Mahallenin Orospusu Annem { aLıntı }

Ailenin tek çocuğuyum. Ailem mutaassıp bir yapıya sahiptir ve beni yetiştirirken de böyle yetiştirmişlerdir. Maddi durumumuz babamın işinden dolayı iyi sayılabilir. Yani hiç bir şeyin eksikliğini çekmemişizdir. Fakat bundan 5 sene önce babamı bir trafik kazasında kaybettikten sonra, her şey tersine dönmeye başladı. Trafik kazasından aldığımız tazminat da belli bir süreden sonra suyunu çekmişti. Buna bağlı olarak elimizdeki tek evi de satarak, varoş diyebileceğimiz bir yere taşındık. Yeni taşındığımız mahalle erkek nüfusun çoğunlukta olduğu, erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü bir yerdi. Bekar erkeklerin ve sokak ortasında ipe sapa gelmiyecek meseleler yüzünden karılarını döven maçoların yaşadığı bir yer kısacası. Mahelledeki hiç bir kadın bu koca zulmüne itiraz edebilecek yapıda değildi.

Annem, kapalı, 1.70 boylarında, balık etli, ince beline oranla inanılmaz derecede büyük götü kocaman ve yaşına bağlı olarak sarkmış memeleri olan bir kadın. Mahallemizde bir dul kadının oğlu ile yalnız yaşaması herkesin dikkatini bizim üzerimize çekiyordu. 2-3 ay geçtikten sonra mahallenin esnafıyla ve oturanlarıyla sıkı fıkı olmuştum. Mahallede benim gibi genç insan yoktu. Ya büyük adamların daha ilkokula giden çocukları, yada 35 yaşından aşağı olmayan koca koca adamlar. Ben de mecburen bunlarla arkadaşlık yapmaya başlamıştım. Çoğu boş gezer, kendilerinin yerine karıları çalışır. Bir araya geldiğimiz zaman, konu sağda solda siktikleri kadınlarla yatakta yaşadıkları yada buna benzer hikayeler. Gece yarısından sonra toplu halde kahvehanede pornofilmleri seyredilir.

Bir gün kahvehanede otururken, yan masada bizim mahallemizden 4 kişinin bir şeylerden konuştuğunu farkettim. Kulak misafiri olunca duyduklarıma inanamadım. Bu sefer bahsettikleri kadın benim annemdi. Konuşmalarında özellikle annemin götünden bahsediyorlardı. Birisi hayatında bu kadar büyük göt görmediğini, annemi götten sikebilmek için herşeyini verebileceğini söylüyor, diğeri annemden ‘Orospu’ olarak bahsediyor, son zamanlarda milleti azdırmak için özellikle dar elbiseler giyerek bütün hatlarıyla götünü ortaya çıkardığını söylüyor, diğer ikisi ise akşamları karılarını annemi düşünerek siktiklerini, ama hiçbir şekilde tatmin olmadıklarını anlatıyordu. Anlatılanları dinledikçe başımdan aşağı kaynar suların döküldüğünü sandım. Mahalledeki bütün erkeklerin böyle düşündüğünü tahmin edebiliyordum. Çünkü annem her mahalleden geçerken, konuşmalarını yarım bırakıp anneme sikecekmiş gibi bakıyorlardı. Şimdi kalkıp hiç kimseden hesap soramazdım. Hemen eve gidip anneme de bir şey diyemezdim, ama giyimi konusunda onu uyardım. Çünkü ben de farkediyordum, annem daha dar elbiseler giymeye başlamıştı.

Daha sonraki günlerde mahalledeki herkesin korktuğu, mahallenin ağası sayabileceğimiz Cevdet abi, bana imalı imalı bir şeyler anlatmaya başladı, “Bak herkesin ihtiyaçları vardır, bu ihtiyaçların da bir an önce giderilmesi gerekir. Bunlar sadece maddi ihtiyaçlar değildir, Cinsel ihtiyaçlar da olabilir.” dedikten sonra, daha açık, sanki çok normal bir olaydan bahseder gibi, sadece yardım etmek için konuşuyormuş gibi, “Bizim mahallede birer abilerin olarak farkettiğimiz bir durum var. Annen bu mahallenin yalnız kadınlarından biri, uzun zamandır da erkeksiz ve bu yüzden ihtiyaç duyduğu için kendini göstermeye çalışıyor. Biz bunu fark ettik. İleriki zamanlarda bu istekler annen için de dayanılmaz istekler olur ve bizim ve senin istemiyeceğin şeyler yapabilir. Onun için buna bir çare bulalım. Bizi sakın yanlış anlama!” dedi. Ne diyeceğimi şaşırdım. Korktuğum için de bir tepki veremiyor, sessizce dinliyordum. Daha sonra ne yapılması gerektiğini sordum. O’da açık açık, hiç lafı dolandırmadan, “Annenin ateşini almak için ben onu sikerim!” dedi.

Daha fazla dayanamadım ve “Sen ne diyorsun abi!” diyerek çıkıştım. O ise daha sert tepki vererek, “Ne yani, birkaç ay sonra dışarıdan erkekler gelip mi anneni siksin istiyorsun? Buna bizim mahallede izin vermem!” dedi. Sonra daha ılıman şekilde, “Bunu sen de istemezsin dimi? Bak böyle daha güzel olacak, ne şiş yanacak ne kebap!” dedi. Daha fazla direnmenin bir manası yoktu, hiçbir şey yapamıyacaktım. Çete gibi bir mahallenin ortasında oturuyordum. “Peki annem nasıl ayarlanacak? Benden daha fazlasını istemeyin!” dedim. “Sen he de, gerisini merak etme, o kısmı biz hallederiz! Annenin de çok hoşuna gidecek ve çok mutlu olacak!” dedi. Ordan çıktıktan sonra kafam allak bullak olmuştu. Resmen annemi pazarlamıştım, hemde bedavaya. Annem bunu asla kabul etmeyecek diye düşünüyor, nasıl olacağına akıl erdiremiyordum.

Birkaç gün sonra yine ben Cevdet abi ile bakkalında otururken, annem ordan geçiyordu. Cevdet abi, “Şimdi annenin meselesini halledelim…” deyip bakkaldan koşarak çıktı ve bakkala annem ile birlikte geldi. Beni orada görünce annem de bakkala gelmiş. İlk önce anneme havadan sudan sorduğu sorulardan sonra Cevdet abi bana gizlice ‘kapının önüne çıkmamı, şimdi anneme o konuyu açacağını, onun için burada durmamamı ve de bakkala hiç kimseyi sokmamamı’ söyledi. Ben de tam bakkaldan çıkarken ne diyeceğini merak ettiğim için rafların arkasına saklanıp onları dinlemeye başladım. İlk konuştuklarını duyamadım, ama anladığım kadarı ile annemi bakkala olan borçları yüzünden tehdit ediyor, onunla yatmasını istiyordu. Yoksa borçların karşılığı olarak beni öldüreceğini söylüyordu. Annem sonunda bütün ağlamaları arasında kabul etti ve bu olayın hiç bir şekilde başkaları tarafından, özellikle benim tarafımdan duyulmamasını istedi. Daha sonra annemi kolundan tutup bakkalın arka tarafına götürdü. Ben de sesiz adımlarla o tarafa gittim. Bu kısmı bakkaldan asılı bir perde ayırıyordu. Perdeyi hafif bir şekilde aralayıp izlemeye başladım.

İlk önce Annemi ayakta arkası dönük bir şekilde kasalara dayadı ve kafasınan bastırarak öne eğilmesini sağladı. Sonra sırasıyla eteğini, külotlu çorabını, korsesini ve külodunu aşağı indirdi. Şimdi annemin götü bütün azametiyle Cevdet abinin gözü önündeydi. Özellikle o kocaman götünü eteklerinin içine sığdırmak için giydiği korseyi Cevdet abi aşağı çektiğinde, götünün yanakları löpür löpür sallanmaya başladı. Cevdet abi annemin götünü avuçlamış, çok sert bir şekilde yoğuruyordu. Annem dayanamayıp, sinirle, “Hadi artık, sikeceksen sik!” dedi ve ardından Cevdet abi annemin amına sert bir şekilde soktu ve gidip gelmeye başladı. İlk baştaki annemin Of’lamaları Oh’lamalara, yüzündeki nefret ifadesi de utanma ile karışık mutluluk tebessümlerine döndü. Cevdet abi yaklaşık 5-6 dakika kadar Git-Ggel’den sonra annemin götünün üzerine boşaldı. Cevdet abi toparlanırken, annem halen kendinden geçmiş bir şekilde kasalara dayanmış duruyordu.

Cevdet abi anneme, “Nasıl? Senin de hoşuna gitti değil mi, itiraf et. Bunca sene hiç bir kadın yarraksız yapamaz!” diye sordu. Annem, “Ben de hiç anlamadım, sen içimde gidip gelirken hissettiklerim bir anda büyük bir hazza dönüştü…” diye cevap verdi. Cevdet abi, “Normal olan bu, bunda tuhaf olan bir şey yok, artık ne zaman istersem gelceksin ve seni sikeceğim!” dedi. Annem, “Tamam, ne zaman istersen beni sikersin, ama sakın oğlum duymasın!” dedi. Cevdet abi, “Sana ne zevkler tattıracağıma inanmıyacaksın. Şimdi giyin ve burdan hemen çık!” dedi. Gördüklerime inanamıştım. Cevdet abi anemi bir güzel sikmişti ve artık her istediğinde tıpış tıpış sikecekti. Hemen dışarı çıktım, sanki kapının önünde bekliyormuş gibi yaptım. Ve annem bakkaldan çıkarken ona görünmemeye çalıştım. Ardından hemen bakkala girdim. İçeri girer girmez Cevdet abinin yanına gittiğimde, bana, “Oğlum senin annen yarrağa susamış, sayemde seni büyük dertden kurtardım. Artık ara ara anneni sikeceğim!” dedi. Artık bunu kabullenmekten başka yapabileceğim bir şey yoktu ve ben de bunları çok normal bir şey gibi karşılamaya çalışıyordum.

Cevdet abiye, “Nasıldı? Yani nasıl kabul etti?” diye sordum, ne diyeceğini çok merak ediyordum. Cevdet abi, “Annen sanki bir erkekten böyle bir teklif bekliyordu, söyler söylemez kabul etti. Ama senin annendeki götü hayatımın bu zamanına kadar hiçbir kadında görmedim, bir türlü aklımdan çıkartamıyorum. Her zaman anneni burda sikemiyeceğim, bundan sonra size gelip sikeceğim, tamam mı?” dedi. Ben, “Ama nasıl olur, annem benim bilmemi istemiyordu. Böylelikle annem benim bunu bildiğimi öğrenmek zorunda kalır…” dedim. O da, “Ne olacak, öğrensin, bunu ben ona açıklarım. Sen merak etme!” dedi. Bakkaldan çıkıp eve doğru giderken hala gördüklerim aklımdan çıkmıyordu. Eve gider gitmez odama çekildim. Çıldırmış gibiydim. Mahalledeki kişileri öldürmek aklımdan geçiyordu, ama bunu yapmam imkansızdı. Birisini öldürsem mahallenin diğer erkekleri beni Polis gelene kadar yok ederlerdi. Hiçbir kurtuluş yolu bulamıyordum. Daha sonra düşününce, ben kendimi niye paralıyordum ki? Annem dünden razıydı. Alan memnun, veren memnun. Artık sinirlerimi dağlayıp, herşeyi kabullenmeyi ve böyle yaşamayı deneyecektim.

Birkaç gün sonra yine bakkala gitiğimde, Cevdet abi, “Hazır geldin, anneni çağırıyım da, hem bundan sonraki yapacaklarımız için konuşurum, hem de sen bakkala kimseyi sokmazken ben de anneni sikerim!” dedi ve annemi aradı. Birkaç dakika sonra annem bakkala gelmişti. Beni görünce sanki bir şey alacakmış gibi davranmaya başladı. Cevdet abi de göz işaretiyle dışarı çıkmamı istedi. Ben de yine çıkar gibi yapıp rafların arkasına saklandım ve onlar arka tarafa geçtiklerinde perdeyi aralayıp gizlice izlemeye başladım. Arka tarafta küçük bir yatak vardı. Annem yatağın üstünde köpek pozisyonunu almış, Cevdet abi de arkasına geçmişti. İlk önce annemin eteğini yukarıya kaldırdı ve herşeyini aşağı indirerek götünü ortaya çıkardı. Annemin kafasını aşağı bastırarak götünün daha yukarı dikilmesini sağladı. Annemin götüne sert bir şaplak indirdikten sonra, bütün götünü yalamaya başladı. “Senin götüne hasta oluyorum, o günden beri hiç aklımdan çıkmadı!” dedi. Annem, “Ben de ne yalan söyleyim, ertesi gün senin arayıp beni sikmeni bekledim, bundan sonra beni hergün sik!” dedi. Cevdet abi, “Hergün seni sikmem mümkün değil, ama buna bir çare buluruz. Boşver bunları da, şimdi seni sikerken bunun zevkini çıkarmaya bak!” dedi ve sikini sert bir şekilde annemin amına soktu.

Cevdet abi annemin amına hızlı hızlı gidip gelirken, annem zevk çığlıkları atıyordu. 5-6 dakika sonra yine annemin götünün üzerine boşaldı. Cevdet abi toparlanırken, “Artık burda olmaz, ben seni sikeceğim zaman size geleceğim!” dedi. Annem, “Olmaz, o zaman oğlum anlar!” dedi. Cevdet abi, “Sen merak etme, bunu artık oğlundan saklayamazsın, hem saklamana da gerek yok, o da anlayacaktır. Bu senin ihtiyacın, yemek yemek su içmek gibi, ben de sana yardımcı oluyorum!” dedi. Annem, “Olmaz, sonra oğlumun yüzüne nasıl bakarım?” dedi. Cevdet abi, “Merak etme diyorum, hiçbir şey düşündüğün gibi olmıyacak. Yarın akşam size geleceğim ve seni orda sikeceğim!” dedi. Annem, “Tamam, nasıl istersen hallet, ama mutlaka yarın gel sik beni!” dedi. Ben hemen çıktım. Annem bakkaldan çıktıktan sonra içeri girdiğimde, Cevdet abi bana, “Yarın akşam seninle birlikte size gideceğiz. Artık annen senin herşeyi bildiğini bilecek ve yarın sizde anneni sikeceğim. Yarın akşam bakkala gel!” dedi.

Ertesi akşam dediğini yaptım, akşam olunca bakkala gittim. Birlikte bakkalı kapayıp, bize gittik. Eve girince, annemin bana bakarken yüzünün kızardığının farkındaydım. Üçümüz oturma odasına oturduğumuzda, Cevdet abi annemi yanına çağırıp, kucağına oturttu. Anneme, “Ben oğlunla konuştum. O da anlayışla karşıladı!” deyip, bana da, “Öyle değil mi?” diye sordu. Ben de, “Evet Cevdet abi, sen nasıl uygun görürsen!” dedim. Bu arada elini annemin eteğinin altından içeri sokmuş, annemi okşuyordu. Daha sonra, “Hadi artık sen odadan çık da, ben anneni sikeyim!” dedi. Ben odadan dışarı çıktım…

Ben yan odada otururken, içerden Cevdet abi beni çağırdı. İçeri girdiğimde, Cevdet abi annemin bacaklarını omzuna almış, bu pozisyonda annemi sikiyordu. Cevdet abi bana, “Çok terledim, bana su getirsene!” dedi. Ben de ona su getirdim. Suyunu içtikten sonra kaldığı yerden annemi sikmeye devam etti. Bu sırada ben de odadan çıkmadım ve onları izlemeye başladım. İkisi de hiçbir şekilde rahatsız olmamıştı. Birkaç dakika sonra yarrağını annemin amından çıkarıp memelerinin üstüne boşaldı…

Doğrulup koltuğa oturduktan sonra, anneme, “Sen hergün sikişmek istiyorsun, ama buna benim gücüm yetmez, onun için düşündüm, mahalledeki diğer erkekler de seni sikecek ve bir gün dahi boş kalmayacaksın. Yarın ben birkaç arkadaşı toplar gelirim!” dedi. Annem, “Ama bunu yaptığımızı herkes bilsin istemiyorum. Sikeceksen bir tek sen sik beni.” dedi. Cevdet abi, “Ne olacak, ha ben, ha başkası? Sen gelenin altına yat ve zevk almaya bak. Ne diyorsam onu yapaksın, anlaşıldı mı?” deyince, Annem daha fazla bir şey diyemedi. Benimse artık hiç umrumda değildi. Annem, “Tamam o zaman, yarın akşam gelirsiniz…” dedi. Biraz sonra da Cevdet abi evine gitmişti. Ben de anmem ile hiç konuşmadan odama gidip yattım.

Ertesi akşam evde otururken zil çaldı. Cevdet abinin geldiğini tahmin edebiliyordum, ama kapıyı açınca, ondan başka 3 erkek daha görünce şok oldum. Sanki evsahibi Cevdet abiymiş gibi, diğer kişileri alıp oturma odasına geçti ve oturdu. Bana, “Annen nerde? Anneni çağır, misafir getirdim!” dedi. Tam o sırada annem içeri girmişti. Cevdet abi annemi kolundan tuttuğu gibi kucağına oturttu ve “Bak bugün seni hep birlikte sikeceğiz. Zevkten çıldıracaksın. Şimdi geç ortaya da hemen soyun!” dedi. Annem denilenleri yaptı ve çırılçıplak soyundu. Bu arada bütün erkekler yarraklarını çıkarmış, ağızlarının suyu akıyordu. Birisi hemen annemi kafasından tuttuğu gibi yarrağını ağzına verdi. Daha sonra annemi yere yatırdılar ve bir diğeri annemin amına sokmaya başladı. Cevdet abi, “Bu böyle olmuyor, kaldırın kadını, tost yapalım şunu. Ben götünden sikecem, biriniz amından sikersiniz, diğerleri de ağzına verir. Sonra sırayla yer değiştiririz!” dedi. Annem, “Ama ben bu zamana kadar hiç götümü siktirmedim…” dedi. Cevdet abi, “Ne olacak işte alışırsın, gel sen şimdi kucağıma otur!” dedi. İşte o zaman dikkat ettim ki, Cevdet abinin yarrağı inanılmaz derecede kalın ve 20-25 cm büyüklüğünde bir aletti.

Annemi kolundan tuttuğu gibi üstüne çekip götüne yüklenmeye başladı. Cevdet abinin yarrağının başı annemin götüne girmiş, Annem acıyla çığlıklar atıyor, ama yinede tamamını içine alamıyordu. Tam bu sırada birisi annemin omuzlarından bastırarak annemi aşağı doğru ittirince, yarrağın tamamı sert bir şekilde annemin götüne girdi. Bu sırada annemin gözünden yaşlar aktı ve tiz bir çığlık attı, ama hemen ardından çok derin bir ‘Ohhhhh!’ çekti. Az sonra diğeri de annemin amına soktu. Diğer iki kişi de annemin ağzına veriyordu. Dönüşümlü olarak annemin ağzına verdiler, götünden ve amından siktiler, sonra hepsi birden yarraklarını annemin suratına doğru döndürüp 31 çekmeye başladılar. Cevdet abi bana, “Gel annenin burnunu sık ta ağzını tamamen açsın!” deyince, ben de annemin burnunu sıkıp, ağzını kocaman açmasını sağladım. Ve sırayla hepsi döllerinin tamamını annemin ağzının içine boşalttılar. Cevdet abi annemin çenesine bastırarak ağzını kapatıp, “Şimdi hepsini yut!” dedi. Annem zorlansa da ağzındaki bütün dölleri büyük bir iştahla yuttu…

Cevdet abi anneme, “Artık sen Mahallenin Orospusu’sun, her gelen seni dilediği gibi sikecek. Sen bütün gün evde otur, bütün ihtiyaçlarınızı biz karşılayacağız!” dedi. Annem ise kendinden geçmiş bir şekilde, “Yeterki beni aksatmadan hergün sikin, gerisi kabulümdür!” dedi. Sonra giyinip, evlerine gittiler. Ertesi günlerde daha çılgın, daha akla gelmeyecek şekillerde annemi siktiler. Annem artık tam bir yarrak çılgını ve Mahallenin Orospusu olmuş, gözü sikişmekten başka bir şey görmüyordu…

Cinsel Hayat-3 (Lise)

http://16honeys.com/stories/lang/tr/read/amanbea/blog/1.html

Bu linkten ilk iki hikayemi okuyabilirsiniz arkadaşlar. Uzun zamandır yoğun olduğum için yazamıyordum bekleyenler olduysa affola. Kaldığım yerden devam ediyorum. O yüzden önceki hikayelerimi okumanızda yarar var. Bir de önceki yazılarımda ingilizce konuşmaları olduğu gibi yazmıştım ama mesaj atan bi kaç arkadaş oldu türkçe çevirerek yaz diye. Bu yazımda ingilizce konuşmaları türkçe yazacağım.

Bütün gün yaşadıklarımı, ilk seximi düşünerek mutlu huzurlu bi uykuya yattım salonda. Uyurken bir elin üstümde dolaşmasıyla uyandım. Zorda olsa gözlerimi yarım yamalak açtığımda elenayı bana bakıp gülerken buldum. Uyan bebeğim diyordu. Yavaşça doğruldum saat öğlen 1 olmuştu. Leş gibiydim ağzımın koktuğunu terlediğimi anladım. O yüzden kötü kokmamak için elenaya bir şey demeden kalktım. Kostas piçi çoktan kalkmıştı yoktu salonda. O sırada pelin geldi içeri uyan artık dedi gülerek. Daha kendime gelememişken kostasın sadece belinde bir havluyla banyodan çıktığını gördüm. Pelin istiyorsan sende gir duşa eve gitmekle uğraşma bugünde gezeriz takılırız dedi. Tamam diyebildim iyi olurdu da zaten. Banyoya ben girdim bu sefer elimi yüzümü yıkamadan direk soyunup duşa girmeyi düşünüyordum. Üstümü çıkarttım. Boxerlayken suyun sıcaklığını ayarlamaya çalışıyordum kapı açıldı. Elena geldi havlu getirmişti. Kapıyı kapayıp içeri girdi. Arkamdan sarıldı. Sırtımı omzumu öpüyordu. Dönüp yapışmak istemiyordum çünkü kokuyo olabilirdim. Rezil olmanın anlamı yok. Boxerıma uzandı elleri. Üstünden aletimi sıvazladı okşadı. Boxerımı indirdi . Sol eliyle taşaklarımı kavradı sağ eliyle aletimi. Ellerinin yumuşaklığı, o şehvetle aletimi okşayan eller ereksiyon olmama yetmişti bile. Önüme geldi. Eğildi. Ağzına açtı dilini çıkardı. Başını ve çevresini diliyle ıslattıktan sonra ağzının içine aldı. Yavaş yavaş ilerledi. Kafası artık tamamen ağzının içindeydi. İleri geri yaparak güzel bi saxo seansı sunuyordu bana. Tam zevklenmeye başlamışken durdu. Kahvaltım dedi güldü ve çıktı gitti. Amk azgın karısı azdırdı azdırdı gitti. içimden söve söve duşumu aldım. Giyindim ve çıktım banyodan. Kahvaltı hazırlamışlardı. Oturduk. Annesi işe gitmişti pelinin. Kahvaltı sonrası sigaralarımızı yaktık. Kostas rahatsız olup içeriye gitti. Yunanca bir şeyler söylüyordu Elenada onla birlikte gitti aralarında neler diyolardı bilemiyordum.

Pelin gece rahat uyuyabildin mi dedi. Bi an ne diyeceğimi bilemedim. Duymuş muydu bizi yada gördü mü hatta gece kalçalarını ellediğimi hissetmiş miydi. Aklımda bunlar varken. Uyudum ya niye sordun dedim. Hiiç dedi ve ekledi elena yaptığınızı anlattı dedi. Kadın milleti değil mi ağızları durmuyor. Ya kusura bakma kanka dayanamadım falan diye saçma saçma açıklama yapmaya çalışıyordum. Boşversene olum iyi çaktın mı bari falan dedi. Tamam iyi geçiniyorduk iyi anlaşıyorduk yakın arkadaştık sırlarımızı özelimizi biliyorduk birbirimizin ama hiç böyle erkek abazan muhabbeti yapmamıştık. İyidi iyi dedim sadece. Helaal be benim kardeşime dedi güldük eğlendik. Kahvaltıdan sonra oturduk ne yapalım nereye gidelim diye karar verip dışarı çıktık. Gezdik takıldık eğlendik artık eve gitme vaktiydi ama bu sefer pelinlere değil kendi evimize gittik ne yazıkki. 23 nisana kadar elena ile görüşsekte dışarıda olduğumuz için bir şey yaşayamamıştık. 23 nisan günü sabahtan gösterileri vardı.Pelinlerin evi gösteri alanına yakın olduğu için gösteri dalgası bittikten sonra pelinlere gittik. Kostasın eşyaları da orayadaydı zaten gitmeden önce dönüşte buraya geliriz diye bırakmıştık. Onlar üstlerini değiştirirken pelinle oturuyorduk bizde. Kanka bugün evde takılalım annem ananeme gitti yarında gündüzden işe ordan gidecek gelmez bu gece burda kalırsınız gene dedi. Olabilir dedim. İçimden dans ediyordum o ayrı. Sonra kanka yarın gitcekler zaten bugünde halledin dedi güldü. Bu kızı işte bundan seviyordum. Çok rahattı. Al kanka çak diyordu resmen. Bu hareketinden sonra sana ne istersen ismarlıcam dedim. İçki ısmarla anlaşırız dedi. Bu gece gene içecektik. Oturduk tekrar boş muhabbetler ediyorduk. Akşama doğru Pelin kostasa içki almaya gidelim ikimiz dedi. Yalnız bırakcaktı bizi. Kalktılar gittiler giderken para verdim peline benden diye sonuçta söz vermiştim.

Kapı kapanır kapanmaz yapıştık birbirimize ikimizde deli gibi saldırıyorduk. Elena da benim gibi azmış belliydi. sevişerek salona geldik. Direk üstümdekini çıkardı.Ben de onunkini çıkardım.Sütyenini kendisi çıkardı. Tekrar yapıştık. Diller dudaklar konuşurdu sadece.Ayaktaydık. Çıplak vücutlarımız birbirine değdikçe ateşimiz artıyordu. Eli aletimde pantolon üstü okşuyordu. Bende kalçalarını sıkıyordum. Düğmelerimi açtı boxerla beraber indirdi. Kendi şortunu da indirdi. Çırılçıplaktık. Şevişmeye başladık tekrar. Beni koltuğa ittirdi.Üstüme oturdu. Bu sefer oral seansını atlamıştık. Aletimi tuttu. Nişanladı ve içine aldı.Ipıslaktı. Gene yavaş hareket ediyordu. Zorlanıyordu ama almaktanda geri kalmıyordu içine. Alışınca hızlanmaya başladı. Bende kalçalarından tutarak kucağımda zıplatıyordum. İkimizde zevkin doruklarındaydık.Deliler gibi çığlık atıp inliyordu elena. Sonra titremeye başladı. Nefes alış verisi arttı orgazm oluyordu. Yarım saniye 1 dakika kadar orgazm oldu sanırım. Kendine gelemedi bi süre ama hala içindeydim ve ufak ufakta olsa girip çıkıyordum. Kendine geldikten sonra indi üstümden yere oturdu ve saxo seansına geçmişti. Ağzının içine tamamını almaya çalışırken kapı çaldı. Hemen toparlanmaya başladık. Üstümüzü giyinip kapıyı açtık. Boşalamamıştım bir türlü . Pelinle kostas geldi ama aletim hala dikti ve pantolunun içinden zorluyordu. Pelinin aletime baktığını yakaladım. Sonra göz göze geldik güldü bişey demedi.

Pelin yemekler yaptı yemeklerimizi yiyip içki içmeye başlamıştık gece olmuştu artık. Kafam hafiften iyi olmuştu ama aklımda sexten başka bişey yoktu elenayla yaptıklarımızı düşünmekten konuşulanları dinlemiyordum bile. Nasıl olduğunu anlamadan şişe çevirmece oyununda buldum kendimi tekrar. Geçen gün oynadığımız için tekrar oynamak istediler heralde. Kostasda bu sefer daha aktifti. Elena ise uçuyordu içkinin verdiği etkiyle sürekli diğerlerine çaktırmadan aletime dokunmalar, kucağımda oturmalar falan baya azgın görünüyordu. Şişeyi pelin çevirdi elenaya geldi doğruluk dedi. Biz yokken ne yaptınız diye sordu sanırım tam anlamadım. Elena gülerek sex dedi. Şimdi oyun cinselliğe yönelmişti işte.Elena çevirdi bana geldi doğruluk dedim. Benimle değilde pelinle yapmak ister miydin diye sordu. Kitlenmiştim. Ne diceğimi bilemedim bi süre. Pelinle göz göze geldik tekrar. O hep gülümseyen suratından eser yoktu vereceğim cevabı bekliyordu bu belli idi. Evet dedim eğer sonradan bişey derse kafam güzeldi diyip sıyrılırım düşüncesiyle. Gözlerinin içine baktım tekrar pelinin o gülümseme geri gelmişti. Rahatlamıştım. Oyun biraz sakinleşti. Elena içmeyi abartmıştı kafası güzel olmuştu sallanıyordu sürekli. Elena sakinlenen oyunu tekrar hareketlendi. Çevirdiği şişe Kostasa geldi. Kostasdan cesaret lafı duyunca. Aletini göstermesini istemişti. Kızmak istiyordum ama sonra siktir et yarından sonra bidaha görmem zaten diyerek salmıştım elenayı. Kostas direk altındakileri çıkardı. İstemsizce baktım aletine. Kalkık değildi sünnetsiz ufak bi pipi gibi duruyordu. Benimkinden ufak olmasına sevindim açıkcası. Kostas çevirdi bu sefer elenaya geldi. Yunanca konuştular cesaret demiş olmalıki kostasın sözlerinden sonra thsirtünü ve sütyenini çıkartıp attı.Dolgun ve yumuşak göğüsleri ortaya çıkmıştı herkesin içinde. Kostasın aletine gözüm çarptı hafif kalkmıştı. Pelinle ikimiz şaşkındık. Pelin biraz tedirgin gibiydi ama gözleri de kostasın aletine kayıyordu sürekli farketmiştim. Elena çevirdi peline geldi. Pelin hep doğruluk dediği için elenanın zorlamasıyla cesaret demek zorunda kaldı. Ve aynı tarifeyi uyguladı. Üstünü çıkarmasını istedi. Pelin mırın kırın ettikten sonra sadece tshirtünü çıkardı. İnanamıyordum aylardır hayalini kurduğum aşık olduğum pelin karşımda sadece siyah sütyeni ile duruyordu. Sütyenden dolayı şeklini tam anlayamasamda süt beyazı teni göğüslerinin üstünü harika gösteriyordu. .

Biraz daha devam ettik. Pek bir şey olmadı kostas ile benim gözlerim elenanın göğüslerinde, elena ile pelinin ise yarı kalkık kostasın aletindeydi. Kimin nereye baktığı çok belli oluyordu. Pelin çevirdi bana geldi. Cesaret dedim. Herkes çıkardı sende çıkar diyerek pantolonumu çıkarmamı istedi. Kırmadım tabik**e ama boxerımı çıkarmadım. Benim karşımda pelin solumda elena , sağımda kostas vardı. Elena sağ elini uzatarak boxerın üstünden kalkık olduğu belli olan aletimi ellemeye başladı. Pelin hemen uyardı yaramazlık yok diye. Sonra oyuna ara verip içmeye devam ettik. Kostas sakin elena uçmuş pelin ve bende çakır keyiftik. Oyuna devam edelim dediler. Kostas çevirdi bana geldi. Bundan sonra sürekli cesaret diyecektim. Cesaret dedim kostas da boxerımı çıkarma mı istedi. Bi an acaba gay mi bu çocuk diye tırsmadım da değil. Elenada hadi diyince ayağa kalktım indirdim. Taş gibi olmuş aletim fırladı. Elena ile seximiz yarım kalmıştı zaten azgınlıktan ölmek üzereydim. Aletim kafası direk peline karşıydı. Peline baktım. Ağzı açık kalmış bi şekilde aletime bakıyordu. Elena da sinsi sinsi gülüyordu. Oturdum yerime. Çevirdim elenaya geldi. Cesaret demesini bekliyordum ve beklediğim şekilde de oldu. Cesaret dedi. Herkes elenanın altını çıkartmamı bekliyordu ama ben öyle yapmadım. Saxo çekmesini istedim. Pelin ve kostas şaşkınlıkla bakıyordu. Sevindiği çok belli idi elenanın. Hemen geldi yanıma eliyle kavradı aletimi. Ağzına aldı ve yalamaya başladı. Utanma falan kalmamıştı hiç birimizde. O harika saxo seanslarından birini daha yapıyordu bana. Kostasa baktım aleti kalkmıştı tamamen. Kalkmış halide ufak sayılırdı. Sonra peline baktım. Elenanın yaptıklarına ve aletime gözünü dikmiş ona baktığımı anlamamıştı. Kostas araya girdi yeter devam edelim dedi. Aletim elenanın tükürükleri ile ıslanmış parlıyordu resmen. Elena çevirdi. Peline geldi. Doğruluk dedi. Kostasınki mi Cenkinki mi dedi. Cenk dedi. Çıldırmıştım pelinde benimkini istiyordu biliyordum. Pelin çevirdi tekrar elanaya geldi.Pelin hariç herkes cesaret seçiyordu. Pelin beklemediğim bişey diyerek elenanın kostasa da saxo çekmesini istedi. Bozulmuştum ama ortamı bozmamak adına ses çıkarmadım. Elena benden onay bile almadan kostasın aletine yeltenmişti. Bu sefer kostas zevk dünyasına girmişti. Elena bana yaptıklarının aynısını kostasa yapıyordu. Pelin onları ben pelini izliyordum. Kostasın hırıltıları artınca yeter dedim. Elena çevirdi kostasa geldi. Kostas malı doğruluk seçti . Beğendin mi diye sordu. Beğendiğini söyledi. Kostas çevirdi. Peline geldi. Tekrar cesaret dedirttik zorla. Kostas sütyenini çıkarmasını istedi. Kabul etmedi. Şortunu istedi sonradan tamam diyerek ayağa kalktı ve çıkarttı. Altındaki iç çamaşırı mor kenarları dantel işlemeliydi.

Pelin sadece iç çamaşırlarıyla karşımda duruyordu tedirgin olduğu belliydi. Peline saldırmamak için kendimi zor tuttuğumu söyleyebilirim. Pelin çevirdi elenaya geldi. Elena cesaret dedi. Pelin, altındakileri de çıkarmasını istedi. Zaten onu bekler gibi küloduyla birlikte çıkardı. Pelin biraz iğrenerek baktı elenanın özeline. Pelinin aksine kostas yiyecek gibi gözlerini açmış bakıyordu. Elena çevirdi kostasa geldi. Cesaret lafının ardında kostasa amını yalamasını istedi. Ben artık elenayı saldığım için umrumda bile değildi. Elena açtı bacaklarını. Kostas bacak arasına girerek yalıyordu. Benden iyi yaladığını gözlemledim. Elenanın aldığı zevk çıkardığı seslerde bunu onaylıyordu. Elenanın çığlıkları gittikçe arttı. Bacaklarını kapatarak kostasın kafasını sıkıştırdı ve titremeye başladı. Elena orgazm oluyordu. Durdular. Kostas kafasını kurtardı. Ağzı sırılsıklamdı. Elena doymamış gibi şimdi de eliyle masturbasyon yapıyordu. Sonra doğruldu. Gülüyordu sürekli. şişeyi aldı çevirdi. Herkes tekrar oyuna odaklandı. Çevirdiği şişe peline geldi. Doğruluk ve cesaret sormadan direk cenke saxo yap dedi. Göz göze geldik. Pelin izlediklerinden ve içk**en dolayı azmış olabilir diye düşünüyordum. Bişey demedi yanıma doğru geldi. Eliyle aletimi kavradı. Heyecanım tavan yapmıştı. Hayalini kurduğum yakın arkadaşım pelin aletimi tutuyordu. Biraz sıvazladıktan sonra. Kafasını eğdi. Ufak ufak öpücükler atıyordu. Ağzını açtı kafasının yarısını aldı. Elenaya göre çok ama çok acemiydi dişleri battı ama sesimi çıkarmadım tabiki. Kafasını geri çekerek çıkarttı ağzımdan yapamadı. Elenaya doğru dönerek. O benim en yakın arkadaşım yapamam dedi. Ağlicaktım resmen. Ben onun için ölürken o yapamıyordu. Aletim inmeye başladı. Moralim aşırı bozulmuştu. Elena inen sikimi tekrar kavradı. Bırak ben yaparım dercesine ağzına alarak kaldırmaya çalışırıyordu. Biraz uğraştıktan sonra başarmıştı. Kalkmıştı aletim tamamen. Elena doğruldu. Kucağıma çıktı. Eliyle hizalayarak. İçine aldı. Herşey bi anda geliştiği için pelin hemen yanı başımda iç çamaşıları ile kalmıştı. Kucağımda elena zıplarken peline doğru baktığımda kostas ayakta pelin hemen yanımda oturmuş bi şekilde kostası aletini eliyle sıvazlıyordu. Kucağımdaki elenayı unutup tamamen pelini izliyordum. Pelinin iştahlı bir şekilde kostasın aletini ağzına alıp saxo çekmeye çalışıyordu.Bana yapmayıp kostasa yapması bozuk olan moralimi darma duman etmeye yetmişti. Bütün o azgınlığım içimdeki ateş sönmek üzereydi. Aletim tekrar küçülüyordu. Elena farketmiş olmalıki üstümden indi inen sikime baktı. Sonra kostasın elinden tuttu ve kendine çekti pelin öylece kalakalmıştı. Elena kostası kendine doğru çekerek üstüne yatırdı. Sevişmeye başladılar. Elena uçmuştu gözü yaraktan başka bişey görmüyordu. Kostas eliyle hedefi buldurttuktan sonra elenaya çakmaya başladı. 4 5 günlük sevgilim demiyeceğim takıldığım kız gözlerimin önünde sikiliyordu. Bense aletim iyice inmiş moralman çökmüş bi şekilde onları izliyordum. Pelin tam yanımdaydı noldu sana dedi. Sence dedim. Neden devam etmediniz , neden indi bu dedi tekrar sence dedim. Benim yüzümden mi dedi sesimi çıkarmadım. Elenayı ve kostası izliyordum. Açıkçası kostas çok kötü çakıyordu yada bana öyle geliyordu. Pelin sana yapamadığım için mi bozuldun sen diyerek arkamdan tekrar sordu. Bir şey demedim. Anladım dedi. Neyi dedim. Sen benim en yakın arkadaşımsın arkadaştan da öte kardeş gibisin o yüzden yapamadım özür dilerim dedi. Bu beni biraz rahatlatmıştı. Peline döndüm güldü. Ulan bendeki de salaklık elin adamına yapıyorum kardeşime mi yapmicam bee diyerek eliyle aletimi yakaladı, kafasını aletime doğru götürerek diliyle başını yalamaya başladı. Benim sertleşmem 10 saniyede gerçekleşti. Gülerek bana baktı. Beni mi istiyomuş bu tatlı şey. Bunu yerim diyerek iştahli bir şekilde ağzına alıp emiyordu resmen. Uçuyordum. Elenaya göre daha acemiydi ama bu bana daha çok zevk veriyordu. Gündüzde beri dolu olan aletim fazla dayanamadı. Bebeğim boşalıcam dedim. Çıkardı ağzından. Eliyle göğüslerine doğru nişanlayarak elleriyle boşalttı beni. Nefes nefeseydim. Boğazım kurumuş düğümlenmişti resmen. Rüyada gibiydim son 1 haftadır hem ilişkiye girdim hem hayalimdeki pelin saxo çekmişti. İnanılmazdı. Kafamı kaldırdığımda kostas elenanın üzerinde debeleniyordu. Sonra çekti kendini ve üzerine doğru boşalmaya başladı.Elena kalktı sallana sallana savrularak banyoya doğru gitti. Peşinden pelinde gitti.

Pelini arkadan ilk defa görüyordum. Harika süt beyazı teni iç çamaşırlarıyla incecik beli , yuvarlak poposu mükemmel görünüyordu. Annesinin kalçalarına benziyordu ama selülit yoktu. Boşalmıştım ama o görüntü azgınlığımı tekrar arttırmıştı. Temizlenmişler geri geldiler. Kostas koltukta uzanmıştı pelinle elena yanıma oturdular. Elena göbeğime doğru yattı. Eliylede inik olan sikimle oynuyordu. Pelinde yanımdaydı. Çok azgın bu kız gene istiyo baksana şuna dedi güldü. Aynen dedim. Elena kafasını biraz daha aşağı indirerek aletimi tekrar kaldırmaya çalışıyordu. Ağzının sıcaklığı pelininde yanımda oluşu kalkmasına yetmişti. Elena artık kopmuştu gözleri yarı açıktı. Yarı açık olan gözüde sadece sik arıyordu. Gene üzerime oturdu. Kafası o kadar iyidiki bi türlü deliği tutturamadı.Elimi sokarak ben buldurttum deliği. Derin bi oh çekerek hepsini bi anda aldı.Amı sırılsıklamdı hala elenanın. Pelin hemen yanımda bizi izliyordu. Rahat 10 15 dakika üstümde debelendi elena. Kafası düşüyordu bayılcak gibiydi ama sikişmektende geri kalmıyordu tabi. Pelin elini uzattı. Elenanın sürekli düşen kafasını kaldırıyordu. Sonra pelinin elleri boynuna indi ordan da memelerine. Harika manzaraydı. Pelin elenanın göğüslerini elliyor ben elenayı sikiyordum. Cennet bu olsa gerekti benim için. Göğüs uçları çok farklı ya şekli çok değişik ya dedi. Neden diye sordum. Ben ve bizim kızlar olsun hepimizin göğüs uçları daha büyük. Bunun ufacık garip geldi, Yunanlılar da böyle demekki dedi. Hem pelinle konuşuyor hem elenaya alttan vuruyordum. Seninki nasıl merak ettim dedim. Daha büyük işte dedi. Göstersene dedim. Olmaz dedi. Bi süre ısrar ettim şimdi olmaz sonra demişti. Fazla da üzerine gidip bu anı bozmak istemedim açıkçası. Ama en son sonra söz dimi diye sormadan edemedim gülerek söz demişti. Pelinle bu konuşmalarımız bitince. Elenayı kucaklayıp yere yatırdım. Pelinin daha iyi izlemesini istiyordum.Elenanın altına bi yastık koyduktan sonra üstüne yatmadan aletimi içine soktum. Pornolarda gördüğüm her şeyi yapmaya çalışıyordum. Elena bacaklarını kaldırmış ben bacakları arasında elenanın içindeyken kostas izlediği yerden doğruldu. Aleti kalkıktı. Önce pelinin ağzına doğru yeltendi ama pelin istemedi. Sonra elenanın başına geldi yarı baygın elena suratının önünde bi alet görünce hemen aldı ağzına. Şimdi grup sex deneyimi yaşıyorduk hepimiz ilk defa. Ben pompalarken kostas da ağzını sikiyordu elenanın. Pelin hemen dibimde giriş çıkışlarımı izliyordu.Yoruldum bu pozisyonda içinden çıktım. Çıkmamla birlikte kostas hemen yerimi doldurdu. Bu sefer kostas sikiyordu elenayı. Bende sikimi ağzına götürdüm elenanın. Boşalmam yaklaşmıştı. Peline elenanın ağzına boşalıcam izlemek ister misin diye sordum. Hemen geldi yanıma. Elena sadece kafasını ağzına alabiliyordu. Yakındı ama böyle de boşalamıyordum. Pelinin elini tutup aletimi tutturdum. Güldü sadece. Bir şey konuşmadan aletimi sıvazlamaya başladı gövdesinden, kafası hala elenanın ağzındaydı. Kostasda pompalamaya devam ediyordu. Elimi pelinin beline doğru attım. Ses çıkarmadığını görünce yavaş yavaş aşağılara indirdim. Kilodunun üzerinden mincıklamaya başlayınca irkildi. Yapmaa dedi ama sinirli değildi sadece naza çekiyordu kendisini. Duymamazlıktan gelip devam ettim. Harika bi götü vardı yumuşacıktı. Daha fazla dayanamadım zaten o yumuşaklığa soluk soluğa resmen inliyerek boşalmaya başladım. Döllerim elenanın ağzının içine akti gitti. Hem hafif sarhoşluk hem yorgunluk hemde boşalmanın verdiği rahatlıkla kafamı koyduğum gibi uyuyabilirdim. Peline çok uykum geldi dedim benimde hadi gel elenanın yatakta uyursun bunlar takılsın dedi. Tamam dedim. Pelinle aynı oda da uyuyacaktım.

İlk önce banyoya girip temizlendim çıplak bir şekilde geldim. Pelin pijamalarını giymişti. Beraber yatalım mı dedim. Şaşırdı ilk önce bilmemki dedi sonra bana baktı. Hala çıplaktım Giyinmeyecek misin dedi. İyidik böyle ya sen niye giyindin dedim piçliğe vurarak. Hadi giyinde öyle yatalım dedi. İstemsizce tamam ama sadece boxer giyerim diyiverdim. Tamam dedi. İçeri gittim. Elena üstte kostas altında yatıyolardı. Elena bayılmış gibi uyuyordu kostasda uyumak üzereydi. sadece boxerımı giydim ve çıktım. Odaya girdim. Pelin üstünü örtmüş yatıyordu. Geliyorum yanına dedim gel dedi. Pikeyi kaldırıp yanına girdim bana dönük yatıyordu. Gergin bir şekilde bu gece yaşananlar sadece ikimiz arasında sır olarak kalacak kimseye çıkmicak söz ver dedi. Ne zaman senle ilgili bişeyi birine anlattım hele bunu hiç anlatmam dedim. Teşekkür ederim bebeğim dedi. Rahatlamıştı biraz. Arkasında sarılıp uyumak istedim .Hayalllerim bir bir gerçek oluyordu. Pelinle sarılıp uyuma hayalimi gerçekleştircektim. Sol elimi üstüne atarak sarıldım. Sarıldığımda pijamalarını çıkardığını farkettim. Fakat iç çamaşırları hala üzerindeydi. Çıplak teni. O güzel kokusu mest etmişti. Uykum hemen kaçmıştı. Bu fırsatı değerlendirmeliydim. İyice sokuldum. Dudaklarım boynunda aletim poposuna dayalı bir şekilde yatmaya başladım. Aletim kalkmıştı tekrar. O sert şey benim tatlış mı dedi. Komik gelmişti bu söz. Hoşuma da gitmişti. Evet seninki dedim. Güldük biraz. Bana kalkması çok hoşuma gidiyo dedi. Hımm dedim. Poposunu harekete geçirdi. O da sol elini arkama atarak ittirdi bu esnada da. Resmen poposunu dayamış baskı yaptırmasını sağlıyordu. Sol elimi göğüslerine doğru çıkardım sütyen üzerinden göğüslerini okşuyordum. Dudaklarım boynuyla buluştu boynunu yalıyordum emiyordum. Pelinin hırıltıları artmıştı. Dudaklarına hiç çıkmadım sadece boynunu ve göğüslerinin üstünü yalıyordum. İniltileri artınca yeter çok kötü oluyorum dedi. Tam tava getirmişken bırakamazdım. Elimi göğüslerinden çekip aşağıya indirdim. Külodunun tam üstündeyken elimi tuttu. Yapma lütfen dedi. Neden diye sordum. Senle olmaz arkadaşlığımızın bozulmasını istemiyorum dedi. Bozulmicak yemin ederimki sadece seninde boşalmanı istiyorum dedim. Olmaz lütfen dedi. Israr etmedim ama kendimi çekmedim de. Dayayarak yatmaya devam ettik sessizce. Sessizliği pelin bozdu. Hala taş gibisin boşaltmamı ister misin diye sordu. Ya sen? diye sordum. Bir şey demedi. Birşeyler düşünüyordu. Ne düşündüğünü çok merak ediyordum. Bana doğru döndü göz göze bakışıyorduk. Ben seni en yakınım olarak gördüğüm için durdurdum kusura bakma dedi. Önemli değil sadece bu yüzden arkadaşlığımızın bozulcağını sanmıyorum sonuçta sadece zevk için yapıyoruz dedim. Haklısın o yüzden sana sözümü tutucam dedi.Yatakta doğruldu sadece onu izliyordum. Sütyeninin kopçasını çözdü ve çıkardı ama elleriyle kapattı. Işık kapalı olduğu için bir şeyde görünmüyordu. Kalktı sonra ışığı açtı tek eliyle de hala kapatıyordu. Yanıma geldi tekrar yatmadı ama sadece oturdu. Ellerini çözdü. Gözlerimin içine bakıyordu tepkimi merak ediyordu. Harikaydı göğüsleri. Uçları elenanınkinden büyüktü gerçektende. Süt beyaz göğüs üzerinde kahverengi göğüs ucu. Sadece bakarak bile boşalabilirdim. Çok güzel aşık oldum diyebildim sadece. Güldü. Güzel mi gerçekten dedi. Harika dedim. İki elimi birden uzatıp kavradım tepki vermedi beni izliyordu. Önce ellerimle mıncıkladım sonra doğrulup kafamı uçlarını ağzıma aldım.Aynı anda ohh sesi çıktı pelinden. Emiyordum şimdi ellerimlede mıncıklıyordum. Bi onu bi onu. Sonra çekti kendini. Boxerıma doğru hareketledi. Boxerımı aşağıya çekmesiyle zaten taş gibi olan aletim fırladı. Saxo çekcek tekrar diye beklerken üstüme çıktı. Altında külodu vardı. Ne yapıcağını merak etmeye başlamışken. Küloduyla birlikte ileri geri yapıp sürtünmeye başladı. Sürtünme ilişkisi bu olsa gerek. Sadece bakıyordum pelin ileri geri hareket ettikçe daha da zevkleniyordu soluk alıp vermesi artıyordu. Ellerimi tekrar göğüslerine uzattım mıncıklamaya başladım. Külodu da olsa aletimdeki sıcaklığı hissediyordum. Pelin hızlandıkça hızlandı ve birden durdu üzerime doğru yıkıldı. Elenadan farklı olarak orgazm oluyordu. Sadece hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Durduk bi süre kendine geldi üzerimden indi. İşte buna bütün gece çok ihtiyacım vardı teşekkür ederim kanki dedi. Güldük beraber. Hadi sıra bu koca tatlışta diyip sikime doğru hareketlendi. Elleriyle sıvazlamaya başladı. Ağzının içine aldı bi süre sonra. Dişleri çok batıyordu ama harika bi zevk veriyordu bu bana. Yarısına kadar alabiliyordu sadece. Yarısındayken durdu. Elini taşaklarıma doğru attı onlarla oynayıp kafasıyla ileri geri yapıyordu. İnanılmaz bi zevk almaya başladım. O gün 3. ve son kez boşalmak üzereydim geliyorum dedim. Hemen çekti kendini. Elleriyle sıvazlayarak üstüme doğru boşalttı gene nefesim kesildi. Boğazım düğümlendi. Göbeğime doğru boşalmıştım. Elena bunu nasıl ağzına alıyo hatta nasıl yutuyo tadı nasıl acaba diyerek. Parmaklarına bulaşmış olan spermlerinin birazını yaladı. Biraz tuzluymuş ama sevdim dedi güldü. hadi kalk temizlenelim dedi kalktık banyoda temizlendik geldik. Üstünü giyinmek istedi. giyinme dedim böyle çok güzel görünüyorsun dedim. Tamam kanki sen iste yeter dedi. Sadece onda külot vardı ben çıplak bi şekilde yattık. Ona sarıldığım anda fazla dayanamayarak uyumuşum.

Sabah kalktığımda pelin uyanmış ama kalkmamıştı yatıyordu yatakta. Günaydıın dedim. Günaydın dedi soğuk bi sesle. Akşam olanlar kafamız güzeldi diye oldu bak sakın beni yanlış tanıma arkadaşlığımızı bozma utanıyorum çok diyodu. Pişman olacağın bir şey yapmadık sen hala benim en yakınım kardeşimsin olanlar ikimizin bir sırrı olacak dedim. Rahatladı teşekkür etti. Hadi kalk koca yaraklı kankim dedi gülerek. Bende gülerek kalktım süt beyaz memeli kankim dedi utandı ama hoşuna da gitmişti. Kalktık sonra. Elenayla kostasın üstünden düşmüş ikiside hala çıplak bir şekilde uyuyordu. Onları da uyandırdık. Elena dün gece yaptıklarını hayal mayal hatırlıyordu. Benden binlerce kez özür diledi. Çok sallamadım açıkçası nasıl olsa gidicekler ve bi daha görmeyeceğimi düşünüyordum. (Tabi öyle olmadı gördüm neyse sonraki hikayelerde anlatıcağım 😀 ) Kahvaltı faslından sonra duşa girip çıkacaktık ve fazla bi süremiz yoktu çünkü gidicekleri saate yetişmeleri gerekiyordu. Banyolarını yaptıktan sonra çıktık hemen evden. Otobüslerine bindiler giderken. Kostasa güle güle bile demedim o da zaten yüzümüze bile bakmadan otobüse bindi. Elena ise deli gibi ağlıyordu. Hocaları zar zor ayırdıktan sonra bindi otobüsüne cama dayandı ve hala ağlıyordu. Otobüs çalıştı ve gittiler. Harika bir hafta geçirmiştim. Milli olmuştum pelinle sevişmiştim ötesi yok. İnanılmazdı.

Bu anımı biraz geç yazabildim birazda uzun oldu farkındayım kusura bakmayın. Anılarım daha bitmedi tabiki devam ediceğim. Eğer yazımda bi hata bi değişiklik isterseniz yorumlarınız bekliyorum. Şimdilik hoşçakalın…

Gavat Osman 1

Telefonun diğer ucundaydı;
– O gün ne olduğunu mu merak ediyorsun dedim
– Evet dedi titrek bir sesle
– Karının amını götünü sikip, döllerimle doldurdum godoş hem de defalarca dedim sırıtarak

Yutkunduğunu hissediyordum, gözlerinin dolduğunu ağzında bir şeyler mırıldandığını duyar gibi olduğumda koltuğumun arkasına kaykılıp kahvemden bir yudum aldım
– Sana demiştim değil mi karını sikerim benimle iddialaşma diye ha
– Evet demiştin
– İzlemek ister misin karının nasıl sikildiğini kanıt olarak videoya çektim
– Hayır teşekkür ederim iddiayı kazandın.

Telefonu kapatıp bir sigara yaktım, iş arkadaşım Osman’dı telefondaki. Sürekli sinir bozucu bir tip olmasına karşın karısı Asya tam bir dilberdi, Osman’dan nefret etsem de uzun yıllar birlikte çalışıyorduk hali ile aramızda işin getirdiği bir samimiyet vardı bazen bir şeyler içmeye çıkardık o esnada söylemişti bunu “Benim karım yapmaz” “Her kadın yapar bunu Osman” dedim “Yeterki almasını bilen erkek olsun her kadın verir” “Hayır Asya yapmaz öyle şey” “Var mısın lan iddiaya” “Varım lan nesine…”

İşte böyle başlamıştı her şey. Sarhoştuk en azından bunun o masada kalacağını düşünürken 2 hafta sonra Osman ofise girip “E hazırlıyor musun” dedi “Neyi” dedim “Arabayı iddiaya girdik ya unuttun mu?” dedi ciddi olduğunu o esnada anlamıştım. “Hayır, ben kazanacağım” dedim…

Günler böylece geçip gidiyor ben ara sıra Osman ile birlikte yemeğe gidiyordum ama hiç sansım yoktu adamın yanında karısına da asılamazdım Osman ise çaresizliğim ile gün boyu dalga geçiyordu araba modellerine bakıp sinirimi büsbütün alt üst ediyordu. Bir şey yapmalıydım bir şey yapmalıydım bir şey…kafamın içine şimşek gibi çakan o fikir! Hemen telefona sarılıp Asya’yı aradım
– Asya merhaba
– Merhaba mert nasılsın
– İyi değilim
– Ne oldu
– Aöf sınavları geldi az bir zaman ama matematik işte sen matematik öğretmenisin beni çalıştırır özel ders verir misin
– Tabi neden olmasın akşam Osman’la yemeğe gel orada konuşuruz

Osman’a uğrayıp durumu anlattım o ise hala olacağını düşünmüyor gülümsüyordu artık bütün sinirimle odasından çıkarken
– Karını sikip arabayı alacağım Osman sana da izletireceğim göt dedim
– Hahaha sinir mi yaptın lan krediye başvur sen şimdiden dedi

Günler geçiyor Asya ile yakınlaşıyorduk bir hafta kalmıştı iddia süresine yakınlaşıyorduk ama icraat yoktu hep mesafeliydi kaybetmiştim evet iddiayı kaybetmiştim. Aklıma fikir gelmiyordu ne yapsam boşa çıkıyordu nasıl olacaktı nasıl
– Mert habere bak yahu diyerek gözlerimin içine bakıyordu Asya
– Ne olmuş dedim
– Gazetede adam karısını tövbe tövbe…
– Ha oluyor öyle iddiaya girenler bile var
– Vallaha mı
– Evet
– Kim

Beklediğim fırsattı bu! Her şeyi bütün çıplaklığı ile anlattım ne yapabilirdim ki. Başından vurulmuşa dönmüş şaşkın şaşkın yüzüme bakıyordu kaldırıp tokadı yapıştırdığı gibi gitti. Her şey bitmişti üstelik şimdi.

Zaman daralıyor…kredi başvurusu yapmaya hazırlanıyordum bir sms :
– Demek Osman böyle dedi ha namusunu…
– Evet, özür dilerim Asya
– Soracağım onun hesabını
– Nasıl
– İddiayı kaybedecek 2 gün sonra işten izin al ve yer ayarla

Gün içinde defalarca sms atmıştık birbirimize…onun siniri benim işime geliyordu açıkcası giderek kabak çiçeği gibi açılıyor küfürlü smsler birbirini izliyordu intikam vaktiydi bu Osman’dan intikam vakti.

2 gün sonra sabah Osman’ın ofise uğradım.
– Ben çıkıyorum
– Nereye
– Karınla randevum var.
– Şaka mı
– Görürsün.

Yüzünün kırmızılığı o ahmak bakışını hiç unutmuyorum. Arabamı çalıştırıp doğruca Asya ile buluşacağımız yere gittim.

Ah Asya 1.65 boylarında, beyaz tenli, incecik yapılı,zarif Asya. Güzel biçimli memeleri ileri doğru çıkan kalçası ah Asya..işte karşımdaydı üzerinde lacivert boydan bir elbise beyaz minik çiçekli saçları omuzlarında bitmişti. Korna çaldım…Gelip oturdu titriyordu, bir sigara yaktım. Uzattım gülümsedi. Bu haline dayanmadım.
-Yapmak zorunda değiliz yaptığımızı söylesek yeter.
– Ya kanıt isterse
– Çamaşırına boşalacaktım …istersen..
– Hayır madem benim üzerimden iddiaya giriyor hak edecek o boynuzu göt..
-Sinirlisin.
-Evet, umarım sen de onun gibi değilsindir
– Nasıl
– Erkenden gelmiyorsundur madem yapacağım bari zevk alayım
– Osman öyle…
-Bakma sen ona çok övünür de tıs o puşt yoldan alkol alalım lütfen …
Eve vardığımızda titriyordu hala, oturup bir şeyler içtik yavaşça açılıyor rahatlıyordu sohbet ettikçe bana alışıyor bu fikri iyice yerleştiriyordu kafasına usulca dokunmaya başladım
– Vakit geldi galiba…
– Evet..

Onu kaldırıp sımsıkı sarıldım arkasından o dik yuvarlak taş götü kucağımda idi ürkütmek istemiyor usulca ensesine öpücükler konduruyordum kafasını geriye yaslıyor boynunda dolaşan dilimden zevk alıyordu dilim yaramaz bir çocuk gibi ulaşabileceği her yeri ıslatıp ısıtıyordu. Elini arkasına atıp pantalonumun önünden kabarmaya başlayan sikimi avuçladı
– Oovvvv diye bir ses çıktı

Elbisesinin fermuarını yavaşça sıyırıp çıplak sırtını öpüyor fermuar açıldıkça boşta kalan yerlerini dilimle yalıyordum elbisesi bacaklarından sıyrılmıştı ben topuklarına kadar inip tekrar yukarı çıkıp sarıldım ona. Memelerini avuçlamış avucumdan bir kısmı taşan yerlerini okşuyordum sütyenini çıkarıp o biçimli yuvarlak memeleri avuçlarıma aldım elini tekrar arkaya atıp fermuarımla uğraşıyor kemerimi çıkarıyordu baksırıma dayadı kendini iyice o sertliğe sürtünüyordu balta sapı gibi olmuş yarağıma. Elinden tutum odaya geçtiğimizde ikimizde kilotlarımızla duruyorduk üzerine uzanıp öpmeye memelerini ısırmaya emmeye başladım. Gülümsüyor dudakları ile omuzlarımın tadını alıyor bazen dilini ağzımın içinde dolaştırıyordu, bacakları sütün gibi bacakları ellerim üzerinde çöldeki bir yılan gibi kıvrılıyordu kilodunu çıkarıp attım…

Aman yarabbi bu nasıl amdı böyle incecik ip gibi biçimli ve düzgün yeni traşlanmış dilimi ağzımı nefesimi bekletmeden sundum ona dilimle içine giriyor emiyor okşuyordum
– Ohhh devam et yala..
Durmaya niyetim yoktu parmaklarımla ayırıp amının o tatlı sularını içime çekiyordum elleri ile gel buraya işareti yapıp sıyırıp altı baksırımı kalkık sarkan sikime bakıp
– Offf tam istediğim gibi…dedi
69 pozisyonundaydık artık ben onun taş gibi götünü ayırıyor dilimi sokuyor okşuyor emiyordum amını göt deliğini göt yanaklarını ısırıyordum o benim sikimi taşaklarımı kasıklarımı öpücüklere boğuyor sikimin başına küçük ısırıklar atıyor boydan boya yalayıp ağzının içine alıyordu..
– Ahhh Asya…
– Orospu de, Osman’ın orospu karısı
– – Ahhh ağzını sikeyim
– Sik Osman sikemiyor sen sik bu ağzı…
İnce küçük ağzı kasıklarımı öpüyor terimi emiyor bense amının sularını yiyordum..üzerimden kalktı..
Sikimi avuçlarına alıp 31 çektirmeye başladı sonra uzanıp dudaklarımı ısırdı öptüm yaladı.
– Bunu kendim yapacağım dokunma sakın bana Osman’ın namusunu oturtacam bu sike…
Öyle de yaptı..
İncecik belini ucağıma verip sikimi deliğine hizalayıp yavaşça oturdu o sıcaklık sikimden bütün bedenime yayılıyor hissediyordum o daracık goncasını sonra tamamını alına bir “ahhh büyük” deyip yavaşça sallanmaya başladı sikimin üzerinde sonra usul usul inip kalkmaya
– Ne yapıyorsun
– Sikiyorum
– Kimi
– Osmanın orospu karısını
– ohhhhh
– sikip arabasını alacağım o götün araba da sikeceğim seni
– Sik orospun yap götüme amıma koy..hadi parçala beni inlet…

Altıma alıp bekletmeden girip hayvan gibi pompalamaya başladım içine kanırtıyor o küçük bedeni yatağa gömüyordum kasıklarımı vuruşuyor sesler çıkıyordu inliyor terliyorduk terli yüzümü avuçları ile okşuyor bazen doğrulup burnumun ucunu öpüyordu kanırtıkça inliyor kökledikçe çığlıklar atıyordu.
– Ohhh vur koçum vur…
– Orospu
– Evet araba orospusu
– Siktiğimin sürtüğü
– Sok amıma sevgilim

Domaltıp götünü şaplaklayarak sikmeye başladım. Titrememiz artıyordu terim sırtına damlıyor bu daha da ateşlendiriyor götünü geri iterek sikimi keşfediyor tamamını alıyordu derken götünü kıvırtarak yorganı çarşafı sımsıkı tutarak ağlar gibi iniltilerle boşaldı.

Boşalacağımı anladığı anda kiloduma boşal dedi. Gerek yok dedim bütün gücümle suladım asyanın o küçük rahmini…

gözleri bağlıyken, ben sikiyorum sanıyordu…

Selamlar, ben Timuçin. Edebiyat fakültesi 3.sınıf öğrencisiyim. Daha öncesinde müzik öğretmenliğini son sınıfta bıraktım ve yeniden sınava girip şimdiki bölümü kazandım. Kumral ve yakışıklı bir erkeğim. Melda ile tanışana dek hayatıma giren kızlarla hep gönül eğlendirmiştim. Melda sarı-düz saçlı, mavi gözlü ve Tıp fakültesinde okuyan, aslen İzmir’li, aptal sarışın imajına hiç uymayan bir kız. Daha önce hiç sevgilisi olmamış ve her şeyin ilkini benimle yaşadı. Kızlığını bozduğum gün bana sarılıp, “Beni sakın bırakma aşkım!” diye tembihlemişti. Bana sadık bu 18 yaşındaki afet hayatıma girdiği için çok mutluydum. Hemen hemen hergün seks yapıyorduk, fakat benim erken boşalma sorunum vardı. Sevgilimin yatakta mutsuz olduğunu düşünüp kendimi suçluyor, benden daha iyilerini hak ettiği fikrini kafamdan çıkaramıyordum.

Taylan benim en yakın arkadaşımdı, esmer, benden biraz daha uzun, yakışıklı bir erkekti. Melda onun sol kulağındaki gri küpesini çok sever benim de küpe takmamı isterdi. Taylan müzik öğretmenliğinden sınıf arkadaşım olup, aynı zamanda da hemşehrimdi. Taylan, Melda’yı arada gizlice süzerdi, özellikle siyah gözlüklerini taktığı vakit gözlerini ayıramaz olurdu, gözlük fantazisi vardı. Birgün birahanede bira içerken Taylan’a erken boşalma sorunumu açtım. Taylan da bana yardımcı olabileceğini söyledi. Aklından geçenleri söylediğinde, “Sen beni gavat mı sanıyorsun!” deyip masaya yumruğumu vurup çıktım. Taylan peşimden geldi, kötü bir niyetinin olmadığını, bunun Melda ile benim aramdaki bağı hiçbir şekilde etkilemeyeceğini, onun için sadece cinsellikten ibaret bir ilişki olacağını ve Melda ile herhangi bir duygusal bağ kurmayacağına dair söz verdi. Yalnızca (Hayır!) anlamında kafa salladım ve biraz daha yumuşamış bir biçimde evimin yolunu tuttum.

Eve gittiğimde bu teklif aklımdan çıkmıyordu, böyle bir şeyi normal bir zamanda düşünmeyecek kadar kıskanç bir erkektim. Taylan’ı arayıp, “Tamam kabul ediyorum, nasıl yapacağız?” diye sordum. Porno filmlerinden ve seks hikayelerinden daha sağlam bir fantazi kurduk, planlar yaptık ve iki gün sonrası için sözleştik. Melda ile aramda olan bağdan daha güçlü hislerle bu fantaziyi düşünüp o gece 3 kez 31 çekip boşaldım.

O gün gelip çatmıştı. Taylan eve Melda’dan önce geldi, birlikte kamerayı ayarladık. Sonra da Taylan Kilere saklandı, benden mesaj bekleyecekti. Melda gelir gelmez kapıda dudaklarına yapıştım ve kucaklayıp yatak odama götürdüm. Melda, “Sen çok azmışsın!” dedi. Ben de, “Dün geceden beri senin gelişini düşünüyorum!” diye yanıtladım. Erken boşalma sorunum yüzünden cinsel hayatımız son zamanlarda azalmıştı, Melda o yüzden isteksiz isteksiz karşılık veriyordu dudaklarıma. Melda’ya, “Bugün fantazi yapacağız aşkım. Gözlerini bağlamak istiyorum. Senin için fileli siyah çorap aldım, eminim harika görüneceksin. Geciktirici hap attım, seni zevkin doruklarına taşımak istiyorum sevgilim!” dedim. Elimi Melda’nın bacak arasına götürdüm. Her zamankinden daha çabuk ıslanmıştı. “Pekala, ama ben istediğimde göz bağını çözmek şartıyla!” dedi. “Tamam!” dedim.

Melda siyah fileli çorapları giydi. Yalnızca siyah sütyeni ve yine aynı renk küloduyla kaldı. Külodu ve sütyeni de fileliydi, çorapları giyme fikri bu yüzden hoşuna gitmişti. Yine siyah kadife göz bandıyla gözlerini bağladım. Gözbağını Taylan ile bir gün önceden gidip en rahatından almıştık, ki Melda rahatsız olup gözlerini açmak istemesin diye. Melda bu haliyle Eskort bir kız gibi görünüyordu. Artık bizim tarafımızdan sevilmeye hazırdı. Taylan’a mesaj attım. Taylan sessizce geldi, kapıyı açık bırakmıştım. Küçük el kamerasını koyduğumuz yerden aldı ve bizi çekmeye başladı.

Melda rahat durmuyordu, fantazi yapma fikri çok hoşuna gitmişti, dudaklarıma yapıştı, gömleğimin düğmelerini açıp pantolonuma yöneldi. Kemerimi çözdükten sonra fermuarımı açmaya yeltendiği vakit iki küçük elini tek elimle kavrayıp yatağa doğru yavaşça ittirdim ve “Acele etme hayatım, bütün gece benimsin!” dedim. Yeniden dudaklarına yapıştım, boynunu usulca emdim. Melda, “Sakın morartma, insanlara açıklamak durumunda kalırım!” diyordu. Göğüslerine inince kopçasını bir çırpıda çözdüm. Memelerinin uçlarını emmeye başladım, Melda kesik kesik inliyordu. Bu fasıl da bitince öperek yavaşça küloduna doğru yöneldim. Külodunu önce etrafından tutup bir çizgi halinde toplayıp kabaran tombul amını emdim. Sonra külodunu kenara sıyırdım ve klitorisini dil darbelerimle uyardım. Melda’nın inlemeleri gürleşmeye başladı, titreyerek ilk boşalmasını yaşadığı sırada Taylan parmağıyla kameraya 1 rakamını gösterdi, anlaşılan Melda’nın orgazmlarını sayacaktı.

Melda beni kendine çekti ve “Gir artık içime aşkım!” dedi zorlukla. Nefes nefese kalan Melda’ya bir an önce sahip olmayı ben de istiyordum, ama fantazimizin gidişatı beni bu istekten hemen vazgeçiriyor, daha çok heyecanlandırıyordu. Melda’yı yeniden kucağıma alıp yere indirdim. Şimdi halıda dizlerinin üzerinde oturuyordu ve ne yapması gerektiğini anlamıştı. Sikimi çıkarıp ağzına verdim, her zamankinden daha bir iştahla emiyordu. Sikimi emerken aynı zamanda da taşaklarımı okşuyordu. Normal şartlarda şimdiye dek çoktan boşalmam gerekiyordu, kendimi tutabilmem ilginçti. Erken boşalma sorunumun fantazi kurmamaktan olduğunu düşünmeye başlamıştım. Melda sikimi en dipten kavramış, ucunu deli gibi emiyordu. Arada saçlarından tutup sikimi gırtlağına kadar sokup biraz bekletip geri çıkarıyordum. Bu arada Taylan kamerayı geçici süreliğine kenara bırakıp, o da sikini çıkarmış, sıvazlıyordu. Sikimi Melda’nın ağzından çekip, Taylan’la yer değiştirdik, kameraya ben geçtim. Taylan’ın siki benimkinden biraz daha uzun ve kalındı, ancak bu azgınlıkla Melda’nın bu detayı fark etmesine imkan yoktu.

Melda, “Neden durdun aşkım?” dedi. “Bir dakika canım, kamerayı ayarlıyorum!” dedim. Daha önceleri birkaç kere sikişmemizi kaydettiğimiz için Melda hiç tepki vermedi, sonradan kendini sikişirken izlemek hoşuna gidiyordu. Ayrıca şimdi daha büyük bir azgınlıkla sevişecekti, bunu biliyordum. “Tamam ayarladım aşkım!” dediğimde, Taylan sikini Melda’nın ağzına verdi. Melda sanki Taylan’ın sikini benimkinden daha iştahlı yalıyordu, gizliden kıskanıyordum. Taylan aldığı zevkle kendini kaybetmişti, ama yine de sessiz kalmak için çabalıyordu. Melda’nın kafasından tutup yarağını dibine kadar ağzına sokup çıkarıyordu… 10 dakika falan sonra Taylan bana (Yer değişelim!) anlamında bir hareket yaparak kenara çekildi. Ben de, “Kamerayı başka yere koyayım aşkım!” deyip, kamerayı Taylan’a verdım ve sikimi Melda’nın ağzına uzattım. Taylan’ın daha önce hatrı sayılır bir kısa film geçmişi olduğu için harika bir çekim yaptığından emindim, bu beni daha çok heyecanlandırıyordu.

Melda’ya sikimi biraz emdirdikten sonra onu sırt üstü yatırdım. Sikimi hızlıca amına sokup deli gibi pompalamaya başladım. Bacaklarını karnına doğru ittirip arada sertleşiyor, ara sıra ise dinlenmesine izin veriyordum. Melda artık zevkten konuşamıyor, durmadan ahlıyor, ohluyordu. Melda çok geçmeden yeniden titreyerek orgazm oldu. Taylan kameraya 2 parmağını birden gösterdi. Melda orgazm olup boşalmıştı, ancak ben de boşalmak üzereydim, boşalmamak için amından çıkıp, yine kamerayı ayarlama bahanesiyle kenara çekildim. Taylan yeniden yerimi aldı, Melda’nın bacaklarını omuzlarına koyup amına hızlı hızlı pompalamaya başladı. Melda durmadan inliyor ve zevkten çırpınıyordu…

Melda dilini ısırmış kanatmıştı. Taylan Melda’nın kanayan dilini emdi, artık daha da hızlandı, Melda çıldırmış gibiydi. Taylan dudağını çekince, Melda, “Çok farklı öpüyorsun beni aşkım, harikasın, mükemmelsin, durma sik beni!” dedi. Ve çok geçmeden yeniden orgazm olup boşaldı, ayların acısını çıkarıyordu Melda. Ben kameraya parmaklarımla 3 yaptım. Taylan boşalmadan üstünden çekilince Melda’nın göğüsleri halen hızlı hızlı inip kalkıyordu. Bu oyunu sürdürebilmem için fazla beklememem gerektiğini biliyordum, Melda’nın amına yapışıp emmeye başladım. Kısa süre sonra Melda ellerini saçlarıma atıp çekiştirmeye başladı. İniltiler arasında ne dediğini anlamıyordum, amı ise durmadan sulanıyordu, onu hiç böyle görmemiştim…

Göt deliğini yalamaya başlayınca Melda yine kıvranmaya başladı. Melda’yı dörtayak domaltıp arkasın yanaştım ve sikimi amına soktum. Belinden tutup yavaşça gidip gelmeye başladım, bir yandan da göt deliğini parmaklıyordum. Melda’yı gecenin finaline hazırlarken ben yine boşalmak üzereydim, boşalmamı son anda engelleyip amından çıktım ve kameraya geçtim. O esnada Melda biçimli poposunu arkaya verip eliyle sikimi arıyordu. Şimdi Taylan yerimi aldı ve Melda’nın amına hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Melda aldığı zevkten kafasını yastığa gömmüş, yastığı ısırıyordu. Taylan Melda’nın kalçasını hafif hafif tokatlıyor, yoğuruyor, sıktırıyordu. Melda, “Böyle bir şey yaşamadım. Sik beni durma aşkım, ne olursun durma. Becer beni bebeğim, orospun yap. Bu ilaç neyse hep alalım, evden çıkarma, durmadan sik beni!” diye inliyordu. Bu onun gibi naif bir kızdan beklemediğim türden sözlerdi, içime yine aynı kıskançlık bulutları çökmüştü.

Taylan biraz daha sertleşince, Melda böğürerek yine orgazm olup boşaldı, takati kalmamıştı kızın. Kameraya 4 parmağımı gösterdim. Taylan bu sefer Melda’nın dinlenmesine fırsat vermeden göt deliğini parmakladı. Melda yorgun vücuduyla kıvranmakta dahi güçlük çekiyordu, içinin yandığı her halinden belliydi. Taylan 3 parmağını birden götüne sokunca Melda yastığa kafasını gömdü tekrar. Ağlama, inleme arası bir ses çıkarıyordu. Parmaklarının yerini bir süre sonra heybetli siki aldı, önce iki deliğini de yavaşça gezdirip yokladı, sonra bana göz kırptı. Mesajı almıştım, “Götünü sikmek istiyorum aşkım!” dedim. Melda, “Sik aşkım, neremi istiyorsan sik, bu saatten sonra sana her şey serbest, istediğini yap bana!” dedi.

Taylan sikini götüne dayayıp birden kökleyince Melda çığlığı bastı, canı çok yanmıştı. Taylan bir süre yavaş yavaş gidip geldi götünde. İkisi de alıştığında Melda yine zevkten böğürmeye başlamıştı. “Harikasın sevgilim, durma, ne olursun durma, sikerek bayılt beni!” diyordu. Taylan önce 10-15 dakika hızlı hızlı sikti Melda’nın götünü, sonra yavaşlayıp içinden çıktı ve yerini bana devretti. Ortak kadınımızı götten sikme sırası bendeydi. Melda’yı götten 2-3 dakika da ben siktim ve içine boşaldım. Bu kadar dayandığım için bile kendime hayret ediyordum.

Götünden çıktığımda Melda doğruldu ve eliyle önce boşluğu yoklayıp sonra sikimi buldu ve yalayarak kaldırmaya çalıştı. Uzun bir uğraştan sonra sikimi yeniden sertleştirince, “Külodumu çıkarayım mı aşkım?” diye sordu. Bunca zaman külodunu hiç çıkarmadan, kenara çekip sikmiştik Melda’yı. “Hayır dursun, seni böyle istiyorum!” dedim ve külodunun apış arasını yırttım. Melda busefer beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikimi amına yerleştirip üstüme oturdu. Kontrolü ona bıraktım. Melda’nın yavaşça inip kalkmaları zıplamaya dönüştü. Çabucak boşalmamak için için onu yavaşlattım.

Bu sırada Taylan kamerayı bizi iyi çekecek bir yere koydu. Sikini tükürükle okşayarak yatağa yaklaştı. Önceden anlaşmıştık Taylan’la, artık sıra Melda’yı tost yapmaya gelmişti. Melda’nın götünün yanaklarını iki elimle ayırdım. Melda bana doğru eğilip dudaklarımı emmeye başladı. Taylan’ın siki de götüne girdiğinde Melda kısa süreli bir şaşkınlıktan sonra aramızdan kurtulmak istedi. Kurtulması imkansızdı, ağlamaya başladı. Taylan ise Melda’nın götünü sikerken hayvanlar gibi böğürüyordu. Ben genelde amında sabit durup Melda’yı sıkıca tutuyordum, bu güzel kız şimdi göğsümde ağlıyordu. “Neden yaptın bunu, neden?” diye sordu. “Erken boşalıyordum, seni mutsuz ediyordum, özür dilerim ağlama, yalnızca zevk almanı istedim!” dedim.

Melda susmuştu, istemsizce inlemeye başladı, iki deliğinin de dolması onu çığrından çıkarmıştı. Pornoda görse (Ne iğrenç şey!) deyip hemen kapatacağı bir şeyden bu denli zevk alması onu şaşırtmıştı. Melda, “Gözümü aç!” dediğinde, hemen göz bağını çıkardım. Melda arkasındaki kişinin Taylan olduğunu görünce çok şaşırdı. Ama aynı zamanda da bu kişinin Taylan oluşundan memnun olmuştu. Taylan en güvendiği insanlardan biriydi ve gerçekten çok yakışıklıydı. Melda artık zevkten bağıra çağıra inliyordu. Taylan da sertleşmişti. Melda’nın dudaklarına yapıştım ve ikisi de gevşediği anda ben de alttan amına deli gibi pompalamaya başladım. Önce Melda orgazm oldu, hemen sonra da ben Melda’nın amına boşaldım, ardından da Taylan böğürerek Melda’nın götünden çıktı ve beline boşaldı…

Melda hüngür hüngür ağlıyordu, sakinleşip kendine gelmesi için kucaklayıp duşa götürdüm. Özür dileyip, haber vermem gerektiğini, ama korktuğumu söyledim. Melda ise mutluluktan ağladığını söyleyip dudağıma yumuldu, tepemizden akan suyun altında öpüşmeye başladık. Öpüşmemiz kısa sürede sevişmeye dönüştü. Meldanın önüne çömelip amını yalamaya başladım. Melda’nın inlemeleri üzerine Taylan da yanımıza geldi. Daracık duşta şimdi üç kişiydik. Ben ayağa kalktım, Melda önümüze çömeldi. Dönüşümlü olarak bir benim sikimi ağzına alıyordu, bir Taylan’ın sikini. Üçümüz de zevkten dört köşeydik. Ama ben fazla dayanamayıp yüzüne boşalttım döllerimi. Saçları, ağzı, yüzü dölle kaplandı.

Taylan ise Melda’nın saçından tutup nefessiz kalmasını umursamadan ağzını sikmeye başladı. Melda öğürdükçe Taylan yükleniyordu. Taylan Melda’nın ağzını rahat bir 15-20 dakika siktikten sonra en sonunda ağzına boşladı ve döllerini yutturdu. Sonra da temizlenip duştan çıktı. Biz de temizlenip çıktığımızda, Taylan kameraya çektiğimiz görüntüleri inceliyordu. Görüntüleri hep beraber seyredip, Taylan’a teşekkür ettik. Taylan giyinip gitti. Melda’yla ben biraz elleştik, fakat yeniden sevişmeye takatimiz olmadığı için birbirimize sarılarak uyuduk.

ALINTI..

Turbanli Komsum

Komşumuz Nermin abla evli, 3 çocuk annesi, kapalı bir kadın. Boyu 1,60 kadar var. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. 3 çocuk annesi olmasına rağmen, hafif bir göbeği dışında başka da göze çarpan bir kusuru yoktur. Arada sırada bize gelir. Ya annemle oturmak için gelir, yada çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var. Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, yada vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek 31 çektiğim çok olmuştur.

Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen seslerle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp bakınca, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu. Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu. Nermin abla kızına söylenip duruyor, büyük bir güçle halıyı fırçalıyordu. Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.

Bir ara Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerindeki kazağının boğzından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi sanki. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler. Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı düşünerek 31 çekmeye başladım. İnanılmaz bir zevkle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum.

Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden kalçaları ve poposu yine belli oluyordu. Hafif te bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim. Biraz sohbetten sonra Nermin abla bana, “Ee, seni ne zaman evlendiriyoruz?” diye sordu. Ben de, “Bakalım, kısmet…” dedim. “Var mı bir aday? Yoksa bulalım!” dedi gülerek. Ben cevap vermedim, sadece gülümsedim. “Vardır sende, okumuş birisin sonuçta, kendin gibi bir kızla evlenirsin. Bizim gibi cahil birini alacak değilsin ya?” dedi. Ben de, “Yok canım ne alakası var, önemli olan anlaşmak!” dedim. Annem de bu konuşmaya, “Umarım, oğlumu helal süt emmiş bir kızla evlendiririm!” diyerek dahil oldu.

Neyse bu şekilde konuşurken, Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, “Tamam!” diyerek odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Nermin abla yanında olmadığını söyledi ve getirmek için evine gitti. Biraz sonra elinde kimliği ile geldi. Kimliğini bana verdi ve kendisi içeriye annemin yanına geçti tekrar. Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın kimliğinin üzerinde türbanlı bir resmi vardı. Yüzünde ve gözlerinde hafif bir makyaj olduğu, dudaklarına da açık bir ruj sürdüğü belliydi. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti. Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.

Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı. Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu. Ben şaşırdım, fakat, “Tamam!” dedim.

Aradan zaman geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim. Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paralara ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti, “Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!” dedi. Ama aradan zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.

Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında, Nermin ablayla yalnız kaldık. Ben kendisine bu para meselesini unutacağımı, ama bunun için bir şartım olduğunu söyledim. Bunu duyunca sevinir gibi oldu ve “Nedir?” diye sordu. Ben yanına yaklaştım ve fısıltıyla, “Benimle birlikte olursan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi. Ben bu konuda ısrarcı olduğumu, yoksa kocasına her şeyi anlatacağımı söyledim. Gözleri doldu. Yanından kalkarken, teklifimi düşünmesini, bu konunun aramızda kalacağını söyledim ve eline telefonumu yazdığım kâğıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla, “Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.

Birkaç gün geçmişti, ama ben Nermin ablanın ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım. Bana teklifimi kabul ettiğini, benimle bu akşam bizim bahçedeki kömürlükte buluşacağını söyledi. Ben bu işin öyle kömürlük köşelerinde olmayacağını, beraber bir eve, yada otele gitmemiz gerektiğini söyledim. Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti, “Yerini ve zamanını sen ayarla ozaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim. Ama şimdi nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, yada mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı.

O haftasonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tamam!” dedim. Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Nermin abla uzun ve dar bir etek giymiş, üzerine de eteğine uyan bir ceket giymişti. Başını renkli bir türbanla bağlamış, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Annem herzamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı. Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.

Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve “Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince, “Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli. “Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama haftasonu olduğu için Eczaneler kapalıydı, nöbetçi Eczaneyi de nerden bulacaktım. Ona uyku hapını anca haftabaşı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi, “Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene 2 tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi. O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği Vişne suyuyna, Nermin ablanın dediği gibi 2 tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin’i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.

Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla, “Haplar işe yaradı mı?” diye sordu. “İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce, “Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de birşey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım. “Evdekilere ne söyledin?” diye sordum. “Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Onu yatağıma uzandırdım. Soyundum ve çıplak kaldım. Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.

Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin’den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu. Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim kalçalarına değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken kalçalarını avuçluyor, onları sıkıyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve eteğini yukarı sıyırdım. Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve kalçaları şimdi önümde uzanıyordu. Kalçalarını öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi kalçalarını avuçluyor, öpüyordum. Kalçaları kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.

Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin’in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, “Immm!” diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu. Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca, “Dün gece!” dedi. Ben amını yalarken, Nermin’in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki. Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin’in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.

Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana, “İçime boşalma!” dedi. Ben de, “Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım!” dedim. Sikimi tutmasını istedim. Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı. Ona kocasının sikinin benimki kadar olup olmadığını sorunca, “Hayır. Onunki şu kadar anca var…” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona, “Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim. Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı…

Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi. Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin’den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi. Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor, “Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin’in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda, “Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu, “Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.

Nermin benim rüyalarımın kadınıydı, onu düşünerek 31 çekiyor, rüyalarımda onu sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek olmuştu ve onu gerçekten sikiyordum. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ifadesiyle, sürekli, “Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin’in kafası sürekli yatağın başına çarpıyor ve ‘Donk donk’ sesler çıkarıyordu. Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin’in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu. Nermin’in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti. Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin’in memelerine akıtıyordum.

Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi. Nermin Ahh’layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu. Nermin’e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken, “Ne yapıyorsun?” diye sordum. “Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince, “Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyormusun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak, “Ne istiyorsun daha?” diye sordu. Ben de, “Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı…

“İyi hadi ozaman yap!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona, “Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve “Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben, “Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı. Kocasının 3 çocuktan sonra tekrar hamile kalmaması için kendisini birkaç yıldır çoğunlukla götünden siktiğini söyledi. Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı. Ona, “Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu, “Ayda 1-2 defa.” dedi. “Seni hangi pozisyonda sikiyor?” diye sorunca, “Yüz üstü uzandırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.

Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru. Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Ben göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzı 50 kuruşluk madeni para kadar vardı. Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Kocasınınkine oranla benim yarağım daha büyük ve kalındı. O nedenle Nermin yine az önceki gibi Ahh’lamaya başladı. Sürekli, “Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım…

Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60’lık Nerminin götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu. Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerkenki kadar rahat girip çıkamıyordum götüne. Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim. Nermin’in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım…

Bir süre sonra, her soktuğumda, Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca, inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum. O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin’in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı. Ama götü yıllardır sikildiği için, yine bir madeni 50 kuruş kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim. Üzerini giyinirken, “Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Giyindikten sonra birşey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem de öğleden sonra uyanmış ve “Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.

Ertesi gün işten döndüğüm zaman, annem Nermin’in parayı getirdiğini söylediğinde şaşırmıştım. Nermini cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım, “Madem parayı getirecektin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü, “Ben de seninle sikişmek istiyordum!” diye yazmış. Ben de ona, “Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum!” diye yazdım. Bana mesajında sadece öpücük gönderdi. Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum.

Emre İlk Erkeğimdi – 2

Emre ile yaşadığım ilk deneyimimi sizlere anlatmıştım. İlk deneyim sonrası birkaç gün boyunca arkamda ağrı ile dolaştım. Bir yandan da içimde artan bir pişmanlık hissi vardı. “Neden bunları yaşadım, ya Emre birilerine bunları anlatırsa ben ne yaparım?” şeklindeki sorular sürekli zihnimi kurcalıyordu. Belki aktif olarak bir kez de ben Emre’yle birlikte olabilseydim bu sorular kafamı bu kadar kurcalamazdı. Gerçi yaşadıklarımızı düşündükçe aktif olamamak beni üzmüyor, hayal ettikçe yaşadıklarımızı Emre’nin içimde oluşu, onun ağırlığı altında ezilmek ve o sıcaklığı içimde hissetmek geliyordu aklıma. Aradan bir hafta falan geçmesine rağmen Emre ile bu konuda hiç konuşmamış hatta birbirimize yakın olmamıştık. Bir gün etrafta kimse yokken bana geldi ve “Seninle yaşadıklarımız hiç aklımdan çıkmıyor, lütfen tekrar birlikte olalım bunun seninle aramızda kalacağını çok iyi bilmeni istiyorum” dedi. Direkt olarak “Hayır, bunu bana bir daha sakın teklif etme!” dedim. Çok şaşırdı, kızardı, ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemedi. Yanından ayrılmadan öylece durdum. Bir süre ne söyleyeceğini düşündü kafasındakileri toparladı ve “Şimdilik tekrar birlikte olmayı kabul etmesen de bil ki sen ne zaman istersen ben seni istiyor olacağım. Ve yine söylüyorum ki her şey sonsuza kadar aramızda kalacak.” dedi. Bu cevaptan çok hoşnut olmuş reddedilmesine rağmen bu şekilde konuşması beni çok rahatlatmıştı. “Sırrımız olarak kalacağına güvenmek istiyorum ama bunu bir daha yaşamak da istemiyorum.” dedim. Aradan haftalar geçti ama bu süre zarfında sürekli yaşadıklarımızı hatırlıyor, içten içe aynı zevki tekrar yaşamak istiyordum. Kendimi frenlemek içinse elimden geleni yapmaya çalışıyordum. Sonra yavaş yavaş direncim kırılmaya başladı. Banyoda gizliden gizliye kendime bir şeyler sokmaya başladım ilk tecrübemi hayal ederek. Bu arada Emre ile aynı ortamlarda da bulunuyorduk. Çaktırmadan bana bakışları beni kışkırtıyordu. Evde yalnız kaldığımda ilk giyinme denemelerim başlamış oldu. Siyah ince çoraplar giyinip kendime bir şeyler sokarak tatmin olmaya başladım ama hiçbiri gerçeğinin yanına bile yaklaşamıyordu. Bir gün dört beş arkadaşla birlikte Yusuf adında bir arkadaşın evine gittik. Emre de vardı bu arkadaşların arasında. Bir süre sonra Emre, ben ve ev sahibi olarak Yusuf kalmıştık ki evde, ev telefonu çaldı. Yusuf telefona bakmak üzere oturma odasına koştu. Arayanın gelen seslerden şehir dışından dayısı olduğunu anlamıştım ki, uzunca bir sohbete daldılar. Emre ile sürekli aynı ortamlarda olmamıza rağmen pek yakın olmuyorduk normalde ama bu kez yalnız kalmıştık. Hiçbir şey konuşmadan uzun uzun beni süzdü gülümseyerek. Aslında hoşuma gitse de ayağa kalktım gözlerimi kaçırmak için ve arkamı dönüp pencereye doğru yürüdüm ve perdenin arkasından sokağa bakmaya başladım. İçerden hala Yusuf’un telefonla konuştuğunun sesi duyuluyordu. Ben sokağı izlerken arkadan yılan gibi süzülerek dibime geldiğini fark etmedim. Elini kalçamda hissettiğimde havaya sıçradım ve bir adım kaçarak “Ne yapıyorsun Emre, delirdin mi? Ya içeri Yusuf girse birden ne olur? Ne anlatırız?” dedim. Gülümsedi ve “ Korkma evde Yusuf’tan başka kimse yok, o da hala telefonla konuşuyor.” Hem Yusuf olmasa demek izin verir miydin sana dokunmama? Tek problem Yusuf mu?” dedi. Aslında haklıydı. Ben de istiyordum ama günah, insanlar duyar, duyarsa ne der, ben ne yapıyorum mevhumlarıydı beni frenleyen ama içten içe de kendime engel olamıyordum. “Emre ben de çok istiyorum ama bunu yapmamız da doğru değil.” dedim. “Eğer sen de aktif olmak istiyorsan kabul ediyorum.” dedi Emre. Meselenin o olmadığını söyledim. “O halde sen de istiyorsan kabul et.” dedi. “Peki” dedim. “Kabul ediyorum ama son kez olacak fakat ayaküstü hızlı bir kaçamak olmasın, uzun uzun yaşamak istiyorum bunu.” dedim. Anlaştık Emre’yle. Fakat yer problemi vardı. Emre ailesinin bir düğün için iki hafta sonra şehir dışına çıkacağını abisiyle yalnız kalacaklarını hafta sonu gündüz abisi evde olmayacağı için evlerini kullanabileceğimizi söyledi. İki hafta sonra Emre’nin ailesi Cuma gününden şehir dışına çıktı. Cumartesi sabah erkenden buluşacaktık Emreyle. İçim içime sığmıyor, büyük bir heyecanla Cumartesi sabahının olmasını bekliyordum. Cumartesi sabahı erkenden kalkıp duşumu aldım giyinip Emrelere gittim. Eve vardığımda abisiyle kahvaltı yapıyorlardı. Beni de davet ettiler masaya. Beraber kahvaltı yapıp, sohbet ettik. Emrelerin giyim mağazaları vardı ve Ahmet abi de bu mağazaya bakıyordu. Emre’ye evden çıkmadan gün içerisinde dükkana uğrayıp uğramayacağını sordu. Emre de arkadaşlarla plan yaptığımızı uğrayamayacağını söyledi. Ahmet abi de tamam keyfine bak o zaman, ancak ben de akşam iş çıkışı kız arkadaşımla buluşacağım geç gelebilirim, hatta hiç gelmeyebilirim sorun olur mu dedi ve güldü. Biz de güldük. Emre de “Yok abi ne sorun olacak, sen de keyfine bak.” dedi. “Tamam sorun olmaz, tek kalırım evde diyorsan akşam ben yokum” dedi ve evden çıktı. Böylece gece de bize ait olmuştu. Ahmet abi çıkar çıkmaz Emre “Hadi” dedi. Birlikte hemen Emre’nin odasına geçtik. Üzerindeki pijamasının üstünü bir çırpıda çıkardı ve pijamasının altını çıkaracakken elini yakaladım. Bu kadar acele etme bütün gün zaten bizim olacak biraz sabırlı ol deyip elinden tutup yatağa oturttum. Yanına oturarak biraz konuşalım dedim. “Olur.” dedi sadece. İlk birlikteliğimizden sonra çok suçluluk duygusu yaşadığımı, ayrıca sırrımızı açığa vermesinden de çok korktuğumu fakat yaşadıklarımızdan da çok zevk aldığımı fakat sırf bu zevki son kez yaşayıp bir daha bu şekilde bir şey yaşamamam gerektiğine karar verdiğimi söyledim. Emre ise sırrımızı kesinlikle açığa vermeyeceğini bunun benim için olacağı kadar kendisi için de riskini hatırlattı ve rahat olmamı söyledi. İlk ilişkimizden sonra beni hayal ederek defalarca mastürbasyon yaptığını ve aklından çıkmadığımı söyledi ve bir şey soracağını ama kızmamamı istedi. Sormasını istedim. “O gün hiç kalkmamıştı sikin, her zaman mı öyle yoksa o günlük mü bir şeydi?” dedi. “Açıkçası ben de bilmiyorum en başta heyecandan diye düşündüm ama sonra sen içime girdikten sonra çok zevk aldım ve kalkıp kalkmamasını umursamadım” dedim. “Peki bugün sence kalkacak mı, sen de beni sikmek istiyor musun?” dedi. Aslını istersen sadece seni içimde istiyorum ama sen de hissetmek istiyorsan denerim dedim. Hayır sen istemezsen ben sadece seni sikmek erkeğin olmak istiyorum dedi. Evet sadece erkeğim ol o zaman dedim. Karım olduğuna göre sana bir de isim bulalım dedi Birkaç isimden sonra Işıl da karar kıldık. Tüm bu konuşmalar ateşimi yükseltmişti. Emre’de eliyle pijamasının içine elini soktu ve sıvazlamaya başladı. Bak nasıl da sabırsızlanıyor, daha fazla bekletme bunu dedi. Geçen sefer denememe rağmen yapamadığım şeyi bu kez gerçekleştirmek istiyordum. Elimle pijamasını sıyırdım ve aletini ortaya çıkardım. Hafifçe yan uzanarak Emre’nin aletini öpmeye başladım. Başlangıçtaki korkak öpücüklerimi hafif dil darbeleri takip etti. Elleriyle başımı tuttu ve kendine doğru bastırmaya başladı. Yala aşkım bunu ne kadar istediğini göster bana köküne kadar yala dedi. Emip yalamaya başladım. Çok güzel işte böyle ama dişlerini kaçır canımı acıtmadan yala kadınım dedi. Bir süre daha yaladıktan sonra beni doğrulttu ve üzerimdekileri çıkardı. Karnımın altına bir yastık koyarak yatağa yüzüstü uzanmamı sağladı. Arkama geçerek kalçalarımı iki yana ayırdı ve orta parmağını iyice tükürükleyerek içime sokmaya ve bir taraftan da sırtımı, kalçalarımı öpmeye başladı. Bir süre deliğimi alıştırdıktan sonra doğruldu ve arkama geçti. Aletinden akan sıvılar iyice ıslatmıştı başını. Deliğime getirip dayadı ve kendini kasma kadınım bak nasıl da hoşuna gidecek dedi ve yavaşça yüklenmeye başladı. Sanırım kendimi tatmin etmelerim faydasını göstermiş olsa gerek ilkinde yaşadığım acıdan eser yok hafifçe bir acıyla zevk duymaya hemen başlamıştım. Emre’nin gidiş gelişleri giderek hızlanmış ben de inlemeye başlamıştım. Hem böyle zevkten inliyor hem de erkeğini reddediyorsun değer miydi beni bu kadar reddedip bekletmene, bak nasıl da hoşuna gidiyor halbuki” dedi. “Hayır, haklısın erkeğim” dedim. O haldeyken, zevkin doruklarındayken başka ne denebilirdi. Bundan sonra ben ne zaman istersem bana yani kocana siktireceksin bu götü değil mi kadınım dedi. Evet, evet erkeğim bu göt senin , ne zaman istersen sikeceksin dedim. Bunları söylerken Emre iyice hızlanmış azgın bir hayvan gibi pompalamaya başlamıştı. Başlardaki nazik giriş çıkışlar yerine köküne kadar sokuyor hızla pompalıyordu. Sonunda elleriyle omuzlarımdan tutup beni kendine doğru çekerek içime boşalmaya başladı. Erkeğimin altında zangır zangır titriyor, içimde kasılıp gevşeyen sikinin tadını çıkarıyordum ki Emre doğrulmaya yeltendi. Sakın çıkma tadını çıkarmak istiyorum. Lütfen çıkma erkeğim dedim. Bütün ağırlığıyla üzerime bıraktı kendini. Hala derin derin nefes alıyor aleti içimde kasılıp gevşiyordu. Bir süre öyle dinlendikten sonra aleti ufalmış ve içimden kendiliğinden çıkmıştı. Emre de yatağa doğru kendini bıraktı sırtım ona dönük şekilde ben de yan döndüm ve arkadan bana sarıldı. Bunun harika olduğunu ve kesinlikle bir kızdan daha sıkı daha güzel olduğumu söyledi. Kalçalarımı okşadı omuzlarımı ve boynumu öptü. Uzun süre yatakta oynaştıktan sonra kalkıp banyoya girdi. Bende arkasından banyoya yöneldim ve beraber duş alıp banyodan çıktık. Üzerimi giyecektim ki Emre “Madem benim kadınımsın, bir kadın gibi giyineceksin” dedi ve dolabından bir poşet çıkararak bana uzattı. “Beni bu denli mutlu eden kadınıma bazı hediyelerim var.” dedi. Poşetin içerisinde iç içe poşetlenmiş kadın kıyafetlerini çıkarmaya başladım. Emre giyim mağazalarından bir kadının ne tür giysilere ihtiyacı olursa hepsini getirmişti. Siyah renkte dantelli bir kilot, beyaz renkte dolgulu bir sütyen, siyah ince çoraplar, kırmızılı, ekose, pileli kolej eteği ve beyaz renkte saten bir gömleğin yanı sıra mağazalarındaki mankenlerde kullandıkları peruklardan da bir tane sarı renk getirmişti. Bunları çıkarınca poşetlerden hemen şöyle dedi “Işılım, canım lütfen beni kırma, sadece dene istemezsen yine çıkar” dedi tepki verme ihtimalimi düşünerek. Oysa ben sabırsızlanıyordum elbiseleri giymek için. “Sadece seni kırmamak için deneyeceğim ama ben bunları giyene kadar yanımda olmayacaksın.” dedim ve yatak odasına yöneldim. Odaya geçince elimdekileri yatağın üzerine dizdim ve sırasıyla önce kilodu, sütyeni siyah ince çorapları gömleği ve eteği giydim sonra peruğu da taktım ve aynanın karşısına geçtim. Üzerimi ve peruğumu düzeltip aynada kendimi şöyle bir süzdüm. Bir şey eksik kalmıştı o da makyajımdı. Hemen makyaj malzemelerinin orada olacağını düşünerek aynalı konsolun en üst çekmecesini açtım. Evet tüm makyaj malzemeleri oradaydı. Acemi bir makyaj olmamasına gayret ederek biraz fondöten sürdüm gözlerime hafifçe kalem çektim, kirpiklerime rimel sürdüm gözlerime hafifçe yeşil renkte far sürdüm ve kırmızı kahve arası bulduğum ruju da sürerek tekrar ayağa kalktım ve aynada kendimi izlemeye başladım kafamı çevirdiğimde Emre’nin kapının aralığından beni izlediğini gördüm. “Ancak bu kadar olabilir, bu kadar yakışabilir, inanılmaz güzel olmuşsun Işıl, ben bunları getirirken mağazadan acaba giyer misin diye çok düşünmüştüm ama o kadar güzel oldun ki hem de böylesi zevkle giyinmen üstüne bir de makyaj yapman inan çok hoşuma gitti.” Teşekkür ettim güzel sözleri için devam edecektim ki. Kendisi başladı söze tekrar “ Bu arada demin yine kalkmadı seninki bu da gözümden kaçmadı demek ki sen benimle sadece pasif olarak birlikte oluyorsun. Bugün seni mahvedeceğim, seni bu kadar güzel bu kadar istekli yakalamışken bırakamam hem gece de biz de kalmanı istiyorum duydun abim de gelmeyecek gece kesin benimlesin. Seni bırakamam çünkü bir daha beni istememenden korkuyorum. Her ne kadar demin sevişirken ne zaman istersem tamam diyeceğini söylesen de sana belli olmaz hayır diyebilirsin sen, o nedenle seni bugün bırakmam.” dedi. Nefes almasını, rahat olmasını söyledim beni çok mutlu ettiğini, bir daha naz yapmayacağımı ne zaman isterse o zaman kabul edeceğimi, hayır dersem bu sözlerimi hatırlatmasını söyledim. Elimden tutarak beni kendine doğru çekti ve öpüşmeye başladık. Elleriyle kalçalarımı sıkıyor, dudaklarımdan boynuma iniyor tekrar dudaklarıma doğru çıkıyordu. Elleriyle eteğimi hafifçe sıyırıp bacaklarımı okşamaya ve kalçalarımı okşayıp sıkmaya başladı. Bir yandan da aynadan kendimizi izliyorduk. Tamamen bir kadın olmuş kendimi erkeğimin kollarına bırakmıştım. Gömleğimin düğmelerini açıp boynumdan göğüslerime doğru inmeye başladı. Bir yandan da dantelli kilodumun içine ellerini sokup iyice avuçlamaya başlamıştı kalçalarımı. “Bunları çıkarmadan sikeceğim seni aşkım.” dedi. Elinden kurtulup yatağa uzandım üzerindekileri çıkarıp yatağa geldi ve sikini bana uzattı. Başla bakalım yalamaya, en iyi muameleni yap ki seni yarağa doyurayım dedi. O koca alet ateşe kesmiş bense dilimle onu soğutmaya çalışıyordum. Gömleğimi çıkardı, daha fazla sabredemem dedi ve beni bir çırpıda domaltıp arkama geçti. Eteğimi yukarı sıyırdı ve kilodumu yana çekerek sikine yol buldu, kafasını deliğime dayadı ve o harika yarak için yanıp tutuşan kasılıp gevşeyen deliğime bu kez yavaşça değil bir çırpıda giriverdi. Belimden kavrayarak bir hızlı bir yavaş gidip gelmeye başladı. Bir eliyle beni kendine çekiyor bir eliyle de bacaklarımı ve popomu okşuyor, kalçalarıma hafif hafif tokatlar atıyordu. Zevkten ininm inim inliyordum Bu sırada elini alttan sikime attı ve şöyle bir yokladı. “Bak benim elimde zerre erkekliğin kalmıyor, seni inlete inlete sikiyorum.” dedi ve içimden çıkmadan ayağa kalktı ve tekrar yüklendi bu kez şimdiye dek hiç olmadığı kadar içime girmiş aklım başımdan gitmişti. Kendimi yatağa bıraktım o da benimle birlikte kendini yatağa bıraktı. “Noldu, çok mu büyük geldi, ne demişler yiyemeyeceğin yarağın altına yatmayacaksın Işılım” dedi. “Off çok büyük ama harika sikiyorsun erkeğim. İstediğin gibi vur, bu göt senin, ben de senin orospunum.” dedim. Bir süre daha bu pozisyonda gidip geldikten sonra yavaşlamaya başladı. Yorulduğunu anlayarak üzerimden attım ve yatağa sırt üstü yatmasını sağladım. Kilodumu çıkarıp üzerine geldim ve yüzüm ona dönük şekilde aletini tuttum ve girişine bakmasını söyleyerek eteğimi sıyırdım ve yavaşça yarağının üzerine oturup kalkmaya başladım. Her defasında kafası içime giriyor ve tekrar çıkıyordu sonunda dayanamadı ve kalçalarımdan tutarak beni o harika yarağın üzerine tamamen oturttu. “Al onu içine, dışarıda kalmasın hiç hep içinde kalsın, yoksa senin gibi bir orospu nasıl doyar yarağa.” dedi. Hem öne geri gidip gelmeye hem de zaman zaman kıvırmaya başladım. Kalçalarımı kıvırdıkça içimde yarağı her yere değiyor beni zevkin doruklarına taşıyordu. Bu sırada hafifçe bir sertleşme hissettim benim alette. Emre de o noktaya baktığından fark etmiş olsa gerek “Buna ne oldu da hareketlendi böyle.” dedi. Aslında tamamen sertleşmemiş sadece hafif bir dolgunluk kazanmıştı fakat ben o kadar zevk alıyordum ki nerdeyse boşalmak üzereydim. “Boşver sen onu, sen götümün tadını çıkar; o kadar zevk alıyorum ki boşalacak gibi oluyorum” dedim. “Hiç dokunmadan nasıl olur? dedi. Elimle ağzını kapattım ve üzerinde zıplamaya hızlanarak devam ettim. Bir elimle onun bacaklarını ve karnını okşuyor bir elimle de kendi karnımı ve göğüslerimi okşuyor, sıkıyordum. Bacaklarımı okşamaya ve kalçalarımı sıkmaya başladı. Bu sırada ben birden boşalmaya başladım hem de dokunmadan. Bir süre sonra devam edemez hale geldim. Emre de benim bu halimden ötürü durdu ve birkaç dakika dinlenmeme fırsat tanıdı. Biraz dinlendikten sonra hadi beni ağzınla boşalt kadınım dedi. Olur dedim ve hala ayakta olan o harika aleti ağzıma almaya başladım. Bir yandan dilimle her yerini yalıyor diğer yandan da elimle sıvazlıyordum. Fazla sürmeyeceğini kendisinin de hemen boşalacağını söyledi. İsterse sabah kadar yalayabileceğimi, erkeğimin bunu hak ettiğini söyledim. O halde döllerimin hepsini de yalayacaksın dedi. Tepki vermeden yalamaya, başını emmeye devam ettim. Ben bir yandan başını emip gövdesini elimle sıvazlarken müthiş bir hızla genzime tohumlarının değdiğini, sıcak sıcak tohumlarının ağzıma fışkırdığını fark ettim. Bir an refleks olarak kaçmaya çalışsam da başımdan tutup kendine doğru çektiği için bunu yapamadım ve menilerinin tamamını yuttum. Genel kanaatin aksine tadı bana pek de kötü gelmemişti. Emre’nin sikini iyice temizledikten sonra başımı Emre’nin bacaklarına bıraktım. “Harikaydın aşkım, hepsini yalaman da ayrıca çok hoştu, eğer yetmediyse bak benim karnımda hala seninkiler var bunları da yalayabilirsin” dedi. Emre’nin karnında biriken menileri de kısmen yaladım ve Emre’nin yanına uzandım. O şekilde bir süre uyuya kaldık. Devamı daha sonra…

BODRUM’DA ÜÇLÜ AŞK – Part 1

Masmavi gökyüzü altında, istanbuldan başladığımız yolculuğun sonuna gelmek üzereydik. Bodrum’a yaklaştığımızda hava daha da sıcak ve kuru hissetmeye başlamıştı. Kız arkadaşımla bir dostumuzun bu yaz kullanmayacağı yazlığına gidiyorduk. Teklif ettiğinde çok sevinmiştik. Başka bir arkadaşı da orada olacaktı ama iki ayrı girişi ve ayrılmış iç düzeniyle ev herkeze rahatlık sağlayacak inşa edilmişti. Ayrıca diğer kişi, Serhat’ın da bizim gibi sanatçı olması rahatlatmıştı.

Haritadan bakarak tepede tek başına duran evin bizim ev olduğunu anlamıştık. Harika görünüyordu. Yeşilliklerin yanısıra rengarenk çiçekler bütün duvarları sarmıştı. Arabayla eve yaklaşırken keyfimize diyecek yoktu. Duvarın önünde park edip motoru durdurduğumuzda sadece bir kaç kuşun sesi duyuluyordu.

Eşyalarımızı bagajdan çıkartmadan içeriye girdik. Bakınıp seslendik ama Serhat ortalıkta yoktu. Zaten araba olmamasından da dışarıda olduğunu tahmin etmiştik. Arabamıza dönüp eşyalarımızı aldık. Boş olan odaya yerleşmemiz fazla vakit almadı.

Etrafı tanımak için evin içinde etrafında dolaştık. Binanın manzaraya bakan tarafındaki bahçede büyük olmayan bir yüzme havuzu vardı. En az bir ay kalmayı planlıyorduk. Binanın içinde dolaştık. Terasa çıktığımızda muhteşem manzara karşısında büyülemiştik. Açık denize uzaktan bakıyorduk. Mas maviydi. Hemen aşağıya baktığımızda da kendi havuzumuzu ve bahçemizi görüyorduk. Teras evin en çok yaşanacak yeri olarak hazırlanmıştı. Duvar kenarları kocaman yastıklarda doluydu. Bir yanda Ocak. Serpiştirilmiş sehpalar… Serpil le bir birimize bakıp “Gün batımında yiyip içmek için harika” dedik. Bizi çok güzel bir yaz bekliyor dedik. Bir birimize sarılıp uzun uzun öpüştük. Manzaraya bakmaya doyamıyordum.

Ben resim yapmaya ara verecektim buradayken ama Serpil başladığı romanını yazmaya devam edecekti. Çok verimli olacak gibiydi burası onun için. Serhat sinemacıydı. Onun da buradayken çalışacağını duymuştuk. Belki her kez bir birinin yaratıcılığına katkıda bulunur diye düşündük Serpil’le.

Biraz sonra Serpil “Bence bir kaç gün çalışmayayım ben. Önce keyfini çıkartalım buranın” dedi. ” Haydi mayolarımız giyip bir yerden denize girelim ” dedi. “Tamam! Hadi! ” dedim.

Odamızda soyunurken Sevgilimin o mükemmel vücuduna bakıp ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Minicik bikinisini giydiğinde, herkezin ondan gözlerini ayıramayacağını biliyordum. Kendisine bakılmasından çok hoşlanıyordu. Ilgi odağı olmayı ve özgürlüğünü çok seviyordu. Hayat doluydu. Ben de onunla ancak özgürlüğünü vererek birlikte olacağımı biliyordum. Beraber olduğumuz bu bir yılımız bu şekilde çok güzel geçmişti.

Arabamıza atlayıp daha önceden bildiğimiz bir plaja doğru yola çıktık. Açık pencereden çarpan rüzgar Serpil in sarı uzun saçlarını darmadağın ediyordu. Ikimizde çok keyifliydik. Bodrum denizi yol yorgunluğumuzu alıp götürecekti.

Denize girer girmez de beklediğimiz gibi oldu. Serpil bir çocuk gibi koşarak denize giriyor, yüzüyor, dalıyordu. Birimize sarılıp oynaşıyorduk. Denizin kumun ve güneşin güzelliğini sindire sindire bir kaç saat geçiverdi.

Eve geri dönerken uzaktan, terasta birinin olduğunu farkettik. Serhat olmalıydı. Araba evin yoluna girdiğinde Serhat da bizi farketti. El sallıyordu. Serpil “Bizi gördü bak” dedi beline kadar arabadan sarkıp el sallamaya başladı. Bir yandan da “HEEEEEEY!” Diye bağırıp kahkahalar atıyordu. Serhat bunun üstüne iki kolunu da kaldırıp sallamaya başladı. Onunla iyi anlaşacaktık belliki.

Serhat bizi kapıda karşıladı. Ortak arkadaşlarımız yüzünden gıyaben tanışıyorduk. Bir birimizin ne yaptığını da biliyorduk. Bu ve kişiliklerin uyuşması sımsıcak bir ortam yaratmıştı. Serhat “Geleceğinizi biliyordum. Akşam için yemeklik almaya gitmiştim” dedi. “Teras çok güzel oluyor gün batımında”. Serpil ” Biz de öyle düşündük ” dedi.

Serhat ” Hadi o zaman siz üstünüzü değiştirin sonra da yukarı gelin. Yemeğe başlayalım dedi. “Tamam” deyip odamıza gittik. Ben bir şort ve t-shirt giydim, Serpil de incecik uçuk mavi bir mini elbise. Çıplak omuzları güzel bacakları… Dayanılmaz görünüyordu. Yeni yanmış teni hafif pembeleşmişti. Minik terliklerini de giydi. Terasa çıktık.

Serhat “Tekrar Hoş geldiniz!” dedi karıma şöyle bir alıcı gözüyle baktı. “Harika görünüyorsun deyip sım sıkı sarıldı. Bir eli belinde, bir eli sırtındaydı. Yanağından öptü. Serpil de memnundu bu ilgiden o da cevap verdi. Serhat bana da sarıldı samimice. “Balık aldım. Rakıyla hoşunuza gidermi?” dedi. Tabii dedik. ” Tarık, O zaman sen salatayı yap” dedi bana. Ocağın yakınındaki bankoya geçtim. Domatesleri doğramaya başladım.

Sanki eski arkadaşlarmışız gibi eğlene eğlene yemek yapıyorduk. Serpil özellikle Serhat’ın ilgisini çekmeye çalışıyordu. Sık sık ona sataşıp rahatsız ediyordu. Serhat da hoşlanmıştı bundan.

Izgara üzerindeki balığın kokusu ortalığa yayıldıkca ne kadar acıklığımızı Anladık . Rakıları içmeye çoktan başlamıştık bile. Yerdeki o kocaman yastıklara yerleştik. Serhat bize balıkları getirdi. Biraz daha sakinleşmiştik. Gün batımında yemeğin keyfini çıkartıyorduk artık. Tatlı bir sohbet başladı. Bir birimizi çok az tanıyorduk. Merak ettiğmiz şeyleri sorduk bir birimize. Serpil Serhat’ın kız arkadaşı olup olmadığını sordu. Ciddi bir ilişkisinin olduğunu öğrendik. Çalıştığı için İstanbul da kalmıştı. Bazı hafta sonları gelebilir dedi. Bizim ilişkimizi sordu Serhat. Bir yıldır beraber olduğumuzu söyledik. Bir birimizi sevdiğimizi anlamıştı. Serpilin davranışlarının özgür kişiliğinden geldiğini farketmişti. Bize üstünde çalıştığı filmi anlattı. Serpil yazmakta olduğu yeni romanından bahsetti. Derin derin her konuyu konuştuk. Ben de burada resim yapmayacağımı ama fotograf çekmek istediğimi söyledim.

Sabah yol için erken kalkmıştık. Rakıyı da içinde iyice uykumuz gelmişti. Serpil in gözleri kapanıyordu. Biz yatsak iyi olacak dedik. Serhat, “Tamam o zaman siz yatın ben toplarım ortalığı” dedi.

Kalktı. Serpil in önünde durup elini uzattı. Kalkmasına yardım etti. Serpil sallanıyordu. “Ben seni odana götüreyim” dedi. Cevap vermesine fırsat bırakmadan kucaklayıverdi. O zaman Serhat’ın yakışıklılığının yanında ne kadar iri ve güçlü olduğunu da farkettim Birşey diyemedim. Serpilin mutlulukla gülümsediğini gördüm. Biraz bozulmuştum ama Serpil mutluydu. Onun boynuna sarıldı “Hadi beni yatağıma götür o zaman ” dedi şımarıkca. “Olur tatlı kız” dedi Serhat ve yürümeye başladı. Merdivenlerden yan yan inmek biraz zor oldu. Ben de arkalarından gittim.

Serhat kenara çekilip “Kapıyı açarmısın Tarık ?” dedi. Öne geçip açtım. İçeri girdi. Yatağın yanında durup biraz alçaldı ve Serpil’i yatağa atıverdi. Çok sert olmamasına dikkat etmişti yaptığı şakanın. Serpil şakacıktan ona kızarmış gibi yaptı ardından gülümsedi “Yine de teşekkür ederim” dedi onun gözlerinin içine bakarak. “Seninle tanıştığım için çok mutluyum” dedi, Serhat “Şimdi güzel güzel uyu sabah görüşürüz deyip eğildi. Serpil’i yanağından öptü. Bana dönüp omuzumu tuttu. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Çok güzel vakit geçireceğiz. ” dedi. “Evet ” diye Cevap verdim. Odadan çıktı.

Soyunup yatağa girdim. Serpil yatağın içinde elbisesini çıkartıp attı. Yarı uykulu bana sarılıp deli gibi öpmeye başladı. “Aşkım Serhat’ı istiyorum çok fena halde ” dedi. Hiç bir şey demedim. Bu arzusuna karşı koyamazdım. Çılgınca sevişmeyi başladık. Zaten bütün gece olanlar beni de çok azdırmıştı. Kulağıma “İçime gir Serhat!” Dediğinde zaten tahmin ettiğim şeyi anladım. Benimle değil Serhat’ sevişiyordu. Umarım duygularını fazla göstermez Serhat’a karşı diye geçirdim içimden. Çok fazla ortak arkadaşımız vardı.

Ertesi sabah kalktığımızda Serhat bize günlük plan yapmıştı bile. Civarda kimsenin bilmediği bir koya götürecekti bizi. Etrafı tanıtayım size sonra bensiz de gidersiniz diyordu. Hazırlanıp gittik. Herçekten de çok güzel ve özel bir yerdi. Yerleştik. Üstümüzdekileri çıkarttık. Serpilin minik ama kadınsı vücudu leylak rengi bikinisinin içinde çok güzel görünüyordu. Serhat, Serpil’i bikinisiyle ilk defa görüyordu. Şöyle bir süzüp, Islık çaldı. “Ne güzelmiş senin vücudun ” dedi. Serpil güldü. “Sen de hiç fena değilmişsin” dedi. Gerçekten Serhat’ın vücudu da çok iyiydi. Çalıştığı belli oluyordu. Kendimizi denize attık. Serinlemek çok iyi gelmişti. Pırıl pırıl güneşin altında kumlara uzandık. Dalgaların hafif sesi geliyordu.

Serhat “Dün akşam yattıktan sonra düşündüm” diye başladı söze. Bana bir senaryo yazmaya ne dersin.? Serpilin gözleri parladı. “Ciddimisin? Çok hoşuma gider”
-Aklında bir konu var mı peki?
-Ne yalan söyleyeyim ben de dün akşam yattıktan sonra bazı şeyler düşündüm, dedi Serpil yaramaz yaramaz.
-Ne düşündün? Senaryo mu?”

“Roman olarak düşünmustum ama şimdi çok iyi bir senaryo olabileceğini görüyorum. Bir birine aşık genç bir çift başka bir erkekle bir yazlık paylaşıyor ve kız onunla da bir ilişki yaşıyor. Üçü birlikte, yazı ve aşkı dolu dolu yaşıyorlar” dedi ve sustu Serpil. Ayni yaramaz bakışlara Serhat’ın cevabını bekliyordu. Ben de çok şaşırmıştım. Hepimiz aslında Serpil’in ne demek istediğini anlıyorduk. Serpil bana da bir bakış attı ama asıl Serhat’ın cevabını bekliyordu. Ben ağzımı açamadım. Ne diyeceğimi bilemiyordum. İki türlü de Serpil’i kaybetmekten korkuyordum.

Serhat, mesajı almamış gibi “Gerçekte olacak bir şey değil tabii ama bence çok güzel film olur. Zaten filmler hayallerimizi tatmin etmek için yapılamazmı?” Dedi.

“Neden gerçek hayatta olmasın ki?” dedi Serpil. Sesinde gerginlik vardı.

Serhat “Öteki erkek belki kızın sevgilisini üzmek istemez. Belki kendisinin de bir sevgilisi vardır aldatmak istemez. Ya da kızı sevgilisiyle paylaşmak istemez.”

Serpil duraksadı. “Bunların hepsi mi yoksa?” Dedi buruk bir ifadeyle. Artık açık açık soruyordu.

Serhat sakince ” Evet” dedi. “En başta bunu Tarık’a yapamam. Yoksa emin ol sana hayır demek benim için çok zor. ” Serpil istediği verilmemiş bir çocuk gibi biraz daha söylendi. Ama sonunda kabul etmiş görünüyordu Serhat’ın reddini.

Ben işin bu şekilde hallolmasından rahatlamıştım. Bütün günü plajda Serhat’a sorularla ve Sepil’in özgürlük felsefesini anlatmakla geçirdik. Tanışmamızın ikinci gününde bir birimizin pek çok özelini öğrenmiştik. Serpil hala ara sıra bu ilişkinin mümkün olduğunu iddia edip şirin şımarıklıklar yapıyor, bizi güldürüyordu. Ama hepimiz tavrımızı belli ettiğimiz için tepki göstermiyorduk.

Eve dönüp odamıza girdiğimizde konuyu açmamayı tercih ettim. Ama Serpil ” Serhat’a teklifime bozulmadın değil mi ?” Diye sordu. “Söylemeden bana haber verseydin iyi olurdu? dedim biraz bozuk. Bir şey demedi önce. Sonra “Haklısın seni kötü durumda bıraktım”dedi boynuma sarılıp özür diledi. Yanağımdan öptü. Gülümseyip “Tamam”dedim. Oda gülümsedi. “Rahat ol. Olmaz zaten. “dedi. “Bundan sonra bizim için bir film konusu bu sadece.”

Terasa çıktığımızda Serhat’ı orada bulduk. Hafif bir şeyler yiyerek filmi konuşmak istiyorduk. Yine sıcak sessiz ve güzel bir akşamdı. Senaryo konusunda anlaşmıştık. Ben de film de kameraman olabileceğimi söyledim. Zaten geldiğimizden beri sürekli fotograf çekiyordum. Çektiğim fotolar film için iyi bir hazırlık olurdu. Serpil ara sıra senaryoya ilgili aklına bazı detayları bize anlatıyor. Fikirlerimizi alıyor ve not ediyordu. Hikaye içinde olduğumuz durumun ve Serpil’in hayallerinin etrafında gelişiyordu. Artık bunu Serpil’in ilham kaynağı olarak görüyor, kabul ediyor hatta cesaretlendiriyorduk.

O akşam yatakta ona sarılmaya çalıştığımda, Serpil “Sana sarılırken Serhat’a ihanet deiyormuşum gibi geliyor” dedi. Şok olmuştum. Bir şey diyemedim. Bakışlarımı görünce açıklamak ihtiyacını hissetti. “Sen olmasan benimle olurdu şimdi. Onun da beni çok istediğini biliyorum seni üzmemek için yapmıyor bir şey.” Çok bozulmuştum “Tamam o kadar çok istiyorsan ayrılalım” dedim öfkeyle. “Hayır öyle değil. Ben seni çok seviyorum. Ama Serhat için de sorumlu hissediyorum.”

-Bir çaresi yok o zaman” dedim. Her kez katlanacak durumuna.
-Bu duygular içindeyken, seninle sevişmeyeceğim. Anlarsın beni değilmi?
-Ne kadar zaman için ?
-Bilmiyorum
Öfkeyle “Artık sevgilimle de sevişmeyeceğim öyle mi? Dedim. Arkamı döndüm. Sarıldı. “Sen de üzülme ama şimdi. Bu her kez için en iyisi. O da seni düşünüyor bak.” Omuzumu öpüp durdu bir süre. Sonra zar zor da olsa uyuduk.

Ertesi gün bir gerginliğimizin olduğunu Serhat farketmişti ama bildiklerinden dolayı olduğunu sanıyordu. Plaj ve film çalışmalarıyla bir günümüz daha geçti. Serpil yine hayallerini kağıda döküyor. Zaman zaman benden bunun nasıl görüntülenmesinin iyi olacağını soruyordu. Bu harika manzara ve ışık Serpil’in hayallerine iyi bir görsel ortam yaratıyordu. Bol bol fotograf çekiyordum. Ben de biraz daha gevşemiş, keyif almaya başlamıştım. Bir dinlenme sırasında Serpil Serhat’a “Dün akşam Tarık a söyledim. Onunla sevişmeyeceğim. Ikiniz de benim için önemlisiniz. Onunla sevişirsem sana haksızlık ediyorum gibi geliyor. ” dedi. Serhat bu ani itirafa şaşırmıştı ama hoşuna gittiğini farkettim. Bense bir kez daha bozulmuştum.

“Olurmu öyle şey? ” dedi Serhat. O senin bir yıllık sevgilin benle daha dün tanıştın. “
“Olsun. Üçümüz bir takımız şimdi burada. Ben böyle hissediyorum.”
Serhat bana baktı. Ne diyorum gibilerinden. Sevgilimin karakterini bildiğim için söylenecek bir şey yoktu. O da anladı. Zaten hoşuna da gitmişti. “Tamam o zaman” dedi. Biz bir takımız. Platonik bir üçlüyüz.” gülerek. Serpil Serhat’a sarıldı. “Çocuklar, çok güzel bir film yapacağız birlikte” dedi.

Ertesi sabah yine terastaydık. Serpil başını kucağıma koymuş dizini kırmıştı. Ayaklarını Serhat’a doğru uzatmıştı. Serhat’ın bacaklarına yandan neredeyse dokunuyordu. Filmin teknik detaylarını konuşuyorduk. Serpil bundan sıkılmıştı. Ara sıra kızdırmak için ayağıyla Serhat’ı ittirmeye başladı. Bunu önce önemsemeyen Serhat, Serpil’in daha sertleşen darbelerine karşı “ Hey! Yapma!” deyip bir yana kaydı. Ama köşede olduğu için kaçamamıştı. Serpil gülüp ittirmeye devam etti. Ben de yapma deyip duruyordum. Birazdan Serhat dayanamadı. Oturduğu yerden kalktı. Serpil’i ayak bileklerinden yakalayıp yukarıya doğru çekti. Serpil “Bıraksana yaa! ” diye bağırıp debeleniyor, kurtulmaya çalışıyordu. Böyle asılı gibi çırpınırken elbisesi beline kadar düşmüş tangasının zaten örtmediği harika kalçaları ortaya çıkmıştı. Bikiniden yanmamış kısmı daha açık renkti “Uslu duracakmısın bakiyim ha? Uslu duracakmısın ? ” Diyor bir yandan da sevgilimin kalçalarını bakmadan edemiyordu. Sonunda Serpil, kıkırdıya kıkırdıya “Tamam. Tamam. Söz.” Dedi. Serhat bir süre daha Serpil’i ayaklarından öyle asılı tuttuktan sonra yavaşça bıraktı. Eski yerine oturdu.

Serpil yaramaz bakışlarla, eskisi gibi başını bana ayaklarını onun bacaklarımın yanına dayayıp uzandı. Üçümüz de gülüyorduk. Konuşmamıza kaldığımız yerden devam ettik. Serpil ayağını biraz hareket ettirince Serhat hemen elini üstüne koydu. Refleks bir hareketi bu. Ayağını tuttu. Sonra Serpil’in bir şey yapmayacağını farkedince rahatladı ama tutmaya da devam etti. Bir yaramazlık yapabilirdi. Konuşmamıza devam ettik. Biraz sonra Serhat’ın sevgilimin ayağını tutan elinin yavaş yavaş hareket ettiğini farkettim. Parmakları ayağının okşuyordu. Bunu çok doğal bir şeymiş gibi yapıyordu. Ben de görmemezlikten geliyordum.

Serhat, damdan düşer gibi “Güneşte daha çok yerini yakmalısın bence. Sana Bodrum’dan küçük bikiniler alalım” dedi. “Üstsüz de güneşlenmelisin.” Serpil aslında oldukça küçük bikiniler giyiyordu. Ama Biraz önce poposunun güneş görmemiş yerleri daha da seksi görünmüştü. Serpil, “Tamam olur. Yarın gidip alalım” dedi. Serhat güldü, “Ben, senaryoda erkek böyle desin diye, yazman için söylemiştim” Biz de güldük. Serpil, “Olsun gidip alalım. Film için araştırma olur. Zaten yeni bikinilere ihtiyacım var.” dedi. Serhat,” O zaman ne bekliyoruz yarını? Şimdi gidelim” dedi.

Hem alışveriş yapar hemde yemek yer, gezeriz dedik. Hemen kalkıp arabaya atladık. Serhat arabayı kullanıyordu. Ben yanına oturdum Serpil de arkada. Günlerce sakin bir hayattan sonra, Bodrum’un kalabalığı hoşumuza gitmişti. Sokaklarda öylece dolaşmaya başladık. Gerçekten üç iyi arkadaş, bir takım gibiydik. Ellerimizdeki dondurmaları yalıya yalıya vitrinleri seyrediyor, bir birimize şakalar yapıyorduk.

Sonunda istediğimiz gibi bikinileri satan bir dükkan bulduk. Sevgilim tek tek giyip bize defile yapmaya başladı. Manken gibi hareketlerine hem gülüp eğleniyor hem de tahrik oluyorduk. Satıcı kız bile her zamanki müşterilerden olmadığını farketmişti Serpil’in. Hangimizin sevgilisi olduğunu anlayamıyordu herhalde. Serpil her seferinde kıza daha küçüğü varmı diye soruyor. Kız da daha küçüğünü bulup getiriyordu. Serpil, Serhat ın da onayıyla iki çok açık bikini seçmişti. Satıcı kız “bir dakika” deyip arka tarafa gitti. Merakla bekledik. Geri geldiğinde yumruk şeklinde kapalı elini bize doğru uzattı. Gülümseyerek açtı. Neredeyse sadece ipten oluşan bir bikini vardı avucunda. “Uzun zamandır elimizde bu. Kimse almadı. Size hediyemiz olsun. Bunun hakkını siz verirsiniz”. Serhat hemen “Mükemmel ! Hem de turuncu. En sevdiğim renk.” Diye haykırdı heyecanla. Sevgilim de çok beğenmişti. O da heyecanla hemen eline alıp inceledi. Bir bana bir Serhat a bakıp “giyebilirmiyim ben bunu ya?” Diye sordu. Serhat “Önce evde bize giyersin.” Dedi. Serpil elindeki bikiniyi üstüne tuttu. “Yok gibi” dedi. Gerçektende öyleydi. “Bakalım giyebilirmiyim” deyip satıcı kıza teşekkür etti. Artık bundan küçüğünü bulamayacağımızı bildiğimiz için ödemeleri yapıp çıktık. Parasını Serhat ödemişti. “Benim fikrimdi” deyip bize ödetmedi. Serpil çıktığımızda ona sarılıp yanağından öptü. “Çok teşekkür ederim Serhatcığım. Umarım giydiğimde de hoşuna gider”

Serhat çarşıda bir vitrinde gördüğümüz ince askılı bir elbiseyi de “Sana çok yakışır bu” diyerek aldı. Serpil yine sarılıp öptü Serhat’ı. O akşam deniz kenarında bir restaurantda yemek yedikten sonra evimize döndük.

Günlerimiz güzel ve verimli geçiyordu. Hem gezip eğleniyor hem de çalışıyorduk. Çok iyi anlaşıyorduk. Çok uyumluyduk. Deniz’de yüzüyor güneşleniyorduk. Serpil yeni küçük bikinileriyle aklımızı başımızdan alıyordu her gün. En küçük olan bikinisini daha giymemişti. Ilk haftanın sonuna doğru Serpil’in senaryosunun büyük bir kısmını kağıda geçirmiştik. Ben de fırsat buldukça fotograf çekiyor film için sahne ve açıları yakalamaya çalışıyordum. Çoğu zaman Serpil ve Serhat baş oyuncu oluyorlardı görüntülerimde. Hatta bir kere gittiğimiz gece Kulübünde üçümüz birlikte dans ederken kendimi fazlalık gibi hissettim. Hayal ettiğim gibi bir tatil olmuyordu ama başka türlü heyecanlar duyduğumu da fark ediyordum. Akşam Serpil le yatıyordum ama kardeş gibiydik. Beni yanağımdan öpüyor. Iyi geceler diliyordu. Son zamanlarda yatakta onu ellemeye calismaktan vaz gecmedigim icin aramiza yastik bile koymaya baslamisti. O kadar cok seviyordum ki kizmama ragmen sonunda kabul ediyordum.

Bir kaç gecedir dışarda yemek yiyorduk. Bu akşam terasta yiyelim yine dedik. Serpil Serhat’ın aldığı askılı elbiseyi giyip terasa geldi. Bir modelden fasksızdı. Artık tamamiyle bronzlaşmış pürüzsüz teni, beyaz elbisenin içinde daha da etkileyici görünüyordu. İçindeki tangası ince kumaşdan farkediliyordu. Ikimizde durup tepeden tırnağa süzdük. Aklımızı başımızdan almıştı. Ben kameramı elime alıp fotografını çekmeye başladım. “Hadi güneşin batışını kaçırmayalım. Şöyle durun duvarın kenarında. Iyi bir sahne olacak. Güneşin açısı çok iyi geliyor” dedim. Arkalarını dönüp yan yana güneşe bakar pozisyona geldiler. Ben fotograf çekerken Serpil elini yana doğru ittirerek Serhat’ın eline dokundurdu. Serhat bunun üzerine başını yavaşca döndürüp Serpil’e baktı. Serpil Serhat’ın dokunduğu elini yumuşak bir şekilde tutuverdi. İkisi de bir birlerine dönüp bakışmaya başladılar. Çok iyi bir pozdu. Güneşin ışığı şimdi elbisenin kumaşından Serpil’in o diri göğüslerini görünür hale getirmişti. Serhat da farketmişti. Serbest olan elinin parmaklarını Serpil’in güneşin turuncu ışığıyla alev yana saçlarına geçirdi. Gözlerinin içine bakarak “Çok güzelsin Serpil” dedi. Ben bu anı fotoğraflarla yakalamaya çalışırken başını kavradı. Ona doğru eğildi. Serpil çıplak ayak parmakları üstünde yükseldi. Dudakları birleşti. Donakaldım. Sevgilim ve Serhat aşkla öpüşüyorlardı. Hani ben varken Serpil le bir ilişkiye giremezdi. Ne yapıyorlardı? Bu film değildi artık. Sevgilim ona sarıldı. Ayakta sevişiyorlardı. Ellerini alttan Serhat’ın gömleğinin içine soktu. Çıplak sırtını okşuyordu artık.

Dudakları dakikalardır ayrılmamıştı. Ben kıskançlık ve öfke içindeydim. Bir yandan da çok tahrik olduğumu farkettim. Sadece seyredebiliyordum gözümün önünde olanları. Serhat dudaklarını sevgilimden ayırdı. Biraz geriye çekildi. Serpil de. Tamam artık bitti, diye düşündüm. Ona tepeden tırnağa bakıyor güzelliğini içine sindirmeye çalışıyor gibiydi. Bir birlerine bakıp gülümsediler. Sonra hiç beklemediğim bir şey oldu. Serhat parmaklarıyla sevgilimin elbisesinin askılarını omuzunun iki yanına ittirdi. Elbise yavaşça kayarak ayaklarının üstüne düşüverdi. Sadece tangasıyla kalmıştı sevgilim. O ellemeye doyamadığım güzel memeleri dim dik duruyorlardı tayfunun önünde. Serhat onlara önce baktı. Sonra yavaşça okşamaya ardından avuçlamaya başladı. Ah, onları okşamayı nasıl özlemiştim. Serhat da üstünü çıkarttı. Tekrar sarılıp öpüşmeye başladılar. O güzel göğüsleri şimdi Serhat’ın göğsüne sürtüyordu. Serpil Serhat’ın sırtını okşarken Serhat’ın elleri arkadan sevgilimin yuvarlacık çıkık kalçalarına indi. Onları da ayni şekilde önce okşadı. Sonra avuçlamaya başladı. Artık deli olacaktım neredeyse. Sevgilime dokunmayı çok özlemiştim. Onun kalçalarını ellemek için neler vermezdim şu an. Ama cesaret edemiyordum. Tamamiyle kaybetmekten korkuyordum. Seyretmekle yetinmeye kara verdim.

Öpüşmeleri iyice ateşlendi. Daha fazla bekleyebilecek halde değildiler. Serhat onu elinden tutup minderlerin olduğu tarafa götürdü. Serpil’i minderin üstüne sırtüstü yatırdı. Ayakta şortunu ve kilotunu çıkarttı. Dim dik olmuş iri erkekliğini gördüm. Damarları farkediliyordu. Sevgilim de o sırada tangasını çıkartıp attı. Bacaklarını zarif bir şekilde iki yana ayırdı. Minik pırıl pırıl kadınlığı Bütün davetkarlığıyla ortadaydı artık. Serhat sevgilimin bacakları arasına girip üzerine uzandı.

Tekrar öpüşmeye başladılar. Serhat bir elini bacak arasına götürdü. Aman allahım sokacaktı sevgilime. Kasıklarını biraz kaldırdı. Erkekliğini sevgilimin kadınlığına dayadığını anladım. Öpmeyi bıraktı başını kaldırdı Serpil le göz göze bakışıyorlardı. Yavaş yavaş Kasıklarını indirdiğinde sevgilimin yüzü gerildi “Ahhhhh!” diye inledi. Girmişti. Serpil sımsıkı sarıldı. Bacaklarını onun beline doladı. Serhat iri vücudunun altında minicik kalmıştı. Serhat bir süre kıpırdamadan durdu bakışıyor birleşmelerini sindiriyorlardı. “Oh! Serhat içimi doldurdun. Hayatımda böyle bir şey hissetmemiştim.” Serhat duyduklarında mutluydu gülümsedi. Serpil’in içinden çıkıp tekrar abandı. Serpil Serpil’in gözleri büyüdü önce. Yine bir “Ah! ” çekti. Iki saniye nefesini topladıktan sonra. “Oh! Serhat, Sik beni!”

Serhat iyice azmıştı sevgilimden bunları duymaktan. Sokup çıkarmaya başladı. İşte o an Serpil’den hiç duymadığım inlemeler duymaya başladım. Serhat geçirdikçe o haykırıyordu. Yüzü geriliyordu. Bacakları hala Serhat’ın beline dolanmışken tırnaklarını da Serhat’ın sırtına sapladı. Serhat artık kendine kenetlenmiş haldeki sevgilimi acımasızca sikiyordu. Sevgilim “SERHAT! SERHAT! SERHAT!…” diye haykırmaya başladı. Geliyordu.Serpil’in sesi kesildi sadece nefesi duyuluyordu artik. Ama Serhat birakmadi ayni tempoyla sikmeye devam etti. Alaca karanlikta Serhat’in kasilmis kalcalarinin inip kalktigini goruyordum. Sevgilim tekrar İnlemeye başladı. Inemeleri haykirmalara donustu. İkinci defa boşalması fazla vakit almadı. Yastıkların üstünde debelenerek geliyordu. Simdi ona Serhat’in bogurmesi de eklenmisti. Ikisi birlikte geliyorlardi. Serhat sert darbelerle koyuyordu sevgilime. icine fiskirttigini anladim. Muhteşemdi. Sanki ben orada yoktum. Dunya da sadece ikisi vardi. Ve yapilmasi gereken en dogal seyi yapiyorlardi.

Ter içinde kalmışlardı. Nefeslerinin normale dönmesi dakikalar aldi. Yavasca dogrulan Serhat sırtını duvara verdi. Serpil de sırtını ona dayadı kaşık gibiydiler. Serhat ona sarılıyordu. Yüzleri bana dönüktü. Hava da kararmıştı. Serpil,”Serhat, ben hiç sikilmemişim şimdiye kadar.” diye fisildadi. Sonra da bana “Offf Tarık, aşkım anlatamam sana nasıl bir duygu olduğunu bunun. Kadın olduğumu hissettim ilk defa” Dedi sonra biraz kaygıyla “Bozulmuyorsun değilmi ? Biz her şeyi paylaşacak kadar yakınız, değil mi?”

Yaptıklarına değil de söylediklerine bozulup bozulmadığımı soruyordu Serpil? Ağzımın kurulduğundan dolayı yutkundum “Eh biraz bozulmadım desem yalan olur açıkcası” dedim. Serhat da “Kusura bakmadın değil mi Tarık? Kendime hakim olamadım” dedi. Sanki bu daha kabul edilebilecek bir şeymiş gibi “Tabii” dedim. Büyüklüğün bende olduğunu, yaptıklarından etkilenmeyecek kadar güçlü olduğumu yansıtmaya çalışıyordum. Bozuktum ama çaresizliğimi hissetmelerini istemiyordum.

Serpil heyecanla anlatmaya devam ediyordu. “Bir an zevkden öleceğim zannettim biliyormusun?” Dedi “Seninle hiç böyle olmamıştı.” Serhat beni Serpil’in sözlerine karşı korumak için araya girdi. “Yok canım abartma artık. Tarık da sana kimbilir nasıl zevk vermiştir.” Dedi. Serpil bana bakıp sevgiyle gülümsedi ” Canım benim! Tabii çok zevk verdi. Biz onunla çok güzel anlaşıyoruz. Sevişiyoruz. Özgür ve eşitliğe dayanan bir ilişkimiz var. Ama seninle özgür ve eşit olmak istemiyorum. ” Gittikçe heyecanlanıyordu konuşması. ” Senin yanında küçük ve zayıf hissettim. Senin gücüne teslim olmak hoşuma gitti. Ne istersen yap bana istiyorum. Tarık’ı hiç düşünmedim. Onunla ilişkimizi kaybetmek pahasına bile bir kere daha senin kadının olabileceğimi biliyorum. Şu an Tarık bana engel olamaya kalksa bile sana tekrar kendimi veririm biliyormusun? Çünkü seni her şeyden çok istiyorum. Sevgilin olduğunu, onu bırakmayacağını bilmemem rağmen.” Sözlerinin sonunda aşkını ilan eden bir ses tonu vardı. Bunun karşısında ben de Serhat da diyecek bir söz bulamadık. Uzun bir sessizlik oldu. Serhat ona biraz daha sarıldı. Ben küçülüp yok olduğumu hissettim.

Sessizliği Serpil bozdu. Serhat’ın kendine sarılan kolunu öperek bana döndü” Aşkım mumları yakarmısın? Şimdi biz kalkmayalım buradan.”
“Bu dediklerinden sonra hiç bir şey yapmamam lazım ama…” Deyip kalktim. Kibriti alıp tek tek mumları yaktım. Mum ışığında terli vücutları parlıyordu. Serpil’in bir göğsü görünüyordu. Diğerini Serhat’ın kolu örtüyordu. Serhat’ın kasıklarına yaslanmış kalçaları muhteşem bir kavis yapıyordu.

Serpil’in söyledikleriyle ilgili konuşmaya başladık. Serhat’la ben bu karışık durumu biraz rahatlatacak, gerginliğini azaltacak sözler bulmaya çalışıyorduk. Sohbet biraz daha değişik konulara gider gibi oldu. Hatta Serpil’le ilk flört anılarımızı anlatıyorduk Serhat’a. Serhat ona sarılan elini yukarıya kaydırdı yavaşça. Bir göğsünü avuçladı. Sohbete devam ediyorduk. Ardında ayni eli önce yavaşça beline ardından da o güzel kalçalarının üstünde yükseldi. Ağır ağır okşamaya başladı yuvarlaklığını. Serpil gerçekten çok minicik görüyordu. Ben oturduğum yerde kendimden geçiyor, bir yandan da konuşmamı sürdürüyordum.

Serhat, Serpil’i boynundan öperken kasıklarını biraz geri çekti. Elini bacak arasına soktu. Ne yapacağını heyecanla bekliyordum. Evet erkekliğini kavrıyordu. Ohh! Yine sokacaktı. Göremememe rağmen her şey ortadaydı. Kasıklarını ileri doğru ittirdiğinde Serpil hala bana cevap veriyordu. Cümlesini bitirmedi “Oh! Serhaaaaaat” diye soludu. Beni unutuvermisti. Başını arkaya doğru uzatıp dudaklarını araladı. Serhat o dolgun dudaklara yapıştı. Emmeye başladı. Ağır ağır girip çıkıyordu. Şimdi görebiliyordum Serhat’ın erkekliğinin sevgilime girişini. Serhat öne doğru ittirdikce Serpil de arkaya doğru bastırıyordu kalçalarını. Tam bir aheng içindeydiler. Dilleri bir birinin ağzında dolaşıyordu. Yine kopmuşlardı. Sevgilim elini,arkaya uzatıp Serhat’ın başınım kavradı. Kendine çekti. Ayrılmasını istemiyordu. Ihtiraslar öpüyordu onu. Serhat da bu sırada Serpil’in memelerini avuçluyordu.

Sanki 20 dakika önce o delice sevişme olmamış gibi arzuluydular. Serpil “Oh! Serhat seni göbeğime kadar hissediyorum” diyerek elini göbeğinin üstüne koydu. “İşte bu olağanüstü bir duygu, aşkım. Sen de koy elini bak. Hisset” dedi. Kızgın ve utanıyor olmama rağmen biraz bekledikten sonra ona dokunmayı çok istiyordum. Onun hissettiklerini hissetmek istiyordum. Yerimden doğrularken Serpil’in Serhat’ın elini tutup göbeğinin üstüne getirdiğini gördüm. Aşkım diye bana değil ona diyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Yarı kalkmıştım. Farkettirmeden oturmaya çalıştım. Ama Serhat da kendisine dediğini anlamadığı için elini götürmemiş bana bakıyordu. Olayı farketti. Serpil’e Alçak sesle ” Tarık’a diyorsun zannettim. Tarık da öyle zannetti.” Dedi. Sanki Serpil’in bana gobegini elletmesi gerekir diye uyariyordu onu. Serpil şaşırdı.
-Ellesin mi peki ?”
-Ellesin de senin ne kadar mutlu olabilecegini anlasin istersen.
-Tamam o zaman. Ama kaldiğimiz yerden devam edeceksin söz mü? Tarık bozmasın zevkimizi.
-Ah! tatlım zevkimizi kimsenin bozmasi mümkün değil. Ne Tarik de ne baska biri. Öyle güzel sarıyorsun ki beni içinde.
-Tarik, AŞKIM (kelimenin üstüne espirili bir şekilde basarak beni kasteddigini ifade etti ve gülümsedi.) Gel de bu zevkimi paylaş nolursun. Elle bak göbegimi.

İçimdeki karışık duygulara ragmen kendimi engelleyemedim. Tam bir yüzsüzlük örnegi davranışla kalktım. Yanlarına gittim. Diz çöktüm. Heyecanla titreyen ellimli sevgilimin minik göbeğinin üstüne koydum. Serpil “ Hissediyormusun?” diye. Orada bir sertlik vardi galiba. Tam o sırada Serhat kasıklarını geri çekip ittirdi. Aman allahim! Evet sertligin elime carptigini hissettim. Ne kadar kocamandi. Ne kadar sertti. Serpil’in karnında bebeğimizin ilk hareketini elimle hissetmeyi hayal ederdim. Ama şimdi, sevgilimin rahminde baska bir erkegin yaragini hissetmekten tahrik oluyordum. Serhat bana nispet yapar gibi sokup çıkartmaya başladi. “Evet Askim.” dedim. “Kocaman! Tas gibi!”

Serpil tekrar başını geriye atıp dudaklarını erkegine teslim etti. Ben o darbeleri elimde daha uzun hissetmek için kıpırdamadan duruyordum. Onları rahatsiz etmek istemiyordum. Bir süre sonra Serpil Serhat’in elini tutup göbeğinin üstüne getirdi. Onun hissetmesini istyordu asıl. Elimi çekmediğimi farkeden Serpil bir an öpüşmeyi bırakıp bana döndü. Ters bir bakisla “TARIK !” dedi. Elimi ittirdi. Hakliydi durumu hissedip daha once çekmeliydim elimi ama yine de bunu daha yumuşakça yapabilirdi. Hiç olmazsa Serhat’in yaninda. Serhat da artık onu tanımıştı. Hissettiği gibi davranirdi. Hafifçe güldü. Ben bir şey demeden eski yerime gectim. Onlar kendi dünyalarına döndüler. O gece bazan romantik bazan şehvetle saatlerce önümde seviştiler. İkisinin her hareketini, agizlarindan cikan her kelimeyi ve sesi beynime kazidim.

Akşam yatağa gittiğimizde Serpil’e sarılarak sevişmek istediğimi belli ettim. Artık benimle sevişmemesi bir neden yoktu. Onun için, bütün gece deli olmama rağmen 31 çekmeyip gücümü bu ana saklamıştım. Serhat’ın performansından sonra rezil olmak istemiyordum. Şefkatle bana bakıp “Aşkım Serhat perişan etti beni yapamam. Bittim gerçekten.” dedi. Arkasını döndü. Hemen uyudu.

Devamı var…

Ben, sevgilim Kübra ve ev arkadaşı Tuğba

Aniden bastıran yağmura yakalanmıştım. Hava birden griye kesmiş, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Baştan aşağı sırılsıklam bir şekilde hızlı adımlarla sevgilimin evine doğru gidiyordum. Üstümdeki elbiseler ıslaklıktan vücuduma yapışmış ve iyice ağırlaşmıştı. Bu haldeyken tek düşündüğüm vardığımda Kübra’nın beni koynunda ısıtacağıydı. Binanın önüne geldiğimde hızla merdivenlerden indim ve koşarak kapıya vardım ve zili çaldım. Kapı otomatiğine basılmasıyla beraber kendimi apartmanın içine attım. İlk katta oturduklarından dolayı asansöre hiç meyil etmeden doğruca merdivenlerden çıktım. Kapıda beni minicik şortu ve derin dekolteli atletiyle beraber beni karşıladığında içim ısınmaya başlamıştı bile. Beni o halde görünce sırılsıklam olmuşsun hayatım çabuk geç içeri elbiselerini değiştir, dedi. İçeri geçtiğimde yüzüme vuran sıcaklık beni biraz kendime getirmişti. Evleri kapıcı dairesinin üstü olduğu için ara kat ve ev oldukça ısınıyordu. Evde yarı çıplak gezeriz genelde. Bazı geceler onlarda kaldığım için birkaç elbisem onlardı olurdu hep. İçeri girip odasına geçtim hemen. Üstümdekileri çıkarırken şortumu ve tişörtümü dolabından çıkarıyordu. Elindekileri bana uzatırken kendime doğru çektim onu ve birbirimize sarıldık. Göğüslerinin yumuşaklığını vücudumda hissetmemle ısınmaya başladım. Evdeyken özellikle südyen giymemesini istiyordum. Hadi çabuk üstünü değiştir Tuğba gelir birazdan dedi. Tuğba, Kübra’nın ev arkadaşı. Uzun boylu, kısa saçlı, bembeyaz tenli bir kız. Evlerinde sık kaldığımdan Tuğba’yla aram oldukça iyidir. Evi üç kişi paylaşıyoruz dersem yeridir. Birbirimizden hiç çekinmediğimizden evin içinde üçümüzde rahat dolaşırız. Tuğba’nın o muhteşem vücudunu hayal edip sevgilimle beraber olduğum zamanlar azımsanmayacak derecede fazladır. İçeri geçip bilgisayarı açtım ve film arşivimden Ang Lee’nin Lust Caution filmini açtım. Kübra elinde sıcak kahvelerle beraber gelip yanıma oturdu. Üstümüze ince bir pike alarak filmi izlemeye başladık. Koluma sarılıp başına omzuma koymasıyla beraber yumuşa göğüslerini tekrar hissettim. Kafamı ona doğru çevirdim ve birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Yavaş eğildim ve dudaklarımız birleşti. Sıcak ve oldukça istekli bir şekilde öpüşüyorduk. Öpüşürken bir elimi göğüslerine götürmemle ımmmmm diye inlemesi bir oldu. Ellerimle o harika göğüslerini okşarken deliler gibi öpüşüyorduk. Birden elini önüme attı ve sikimi okşamaya başladı. Derin derin nefes alıyordu. Elimi göğüslerinden aşağı doğru kaydırarak elimi şortundan içeri soktum ve külodunun üstünden amını okşamaya başladım. Kilodunu hafifçe yana çektim. Bu esnada ıslaklığı hissettim ve parmağımı yavaşça içine doğru soktum. Nefes alış verişi hızlandı ve yavaş yavaş inliyordu. Eliyle atletini sıyırdı ve başımı göğüslerine doğru bastırdı. Bir elimle onu parmaklarken aynı zamanda göğüslerini emiyordum. Muhteşem zevk alıyordu. Bunlar olurken elini sikimden bir an bile çekmedi. Zilin çalmasıyla toparlandık hemen. Kübra kapıyı açmaya giderken bende filmi tekrar başa aldım. Kapıya döndüğümde Tuğba’da benim gibi sırılsıklam bir şekilde içeri girdi. Kapıda montunu çıkarıp hemen odasına geçti. Kübra da mutfağa girdi. Birazdan elinde bir kahve bardağıyla daha geldi. Tuğba çabuk ol tatlım kahven soğumasın dedi. Tekrar yanıma gelip pikenin altına girdi. Filmi başlatacakken bekle Tuğba’da gelsin beraber izleyelim dedi. İki dakika sonra Tuğba içeri girdi. O da üstüne bir atlet giymiş, altında da ince kaprisi vardı. Tuğba’nın göğüsleri de Kübra gibi oldukça iridir. Tuğba’nın atleti dardı ve üzerine tam oturmuştu. Atletin altına südyen giydiğinden harika frikik veriyordu. Tuğba’da gelip diğer yanıma oturdu ve kahvesinden bir iki yudum aldı. Kübra, bebeğim sen de gir pikenin altına dedi Tuğba’ya. O da pikenin altına girdi ve filmi izlemeye başladık. Üç kişi birbirimize iyice sokulmuştuk. Kübra, Tuğba ile olan yakınlığımı hiç kıskanmazdı. Evin içinde rahat dolaşıp birbirimizle şakalaşmaktan o yüzden hiç çekinmezdik. Kübra koluma sarılmış başını omzuma koymuştu, Tuğba’da başını omzuma yaslamıştı. Filmin ilerleyen sahnelerinde oldukça cinsellik içeren sahneler vardı. Sikim o sahnelerin etkisi, sevgilim Kübra’nın göğüslerinin yumuşaklığı ve Tuğba’nın vücudunun temasından dolayı uyarılmıştı. Birden Kübra boşta olan elini önüme koydu. Yavaşça ona doğru baktım. Sikimin kalkmış olduğunu görünce yüzünde hafif bir tebessüm oldu. Filme geri döndüm. Kübra pikenin altından sikimi yavaşça okşuyordu. Tuğba’nın yanında böyle bir şey yapıyor olması beni iyice tahrik etmişti. Acaba fark eder mi diye arada göz ucuyla Tuğba’ya bakıyordum ama filmi odaklanmıştı. Sahnenin bitmesiyle birlikte Kübra okşamayı bıraktı ama elini çekmedi. Filmi izlemeye devam ederken Tuğba biraz toparlandı ve o da koluma sarılarak başını omzuma koydu. Göğüsleriyle beraber koluma baskı yapıyordu. İçimden keşke südyen giymemiş olsaydı diye geçirdim. Bir yanımda Tuğba’nın baskıları bir yanımda Kübra’nın yumuşaklığından dolayı sikim tekrar hareketlendi. Kübra’nın elinin altındaki hareketlenmeyi hissetmesiyle okşaması bir oldu. Çıldırmak üzereydim. O sırada filmde oldukça sert bir sevişme başlamıştı. Kübra sahnenin etkisiyle elini şortumdan içeri soktu ve o şekilde okşamaya başladı. Tuğba’nın nefes alış verişleri de değişmişti. Anlaşılan o da etkilenmişti sahneden. Filmi bu şekilde bitirmiştik. Saat geç olduğu için filmden sonra hemen odalarımıza geçtik. Yatağa girmemle Kübra’nın dudaklarına yapışmam bir oldu. Deliler gibi öpüşüyorduk. Birden durdum ve Kübra’ya neden yaptığını sordum. Gülerek hoşuna gitmedi mi diye sordu. Gitti ama Tuğba fark eder diye çekinmedin mi dedim. Çekindim ama böyle daha heyecan verici oldu dedi. Bende evet dedim. Ben zaten arada kontrol ediyordum o filme iyice dalmıştı dedi. Bunları oldukça kısık bir şekilde konuşuyorduk çünkü ev iki oda bir salon olduğundan dolayı yatak odaları yan yanaydı. Kübranın atletini yana sıyırarak muhteşem göğüslerini emmeye başladım. Hafif hafif inleyerek saçımı okşuyordu. Atletini yukarı doğru sıyırdım ve göğüslerinden başlayarak aşağı doğru yavaş yavaş öperek iniyordum. Göbeğine geldiğimde ellerimle şortunu ve kilodunu aşağı doğru sıyırdım. Kıllarının olduğu kısımı tıraşlamıştı. Sonra şortunu ve kilodunu tamamen çıkardım. Bacaklarını ayırarak amını yalamaya başladım. Bacak arasını dil darbelerime göre hareket ettirip hafif hafif inliyordu. Bir eliylede saçlarımı sıkıyordu. Ona kendine dokunmasını söyledim. Ben amını yalarken o da bir eliyle göğüslerini sıkıyordu. Onu yalarken kendini bana göre hareket ettirmesine bayılıyorum. Kübra tamamıyla kendinden geçmişti. Başımı amına doğru bastırıyor, diğer eliyle de göğüslerini sıkıyordu. Bir ara sesli bir şekilde inledi. Durdum ve ona susmasını işaret ettim. Başıyla onayladı ve devam etmem için işaret yaptı. Ama ben devam etmedim yataktan indim ve başının olduğu yerde ayakata dikildim. Şortumu bir çırpıda aşağı indirerek sikimi ağzına aldı. Bu pozisyonu ikimizde çok seviyoruz. Kübra yatakta sırtı üstü uzanmış ben baş ucunda sikimi onun ağzına veriyordum. Bir yandanda göğüslerini sıkıyordum. Kübranın elini tutarak amına götürdüm o geri çekti. Kendini parmaklamını istyorum dedim tıslar bir ses tonuyla. Sikim ağzımdayken ıh ıh dedi. Hadi ama istiyorum, kendine dokunurken seni izlemek bana zevk veriyor dedim. Ve elini tekrar alıp amına götürdüm. Elim elinin üstünde amını okşuyorduk ve sikim ağzındaydı. Orta parmığını içeri sokması için elimle baskı yaptım ve parmağını amına sokmaya başladı. Elimi çektim ve muhteşem pozisyonun seyrine daldım. Sikimi ağzıyla emerken aynı zamanda da kendini parmaklıyordu. Bende elimle göğüslerini okşuyor ve sıkıyordum. Oldukça zevk aldığını inlemelerinden anlıyordum. Sonra birden yatağa gel dedi ve beni yatağa çekti. Sırtı üstü uzanmıştım üstüme çıktı eliyle sikimi kavradı ve üstüne oturdu. Amı vıcık vıcık olmuştu. Oturmasıyla beraber ikimizde aynı anda ohhhh dedik. Amının vıcıklığından kendini parmaklarken boşaldığını anladım ve boşaldın mı diye sordum. Üstümde git gel yaparken evet dedi. Eveti öyle tahrik edici söylemişti ki ses tonu beni tahrik etmişti. Ellerini tutup göğüslerine götürdüm artık kendine dokunurken itiraz etmeden dediklerimi yapıyordu. İki eliyle göğüslerini sıkarken sikimin üstünde hafiften zıplıyordu. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyorum dedi. Ben de diye yanıt verdim. Konuşmalarımız oldukça sessiz ve çok tahrik edici ses tonuyla gerçekleşiyordu. Sikimi içinden çıkarmadan dönmesini söyledim. Yavaşça dizini kaldırarak ayaklarının üstüne bastı ve dönmeye başladı. Yarım dönmüşken tuttum ve tamam dedim. Sikimin üstüne iyice oturdu ve kalkmadan git gel yapıyordu. Hafiften zıpla ve aynı zamanda amına dokun dedim. Bunu duymasıyla uffff diye inlemesi bir oldu. Hoşuna mı gitti dedim evet dedi. Şimdi sikimin üstüne yan bir şekilde oturmuş vaziyette git gel yapıyor ve aynı zamanda amını okşuyordu. Bu sefer biraz sesli bir şekilde inleyerek boşaldı. Şşşşşş diye uyardım hemen. Tuğba duyacak dedim. Sonra tamamıyla döndü ve sikim üstünde zıplamaya başladı. Boşalmanı istiyorum dedi. Az kaldı dedim. Bacaklarımı iyice ayırdı ve sikimin tamamıyla üstüne oturdu. Hepsini içene almıştı. Hızlı hızlı zıplamaya başladı. Ne zaman hızla zıplamaya başlasa çabuk boşalarım. Zıplamaya devam ederken üstümden çektim ve boşalmaya başladım. İkimizde bitmiştik. Sonra birbirimize çırılçıplak sarıldık. Neden sessiz olmadın ya Tuğba duyduysa dedim. Bir şey olmaz dedi. Nasıl bir şey olmaz dedim. Duymasına gerek yok ki sanki bilmiyor mu ne yaptığımızı dedi. Tamam da bu duyması gerek anlamına gelmez dedim. Duymamıştır merak etme dedi. Ve o şekilde uyuya kaldık. Sabah Tuğba’nın kapıyı açmasıyla uyandık. Ve belimize kadar örtülü olan battaniyeyi hemen üzerimize doğru çektik. Kübra’nın çıplak göğüslerini görmemiş olma ihtimali yoktu. Ben oha oha dedim. Kübra’da kızım kapıyı çalsana dedi. Tuğba’da aman ne olcak sanki dedi. Gülmeye başladık. Toka lazım o yüzden girdim hadi kalkın kahvaltı yapalım dedi. Tuğba aynanın karşısında kısa saçlarını toplarken onu izliyorduk. Hem bana laf söyleyeceğinize azıcık sessiz olun geceleri dedi. Hep beraber güldük. Ve o çıktı. Kübra’ya duymamıştır öyle mi dedim. Boşver oldu artık dedi. Üstümüzü giyinip mutfağa geçtik. Kahvaltıyı hazırladık ve kahvaltımızı yaptık. Akşam yine film izleyelim dedim. Olur dediler. Tuğba ben duş alıcam diyip odasına gitti. Bende Kübra’nın odasına geçip internette gezinmeye başladım. Kübra’da salonda takılıyordu. Banyo Kübra’nın odasının yanında. Yani banyoya girmek için odanın önünden geçmek gerekiyor. Tuğba vücuduna havlu sarınmış bir şekilde kapının önünden geçti. Benim içeride olduğumu bilmiyordu. Bir an odaya doğru döndü ve beni orda görünce hızlı bir şekilde banyoya geçti. Boyu uzun olduğu için çok seksi gözüküyordu. Tuğba’nın banyodan çıkmasını bekliyordum. Banyo kapısının sesi geldi ve gözlerimi kapıya diktim. Tuğba bu sefer aynı şekilde gayet yavaş bir şekilde kapının önünden geçti. Geçerken göz ucuyla içeri doğru baktı. O güzelliği hayal bile edemezsin. Neyse kalktım salona geçecektim. Tuğba’nın kapısının önünden geçerken kapının aralık olduğunu gördüm. Çaktırmadan baksam mı diye düşünüyordum ama görürse bütün samimiyetimiz her şeyimiz bitebilirdi. Kapının önünden geçerken hafifçe baktım çırılçıplak bir şekilde kurulanıyordu. Kalçası muhteşemdi. Hızlı bir şekilde geçtim kapının önünden. Sadece saniyelik görmüştüm. Daha sonra akşama kadar herkes evin içinde kafasına göre takıldı. Sonra ben arşivden Steve McQuinn’in Shame filmini seçtim. Kızlar hadi gelin filme başlayalım dedim. Hangi film diye sordular. Shame diye bir film eleştirmenler baya konuştular filmi dedim. Tuğba biliyorum ben onu seks takıntılısı birinin durumunau anlatan bir film dedi. Evet dedim. Kübra başka film seçsen olmaz mı dedi. Olur bir sürü film var ben yenilerden olduğu için onu seçtim dedim. Tamam canım izleyelim dedi. Tuğba bir saniye diyip odasına gitti. Ve geldiğinde gözlerime inanamadım. Südyenini çıkarmış ve dar siyah atletinden göğüslerinin ucu belli oluyordu. Daha önceden de birkaç kere südyensiz gezmişti evin içinde. Ama bu atlet dar olduğu için her şey meydandaydı. Kübra çok seksi olmuşsun dedi Tuğba’ya. O da sus be salak dedi. Gülüştük. Filmi başlattım. Film çıplak erkek ve çıplak kadın görüntüleriyle başladı. Ardından trende başrol oyuncusunun karşısında oturan kız ona frikik vermek için giydiği mini etekle bacak bacak üstüne attı. Ve elbisesini hafif yukarı çekti. Daha ilk anlarda sikim kalkmıştı. Kübra sağımda Tuğba ise solumda oturuyordu. Pike geçen seferki olduğu gibi yine üstümüzdeydi. İkisi de başlarını omzuma koymuş filmi izliyorduk. Tuğba iyice sokulmuştu bana kolumda onun göğüslerinin yumuşaklığını hissediyordum ve çıldırıyordum. Kübra yine yavaştan elini sikime doğru götürdü ve okşamaya başladı. Elini hemen şortumdan içeri soktu. Kulağıma çok ateşlendin bakıyorum, ben seni rahatlatırım dedi. Gülümsedik birbirimize. Şortumun içinden sevgilim sikimle oynarken Tuğba’nın harika göğüslerimi koluma temas ediyordu. Tuğba’ya bir saniye diyerek elimi omuzlarına attım. Filmi izlemeye devam ediyorduk. Cesaretimi toplayıp elimle göğüslerine dokunmak istiyordum. O kadar baskı yaptığına göre o da istekli diye düşünmüştüm. Kübra elini şortumdan çıkararak şortumun üzerinden okşuyordu. Bende elimi onun bacak arasına attım ve okşamaya başladım. Filmi tamamıyla unutmuştum. Kübra ile birbirimizi okşarken elimi Tuğba’nın göğüslerine atmak istiyordum ama çok çekiniyordum. Sonra yavaş yavaş elimi boğazına doğru götürdüm ve aşağı doğru kayması için çabaladım. Elim sol göğüslerinin arasında yukarıdaydı. Tenini hissetmek bile beni heyecanlandırmıştı. Kübra ile birbirimizi okşamaya hala devam ediyorduk. Sonra birden elimi aşağı kaydırdım ve Tuğba’nın tam çatalındaydı elim. Sesini çıkarmamıştı. Parmakları yavaş yavaş hareket ettirmeye başladım. Tuğba hiç sesini çıkarmıyordu. Ama nefes alış verişleri değişmişti. Tuğba hafif hareket etti ve elim tam göğsünün üstüne geldi. Artık çekinmiyordum. Hafif hafif sıkıp bırakıyordum göğsünü. Kübra’ya döndüm bana baktı ve dudaklarına öpücük kondurdum. Şok olmuştu. Tuğba’nın yanında onu öpmem şaşırtmıştı onu. Ama hiçbir şey olmamış gibi filme geri döndük. Üçümüzde filmi izliyorduk aynı zamanda da okşamalara devam ediyorduk. Sonra Tuğba bir elini bacağımın üstüne koydu. Sikimi okşayacak diye düşündüm. O anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü sevgilim Kübra hala sikimi okşuyordu. Tam toparlanmak için hareketlenecekken ikisini elleri buluştu. Tuğba hızla elini çekecekken Kübra elini tuttu. Tamam artık dedim mahvolduk. Kübra Tuğba’nın elini tuttuğu gibi sikimin üzerine koydu. Şaşkınlık içerisindeydim. Bu esnada hiçbirimiz yerimizden kıpırdamadık, gözlerimiz hala ekrandaydı. Kübra Tuğba’nın elini hareket ettirmeye başladı. İnanamıyordum. Elini aldı şortumdan içeri soktu ve doğruluğu Tuğba’ya doğru eğildi. Sana bir soru soracağım doğru cevap ver olur mu dedi. Bu arada Tuğba’nın eli şortumun içinde sikimin üstünde Kübra’nın eli de onun üstünde. Akşamları sesimiz sana çok geliyor mu dedi. Tuğba sadece başını salladı. Kendini okşuyor musun bizi dinleyip diyince Tuğba yine başını salladı. Kübra Tuğba’nın çenesinden kafasını havaya kaldırdı ve dudaklarına yapıştı. Sonra dönüp benim dudaklarıma yapıştı. Deliler gibi öpüşüyorduk Kübra’yla. Bu sırada ben Tuğba’nın atletin içine sokmuştum elimi ve hayran olduğum göğüslerini okşamaya başladım. Tuğba bundan cesaret alarak sikimin üstünde duran elini hareket ettirmeye başladı. Kübra başımı Tuğba’ya doğru çevirdi ve öpüşün dedi. Öpüşmeye başladık. Bu sırada Kübra üzerindekileri çıkarmaya başlamıştı. Odama geçelim dedi ve Kübra’nın odasına geçtik. Kübra’ya yatağa geçmesini söyledim. Geçti ve uzandı. Tuğba’nın arkasından ona sarılmış bir vaziyette göğüslerini okşayıp boynunu öpüyordum. Kübra’ya kendini parmakla dedim. Elini amına götürüp parmağını içeri soktu. Onu izlerken Tuğba’nın atletini çıkardım ve beline öpücükler kondurdum. Tuğba’yı yatağa doğru götürdüm ve Kübra’nın amını yalamasını söyledim. Put gibi durdu hiçbir şey yapmıyordu. Göğüslerini yalamaya başlayınca inlemeye başladı. Kübra Tuğba’nın elinden tuttu ve onu bacak arasında doğru çekti. Tuğba bir şey yapmadan dururken. Kübra hadi tatlım dedi. Tuğba birden Kübra’yı yalamaya başladı. Gördüğüme inanamıyordum. Ben de Tuğba’nın altındaki kapriyi külodu ile birlikte çıkarıp onunkini yalamaya başladım. Oda ikisinin inleme sesleriyle doldu. Kübra ayağa kalktı Tuğba’yı sırt üstü yatırdık. Ben amını yalarken Kübra’da dudaklarını öpüyor sonra göğüslerini emiyordu. Kübra’yı çekip altıma aldım ve içine girdim. Git gel yaparken Tuğba bizi izliyordu. Kübra ile ben sikişirken Tuğba birden kalktı ve Kübra’nın başına oturdu. O da artık cesaretlenmişti. Kübra’ya amını yalatıyordu. Daha fazla dayanamadım ve Kübra’nın karnına boşaldım. Kübra Tuğba’yı yalamaya devam ediyordu. Biraz onları izledim. Sikim tekrar hareketlenince Tuğba’ya bakire misin diye sordum. Hayır diyince hem şaşırdım hem de sevindim. Tuğba’yı köpek pozisyonuna geçirerek içine girdim. Amı dardı ve vıcık vıcıktı anlaşılan sevgilim onu yalayarak boşaltmıştı. Git gel yaparken vücudumun kalçalarına her çarpışısında çıkan ses ve Tuğba’nın inlemeleri hepimizi çılgına çevirmişti. Kübra yanıma gelerek dudaklarıma yapıştı. Ona Tuğba ile öpüşmesini söyledim. Dizlerinin üstüne çömelerek Tuğba ile öpüşmeye başladı aynı zamanda da Tuğba’nın göğüslerini sıkıyordu. Ona diğer eliyle kendisini parmaklamasını söyledim. Hemen boşta olan elini amına götürdü ve parmaklamaya başladı. Bu muhteşem pozisyonu ne kadar hayal etsem aklıma gelmezdi. Tuğba’yı sikerken aynı zamanda sevgilimin onunla öpüşmesini ve kendini parmaklamasını izliyordum. Üçümüzde sarsıla boşaldık ve birbirimize sarılarak yatağın içinde üçümüz uzandık.

Lavmanın iyi yanları

Uzun zamandır görüşmüyorken bugün Kamil abi aradı; biraz hal hatır sorduktan sonra konuya geldi: Akşam planım olup olmadığını sordu. Tabiki yoktu bir planım. “O zaman akşam buluşalım mı” dedi. Bunun anlamı “senin ev müsait sana geleyim sex yapalım” demektir. Tabi gel istersen bana dedim hemen atlayacağını bilerek. “Tamam” dedi, “akşam hazırlıklı ol yalnız: ben uzun zamandır küçük kamili ellemedim, yeterince azarsam kalkabilir ve seni sikebilirim” dedi. Ben umursamaz bir şekilde “Tamam” dedim ama gözlerim faltaşı gibi açılmıştı. Uzun zaman sonra O güzel yarak içime girebilecekti belki. Eve geçer geçmez hemen hazırlıklara başladım: Önce Anal tıpamı aldım ve arkmı biraz alıştırdım, sonra kendim hazırladım Lavman setimi çıkardım. Barsaklarım temiz olmalıydı ki, o beni sikerken içimden bir an çıkacak olursa, yarağının tepesinde kahverengi bir tepe görüp iğrenmesin. Kaç zaman sonra tam kıvama getirmişken. Neyse Lavman setim Dibi kesilmiş askılı bir pet şişe, bir hortum, hortumun ucunda ise sıvı sabunluktan söktüğüm bir plastik boru ve o borunun uç kısmına yerleştirilmiş bir toptan ibaret. Top, borunun anüste durmasını sağlıyor. Önce bir şişe rezene çayı ile başladım: rezene rahatlatıcı etkisiyle bilinir ve burada da işe yarıyor: küçük bir kapta sıcak suyla rezene çayını hazırladıktan sonra, soğuk suyla ılıştırıp, askıdaki şişeye boşalttım. Bu durumda sıvının hortumdan akmasını engelleyen ve bahsetmeyi unuttuğum tel kelepçeyle hortumu sıkıştırdım. Hortumun diğer ucundaki boruyu aldım ve kayganlaştırıcıyla sıvadım. Küvetin kenarına oturdum, kıç deliğim küvetin içine bakacak şekilde. Ardından boruyu yavaşça arkama yerleştirdim. Top arkama girince kendi kendine çıkması biraz zor. Kelepçeyi yavaşça açtım ve çayın kolonuma dolmasını bekledim. Hepsi birince kelepçeyi sıktım ve boruyu yavaşça arkamdan çıkardım. Su kaçtıysa tutamazsınız zaten, miktar normalse belli bir süre sonra basınç başlar. Bende de öyle oldu ve hemen küvetin karşısındaki tuvalete oturdum. İçimdeki rezene çayının arkamdan yavaşça çıkmasını sağladım. Hepsi çıkmamış gibi bir his oluyor ve gerçekten de öyle oluyor. Ama sonra hepsini atıyorsunuz. Biraz tuvalette hareket edince yine bir basınç dalgasıyla bu sefer barsaklarımdaki diğer maddelerle birlikte suyun kalanı çıktı. Hafif temizlendim ve bu sefer barsaklarımı iyice boşaltmak amacıyla zeytin yağlı lavman yapmaya karar verdim. Şişenin içine biraz ılık su koydum, arkasından zetinyağından bir miktar döktüm (3 yemek kaşığı kadar) yağlar suyun üstüne çıktığından kalan suyun bir kısmını daha şişeye biraz yüksekten boşalttım. Böylece zeytin yağı biraz suya karışmış oldu. Boruyu bu arada yerleştirmiştim ki, ikinci parti suyu koyar koymaz kelepçeyi açtım. Şişe tamamen boşalmadan hemen önce son parça suyu da kattım ve böylece tüm yaüları içime almış oldum. Bu sefer biraz daha bekledim ve yine tuvalete oturdum. Bu arada söyliim: Bu işlem öyle birkaç dakikalık iş değil ve arkanıza ne soktuğunuza dikkat etmeniz gerekir. Basınç başlayınca yine tuvalete boşaltmaya başladım; bu sefer ne varsa hepsi çıkmıştıı. Arkasından tekrar rezene ile bir durulama yaptım ve istirahat etmeye başladım. Akşam olduğunda kamil abi geldi. Ben Lavmandan sonra ılık bir duş almış, mis gibi kokular sürmüş ve Tangamı giyerek onu karşılamıştım. “Bugün çok özel oldun istiyorum” dedi. Ve ben de “herşey sana ve küçük kamil’e bağlı” dedim ve soyunmaya başladık. Ufaklıkta pek hareket yoktu, beni gördüğü halde… Sonra ben kamili yatırdım ve yarağını ağzıma almaya başladım- tabiki hareketlenmeye başladı. Meme uçlarını emdiğimde yarağı eski günlerdeki kıvamına gelmişti. “Hadi dön” dedi, “sikme sırası bende. İnmediği sürece sabaha kadar kanırta kanırta sikecem o minik götünü” dedi. Arkamı döndüm ve minik götümü ona sundum: daha odaya girerken kayganlaştırıcıyı unutmamıştım neyseki. Nazikçe az kayganlaştırıcıyı götümün deliğinin üzerinde yaydı ve hiç beklemeden yarrağını deliğimin üstüne dayadığı gibi içime girdi. Eh götüm haliyle biraz alışıktı ve ben onun önünde domalarak keyfime baktım. Kamil arkamda deli gibi içime girip çıkıyor ve popoma şaplaklar atıyordu. Temposu çok hızlıydı ve bu hızla giderse birazdan yorulur ve bir daha hayır etmezdi. Şimdi durdurursam ama yarrağı inerdi ve bir daha kaldırmak zor olurdu. Ben de boş verdim: “koy götüme rahvan gitsin” dedim ve zevk almaya bakarak o anın tadını çıkardım. Bir süre sonra “nere boşalayım yavrummmm” diye seslendi. “Açım ben, ağzıma boşal” dedim ve o da bir süre daha gidip geldikten sonra içimden çıkardı yarrağını. Baya iyi dayanmıştı ve ilk defa beni sikerek boşalacaktı: hemen ona döğru döndüm ve ağzımı açtım. Büyük bir hışımla dalgalar halinde gırtlağıma döğru fışkırttı döllerini. Boşalması bittiğinde ağzımdakilerin hepsini yuttum. Bu kadar işte. Kamil abi çok nefis bir sikiş sergilemişti yıllar sonra ve beni de, ağzıma boşalarak zevklerin doruğuna taşımıştı. Keşke bir daha kalksaydı da bir daha sikişebilseydik ama onun yarak hep tek kullanımlık maalesef.

Yukarıdaki hikaye uydurmadır ama ben ağzıma almayı ve ağzıma boşalmasını seviyorum
İzmir içinde sikişmeden sadece ağzıma boşalabilecek varsa bana bu siteden özel mesaj atabilir…

Bodrum’da Üçlü Aşk – Part 2

Önce birinci bölümü okumanızı tavsiye ederim. Yorumlarınız bekliyorum. Uzun hikaye sevmeyenler okumasın 🙂

Sabah Mutfağa geldiğimde Serhat, Serpil’le görüşüyordu. Serpil’i kızgın gördüm. Serhat beni görür görmez yanıma geldi. “Dün akşam için kusura bakma. Bir daha olmayacak. Unutalım olanları.” Dedi. Serpill’e de söylemiş. Bana çok ayıp ettiğini. Kendi sevgiline de haksızlık etmişti. Sevgilisi cuma akşamı, hafta sonu kalmak için geliyormuş. Tabii ona söylemiyecektik olanları.

Serpil, Serhat’ın sevgilisi geleceği için bozuktu. Dün gece olanların bir daha olmayacağı kararını da bu yüzden verdiğini iddia ediyordu. Kıskandığı belliydi.

Bu gerginlik içinde gün geçti. Hafta sonu da Serhat’ın sevgilisinin gelmesi başka bir gerginlik getirdi. Buna rağmen gezdik, eğlendik, yedik içtik. Onların baş başa kalmaları her ne kadar Serpil i rahatsız etse de bana biraz nefes alabileceğim ortam sağlamıştı. Serpil benimle hala bir şey yapmıyordu.

Serhat’ın sevgilisi oldukça güzel bir kızdı. Bir birlerini sevdikleri belliydi. Onunla beraberken Serpil’e mesafeli sayılacak şekilde davranıyordu. Ama yeni gelen misafirimiz için yeteri kadar samimi göründüğüne emindim.

Hafta sonu olaysiz bir şekilde bitti. Pazar akşamı Serhat sevgilisini hava alanına bırakıp geldikten sonra Serpil’le araları düzelmeye başladı. Bir iki gün aldı kırgınlığın tamamiyle geçmesi. Ama o geceden söz edilmiyordu. Davranışları yine Fazlasıyla samimiydi ama daha ileri gitmiyordu.

O sabah Serhat’la Bodrum’a alış verişe gidecektik. Serpil evde kalıyordu. Bana turuncu oje ısmarladı. Ama “Sakın Serhat farketmesin aldığını. Ona sürprizim var” dedi. Bodrum’a indiğimizde, Serhat ‘dan bir bahane bulup ayrıldım. Sevgilimin İstediği ojeyi aldım.

Öğlen gibi eve dönmüştük. Serpil odada çalışıyordu. Aldıklarımızı bırakıp İçeri girdiğimde heyecanla “Aldın mı?” Diye sordu. “Evet” dedim. Heyecanla elimden aldı. Pencere kenarınaki kanepeye oturdu. Ayaklarını kaldırıp bana doğru uzattı “Hadi aşkım. Lütfen dikkatli yap. Çok muntazam olmasını istiyorum. Göster ressamlığını.” Kanepenin öteki ucuna oturdum. Yan dönüp ayaklarını bana doğru çevirdi. Ojenin fırçasını çıkartıp baş parmağından başladım sürmeye. Ayaklarının biri kucağımda diğeri elimdeydi. Yüzüme çok yakındı. O kadar güzeldiler ki bakmaya doyamıyorum. Turuncu oje onları şeker gibi yenilesi yapıyordu. Bir sanat eseri üstüne çalışır gibi tek tek boyadım tırnaklarını. “Şimdi de ellerimi” dedi şımarıkca. Onları da tek tek yaptım.

“Hadi şimdi git sen havuza” dedi bana. “Ben de geliyorum birazdan” Öğleden sonraları bir yere gitmezsek havuzun yanında uzanıyorduk. Mayomu giyip çıktım.

Serhat mayosuyla şezlonglardan birine uzanmış kitap okuyordu. “Serpil gelmiyor mu? Diye sordu. “Geliyor” deyip gazetelere bakmaya başladım. Bir hayli vakit geçmişti. Ojelerinin kurumasını bekliyordu her halde. Merdivenlerdeki seslerden, geldiğini anladım. Başımı kaldırdığımda gördüğüm manzara karşısında nefesim kesildi. Serpil o yok gibi turuncu ip bikinisini giymiş yüksek tabanlı plaj terliklerinin üstünde kırıktarak bize doğru yürüyordu. Tırnaklarının turuncusu bikinisinin renginin aynisiydi. Bikinisinin üstü o kadar küçüktü ki memelerinin ucunu ancak örtüyor halkaları ise bir iki yerde belli oluyordu. Alt tarafı daha da çıldırtcıydı. Minicik turuncu kumaş parçası o dudaklı amını zar zor kapatıyordu. Biraz daha büyük adım atsa neredeyse dudaklarının arasına kaçacaktı.

Serhat “Aman Allahım! Bu ne böyle?” Dedi uzandığı yerden gözlerini sevgilime dikmiş. “Ne olmuşsun sen böyle. Delirteceksin bizi.”

Serpil “Turuncuyu severim demiştin” dedi gülümseyerek.
Serhat, “Unutmadın demek ki. Turuncuyu severim hele senin üstünde daha da çok severim.” Dedi. Serpil artık bir kaç adım önünde duruyordu onun. “Tarık bu sabah aldı. Gelince de itinayla sürdü tek tek, senin için.” Dedi. Benim hakkımı da vermek istiyordu.

“Bak sen! İkiniz bana sürpriz yaptınız ha! Sizi gidi oyuncular!” Gülerek bana baktı. “Nefis olmuş. Ellerine sağlık, Tarık”
“Kolay olmadı senin Serpil’i beğenmem için bunu yapmak ama yine de beğendiğine sevindim. Uğraşmama değmiş demekki” dedim gülerek.
“Gerçek bir arkaşsın ve gerçek bir sevgili” dedi ayni şekilde gülerek Serhat.

“Dön bakayım şöyle” Serpil arkasını döndü. O yusyuvarlak çıkık kalçalarının arasın kayboluyordu turuncu ip. Çırılçıplak çıplak gibiydi. Ama çıplaktan daha tahrik ediciydi bu haliyle. Karşısındaki için paketlemiş bir hediye gibiydi.

Güzel bacakları ince ayak bilekleri, fosforlu turuncu ojeli ayakları, ince beline sarılıp kalçalarında asılan bikini ipi… Parlak Bodrum güneşi altında gözlerimiz sevgilimin vücudunu tarıyordu. Kendim gibi Serhat’ın da mayosunun altından sertleştiğini farkettim. Ne olacak acaba diye korktum. Ama sevişmiyeceklerdi artık. Aralaralarında böyle şeyler olmuyordu. Sadece filmi konuşuyor, onunla ilgili detaylar olarak yaşıyorduk bunları diye kendimi rahatlattım.

Serhat ” Tarık, al eline fotograf makineni. Kaçırma bu güzelliği” dedi.

“Haklısın” deyip kalktım. Bunu kaydetmeliydim. Film için güzel detaylardı bunlar. Hemen gidip içerden makinamı aldım. Yanlarına gidip sevgilimin fotografını çekmeye başladım. Şimdi Serhat onu vermesi gereken pozlar için yönlendiriyordu. Sevgilim poz veriyor, ben de fotograflıyordum. Serhat ara sıra bana da bak şuradan çek diye yön veriyordu. “Yönetmen olduğun nasıl da belli” diye takıldım? “Sizin gibi bir ekibim olsun Oscar garanti” dedi

İstediği bir pozu Serpil anlamayınca kalktı. Onu tutup istediği şekle sokmaya başladı. Kalçalarını arkaya doğru çıkartıp belini kavislendiriyor, bana gel bu yandan Çek diyordu. Oldukça iyi bir fotograf gözü vardı. Sayesinde çok iyi pozlar yakalıyorduk.

Şu anda sevgilime dokunabilmek onu okşayabilmek için neler vemezdim. Deli oluyordum Serhat sevgilime dokundukça. Bir ayağını şezlonga dayayıp başını bu yana çevirtiyordu. Bunları yaparken onu okşar gibi tutarak idare ediyordu. Bu dokunmalardan sevgilimin etkilenmemesi mümkün değildi. Ben kendimden geçmiş fotograf çekerken. Bu sırada sevgilimin bikinisinin amının arasına sıkıştığını farkettim. Serhat da farketmişti. Dudakları iki yandan dışarıya taşıyordu. Traşlı, kaymak gibi amı tamamıyle ortadaydi. Serhat eğildi. Parmağını bikininin dışarda kalan kısmıyla göbeğinin arasına soktu. Yavaş bir şekilde aşağıya kaydırarak bikininin sevgilimin amından çıkmasını sağladı. Gülerek, “Bu ne böyle? Sırıl sıklam olmuş ” dedi. Serpil de gülümseyerek, “Napayım? Ben de insanım. Böyle yönetmenin dokunmalarına kim dayanabilir ki? ” dedi. Serhat eğildi şimdi iki elinin parmaklarıyla düzelmeye çalışıyordu şimdi Serpil’in bikinisini. Hiç acele etmiyordu. Parmağını bikininin altına da sokup iki yana doğru çekip düzeltiyordu. Serpil mahvoluyor olmaliydi bu dokunmalardan.

Üçümüz de serpil in bacak arasında odaklanmıştık. Hala fotograf çekiyordum. Azgınlığımız son haddindeydi. Ben bile artık Serhat’ın sevgilimi şuracıkta gözlerimin önünde sikmesini istiyordum. Her şey bittikten sonra duyacağım kıskançlık, sevgilimi kaybetme korkusu, bana çektirecekleri acıya rağmen tek istediğim şey ikisinin hayvanlar gibi sikişmesini görmekti önümde. Ben yapamıyordum. Hiç olmazsa Serhat’ın yapmasını seyretmek, onu aldığı zevki yüzünde okuyarak tatmin olmak istiyordum.

Serhat bikiniyi düzelttikten sonra poz verdirmeye devam etti. Ama şimdi ona mankenden çok porno yıldızı gibi pozlar verdiriyordu. Bir kaç poz sonra, sevgilimi ayakta belinden eğdi. Elleriyle şezlongun sırtını tutturdu. “Dur böyle ! ” dedi. Arkasına geçti. Galiba hepimizin deli gibi arzuladığı an gelmişti. Mayosunun sıyırıp ayaklarının üstüne düşürdü. Allahım ne haşmetli bir yarağı vardı. Şimdi gün ışığında damarlarını bile sayabiliyordum. Sevgilimin minicik amina nasıl girmişti bu kocaman yarrak? Şimdi nasıl girecekti? Taşakları tek iri bir top halindeydi. Yarağının deliğinden sızan zevk suyu güneşte parlıyordu. Serpil kımıldamadan bekledi o halde. Yüzünde sevdiği erkek için her şeyi yapmaya hazır liseli bir kız ifadesi vardı. Sarı uzun saçları aşağıya sarkıyordu. Bikinisi yine amının içine kaçmıştı.

Serhat yarağını kavradı. Seviyesini ayarlamak için dizlerini biraz kırdı. Yarağını Serpilin bacaklarının arasına sokup eliyle yukarıya doğru yönlendirdi. Sevgilim minicikti önünde onun. Sonra ileri geri oynattı eliyle. Yarağının başını sevgilimin zevk suyuyla ıslatıyordu. Bir yandan da bikininin yanından içeriye gireceği yolu açıyor olmalıydı.

Bir kaç saniye sonra yarağını bıraktı. Sevgilimin güzel yuvarlacık kalçalarını iki yandan kavradı. Hala yarı kırık dizlerinin üstünde hafifçe yükselmeye başladı. Serpilin yüzünde hayatı boyunca beklediği bir şeye kavuşmuş kadının ifadesi vardı şimdi. “Serhaaaaaaaaat!” Diye soludu dua eder gibi. Serhat sevgilimin içine giriyordu. Benimki mayomun içinde zonkluyordu. Nasıl da zevk alıyordum sevgilimin sikilmesinden.

Serhat sonuna kadar gömdükten sonra kasıklarını aşağı yukarı oynatarak sikmeye başladı. Sevgilimin her seferinde ayakları üstünde yükseldiğini farkettim. “Ohhhh! Serhat, Dolduruyorsun içimi. Senin oluyorum serhat!” Alttan geçirdikce minik sevgilim adeta havalanıyodu. Serhat hızlanıyor, Serpil “Erkeğimsim Serhat” diye bağırıyordu. Bir süre sonra konuşamaz hale geldi. Artık sadece inliyor ve haykırıyordu.

Serhat birazdan içinden çıktı. Perişan haldeki sevgilimi bir çuval gibi çimlerin üstüne attı. Kendisi de dizleri üstüne çöktü. Hoyratça Serpil’i sırtüstü çevirip ayak bileklerinden yakaladığı gibi bacaklarını omuzuna aldı. Terlikleri ayağından fırlamış gitmisti. Yarağını tekrar amına dayandığında Serpil daha kendine gelmemişti. Hiç beklemeden girdi. Ayni tempoyla pompalamaya devam etti. Sevgilim tekrara çığlık çığlığaydı. Gözleri kaymıştı Narin vücudu Serhat’ın altında ikiye katlanmıştı . Bu pozisyonda onun yarağını dibine kadar içine alıyor olmalydı. Allahım, ne kadar güzel sikiyordu Serhat onu. Nasıl bir duygu olmalıydı bir kadına bunları hissettirmek. Serhat’ın erkekliğini kıskandım. Keşke onun gibi biri olabilseydim.

Sevgilimin biraz önce oje sürdüğüm güzel ayakları şimdi Serhat’ın başının iki yanında fırtınadaki yapraklar gibi saklanıyordu. Serhat’ın yüzünde hayvani bir ifade vardı. Bir sevgilimin kaymış gözlerine, bir de girip çıktığı amına bakıyordu. Avını yiyen bir hayvan gibiydi. Serhat’ın terleri Serpil’in üstüne yağmur gibi yağıyordu. Bu sırada sevgilim kontrolsüz bir halde sarsılak gelmeye başladı. Garip sesler çıkartıyordu. Bu Serhat’ı çok tahrik etmiş olmalı ki böğürerek o da boşalmaya başladı. Ikisi ayni anda boşalıyorlardı yine. Biz hiç böyle olamamıştık. Ben sevgilimi sikerken boşaltamıştım bile. Bir kez daha kıskandım. Bu defa ikisini de.

Serhat tamamiyle boşalınca Serpil’in yanına sırtüstü uzandı. Nefes nefeseydi ama sevgilim tamamiyle bitmişti. Bilinçsiz bir halde deli gibi nefes alıp veriyordu.

İçeriye gidip bir büyük bardak soğuk su aldım. Yanlarina doğru yürürken ikisinin çimlerin üstünde yatan terli vücutlarına dikilmişti gözlerim. Serpil hala kendine gelmiş değildi. Serhat’a bardağı uzatip, “Susamışındır Serhat”dedim. Hala nefes nefese hafifçe doğruldu. Bana bakıp “Sağol Tarık. Çok terledik.” dedi. Bakışlarımdan kıskançlığını yanında hayranlığımı da okumuşmuydu acaba. Utanip gözlerimi sevgilime çevirdim. Hala yarı baygındı. Serhat ona doğru dönüp “Biraz su iç canım” dedi. Sevgilim gözlerini araladı. Serhat’ın gözlerinin içine bakıp gülümsedi. “Serhat, seni seviyorum.” Dedi. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldüğünü hissettim. ” Hiç kimse bana bu duyguları yaşatmadı. Hep senin kadının olmak istiyorum. Nolursun!” Serhat cevap vermedi. Biraz daha doğrulup Serpilin başını eliyle kaldırıp bardağı dudaklarına uzattı. Serpil kana kana içti benim getirdiğim suyu Serhat’ın elinden. Sessizce ona teşekkür etti. Duraklarından öptü onu usulca. Serhat da kalan suyu içip, boş bardagi bana uzattı. Aldım. Kenara koydum. Tekrar uzandılar. Serpil elini uzatıp serhat’ın elini tuttu. Gözlerini kapatti.

Onlara bakmadan edemiyordum. Gözüm aşağıya kaydı. Serhat’ın yarı inmiş yarağının ucundan beyaz sıvısı çıkıyordu. Sevgilimin sikilmekten kıpkırmızı olmuş amindan da Serhat’ın dölünün dışarı sızmaya başladığını gördüm. Yoğun bir kıvamda çimenlere doğru iniyordu. Turuncu bikinisine bulaşmıştı. Çok güzel bir görüntüydü. Mayomdan fırlamak üzere olan yarağımı gizlemeye çalışarak fotograf çekmeye koyuldum. 31 çekerim buna bakarak diye düşünüyordum.

Sesleri duyunca ikisi de başlarını kaldırıp bana doğru baktılar. Serhat “Ne çekiyorsun yine?” Diye sordu gülerek. “Spermlerin dışarı akmaya başladı Serpil’in içinden. Çok güzel görünüyor. ” dedim. ” Seninkinin ucundan da bem beyaz akıyor. “Serhat kasıklarını serpilin kasıklarına yaklaştırıp bana “Gel daha yakından çek ikisini bir karede” dedi. Ardından “Benimkinin başını Serpil’in amının yanına getirsene” dedi. “Güzel olur.”. “Nasıl yani?” Dedim “Tutarak mı?” Tabii canım nolacak? İstediğin gibi poz verdir. Fotoğrafçı sensin. Serpil’e hediye olarak verebileceğim bir resim Çek.” Serpil “Ay ne kadar yaratıcı bir hediye. Canım benim.” Deyip Serhat’ı dudaklarından öptü. Bana dönüp ” Hadi aşkım göster kendini. Dedi sevinçle. ” Tamam. Bir sanat harikası olacak.” dedim gülerek.

Eğildim. Serhat’ın hala iri, güneş’te parlayan yarağını iki parmağımla çekinerek tuttum. Kaygan olduğu tam hareket etmeye çalışırken için parmaklarımdan kurtuluvermişti. Bu kadar ağır olacağını hesaba katmamıştım. Beni seyrediyorlardı. Olaya üçümüz de güldük. Serpil “Seninkinden çok büyük değil mi aşkım? ” dedi. Utancımı şakayla gizlemeye çalışarak. “Evet ya !” Dedim “Hala kocaman valla. Ne biçim şey bu?” Serpil, o şirin tavrıyla “Ya, ben o koca canavari minicik kutuma alıyorum. Kolay değil. Sen bana sor onu.”dedi. “Kim zorluyor seni almasaydın zorsa.” dedim şakamın içindeki sitemi hissetmişti her halde. Ama Şu an Serpil için önemli olan Serhat’ın duygularıydı. Cevap vermedi.”Hadi çek resmimizi.”

Serhat’ın yarağını bu defa beş parmağımın ucuyla tutup sevgilimin kasıklarına doğru çektim. O da kendi kasıklarını ittirerek yardım etti. Kibarca başının ucundaki döllerini serpilin amının hemen üstüne sürdüm. Kayganlaşmış parmaklarımla fotograf makinesini tutup çekmeye başladım. Serpil’in amına yaklaşıp, dudaklarının arasından artık aşağıya daha da sarkmakta olan dölü, arka fonda Serhat’ın gururla dusan yarağını, ucundan sızan dölü bir arada fotoğraflıyordum. Kokularını duyuyordum. Serhat’ın yarağının deliği bile kocamandı. Nasıl tazyikli fışkırmıştı kimbilir Serpilin içine buradan. Nasıl dövmüştü sevgilimin rahim duvarlarını, kale surlarına çarpan gülleler gibi.

Serpil nefes alıp verirken üstündeki yarak da inip kalkıyordu. Kafamı kaldırıp onlara baktığımda ikisinin de bana bakıp güldüğünü gördüm. Serhat “Gerçek bir sanatçı işte” dedi Serpil’e “Konusuna odaklanmış. Adeta konusunun Okyanusunda dalgalarla savaşan bir sanatçı.”

“Dalga geçmeyin” dedim şakadan kızarak. ” Kolaymı zannediyorsunuz siz bunları yaparken aklımı kaçırmadan fotograf çekmek?”

Serhat ” Haklısın valla” dedi “Fena olmuşsundur sen ya. Seni hiç
Düşünmedik. Boşalmak istermisin?”

൧ çekerek mi yani?” dedim. Serpil hemen atladı ” Eh! Herhalde bana girecek değilsin” şımarık şımarık.
Serhat, “Yok Tarık’cığım o olmasın tabii. Ama dokunmadan, Serpile bakıp 31 Çek istersen. Dur istersen ilginç bir şey yapalım. Serpilden dışarı taşan sıvı hem benim dölüm hem de Serpilin suyu. Onu yarağına bulaştır. Öyle asıl. ”

“Yok istemem” dedim. Serpil yine şımarık şımarık “Ya öyle yaparsın ya da hiç ! ” deyiverdi.

Serhat “Zorlama çocuğu canım nasıl isterse öyle yapsın.”

Serpil “Böyle değişiklikler açık olmayı öğrensin istiyorum. Bence hayat daha eğlenceli oluyor öyle.”

“Yok yok 31 çekmesem de olur” dedim yarağım mayomun içinde zonklarken. Serhat bana göz kırptı sen çaktırmadan asıl bir ara der gibi. Önemli olmadığını göstermek ister gibi fotograf çekmeye devam ettim. Serpil suçlu hissetmiş olmalı ki “Tamam aşkım istediğin gibi çek. Hadi sen de zevk al.” Ben, “Yok istemiyorum zaten” dedim. Devam ettim fotograf çekmeye. “Hadi aşkım kapris yapma. Bak istersen biraz elleyebilirsin de beni. Ellesin biraz değilmi Serhat.? Kızmazsın değilmi ”

“Bu defalık elle biraz ama fazla ileriye girmeden.

Serpil “Hadi bak Serhat da izin verdi.”

Böyle acıma yüzünden verilmiş bir izinle 31 çekmek ağırıma gitti. “Hayır istemiyorum ” deyip kestirip attım.

Serhat parmağını götürüp Serpil’in amı ve kendi dölleriyle oynamaya başladı. “Bak Tarık, ne güzel şişmiş sikilmekten Serpil’in amı. Sikmek için deli oluyorsun onu değilmi? İçi hala dölümle dolu. Hadi baka baka asıl. Bak üçe kadar sayacağım başlamazsan ondan sonra sadece Serpil’in dediği şekilde çekmene müsaade edeceğiz tamamı? Benim dölümü bulaştırıp yani.” eşek şakasından beterdi şu an Serhat’ın yaptığı. Serpil atıldı. Hızlı bir şekilde ” 1, 2, 3″ diye saydı. “Tamam kaybettin şansını” dedi. Beni kendi istedikleri şekilde 31 çekmeye zorlamalarına çok kızmıştım. Ne yaptıklarını sanıyorlardı. Ben onlara anlayış gösterdikce daha düşüncesizce şakalar yapıyorlardı. Çimlerin üstünde oturup sinirimden ağlamamak için gözlerimi dikip boş bir yere bakmaya başladım.

Serhat konuşmaya devam etti. “Nasıl inliyordu demin sikilirken. Öyle zevk aldım ki sevgilinin içine fışkırtmaktan. Daracık amı sım sıkı sarıyordu yarağımı. Senin sikemediğin amını siktim sevgilinin. Birazdan bir posta daha sikeceğin onu önünde.” Bunları söylemekten sapıkça bir zevk aldığı belliydi sesinden. Gözlerim ara sıra onlara doğru kayıyordu. Yarağının tekrar kalkmaya başladığını farkettim.

Serpil de katıldı bu sapık oyuna. “Aşkım, Serhat beni öyle güzel sikiyorki seni tamamiyle unutuyorum. Yarağını göbeğime kadar hissediyorum. Amım esneye esneye alıyorum içine. Gözlerime baktığında ona ait olduğumu hissediyorum. Hep onun olmak istiyorum.”

Serhat’ın yarağı tamamiyle kalkmıştı artık. Tutup sevgilimin amına sürtmeye başladı. Mos mordu başı. Nasıl şişmişti. Sevgilimin minik amı nasıl alabiliyordu bunu içine. “Bak Tarık Serpil’in amı nasıl açılıp kapanıyor. Nasıl istiyor benimkini.”

Serpil. “Oh! Serhat n’olur gir içime. Gir bir an önce. Bırak Tarıklar uğraşmayı.”

Yaptıkları beni de deli ediyordu. Ne deseler yapacak haldeyim artık. Hissediyordu bunu Serhat. “Dur güzelim. Tarık’ı böyle görmek hoşuma gitti. Ona 31 çektireyim sonra sikeceğim seni.” Sonra bana dönüp “Çıkart mayonu.” Dedi. Oturduğum yerde kalkmadan mayonu çıkarttım. Popomda çimleri hissediyorum. “Aç avcunu” Avcumu açıp ona uzattım. Dört parmağıyla Serpil’in amının içinden ve dışından dölünü ve sevgilimin suyunu toplayıp bana uzattı. Avucumun içine sıvaştırdı. Avucum resmen dolmuştu. “Hadi şimdi 31 çek” dedi.

Hiç bir şey söylemedim. Sol dirseğim üstünde yan dönüp yarağıma bulaştırdım sıvıları. Serhat ” Seyret bak şimdi” dedi. Sevgilimi yüzü bana dönük yan yatırıp arkadan yaslandı. Bir bacağını kendi bacağı üstüne astı. Bu şekilde sevgilime girişini görmemi istiyordu. Yarağını sevgilimin bacak arasından sokup amına getirdi. Dudaklarına sürtmeye başladı. Serpil yalvarıyordu. “Serhat, sik beni. Deli oluyorum ya. Bırak Tarık’la oynamayı.”

Serhat kasıklarını yavaşça ittirerek yarağının sadece ucunu sevgilimin amına yavasca sokuyor sonra çekiyordu. Ben de gözümü oralarına dikmiş yarağımı sıvazlıyordum. Elimde zonkluyordu. Çabuk boşalmamak için sıvazlamaya bıraktım. Serhat tamamiyle sokmayarak hem beni hem Serpil’i deli ediyordu. Bir dakika kadar daha böyle devam ettikten sonra gözlerime bakarak taşaklarına kadar geçirdi. Serpil “Aaaaaaaaaah! ” dedi ardından da çırpınmaya başladı. Geliyordu. Ben de o anda boşalmaya başladım. Sikimi sıvazlamadığım halde boşalıyordum. O kadar azmıştık. Kendimi engelleyemiştim. Avucumda gerilip duran sikimden spermlerim çimlerin üstüne fışkırıyordu. Serhat tek bir hareketiyle beni de sevgilimi de getirmişti. Hoşuna girmişti bunu yapabilmek. Gülüyordu. Ardından önünde debelenen Serpil’e sokup çıkartmaya başladı. Bir eliye alttan sarılmıştı. Diri memelerinden tutuyordu onu. Bir yandan da bacağından tutup kendine çekiyor daha derine ve daha sert girmeye çalışıyordu. Bana ses çıkartmadan sadece dudaklarını okutarak, anlayacağım bir şekilde tek tek, ” Sevgilinin… Amına… Koyuyorum” dedi. Mahfolmuştum. Gözleri benim gözlerime kilitlenmiş halde sevgilimi bir kaç defa getirdi. Serpil yarı baygın haldeyd. Serhat vurdukca sarsılıyor sonra tekrar titreye titreye geliyordu. Elimde küçülmüş pipimle bunu seyrettim. Birbirlerine verdikleri zevke ve bana yaptıklarından dolayı Kıskançlık ve öfke içindeydim ama çekip gidemiyordum.

Sonunda Serhat da boşaldı ve çimlerin üstüne bıraktı kendini. Serpil yine nefes nefese kendinden geçmiş yatıyordu yanında. Uzun süre kıpırdamadan yattık öyle. Önce Serhat doğruldu. Bana bakıp “Nasılsın Tarık dedi. “Nasıl olayım? Kötü hissediyorum çok ” dedim.

“Ya olur böyle şeyler sekste. Yeni duygularımızı, zevklerimizi keşfediyoruz. Bu oyunlar hepimize zevk veriyor baksana.” dedi küçülmüş pipimi göstererek. Serpil’ in ise daha söz söyleyecek hali yoktu.

Günün kalan kısmını benim gönlümü alma ve bu tür şeyleri denemenin ne kadar güzel olduğunu konuşmakla geçti. Kendimizi tanımak açısından böyle deneyimlerin çok önemli olduğunu söylüyordu Serhat. Serpil de özgürlüğü sonuna kadar yaşamalı insan diyordu. Serpil bana karşı daha sevecen, Serhat da daha sıcak ve arkadaşca davranıyordu. Bu yaz hem kendimizi bulduğumuz, hem de iyi bir film çıkarttığımız bir yaz olacaktı. Zaman zaman birimizi ele alıp, duygularını, isteklerini analiz edecek ve bunu filmimize yansıtacaktık.

Akşam yattığımızda, Serpil bana sarıldı. Başımı okşadı. Yanaklarımdan öptü. Beni anlayışlı ve Olgun olduğum için çok sevdiğini söyledi. Hepimizin bu yaz çok daha olgunlaşacagımızı söyledi. Bana iyi uykular dileyip arkasını döndü, uyudu.

Ertesi gün oldukça ilgi gördüm Serpil’den. Gözü Serhat da olmasına rağmen beni ihmal etmiyordu. Sabah film üstüne çalıştık. Çok zevk alıyorduk bundan üçümüz de. Sonra Serhat dün yaptıklarımızı analiz etmeyi teklif etti. Gönüllü oldu önce kendi duygularını açıklamaya. Serpil’in hem fiziğini hem de özgür kişiliğini çok beğendiğini söyledi. “Ama” dedi “İtiraf etmeliyim ki sana karşı bana verdiği üstünlük, ondan aldığım zevki bir kaç katına çıkartıyor. Onu sikerken adeta senin de beynini sikiyorum. Bozulmuyorsun değil mi bunları söylüyorum diye. Açık olmak istiyorum.” Serpil, ben ağzımı açmadan araya girdi ” Açık olman çok güzel Serhat. Tarık bilsin senin aldığın zevki. Ona zor gelebilir ama o zorluğun karşılığında senin zevk aldığını bilmesi eminim onun buna katlanmasına yardımcı olur. Ben de öyle hissediyorum. Ben de bu anlattığın şeylerden kadınca bir zevk alıyorum. Ben sana o zevkleri verirken sevgilime çektirdiklerime değiyor diye düşünüyorum. Tarık’ı daha çok taktir ediyorum. O da bunu bildiği için daha kolay katlanıyor. Sonunda o da çok zevk alıyor. Değilmi aşkım ? Bunu kabul edemeyeceğim için cevap vermedim. Onlar anladılar.

Günlerimiz yeni kabul ettiğimiz bu düzen içinde geçiyordu artık. Normal zamanda üç arkadaş gibiydik. Ben sevgilimle uyuyordum. Günün içinde onlar bazan romantik oluyorlardı ya da bir birlerini istedikleri zaman vahşiye sevişiyorlardı. Başkalarının bunu bilmemesi konusunda hemfikirdik. Çoğu zaman onları seyrederken kendi istediğim gibi 31 çekebiliyordum. Bazan Serhat ya da Serpil benim kendi istedikleri şekilde 31 çekmemi istiyorlardı. Çoğu zaman itiraz etmiyordum onlara çünkü tartışma çıkarmak istemiyordum.

Bir kaç gün sonra kaldığımız evin sahibi, ortak dostlarımız aradılar. Tekneleriyle yakındaki marinaya geleceklerdi. Ertesi gün için bizi teknelerine davet ediyorlardı. Bir gece orada kalacaktık. Sevindik. Ben “lütfen dikkat edelim davranışlarımıza orada. Bir şey anlamasınlar” dedim. Ikisi de, tabii dediler. Serhat,” Siz orada sevgili gibi davranın.” Dedi. Serpil ” Aaaaaa, Serhat’cığım, ben sana kıyamam ama” dedi gülerek. Sonra ” Tabii tabii. Şaka yapıyorum.” Dedi.
Serhat “Ben seni bu gün öyle bir sikerim ki yarın halimiz kalmaz, daha kolay olur arkadaş gibi davranmak.” Gerçektende Serhat serpil’i o gün bir kaç defa acımasızca sikti. Yatağa gittiğimizde Serpil baygın gibi uyuyuverdi hemen.

Tekneyi Marina’da bulmak zor olmadı. Birkaç kamaralı pek de küçük olamayan bir tekneydi. Ama mürettebat gerektirecek büyüklükte değildi. Karı koca bizi sevinçle karşıladılar. Bizden 10 – 15 yaş kadar büyüktüler. Halit Ağbi Borsa’dan zengin olmuştu. Zeynep abla çalışmıyordu. Rahat yaşantıdan ve kendilerine iyi baktıklarından ikiside çok iyi görünüyorlardı. Kısa bir sohbetten sonra Halit Ağbi “Çıkıp bir koya gidelim vakit kaybetmeden. Denize gireriz” dedi.

Öğleden önce sessiz sakin bir koyda demir atmıştık. Dibi gözüken denize teker teker atladığımızda etraftaki tek gürültü bizden geliyordu. Ne güzel bir hayat dedim kendi kendime. Yüzdük. Eğlendik. Açıkmıştık. Teknede hep beraber yemek hazırladık. Tentenin gölgesinde sohbet ederek yemeğimizi yemeğe başladık.

Birlikte bir film üstüne çalıştığımızı söylediğimizde ikiside çok heyecanlandı. Bir araya gelmemiz onların evi yüzünden olduğu için filmde kendilerinin de bir katkısı olduğunu hissediyorlardı. Israr etmelerine rağmen konusunu anlatmıyorduk. Halit ağbi “Çocuklar biz sanatçıları desteklemekten hep gurur duyduk. Bu filmin finansını yapmak isteriz. ” dedi. “Anlatın canım çekinmeyin çalmayacağız konuyu.” Güldü. Bir birbirimize baktık. Söylemememizin nedeni o değildi tabii ki. Ama nasıl olsa sonunda belli olacaktı.
Serhat da saklamak taraftarı değil gibi görünüyordu. Bir sır anlatır gibi anlatmaya başladı. Halit ağbiyle Zeynep abla merakla dinliyorlardı. Anlattıkça hikayenin gerçek duruma benzerliği şüphe uyandıracak hale geliyordu. Serpil yer yer yanında getirdiği dizüstü bilgisayarından bölümler okudu. Yaşadıklarımızın dökümüydü. Halit ağbi bıyık altında gülerek bizi süzmeye başladı. “Güzel hikaye. Çok beğendim. Bunu yaşamanız lazım filmini yapmak için”dedi. Anladığını anlamıştık. Bir süre sessizlik oldu. “Açıkcası ben kişiliklerinizi bildiğim için bu oyuna nasıl iyi uyduğunuzu görebiliyorum.” Durup Zeynep ablaya baktı. O da Gülümsüyordu. Sonra tekrar bize dönüp. “Hoşunuza gidiyor mu?” Diye sordu.

Ben kıpkırmızı olduğumu hissettim. Serhat ve Serpil ise bir şey söylemiyor ama yaramaz çocuklar gibi gülüyorlardı.

Halit ağbi “Bakın biz de size bir şey itiraf edelim ” dedi. Zeynep le biz, Serpil le Tarık’ın tersi bir ilişki içindeyiz. Ben başka kadınlarla beraber oluyorum Zeynep de bundan zevk alıyor ama o sadece benimle oluyor. Bana dönüp, ” Zeynep gibi sen de eşinin arzularını tatmin etmesinden mutlu oluyorsundur eminim.” Evet anlamında hafifçe başımı salladım. “Ayrıca Serhat da bundan çok zevk alıyordur biliyorum çünkü ben de çok tahrik olurum başkasının sevdiğine sahip olmaktan. Erkeği kadınının yanında küçültmekten. Biliyorum bunlar kötü şeyler ama çok zevk alıyorum. Senin gibi bazı erkeklerin buna izin verecek kadar zevk aldığı da bir gerçek.”

Ben “Zevk almıyorum” diye inkar ettim.

Serpil hemen atladı. “Halit Ağbi, bakma sen zevk almıyorum dediğine. Şimdi mayosunu indirse dim dik olmuştur valla”

Halit Ağbi, ” Zevk almadığını ispat etmek istermisin ? ” diye sordu gülerek. Bu gerginlikten dolayı benimki kalktık değildi. O ruh haliyle mayomu indirip minik pipimi gösterdim. Zeynep abla “Ah canım minicik. Ne şirin şey o öyle” dedi gülerek. Tam mayomu çekecektim ki Serhat, “Tut öyle” dedi. Kalkıp Serpil’in yanına gitti. Öpüşmeye başladılar. Bir eliyle de bacaklarını okşuyordu. Haklılardı. Bundan tahrik olmamam mümkün değildi. Pipim kalkmaya başlamıştı bile.

Halit ağbi “Kalkıyor! Kalkıyor!” diyerek bir kahkaha attı. Utanıp mayomu çektim yukarı. Kalkıklığı hala farkediliyordu tabii.

Serhatla Serpil bir süre daha öpüşmeye devam ettiler. Iddialarını ispat etmişlerdi. Bu konuyu konuşmaya devam ettik. Artık herkez daha rahatlamıştı. Ben bile kabul etmeye başlamıştım rolümü.

Halit ağbi Serpile daha samimi davranmaya başlamıştı. Fırsat buldukça dokunuyor iltifat ediyordu. Teknede bikinisinin üstünü giymesine gerek olmadığını söylediğince Serpil hemen kabul etti. Zeynep abla da çıkarttı üstünü. Onun vücudu daha dolgundu. Çaktırmadan bakıyordum. Çok seksiydi o da. Öğleden sonrayı güneşlerek ve yüzerek geçirdik. Iki yarı çıplak kadının böyle ortalıkta dolaşması çok tahrik ediciydi. Halit ağbiyle Serhat istedikleri zaman kadınlarına sahip olabilirlerdi. Zaten sarılıp öpüşüp duruyorlardı. Serpil’i ilk tanıdığım zamana dönmüştüm. O zaman daha çıkmıyorduk. Arkadaşlarla birlikte plaja gittiğimizde onun güzel vücudundan çok tahrik olup tuvalette 31 çekmiştim. Anlaşılan şimdi de ayni durumdaydım.

Onlar iki çift bir birlerine sarılı minderlerin üzerine uzanmış konuşuyorlardı. Ben de yanlarındaydım. Halit Ağbi Serhat’ın kendisine çok benzediğinden bahsediyordu. Serhat’ın kendi kadınını paylaşmadığını ama Serpil gibi başkasına ait bir kadını kullandırmasında bir terslik olmadığını ifade ediyordu. Bu şekilde Serpil’i kullanıp kullanamayacağını anlamaya çalışıyordu. Serhat bu oldukça bariz teklife açık açık cevap verdi. ” Halit Ağbi tabii sana saygım sonsuz. Kesinlikle Serpil’in tadına bakmalısın. Serpil de çok hoşlanır zaten” dedi. Serpil gülümsemeye başlamıştı bile. Serhat onayladığı sürece zevk alacağı belliydi. Halit Ağbi, “Beraber becerelim mi, ne dersin? ” Serhat, “Tamam Ağbi güzel olur” dedi.

Halit Ağbi yerinden kalktı, onların yanına gitti. Elinden tutup serpil’i ayağa kaldırdı ve öpüşmeye başladılar. Beyaz kıllı göğsüne sevgilimin diri göğüslerinin basıldığını gördüğümde içim eridi. Elleri vakit kaybetmeden o guzelim kalçalarına indi. Bikinisinin içinden okşamaya başladı. Sevgilim bu Olgun erkeğin kollarında kendinden geçiyordu. Elini onun mayosunun içine sokup yarağını kavradı. Halit Ağbi mayosunu indirdi aşağıya, ardından da Serpil’in bikinisini. Yarağını görebiliyordum artık. O da Serhat’ın ki gibi Kocamandı. Gerçekten bu iki erkek çok benziyordu bir birine.

Gözümün kenarında Zeynep ablayı farkettim. Elini bikinisinin içine sokmuş kendisiyle oynuyordu. Bende bundan cesaret alıp elimi mayomun içine soktum. Yan yana sevdiklerimizin sevişmesini seyrediyor, kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk. Halit ağbiyle bir an göz göze geldik. Utandım ama duracak halde değildim.

Birazdan Halit Ağbi Serpil’i teknenin arkasındakı geniş oturma yerine götürdü. Minderlerin üstünde domaltıp, önüne geçti. Ağzına verdi. Serpil onun taş gibi olgun yarağını arzuyla emmeye başladı. İleri geri hareket ederek başından tuttuğu Serpil’in ağzını sikiyordu şimdi. Zeynep ablanın “Sik Serpil’i aşkım. Sik küçük yosmayı ” diye soluduğunu duydum. Halit ağbi birazdan eliyle Serhat a işaret etti. Sevgilimin ağzından çıkardı yarağını. Yerini Serhat’a bıraktı. Kendisi de sevgilimin arkasına geçti. Sikecekti. Serhat’ın ki gibi onunki de damarları şişmiş vaziyetteydi. Tutup başını dayadı. Yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sevgilim, Serhat’ın yarağı ağzındayken inledi. Ama iki deliğinin dolmuş olması Serpil’i kendinden geçirmişti. Halit Ağbi “Oldukça dar bu kız”dedi. “Çok hoşuma gitti. Seninkinden cok daha dar Zeynep”. Pompalamaya başlamıştı bile. Her vuruşunda Serpil’in yüzü Serhat’ın kasıklarına yapışıyor yarak görünmez oluyordu. Bir ara göz göze geldiler. Güldüler. Sağ ellerini havada çarptılar. Ayni kadını iki ucundan sikiyor olmanın ortaklığını kutlamak için. Ben ise Zeynep ablayla yan yana onlara bakıp kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk.

Birazdan Halit Ağbi bir işaretle Zeynep’i çağırdı yanına. Biliyordu kocasının ne istediğini. Sırt üstü yatıp kocasının bacak arasına girdi. Alttan taşaklarını yalamaya başladı. Harika bir zevk olmalıydı bu. Hemde sevgilime giriş çıkışını görüyordu burnunun dibinde. Bir yandan da hala kendisyle oynuyordu.

Sevgilim yine sarsılarak titreyerek gelmeye başladı. Gerçekten sevgilim benimleyken kadınlığını yaşamıyormuş diye düşündüm. Hiç bu hale gelmezdi. Normali hâli buydu artık. Bu defa her kez çok azmıştı. Erkeklerde dayanamadılar. Azgın hayvanlar gibi Serpil’e çarpa çarpa boşaldılar. Halit Ağbi “Al yosmam! Al amına benim küçük yosmam” diye haykırıyordu. Taşakları da karısının yüzünü iyi dövmüştü. Sevgilimin ağzında da amından da döller taşıyordu dışarıya.

Ben de boşalmıştım onunla beraber. Zeynep abla deli gibi yalıyordu kocasının döllerini. O da haykırarak geldi. Hepimiz nefes nefeseydik.

Boşaldıktan sonra içimi yine bir utanç duygusu kapladı. Ellerimi mayomun içine sildim. Sanki 31 çekmemiş gibi görünmek istiyordum.

Yavaş yavaş doğruldular. Keyifleri çok yerindeydi. “Hadi denize atlayalım” dedi Halit Ağbi. Çırılçıplak, dibi görünen mas mavi berrak suya attık kendimizi.

Akşam yemeği yine güzel sohbetlerle geçti. Halit ağbi, Serhat’dan Serpil’i akşam için istedi. Zeynep ve Serpil’le tek başına olmak istiyordu. Serhat memnuniyetle dedi. Bana ve Serpil’e sormuyordu bunları. Ama Serpil memnundu olayların gidişinden.

Yemekten sonra Halit ağbi bu iki arzulu dişiyi ellerinden tutup kamarasına götürdü. Iyi geceler çocuklar dedi bize kapıyı kapatmadan.

Serhat la kalan şarabı içip sohbet etmeye başladık. Birazdan denizin üstündeki akşam sessizliği kadın inlemesiyle bozuldu. Serhat “Bu seninkinin inlemesi ” dedi. Haklıydı. Ikimiz de tahrik olmaya başlamıştık. ” Gel kapıya yaklaşalım dedi. Kapının yanında mayosunun üstünden yarağıyla oynamaya başladı. Ben de aynisını yapıyordum. Ses çıkarmamaya çalışıyorduk. Serhat Mayosunu indirdi. Dim dik yarağı ortaya çıktı. Kulağıma yaklaşıp “Ağzına alsana! ” diye fısıldadı. Ensemden kavrayıp başımı aşağıya doğru ittirdi. Direndim. Başımı sallayarak sessizce olmaz dedim. Emir veren bir tonla tekrar fısıldadı kulağıma “Ağzına Al!” Başımı aşağıya ittirdiğinde attık direncim kırılmıştı. Yüzüm o sert, güçlü yarağına çarptı. Ağzımı açıp içime aldım. İtaatkarca emmeye başladım. Bu kadar sert olabileceğini beklemiyordum. Kocaman Başı ağzımın içindeydi iki elimle kalın gövdesini ve iri taşaklarını kavramıştım. Bu gücü hissetmek hoşuma gitmisti. Onu daha çok hissetmek daha çok zevk vermek istiyordum adeta. Dilimle içerden yalamaya başladım. O da kasıklarını oynatıp yarağını daha çok sokmaya çalışıyordu ağzıma. Ama mümkün değildi.

Sertçe kolumu tutup beni yerden kaldırdı. Teknenin arkasına doğru aceleyle yürürken beni de adeta sürüklüyordu. Minderlerin önünde hızlı bir şekilde mayomu çıkartıp attı. Pipim beni utandıracak halde dim dik, zevk aldığımı bağırıyordu. Ardından minderlerin üstüne savurdu. Şaşkınlıkla bakıyordum ona. Taş gibi yarağınla üstümde bir dev gibi duruyordu. Ne yapacağı belliydi. “N’olur ?” Diye fısıldadım yalvaran bakışlarla. Ama beni dinleyecek hali yoktu. Bacaklarından birini kavrayıp yüzükoyun hale getirdi. Ata biner gibi üstüme çıktı. Eliyle kıçımı tükürüklediğini hissettim. Ardından o sert yarağını dayadı deliğime. Ittirmeye başladı. Acıdan haykırdım. Arama durmadı. Abanmaya devam etti. Çok azmıştı. Biliyordum bu halini. Zaten kaçabilecek durumda değildim. Çaresizdim. Bari içerdekilerin haberi olmasın istedim.

Ağzımı kapattım. Çığlık yerine inleme çıkıyordu sadece. Serhat milim milim giriyordu bana. Çok acıyordu. Belimin kalçalarımla birleştiği yerden tutuyordu beni. “Oooooh! ” dediğini duydum. Sonuna kadar girmişti içime. Sımsıkı sarıyordum yarağını acı içindeki büzüğümle. Geri çekip tekrar ittirdi. Ardından tekrar. Tekrar. Artık sikmeye başlamıştı beni. Popom eziliyordu altında. Kocaman yarağını derinliklerinde hissediyordum. İçim dopdoluydu. Serpil’in hissettiklerinin birazını anlayabiliyordum şimdi. Üzerime Uzanıp omuzlarından asılmaya başladı. Artık deli gibi sokup çıkartıyordu. Üzerimde hopluyordu. Acımın yanında zevk de alıyordum artık. Ben de inlemeye başladım. Kulağımın dibinde solumasını duyuyordum. Hiç bir şey demiyorduk ikimizde. Sadece soluyor ve inliyorduk. Serhat bana dakikalarca girip çıkmasının sonunda, ” Boşalıyorum Tarık! ” dedi. Büzüğümde onun kasılmalarını hissettim. Ardından içim sırıl sıklam, kaygan oldu. Üzerime yığıldı. Ben pipim hala kalkık altında yatıyordum. Ilk tepkim ” N’olur bu aramızda kalsın” demek oldu. Serhat baştan savar bir şekilde nefes nefese “Tamam, tamam” dedi. Üstümden kalkarken içim boşaldı. Mayomu giydim. Burada uyuyabilirdim. Serhat kamaralardan birine gittik yattı. Halit Abi’lerin kamarasından gelen seslerin arasında uyudum.

Sabah kalktığımda deliğim hala sızlıyordu. Farkettirmemeye çalışarak yan oturdum masada. Kahvaltı sırasında en önemli konu üçünün yaptığı seksti tabii ki. Ne kadar zevk aldıklarını anlatıp duruyorlardı. Özellikle Halit Ağbi Serpil’e güzelliğine ve yatakdaki arzulu haline övgüler yağdırıyordu.

Serhat’a teşekkür ederken, “Sen akşamı kadınsız zor geçirmişsindir herhalde dedi gülerek” Serhat da, ” Yok canım. Hiç üzülmeyin siz. Sağolsun Tarık elinden geleni yaptı” deyiverdi. Aman allahım hani söylemeyecekti! Ne büyük aptalıktı buna inanmış olmam. Üçü de hayretle bir ona bir bana bakıyorlardı. Zeynep abla ” Nasıl yani? ” diye sordu. Serhat ” Şöyle diyeyim: Tarık kıçı üstüne rahat oturmayacak bu gün.” Yine Zeynep abla ” Neee? Siktinmi çocuğu? Vallahi sen Halit’ten de beterimişsin Serhat” dedi, gülerek. “Sevgilisini sikmen yetmedi mi?” Serpil daha da heyecanlanmıştı. Yerinde duramıyordu. ” Yaaa! Bunu kaçırmam çok kötü. Çok isterdim görmek.” Halit Ağbi Serpil’e dönüp ” Sen hiç üzülme tatlım ben sana gösteririm o zaman ” Ben bütün bu konuşmaları kıpkırmızı bir halde dinliyordum ama artık suskun kalamadım, ” Yok Halit Ağbi. Olmaz hayatta” dedim. Serhat, “Bana da çok direndi ama sonra hoşuna gitti. Değilmi Tarık.” diye güldü. Halit ağbi elimden tutup ayni yere götürdü beni. Serpil hemen yanımıza geldiği. Dur ben indireyim mayonu. Pipim yine kalkıktı. Halit ağbi bana “Sırt üstü yat dedi. Sesimi çıkartmadan yattım. O da soyundu. Bacaklarımı omuzuna aldı. Tam yarağını dayanyacaktı ki Serpil ” Bekle ben tutup sokucaaaam!” Diye uzanıp yarağını tuttu. Ağzına alıp ıslat da fazla acıtmayalım Tarık’ın canını. Serpil ağzına alıp emmeye koyuldu. Bol bo tükürük bırakıyordu üstünde. Tamam dedi Halit ağbi. Sevgilim elleriyle tuttuğu o taş gibi yarağı göt deliğime dayadı. Gülümseyerek Halit ağbiye bakıp. “Hadi sik Tarık’ı ” dedi Halit ağbi ittirmeye başladığında yine o acıyı hissettim deliğimde. “Ağbi nolur yavaş “dedim. Biraz durdu sonra tekrar ittirmeye başladı. Yırtılıyordum adeta. “Ağbi dur! Çok acıyor!” Dedim. Durdu. Serpil susmadı. “Halit ağbi Tarık’ı dinlersen akşama kadar sikemezsin sen onu.” Halit ağbi “Haklısın ” dedi. Bana dönüp “Sık dişini Tarık” deyip yeniden ittirmeye başladı. Yavaş ama kararlıydı bu sefer. Büzüğüm yana yana başını içime aldım. Ardından gövdesinin yarısı girdi içime. Acıyordu. Sonunda bir hamlede kalan yarısını da kökleyiverdi. Allahım ne çok acıyordu. Gözlerimden yaş geldi. “Oldu işte gördünmü?” Dedi. Ben debelenmeyeyim diye bacaklarımdan sım sıkı tutuyordu. Acılı gözlerle Halit ağbinin gözlerine baktım. Dudağında hafif bir gülümseme fark ettim. Serpil elini uzattı. Parmağını Halit ağbinin yarağının dibine deydirdi. O şımarık tavrıyla “Benim tanıdığım Halit ağbi dışarda kalan bir santimi de Tarık’a sokmadan bırakmaz ” dedi. Halit ağbi “Sen ne yaramaz şeysin öyle ya” deyip bir daha abandı. Acıyla “Ahhhh! ” diye haykırdım. Hepsi girmişti bes belli. “Memnun oldun mu? ” dedi Serpil’e. ” Evet” dedi “Çok teşekkür ederim.” Gülüştüler.

Halit ağbi ağır ağır sokup çıkarmaya başladı. Her sokuşunda ben bir “Ah!” Çekiyordum. Zeynep abla hem kocasının vücudunu okşuyor hem de bana girişini seyrediyordu. İnlediğimde de yüzüme bakıyordu. Serpil le Serhat da bir birlerine sarılmış Halit ağbinin beni sikmesini bir show gibi seyrediyorlardı.

Yavaş yavaş aldığım acı zevke dönüşmeye başladı. Hala güçlü darbeyle geçirdiğinde canım yanıyordu ama başka türlü hisler duymaya başlıyordum. Onların önünde sikilidikce küçüldüğümü hissediyordum Çok zavallı görünüyor olmalıydım ayaklarım havada sallanır halde sikilirken. Birden kendimi kaybettim. Halit ağbinin gözerinin içine “Halit Ağbi! Halit Ağbi!” diye soludum. Hiç düşünemeyeceğim bir şey oluyordu. Halit ağbinin güçlü yarağı götümün derinliklerini zorlarken dokunmadığım Pipim kasılmaya başladı. Boşalıyordum. Bir kadın gibi boşalıyordum. Ben hiç bir şey yapmadığım halde Halit ağbi beni sikerek boşaltıyordu. Aldığım zevk beni sarhoş ediyordu.

Kız gibi ince ince sesler çıkartarak altında titriyordum ki, onun kükreyen sesini duydum. Ardından da yarağının içimde kasılmasını hissettim. O da içime geliyordu. Tazyikli dölü vıcık vıcık ediyordu götümün derinlikleri. Yüzüne baktım. Gerilmişti. Sonunda bir “Ohhhhh!”çekti ve durdu. Kalkıp kendini minderlerin üstüne attı.

Onu tatmin etmiş olmak bana da bir tatmin duygusu verdi. Serpil hemen yanında gidip Haşim ağbiyi öpücük yağmuruna tuttu. “Haşim ağbi, inanamiyorum. Nasıl yaptın bunu. Tarık’ı kız gibi ettirdin.” Haşim ağbi gururlu bir gülümsemeyle “Yok canım pipisi kalkık kız olurmuymuş hiç. ” dedi. Serpil bundefa heyecanla koşup Serhat’a sarıldı şımarık şımarık ” N’olursun Tarık’ı bir daha sik şimdi. Pipisi kalkmadan getir onu. N’ooooooooolursun? Kız gibi getir onu.” Serhat gülerek duruyordu cevap vermeden. Ben artık buna dayanacak halde değildim. “Doğrulup kendimi korur bir pozisyon alırken bir yandan da “Yapmayın. Olmaz. Yaptırmam artık diye söyleniyordum. Serpil sakince Yanıma geldi. Bana şefkatle sarıldı. “Tarık’cığım çok istiyorum seni o halde görmek” dedi ” Sana söz, sen boşaldıktan sonra çok seninle sevişeceğim tamam mı?” Başını çevirip Serhat’a baktı onay almak için. Serhat “Pipisi kalkmazsa anlaştık ” dedi.

Daha ben cevap vermeden Serpil beni Sırt üstü yatırdı. Karşı koymadım. Ona sarılmayı onunla sevişmeyi çok istiyordum. Serhatı çağırdı. Yarağı dim dik olmuştu bile. Serhat bacak arama girip ayaklarımı omuzuna aldı. Serpil Serhat’ın yarağını tutup göt deliğime dayadı. Zaten vıcık vıcıktım Haşim Abinin dölleriyle. Oramın hala bir tünel gibi açık olduğunu hissediyordum. Dayatma dayamaz başlı kolayca girdi. Serpil “Hadi canım sok hepsini.” Dedi Serhat’ın vücudunu okşayarak. Serhat tek darbede Kökleri bana. Ince bir “Ihhhh!” Çektim.
Beklemeden pompalamalarına başladı. Kalın yarağı artık alışmış olmama rağmen zorluyordu beni. İçim doluyordu. Pipim bir et parçası gibi sallanıyordu o koydukça. Sertleşmeyeceği belliydi. Bu kadar çabuk zaten sertleşmezdim. Serhat beni siktikce azıyordu. Serpil de çok coşmuştu. Serhat’a “Sik Aşkım! Sik Tarık’ı. Koy götüne. Kız gibi getir onu. Benim için sik sevgilimi. Kız yap onu” diye soluyordu. Diğer ikisinin de eğlendiği bes belliydi. Bu Ateşli dakikaların sonunda yine o garip duyguyu hissetmeye başladım, ama bu defa pipim inikken. Solumalarım değişti. Kendimi kaybettim, Serhat’ın gözlerinin içine baka baka titriyordum. O et parçası halindeki pipimden az da olsa dölüm akmaya başladı. Serpilin Çocukça bir heyecanla “Getirdin onu! Getirdin Aşkım. Tarık’ı kız gibi getirdin” diye bağırdığını duydum. El çırpıp Serhat’a öpücükler yağdırıyordu. Gelirken götümü kastığımdan olmalı o sırada Serhat da içime patladı. Serhat’ın sert darbeleri altında sarsılırken Serpilin mutluluğunu ve Serhat’ın gergin yüzünü seyrediyordum.

Birazdan o da bacak aramdan kalkıp Haşim ağbinin yanına oturdu. Havada ellerini çaktılar gülerek. Kıçımdan ve pipimden döller akarken “Benimle sevişecekmisin gerçekten Serpil?” Diye sordum. Cevap vermedi. Gidip Serhat’ı dudaklarından öptü. “Sevişebilirmiyim Serhat çığım? Söz vermiştik.” Dedi. Serhat gülerek “Olur” dedi, “Zaten erkek sayılmaz artık” Hepsi güldüler. Serpil bikinisinin altını çıkartıp yanıma uzandı. Sarıldım o da bana sarıldı. Dudaklarından öpmeye başladım. Ellerim deli gibi arzuladığım harika vücudunu okşuyordu. Çok mutluydum. Sevecen bir şekilde okşuyordu o da beni. Güzel pürüzsüz sırtından aşağıya kaydırdım ellerimi. Yuvarlacık çıkık poposunu taparcasına okşadım. Bir daha ne zaman elleyebilirdim bilmiyordum. Diri güzel memeleri göğsüme sürtüyordu. Bacakları bacaklarıma. Pipim kadınlığına deyiyordu şimdi. Allah’ım nolur kalksın pipim diye yalvardım içimden. Ama mümkün değildi. Ona girmem imkansızdı. Iki kız gibi sevişiyorduk. Serpilin eli arkama gitti. Deliğimi buldu. İki parmağını kolayca sokuverdi götüme. Kulağıma “Şu hale bak aşkım. Seni kadın yaptılar” dedi. Ben de ” onlar değil sen yaptın aşkım” Dedim. Dudaklarımız birleşti.