelişigüzel vuruyordum toplara, şans eseri birkaç kez sayı da yaptığımı hatırlıyorum, her sayı alışımda eniştemin, aferin, bak çabuk öğreniyorsun deyip, bana dokunması, irkilmeme sebep oluyordu. Masanın etrafında dönerken vücudunun bana değmesi, sayı aldıktan sonra eliyle aferin diyerek kalçama vurması hala unutamadığım şeyler, bir yandan da korkuyordum, fazla eğildiğim takdirde pijamamdan o gün giydiğim rengârenk külodumun gözükmesinden, neyse ki öyle bir şey olmadı ama eniştemin tacizlerinin başladığı o gün de aklımdan hiç çıkmadı.
Halam arkadaşlarıyla yurtdışına gezmeye gitti o hafta, eniştem de bunu fırsat bilip tacizlerine devam etti, gitgide daha da arttırmaya ve hissedilir olmaya başlamıştı.

Ertesi sabah uyandığım da yarı uykulu bir şekilde banyoya gidip kapısını açtığımda, eniştemin duşa kabinin kapısı açık bir şekilde duş aldığını gördüm, her ne kadar hızlıca özür dileyip hemen çıksam da banyodan, iri yarı, kıllı, biraz göbekli vücudunu ve sikini tüm çıplaklığıyla görmüştüm. O şokla hemen özür dileyerek çıktım banyodan ve odama döndüm. Birkaç dakika sonra kapımı çalıp içeri girdi, kusura bakma dedi, alt kattaki banyoda sorun varda o yüzden senin banyonu kullandım, tabi ki dedim enişte, hiç sorun değil. Ama kızarmıştımda doğrusu, bunu fark eden eniştem, utandın mı yoksa ne var bunda, aynısından sende de var sonuçta dediği an eliyle bornozunun üzerinden sikini avuçladı ve gülümsedi, bu arada senin de külodun ne güzelmiş öyle diyerek odadan çıktı. O anın şaşkınlığıyla tamamen unutmuşum mor, üzerinde kelebek resmi olan külodumla banyoya girdiğimi. O gün alt kata inemedim utancımdan, tüm günümü bilgisayar başında geçirdim.

(Devam Edecek)

Sanal seks numaramı görmeyenler için tekrardan numaram : 00353 515 737 08