nerde eski günler

Karımı ve baldızımı siktim
Big Grin Selam Ben hollandada yaşayan kariyer sahibi bir erkekğim.Kariyer dedimde aslında sexste kariyerli olmayı başardım.
Karım türk bende türküm ama yıllarımız hep yurtdışında geçti
Karım:28 yaşında ben 35 yaşındayım..
Eşimle evliliğmizde ilk zamanlarda sorun yoktu şimdilerde hiç yok.
Sevişmelerde mükemmeliz bende mükemmelim erken boşalmıyorum Eşimi boşalttıktan sonra kendim rahatlıyorum
Ne olursa olsun zamanla monotonlaşan bir evlilik halini alıyor istemesekte .
Artık değişiklik arıyoruz.İşte bu süreçte yatakta fantaziler türetmeye başladık karımla.
Erkek olarak hayalini düşlediğim fantazileri sevişirken gündeme getiriyorum.Arada bir kadın daha olsa 3 lü sevişmeler yaşasak ne güzel olur.Bir seni siksem birde diğer bayanı of of aman of şehvete gelmemek mümkün değilya.2 tane göt ve am var domalmış birine sok çık diğerine sok
sulu sulu am sularının tadına bak
Memelerini sık saçlarıı çek 2 bayanın sahibi benim
Bunları konuşurken karımda baktım daha bir heyecanlı
daha bir hareketlendi.Başladı bana eşlik eye o kadın benim amımı yalasa göt deliğimi yalasa demeye sevişirken bunları konuşuyoruz fakat sex bittiğinde normal yaşantımız devam ediyordu.
Eşimin kardeşi vardı yani benim baldızım.Kocası ile tartışmış bize geleceğini söyledi.Yeni evli olmasına rağmen eşiyle geçinemezdi baldızım kimbilir neyi paylaşamıyorlardı.Baldız anlatmıyorduki bilelim çözüm arayalım
Baldız geldi bize 2 gözü 2 çeşme ağlıyor
20 yaşında baldız çocuk doğurmadığı içinde süper bir fiziğe sahip
memeleri nerdeyse gömleğinden fırlayacak.Giydiği dapdar bir streç tayt bütün hatlarını çıkartmış ortaya gayet te ilgi duyulacak sütun bacaklı sarışın bir baldızım var benim.
O gece alkol aldık baldızda içerdi iyi içici idi.Maksadımız çakır keyfi olsunda derdini anlatsın amaç
Öylede oldu Benim karı annesini aradı böyle böyle dedi
Şimdi sizlerde olayı merakmı ettiniz.
Meğer baldızın kocası benim baldızı sikemiyormuş baldızda kocasını aldatıyormuş.Eşide bunu öğrenince alın bu kaltağı orospuyu deyip dışarı atmış.
Eğlence ve sikişmenin tadını almış olan baldız artık rahatta durmuyormuş
Enişte boşayacakmış bizim baldızı benim hatunda bizde kalsın bir süre dedi dışarımı atacaz dedim olur kalsın dedim.
Baldız bizde kaldığı sürece gidiyor geziyor gece yarıları gelmeye başladı eve.
Ben eşimle yatıyorum baldız gelecek ses duymasın diyorum rahatımız kaçtı ama belli etmiyoruz.
Gecenin bir vakti baldız sarhoş geldiDış kapıyı açamıyor bende eşimi baldız yokken rahatça sikiverecektim başlamıştım eşim bağıra bağıra sevişiyorduk.Fantaziler dünyasına dalmıştım yine ben 2 kadnla sevişirken o esnada kapının kurcalanması tabiki canımı sıktı.Baldız girdi ve yattı ben sikim elimde dolaşıyom.Karı kardeşim duyacak diyor vermiyor.Bende olmaz diyom kudurdum
Sessizce seks yapmaya başladık tekrar fantazime kadığım yerden devam ediyordum Bayan senin amını götünü yalıyor öpüşüyorsunuz bir seni birde diğer bayanı sikiyorum ahlayıp pufluyoruz.Am sularınız bacaklarınıza kadar aktı
Tam bu esnada karım sende fantazi varda bende yokmu dedi.Bende 2 erkekle sikişmek istiyorum deyiverdi.Sen beni sikerken amdan oda götten siksin hatta 3 erkekte olabilir ağzımıda sikin benim dedi.
İlk dakikaların şokunu yaşayan ben aramızdaki o ateşli hazzı görünce devam ettik.
İlk boşalma böylece bitti.Eşim çok şehvetli sevişti.Ama ilk onun istediğini yaamazdım.
Eşimle ertesi gün ayık kafa ile konuştuk.İlk etapta olmaz desede sonra yumuşama gösterdi.
İlk bir bayan bulup onunla deneyelim dedik.
Bu görevi tabiki karım üstlendi fakat yapamadı.
Günler geçti durumumuzda bir değişiklik yok baldız aynı baldız karı aynı
İlk defa baldıza o gece alıcı gözü ile baktım.Ama eşime nasıl diyecektim.
Tongue Kendimden utanır oldum ama bizim baldızda az orospu değil hani benim o günden sonra baktığımı fark edince elinden geleni yapmaya başladı
Bu nasıl görünüyor bu kıyafet yakışmışmı enişte gibi zamanla erken gelmeye başladı eve
Bende eşimde değişikliğin farkında olsakta demedik birbirimize.
Bir cumartesi günü tatil hava sıcak evin içersinde şortla dolaşan baldızım ve göğüsleri belli şekilde olan karım ortalıkta dolaşıyor.
Banyoya girecek olan baldızıma eşimde yardım ediyor ve aralarında fısıldaşıyorlar gülüyorlar.Alkol almayada başladık bu arada tatil olduğunda genelde içeriz.
Baldıza artık alıcı gözle bakıyorum niyeti bozdum ama karımın kardeşi bu sebeple açılamıyo hani dışardan birisi olsa karımla konuşurum ama bu baldızım olmaz diyorum sadece bakıp hayallerimi süslemesine fantazilerde yaşamak zorundayım.
Baldız duşa girdi.Elind permatik gördüm ah ah dedim şimdi amını kesecek dedim kıllarını alacak o permatiğin yerinde olmayı istedim.
Şakır şakır su sesi geliyor içimin yağları eriyor benimde iç içebildiğin kadar deyip duruyorum hatun evde olmasa anahtar deliğinden röntgenlik yapacam ama karı evde olmaz.Bir bağırma ile kendime geldim baldız ablasına seslendi sular kesildi diye duymadı balkoda olan ablası komşu ile sohbete dalmıştı.
Bornoz ve köpüklü şekilde banyodan çıkan baldız bornoz arasından gözüken meme uçları ereksiyon oldum resmen bu kız beni bitirdi bu hali ile
Yanıma geldi sular köpüklü köpüklü akıyor ben eriyorum.Enişte ablam nerde yahu sular kesildi suyum yok dedi bana.Tebessüm ile
Bende ben bakayım dedim.Banyoya girdim sular kesilmişti ve baldız yanımda duruyordu.Kovayı doldurmamıştı keşke su doldursaydım dedi ama nafile tabi
Ablası geldi bizi banyoda gördü baldızda bornoz vardı frikik verdiğinide gördü tabiki hiçbir falso vermeden neler oluyor dedi.Sular kesildi abla eniştede bakıyor dedi sana seslendim ama duymadın dedi.
30 dakika kadar sonra sular geldi ama ben baldıza hayallerde siktim siktim durdum.
Traşlı bal ve kaymak gibi amcığını yaladım durdum.
Ogün yapamadım birşey ama işyerinde bile kafamda hep baldız var kendimi konsantre edemiyorum banyodaki hali hep görüntüde var benim.
Karıma konuyı açmak istedim birgün cesaret lazımdı bana o gün çok içki kullandım artık söyleyecektim.
Baldız yan odada yatıyordu bende eşimle sevişmeye başladım karımın canını yakıyorum biraz bilinçli olarak çok bağırsınki baldız duysun diye
Eşim çok haz almıştı daha öncede sevişmelerimizden çok farklı bu sikişme daha vur daha derine sok götüme sok çıldırdım demeye başladı.
Ben bu esnada fantazime girdim.
Sesleri duyup duymadığını bilmiyorum ama kapı aralandı karşımda baldız vardı.Şeffaf bir gecelik içinde ve içinde hiç birşey yok memeler göt ve am ortada.
Masturbasyon yapmaya başlamıştı sanırım masturbasyon kesmedi ablasının çığlıkları karşısında baldız bir baktım enişte beni öp sev demeye başladı.Ablası öp onu dedi ben kendimi eşim ve baldızımla aynı yatakta buldum.
Baldızı öyle bir siktimki ne am kaldı ne göt çünkü arzu doluydum ben baldıza karşı
Artık 3 müz aynı evde ve aynı yataktayız kıskançlık yok bol sikişmeli zamanlar var bizim baldızda az değilmiş hani
Bir am var taş gibi artık etek traşınıda ben yapıyom 3 ümüz yaşıyoz
Sıradaki fantazide karımın çoklu erkek fantazisi olacak çünkü o bana kardeşnnii sundu sıra bende ona özel bir süpriz yapacam belk**e baldızımda içinde olacak ben çok mutlu oldum.Baldız baldan tatlıdır ya evet öle
Karım ben ve baldız.Hergece 2 sinide sikiyorum ve bir kolumda baldız bir kolumda hatun yatıyoz……

berbere verdim

en 17-18 yaşlarında iken.Yaz ayı,hasat zamanı tarlada çalışıyorum. Amcallarla birlikte koyunlarımıza saman için buğday sapı. getiriyoruz. Sabah erkenden başlayıp akşam saatlarine kadar sap çekip ardından biçerdöveri takip edip tarlaları biçtiriyoruz. O yıl amcam Ev yaptırmak için bir usta ile anlaşmıştı. Biz yine gece geç saatlere kadar çalıştıktan sonra amcamlara gelip yemek yiyecek o gece amcamlarda kalacaktım.(Bazı geceler genelde kalırdım) Amcamın iki katlı tek odası vardı.Orası Misafirler için ayrı yerde idi ,meğer usta gelmiş oraya almışlar.Bizide oraya aldı. İçeri girdim adamı görünce sanki çarpılmışa göndüm doğrusu. 42 yaşlarında 175 boylarında 85 kilo civarında ama sıkı bir vücut yapısı olan bıyıklı kalın kolları ve göğsünden kılların fışkırdığı tatlı bir göbeği olan kumral ve kıvırcık sayılabilir biri sedirde oturuyor.Adamdan gözümü alamıyorum ben. Neyse Amcamdanda korkumdan bakmamaya çalışıyorum.Yemeği yedikten sonra Amcam siz yatın erken kalkmamız lazım diyerek yer yataklarını yaparak gitti. Adının Hacı Bekir olduğunu söyleyen usta lamba açık vaziyette soyunmaya başladı ama ben bakakalmışım.Üstünden gömleğini ve pantalonunu çıkardı. Atlet ile omuzları ve kollarının tamamı ile göğsündeki kıllar ve göbeği de ortaya çıkınca beni bir titreme aldı.Adamda acaip kalın bacaklar vardı ve tüm kıl idi. Benim baktığımı görünce atletini düzeltmek için kilotunun içine verirken sikini bir kavrayarak düzeltti ve yatağın üstüne yattı.Yorganı yarı yere gelecek şekilde çekti. Ben soyunmaya başladım ama titriyorum.Ne o şaşırdın sen sanırım pek başkalarının yanında soyunmuyorsun dedi.Bende hı diyebildim sadece.ben soyundum güneş gören yeri kararmış ama güneş görmeyen yerleri bembeyaz bir vücudum vardı.Parlakça ortadaydım.Hacı Bekir bana aşağıdan yukarıya doğru bir süzdüğü anda göz göze geldik.O ara göbeğini sıvazlayarak sikini kavradı ve yan üstü döndü.Bende yandaki yer yatağına yattım ona yüzüm dönek yan yatarak konuşuyorduk.Lafı dönüp dolaştırıp sekse getirdi benim neler yaptığımı sordu. Bende bir şey yapmıyoruz daha deyince,ben senin yaşında iken köyde kancık eşek ve it bırakmadım sikmedik dedi.Bende bizde sikiyoruz ama sık değil dedim.Ama ben dedim seninki gibi kıllı bir gösüm ve göbeğim olmasını çok iseterim diyince.Gel istersen okşaya bilirsin dedi ve altelini yukarı doğru sıyırdı ve göbeği açığa çıktı aman ne göbek öyle sanki beynimden vurulmuşa döndüm.Titreyerek elimi uzaktım hafif hafif kılları okşamaya başladım. O benim belimde tutarak kendine doğru geçkti.Eli o kadar sert ve sıcaktıki anlatamam. Ben okşamaya başladıktan sonra sağ serçe parmağımı kilotunun altına doğru sokmaya başladım O ise gerneşir gibi yaparak elimin dahada aşağıya inmesine yardım ediyordu. Sonra elimi tutup sikini üstüne getirdi.Taş gibi olmuş kocaman yarak elimde öylede sıcakki tarifi yok bunun.Elimde epeyce tutup 31 çeker gibi yapıyorum o ise kalçalarımı okşuyor,sıkıyor ve deliğimi o kalın parmaklarıyla içine girmeye çalışıyordu. Bacağını benim kalçamın üstüne atıp kendi altına almaya çalıştıkça tir tir titriyordum ben Benim kilotumu sıyırıp dizlerime kadar indirdi.Kendi kilotunuda iidirdikten sonra beni yüz üstü yatırıp üzerime uzandı.Anlatamam o kadar sıcak,tatlı ve zevkli idiki yaşamak lazım.Koca siki bacak aramda kalın ve oldukça sert sıcacıktı.Bacak arama sürtmeye başladı. Ben altında götümü sıkıp girmesine engel olmak istiyordum. Öyle korkuyorumki altında her an içime giricek gibi götümün deliğine başını dayadı ve tükürük çalıp zorlamaya başladıkça canım çok yanıyordu.Bağırmamak için yastığı ağzıma doğru çekiyordu.Baya uğraştıktan sonra sanırım kafasını biraz sokmuştu öylece durdu. Ben altında ezeliyordum.Bana korkma kimseye demem sende deme bu çok güzel olacak sende zevk alıyorsun bak gibilerinden lafllar söylüyordu.Altında ezilmiştim üstümden atmak için hamle yaptığımda olan olmuştu içimi öylece boktuki sanki ev tepeme uçmuştu yarısına kadar geçirmişti sanırım.ben bağırdım ama yastığı azıma bastı sesim dahi çıkmadı. Biraz bekledikten sonra hafif hafif gidip gelmeye başladı.Tam sokamamıştı ama içimdede epey vardı.Gidip gelmeye başladıktan sonra hafifte olsa genişlemiş götüm acısı azalmış ve zevk almaya başlamıştım.Biraz daha gidip geldikten sonra hızlanmaya başladı ve kasılarak içime boşaldı.Götüm Kan ve meni hatta terle birlikte elimi attığımda üç parmağım sanki içine gömülmüştü.Arkadaki tuvalete gitiğimde suyla yıkadığımda elim içine gidiyordu.ama içim acaip şekilde acıyordu.geldiğimde yatağın üstüne uzanmış yatıyordu.Bak dedi kimseye bir şey söylemem kesinlikle sende söyleme ben buraya gelirken amele getirmeyeceğim sen benimle çalışırmısın dedi.Bende Babam bilir eğer çalış derse çalışırım dedim.Sabah Amcama dediki yeğenin amele olarak çalışabilir sanırım ben amele getirmeyeceğim dedi.Amcamda olur dedi.O yaz amcamın evini yaptık ama ne geceler geçirdik….

tadı başkaydı

FİLİZ’DEN…

Eskişehir’de devamlı müşterisi olduğum kuaförde çalışan Yasemin adında bir kız var. Yasemin manikür ve ağdamı yapar hep. İşinde çok uzman olduğu için diğer kızları tercih etmem, mutlaka bu konudaki bakımımı Yasemin’e yaptırırım. Fakat bir türlü tam olarak anlayamadığım bir şekilde Yasemin’in bana dokunuşlarında, bakışlarında bir farklılık vardı ilk günden beri. Sanki bir anda dudaklarıma yapışıverecekmiş veya bikini bölgeme ağda yaparken bir anda amcığıma yumuluverecekmiş gibi hissettim hep.

Bir gün Yasemin’den eşim Hakan’a da bahsettim. Durumu anlatıp girizgâh yapmaya cesaret edemediğimi söyledim. Eşim de, “Senin O’na bir temasta bulunmana gerek yok ki. Böyle hissettiğin bir anda davetkâr davran. Mesela bikini bölgene ağda yaparken amcığını uyarmaya, okşamaya başla. Böylelikle O’nu da cesaretlendirmiş olursun. Eğer gerçekten hissettiğin gibi O’da biseksüel eğilimlere sahipse ve sana karşı bir zaafı varsa O’da bir hamle yapacaktır. Fakat görmezden gelir veya kabini terk ederse bil ki sen yanlış anlamışsındır.” Dedi.

Hakan’ın dediğini yapmaya karar verdim… İlk fırsatta kuaförüme gittim. Yasemin kapıda hava alıyordu.

Yasemin benden 3-4 yaş küçük, 1,60-1,65 boylarında, 50-55 kilo civarında, hafif balık etli, harika vücut kıvrımları olan, iri göğüslü, güzel ve dolgun kalçaları olan, uzun dalgalı ve siyah saçlı, bembeyaz pürüzsüz bir tene sahip kumral güzeli bir kız…

“Merhaba Yasemin, benim seninle işim var” diyerek O’na göz kırptım.

“Tamam, sen çık yukarıya, kimse yok zaten istediğin kabine geç ben de geliyorum.” diyerek beni ağda katına gönderdi.

Merdivenleri çıkarken sanki kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Merdivene en uzak kabine geçip hazırlanmaya başladım. Birkaç dakika sonra Yasemin kapıyı çalarak içeri geldi.

Kısa bir hal hatır sohbetinin ardından “Bikini bölgemi alıcaz” dedim.

“Tamam, hadi geç istersen.” dedi.

Ağda yatağına geçtim ve ne yapmam gerektiğini tekrar söyledim kendime: “Davetkâr olmalısın”… Bu sefer her zamankinden daha farklı, daha “davetkâr” bir şekilde uzandım yatağa.

Yasemin bikini bölgeme baktı ve “Biraz daha zaman varmış aslında, almasak mı ki acaba?” dedi.

“Yok yok al sen” diye cevapladım.

Yasemin hınzır bir gülüşle “Bu yakınlarda eşinle çok özel bir gece geçireceksin galiba” diyerek göz kırptı bana.

Ben de “Belki de…” diyerek göz kırptım O’na.

Bu arada ağda hazır hale gelmişti. Acaba o modla oraya gittiğimden midir bilmem, Yasemin bikini bölgeme dokunduğunda vücudumu bir titreme sardı ve sanırım Yasemin de bunu fark etti. Bu arada Yasemin ağdayı yapmaya başladı. Ve O ağdayı yaptıkça ben tahrik olmaya başladım. Birkaç dakika sonra Yasemin ağda makinesine doğru döndüğünde bacaklarımı iyice açarak sağ elimin orta parmağını klitorisimin üzerinde dolaştırmaya başladım. Zaten sulanmış olan amcığım bir de uyarılınca iyice vıcık vıcık oluverdi anında. Yasemin bana döndüğünde “Vaaaaauvvvvv” diyebildi sadece. Bir anlık duraklamadan sonra “Devam et lütfen” diyerek beni izlemeye başladı…

Yasemin’in umduğum şekilde tepki vermesi beni daha da cesaretlendirmişti.

Bacaklarımı iyice açtım ve kendimi daha da hızlı uyarmaya başladım. Yaseminse “Uffffff…Harika bir amcığın var senin Filiz” dedi.

Artık kopmuştum, “Bu harika amcığın tadına bakmak ister misin?” diye fısıldadım.

Cevap bile vermeden üzerime eğilip amcığımın dudaklarını ve klitorisimi emmeye, yalamaya başladı. Yasemin’i daha da teşvik etmek için ellerimle kafasından tutup, kafasını amcığıma bastırdım. Çok uzun zamandır hayalini kurduğum anları yaşıyordum o an. Ve eşim Hakan da benim bunları yaşadığımı bildiği halde merak içinde evde beni bekliyordu. Yasemin de iyice tahrik olmuş olacak ki, hemen tek omzu açık tişörtünü ve harika göğüslerini sarmalayan sutyenini çıkarttı. Yatağa benim üzerime doğru çıktığında neredeyse sarsıla sarsıla boşalmak üzereydim. Öpüşmeye başladık… Sanki yıllarca ayrı birbirinden ayrı düşmüş iki sevgili gibi şehvetle öpüşüyorduk. Bir yandan da gömleğimin düğmelerini çözüyordu. Gömleğim tamamen açıldıktan sonra önden kopçalı sutyenimi de açtı ve göğüslerimi serbest bırakıverdi. Kendimi öyle teslim etmiştim ki ona, her dokunuşu vücudumda deprem gibi titremelere sebep oluyordu.

“Bu anı çok bekledim” dedim. “Ben de…” dedi hırıltıyla.

Sonra tekrar yumuldu dudaklarıma ve bir eliyle de göğüslerimi sıkıştırmaya başladı. Yasemin yavaş yavaş aşağıya doğru yöneldiğinde göğüs uçlarım fındık gibi büyüyüp sertleşmişti. Onları da emdi hevesle. Sonra kafasını aşağıya doğru ittim. “Hani amcığımın tadına bakacaktın sen?” diyerek. Amcığıma yumulduğu anda iki parmağını da içimde hissettim. Parmakları da hızla girip çıkıyordu. Çok geçmeden sarsıla sarsıla orgazm olmaya başladım. Boşalırken çığlık atmamak için alt dudağımı ısırıyordum. Müziğin sesi çok yüksek olsa da birinin duyması riskini alamazdım. Ben boşaldıkça Yasemin de sularımın hepsini temizleyip yutmak istercesine şehvetle yalamaya devam etti.

Boşaldıktan sonra neredeyse bitkin düşmüş şekilde kendimi ağda yatağının üzerine bıraktım. Yaseminse doğrulup üstünü başını toparlamaya başladı.

Doğruldum ve kalkıp Yasemin’in yanında durdum. Dudaklarını öpmeye başladım. Ellerimle uzanıp kalçalarını sıkıştırarak “Ben de senin amcığının tadına bakmak istiyorum. Eşimle yaşayacağımız o çok özel geceyi seni hayal ederek istemiştik. İkimiz yatakta yılan gibi kıvrıla kıvrıla sevişirken O da bizi izlemek istiyor. Ben senin amcığının tadına bakarken eşim de benim amcığıma diplemek istiyor… ve sonra seni kendi ellerimle eşime sunmak istiyorum…” deyiverdim.

Gözlerimi açtığımdaysa Yasemin’in ışıldayan gözlerini gördüm. “Neden olmasın?” dedi göz kırparak.

Toparlandık ve Yasemin aslında kendisi için yaptığı ağdamı tamamladı. Heyecanla eve doğru yola çıktım. Bir an önce olanları eşime anlatmak istiyordum.

Ertesi gün…
Öğleye doğru Yasemin’e SMS attım…
Filiz: “Dün bana yaşattığın harika gün için teşekkür ederim. Eşime de anlattım yaşadıklarımızı. Çok heyecanlandı. En kısa zamanda seni evimizde misafir etmek istiyoruz. ;)”

Yasemin: “Benim için de harika bir gündü.. Aklım sende kaldı.. 😉 Ben yarın akşam müsaitim, ne dersiniz? ;)”

Filiz: “Harika.. 🙂 Akşam 8’de bekliyoruz. Yemeği de bizde yeriz, aç gel… Karnın da aç olsun kadınlığında… ;)”

Sonraki gün…
Akşam eşim Hakan eve geldi. Masayı hazırlamama yardım etti. Eşim gömlek ve kot pantolon, bense narçiçeği renginde bir gömlek, siyah mini etek, arkası çizgili süper ince jartiyer çorabı ve 14 cm. ince topuklu siyah stiletto ayakkabılar giyerek hazırlandık. Hakanla birlikte kapının çalmasını beklemeye başladık.

Saat 8 olduğunda kapı çaldı. Kapıyı açtığımda Yasemin’in güzelliği ve şıklığı başımı döndürdü. Beyaz bir gömlek, kan kırmızısı süper mini bir etek, siyah süper ince çoraplar ve muhtemelen 14 cm. topuklu siyah stilettolar giymişti.

Kapıda eşimle tanıştılar ve salona geçtik. Oturup sohbet etmeye başladık. Bir süre sonra masaya geçtik. Eşim şarap servisini yaptı ben yemekleri koydum ve yemek faslı başlamış oldu. Hepimiz o akşam ve gece neler yaşanacağını biliyorduk ama kimse cinselliğe, fantezilere vurgu yapmıyor, çok tatlı bir sohbet ediliyordu.

Uzun süren yemek ve sohbet faslından sonra eşim müsaade isteyerek koltuklara geçti. Ben masayı toplamaya başladım, Yasemin de bana yardım etmek için yanımda kaldı. Çarçabuk masayı toplayıp eşimin yanına geçtik. Akşamdan, eşimin sinema sistemine “MFF threesome” mizansenli bir film hazırladığını biliyordum. Eşim şarapları tazeledi ve sohbetin ilerlemesinden sonra “Demek siz geçen gün afacanlık yaptınız birlikte öyle mi?” dedi gülerek. “Eveeeet, harikaydı hem de” diyerek cevapladım. “Anlatır mısınız, yoksa benzer bir video üzerinden mi değerlendirme yapalım?” diyerek hınzır hınzır güldü eşim. Bu sefer Yasemin “Olabilir bu bence.” diyerek göz kırptı eşime. Zaten bizden bir işaret bekleyen eşim o işareti almış oldu ve sistemi açarak DVD’nin oynatma tuşuna bastı. Biz Hakan’la üçlü koltuktaydık, Yasemin de ikili koltukta tek başına oturuyordu. Film başladıktan birkaç dakika sonra Hakan omzumdaki elini sağ göğsüme doğru indirdi ben de sol elimi Hakan’ın erkekliğinin üzerinde dolaştırmaya başladım. Daha şimdiden dimdik olmuştu. Hem filmin etkisiyle tahrik olan hem de bizim oynaşmaya başladığımızı gören Yasemin yerinde duramıyordu artık.

Eşimin yanından kalkıp Yasemin’in yanına oturdum. Gözlerine bakarak dudaklarımı dudaklarına yaklaştırdım. “Seni deli gibi istiyorum Yasemin” diyerek dudaklarına yapıştım.

Yasemin’le deli gibi öpüşmeye ve birbirimizi soymaya başlamıştık. Çok geçmeden ikimiz de sadece çamaşırlarımız ve seksi çoraplarımızla kaldık. Eşim de “Offff… Harikasınız siz!!” diyerek bizi daha da tahrik etmeye çalışıyordu. Bir süre bu şekilde seviştikten sonra eşim “Hadi kızlar, yatağımıza gidelim” diyerek yanımıza geldi.

Kalktım, Yasemin’in elinden tuttum ve “Hadi gidelim” diyerek göz kırptım. Yasemin’le elele yatak odamıza doğru yürümeye başladık. Loş ışık ve tütsü kokularının mistik bir hava verdiği odamız bizi daha da tahrik ediyor. Hemen Yasemin’i yatağa doğru yönlendirip üzerine uzandım. Artık Yasemin’in sonuna kadar açtığı bacaklarının arasından üzerine uzanmıştım, hem de kendi yatağımda. Eşim Hakan da Odanın köşesinde duran okuma koltuğuna oturmuş bizi izliyordu.

Alt alta, üst üste Yasemin’le sevişirken Hakan da sikini çıkartıp sıvazlamaya başlamıştı. Yasemin yatakta sırtüstü yatmış ben O’nun amcığını yalarken eşimi arkamda hissettim. Stringimi yana kaydırıp birden bire amcığıma diplemeye başladı. Çok geçmeden orgazm olmaya başladım. Orgazm olurken Yasemin’in amcığnı da deli gibi emiyordum. Yasemin de çok geçmeden ağzıma boşalmaya başladı.

Dudaklarımı Yasemin’in amcığından hiç ayırmadan “Offff… Çok güzel sikiyo, sen de ister misin?” diye sordum. Yasemin de “Uffff… Eveeetttt..” diye cevapladı. Bunun üzerine doğruldum, Yasemin’i de elinden tutup kaldırarak yatağın yanında ayakta duran Hakan’ın yanına doğru çektim.

“Hadi o harika amcığınla doyur kocamı” dedim. Bunu duyan Yasemin bir kaplan gibi Hakan’ın üzerine atladı ve deli gibi öpüşmeye başladılar. Şimdi kenara çekilip izleme sırası bendeydi. Köşedeki koltuğa oturdum ve Kocamla Yasemin’in sevişmesini izlemeye başladım…

Hakan ve Yasemin yatağın kenarında ayakta durmuşlar deli gibi öpüşüyorlardı. Yasemin bir yandan Hakan’ı soymaya başlamıştı. Önce gömleğinin düğmelerini açıp ellerini kocamın hafif kıllı göğsünün üzerinde dolaştırdı. Sonra gömleği sıyırıp attı. Ve sıra pantolona gelmişti. Az önce bizi izleyerek sikini sıvazlayan kocamın fermuarı zaten açıktı. Ellerini Hakan’ın pantolonunun içinden kocamın kalçalarına uzatan Yasemin bir çırpıda Hakan’ın pantolonunu sıyırdı ve kalçalarından tutarak onu kendine doğru çekti. Hakan da ben de çok tahrik olmuştuk bu hareket karşısında. Ayağımın birini koltuğun üzerine çıkartarak amcığımı okşamaya ve uyarmaya başladım. Yaseminse boş durmuyor, boxer’ının üzerinden kocamın sikini okşuyordu. Sonunda Hakan dayanamayarak “Artık serbest bırak onu istersen” dedi. Bunun üzerine Yasemin hemen diz çökerek kocamın boxer’ını sıyırıp oral yapmaya başladı. O an Hakan’la gözgöze geldik. Aldığı zevk gözlerinden fışkırıyordu. Sikini bir başka kadının ağzına verirken benimle gözgöze olması da beni daha çok kamçılamıştı. Boşalmak üzereydim, “Hadi sik artık O’nu” dedim gözlerine bakarak. Vakit kaybetmeden Yasemin’i yatağa sırt üstü yatıran kocam sikini Yasemin’in amcığına gömüverdi. Deliler gibi öpüşmeye ve sevişmeye başladılar. Ben bir yandan amcığımı parmaklıyor, diğer yandan da iniltilerime engel olamadığım için dudağımı ısırıyordum.

Kocam Hakan Yasemin’in üzerinde bir süre misyoner pozisyonunda seviştikten sonra, O’nu kaldırıp yatağın kenarına domalttı ve doggy yapmaya başladılar. Ben de kalkıp Yasemin’in önündeki yerimi aldım. Bacaklarımı sonuna kadar açarak amcığımı tekrar Yasemin’e sundum.

Şimdi Yasemin domalmış durumda benim amcığımı somuruyor, kocamsa Yasemin’e dipliyordu. Ve biz Hakan’la yine göz gözeydik.

Bu böyle ne kadar devam etti bilmiyorum. Ne kadar sürdü, kaç pozisyon değiştirdiler, o arada ben ne yaptım bilmiyorum. Sanki zevkten transa girdim o anlarda… Kendime geldiğimde Yasemin yatağın ayakucunda kenarda yatıyor, Hakansa Yasemin’in ağzına fışkırıyordu. “Offff.. Harikasınız…” diyebildim sadece. Hakan’ın Yasemin’in yüzüne sıçrayan menilerini yalayarak temizleyip Yasemin’i öpüp okşadıktan sonra yatağa uzandık.

Kocam ortada yatıyor, bir yanından ben diğer yanından Yasemin O’na sarılmış şekilde nefesleniyorduk. Kocam “Bu dünyanın cenneti bu olsa gerek, böylece uyuyalım istiyorum” dedi. “Harika olur” diye cevapladım, Yasemin de onaylar şekilde mırıldandı. Ve öylece uyuyakaldık…

Kısaca vurdu tek bir kere

Bugün Ataköy’de bir restaurant da kız arkadaşımla yemekteydik. İki arkadaşımızda bize eşlik ediyordu.

Kız arkadaşım masanın altından bacaklarıma dokunarak dikkatimi çekti. Elimi ona uzattığımda da elime bir şey iliştirdi.

Sonrasında da hiç bir şey olmamış gibi şarabını yudumlamaya devam etti; oturduğum yerde hafif geri giderek göz ucuyla ne olduğuna baktım. Elime sıkıştırdığı şeyin kilodu olduğunu görünce neredeyse taşikardi geçirecektim.

Elimi önce dizlerine ve sonra da bacak arasına götürdüm. “Aman tanrım gerçekten de çamaşırını çıkartmıştı.”

O elimi tutarak bacaklarının arasından çekti ve lavaboya gitmek için müsaade istedi. Masadan uzaklaştığında arkasına dönüp davetkar bir bakış ile saçlarını savurdu.

Bende izin isteyerek masadan kalktım ve onu lavaboların orada beni beklerken buldum. Ona yaklaşarak bileklerinden tutup kendime çektim ve öptüm.
Lavabolardan birine girmek istediğimi söylediğimde o beni öptü; alt dudağımı ısırdıktan sonra bıraktı.

Kulağıma eve dönmemizi bekleme gerektiğini söyledi.

Ben lavaboya girerek bir arkadaşımı aradım ve 15 dakika sonra beni aramasını rica ettim.

Masaya yemeklerimizde gelmişti, yemek yerken koyu bir sohbette girişmiştik.

….Ve beklediğim an’ın geldiğini telefonum çalmaya başlayınca anladım. Kız arkadaşım bu ne şimdi dedi ve kim olduğunu sordu.

Hastaneden arıyorlardır dedim ve telefonu açtım. Telefon konuşmasında ben tek taraflı konuşuyordum hattın diğer ucundaki arkadaşım ise beni sadece dinliyordu.
Neticede konuşmamı takip eden arkadaşlarımız ve kız arkadaşım telefonu kapatır kapatmaz bana önemli olup olmadığını sordu sadece.

Çok telaşlı bir tavır ile bana izin vermelerini rica ettim. Kız arkadaşım Zeynep bana kalmak istemediğini söyleyerek kendisini eve bırakmamı istedi.

Masadan kalktık ve arabaya yöneldik. Vale aracımızı getirdiği andan itibaren kız arkadaşım sürekli olarak bana ne olduğunu bugün izinli olmama rağmen neden hastaneye gitmek durumunda olduğumu soruyordu. Ben ise hiç cevap bile vermeden stresli bir havada olduğuma dair bir izlenim uyandırıyordum.

Bir süre sonra evimize ulaştık. Asansörden önce Kız arkadaşım indi sonrasında da ben. Ben avına saldırmak üzere olan bir hayvan gibi doğru anı kestirmeye çalışıyordum.

Anahtarla kapıyı açarken saçını kenara alarak ensesine bir öpücük kondurdum.
Kıkırdayarak kapıyı itti; ikimiz içeri girince kapıyı kapatırken bana adi olduğumu söyledi ve kucağıma atladı.

Bir süre antrede seviştikten sonra onu yatak odasına götürdüm.

Ben lavaboya girmek için yöneldiğimde o jakuzinin çalışmasını sağladı.

Ben soyunup jakuziye girdim o ise sadece beni seyrediyordu. Beklediğimden daha farklı bir sevişme yaşayacağımız aşikardı.

Üzerindekilerle Jakuziye girdi ve eteğini kasıklarına kadar çekerek kucağıma oturdu. Dudaklarıma yapıştığında ben artık ben olmaktan çok uzak bir adam olmuştum.

Bacak aramdan kalkarak önce eteğini ve ıslanan gömleğini çıkarttı. Sütyeninin kopçasını açtığım an da göğüslerini ağzıma dayadı.

Bir yandan da içine girmemi sağladı. Jakuzinin içinde deliler gibi seviştik ve yatağa gitmemiz için üzerimden kalkarak jakuziden çıktı; bileğinden tutarak gitmesini engelledim ve hemen jakuzi dışında onu yere yatırarak bacaklarını omuzlarıma kaldırdım.
Uzun bir süre farklı farklı pozisyonlarda seviştik ve nihayetinde çok güzel bir orgazm yaşadık.

acaba inandımı ;?

slm arkadaslar ben cem almanya berlinde yasan 37 yasinda bir beyim hikayem gercek diyecem ama zaten okuyup kendiniz karar verirsiniz
15 senedir evliiym evliligimizde hic bir sorun yok sex hayatim kisitlida olsa esimin haricinde bir iki bayan arkadasimla gizliden isimi görüyorum
anlatacagim olay ama baldizimla ilgili baldizim balik etli hadda hafif tombul 40 yasinda dul biri yaklasik 7 senedir ayri kocasindan
ayrildigindan beri rotasi sasmis gemi gibi bi o liman bi bu lima gidiyor bir ara yeniden evlenmeyi düsündü ama olmadi neyse ben aslinda pek ilgi ve alaka duymuyordum kendisine sex anlaminda taki bize misafir gelene kadar (baldizim hamburgta yasiyor) birkac gün bizde kalacakti kiziyla beraber
olay bir pazar sabahi oldu uykulu uykulu kalkip ilk is wc gittim ama uyku sersemi kapi acik girdim isimi gördüm elimi yüzümü yikadim ciktim evde kimse yok sandim cocuk odasinin kapisida yarim acik baldiz orda yatiyordu kapi acik diye ordada kimse yok diye düsündüm herhalde bizimkiler gezmeye gittmis diye düsündüm
mutfaktan bi kahve aldim oturma odasina gecerken ister istemez gözüm cocuk odaina takildi kafami uzattim baktim oda ne baldiz uyuyor ama üstü acik altinda tanga kabak gibi götü kapiya dönük hem sasirdim hemde hemen uzaklastim gittim oturma odasinda kafvemi iciyorum ama icim bir acayip kipir kipir dayanamadim tekrar gittim odadin önünde gizlice bakiyorum o harika benbeyaz göt ve kirmizi tanga harika duruyordu tam zevkli zevkli izliyorken baldiz sirt üstü döndü ben korkudan geri cektim kafami uyanir diye ama uyanmadi bu seferde o koca memelerini yani südyenden tasan memeleri gördüm cildiriyorum kapi sesiyle kendime geldim bizimkiler geliyordu hemen yatak odasina gittim yataga uzandim uyor numarasi yaptim
biraz sonra kahvalti hazir diye gelip kaldirdi beni esim ama ben o ani unutmuyorum o andan sonra baldiz baldan tatli oldu benim icin
icimde ona karsi tamamen sex üstüne kurulu hisler olmaya basladi bakislarim degisti ona karsi hal ve hareketlerimde tabi o 3 günlük olaya beni baya bi etilemisti hem bidaha nezaman görüsecektikki yilda bir anca görüsüyoruz

sans benden yanaymis ki ayni sene yazin beraber tatile gidecegimizi duyunca esimden icim bir sevincle dogdu kayinvaldemin yazligina gidecektik baldizlarda gelecekti
tatili beklemek baya zor oldu ama geldi sonunda biz arabayla gittik baldiz ucakla geldi karsiladik onlari ve yazliga gectik hersey cok güzel geciyor ben baldizi mayolu izliyorum koca memeleri koca götü mayoya sigmiyor baya göz banyosu yapiyordum sahilde onca güzel sexy bikini kizlar kadinlar var ama gözüm baldizda bir yolunu bulup arzularimi tatmin etmem lazimdi yoksa bu is basima bela olacakti biliyordum
aksam hep beraber gezelim dedik cocuklar evde ben ,esim ve baldiz bir iki tur attik bir barda birseyler ictik ortami begenmedik kalktik eve geldik evde ben icmeye devam ettim esim ve baldiz sohbet ediyorlardi bir ara baldiz elinde bardakla geldi yanima ve oda icmeye basladi esim ilerleyen saate ben yatiyorum dedi gitti bana firsat dogmustu baldiz yanimda beraber iciyoruz kalkiyor wc gidiyor mutfaga gidiyor ama o her ayaga kalktiginda benim icim gidiyor her seferinde verdigi frikikler bitiriyor beni siseyi bitirince bizde baya kafa olmustuk baldiz kalkmak istedi kalkamadi kolundan tutup kaldirdim ve yatagina dogru götürdüm sarhostu gülüyordu ama sizamisti icimden keske ikinci siseyide acsaydim diye de gecirmistim yani
neyse baldizi yatagin kenerina oturum ama o kendini arkaya sirt üstü atti olan oldu cikti ortaya busfer dantelli tangasi yani dikkatli bakinca ami görünüyor belli kilsiz tertemiz am hic orali olmadi üstünün acilmasina sirt üstü yatma yan yat sarhosken tehlikeli dedim baldiza oda döndümü ban kicini busefer o harika götü sundu bana ben acaba sorhos diyemi yapiyor yoksa beni cildirtmak icinmi diye düsünürken ayip olmasin diye carsafla ütüne örtmek istedim hayir cok sicak örtme dedi iyice afalladim bilincli yapiyor yoksa harbimi cok sarhos farkindadegilmi ???
icim bir garip sikim dim dik ciktim odanan ama kapiyi tam kapatmadim az aralik biraktim önce esimi kontrol ettim misil misil uyuyor cocuklarida ben banyoda elimi yüzümü yikadim gercekten cok sicakti tekrar iceri girdim oturma odasina gectim icim icimi yiyor ne yapayim karar veremedim kalktim baldizin odasina gittim bari iyice bakayim o harika göte diye yavasca girdim iceri baktim baldiz uyuyor yatagin yaninda hafifce oksadim kicini ses yok biraz daha bastirarak oksadim ses yok bende artik kendimden gecmis bi sekilde amini götünü oksuyorum bir yandanda sikim elimde oynuyorum tabi heycaninde verdigi etkiyle bosaldim bosalirken artik istek disi baldizin kicini fazla sikmisim herhalde ah dedi ve bana döndü elimi kicindan atti o an bittim sandim baldiz uyanacak agzini acip gözünü yumacak rezil olacam perisan oldum aldigim zevk resmen kicma kacti terler icinde olacagi beklerken birsey olmadi baldiz uyumaya devam etti bende hemen odadan ciktim uyuyamadim tabi sabah akadar sabah kahvaltida birseyler olurmu diye bekliyorumdum ama baldizdan ses seda cikmadi birseyde demedi herzamnki gibi gülüyor konusuyordu

simdi sizce baldiz beni yakaladi ama susmayimi tercih etti eger öyle ise sictim bida yüzüne nasil bakarim
yoksa kafasi cok iyidi olan biteni rüyami sandi ??? eger öyleyse yirtik bu olaydan

şelale boyu seks

mrn ben nihat izmirde tekstil firmasında çalışıyorum burada bir tane kız var çok güzel ve alımlı ve cok nazlı biz genelde beraber hep bazende ikimiz tep mesaiye kalırız ben onu çok seviyordum ve hareketlerimden anlamıştı neyse oda bana karsı hisleri varmıs sonradan söyledi tabi birgün birlikte sabahçı kaldım onada sordullar oda ailesene önce haber verip ailesi onaylarsa kalacağını söyledi ailesı çekinerek öncesinde sıkıntı olurmu mabında ustama sordu oda bana güvendüği için olmaz dedi ve kaldı herkes gittti biz çalısıyoruz gece saat 12 oldu yemek yapmaya gitti bende çalışmaya devam ettim biraz zaman geçtikten sonra yemeği yapıp beni çağırdı çok güzel bir omlet yapmıştı bir yandan yemeğimizi yiyip bir yandan bana sorular soruyordu kızlarla ılgilli bende her sorusuna yalansız cvp veriyordum ve çok şaşırıyordu ve gülüyorda bunları benden beklemediğini söylüyordu neyse kız arkadasın varmı dedi var dedim biraz bozuldu ve sordu kım o kız tanıyormuyum dedi tabi diyince gene şasırdı ve kim dedi takrar bende sen dedim hem çok şaşırde hemde çok gülüyordu şaka mı bu dedi yok eğer kabul edersen kız arkadaşım olursun dedim neyse vs yedik ve çalışmaya devam ettik bana bakıp gülüyor neden gülüyorsun dedim hayla şaşkın olduğunu söyledi aklına gelince gülüyormus istersen fazla güzme kimse burada yok birazdan ağlayabilirsin diyince sustu ban dediki beni mi istiyorsun yoooo sen istemesssen bişey olmaz dedim şimdi ben istesem yani ne istersem yapar mısın dedi evet neye musade edersen sustu çalısıyorum araklara doğru gitttti ve geldi yanıma ben senden bişey isteyecem söle dedim senin seyini görmek istiyorum dedi ollmaz dedim hani istediğimi yapacaksın demiştin tamam dedim ben de senden karşılığında amını görmek istiyorum deidim ve hiç bişey yapmayacam dedi tmm neyse arkaya geçtim açtık fermarı gösterdim oda eteğini kaldırdı killodunu indirdi hafif gösterdi ve gögüslerde göster dedim olmaz dedi sonra açtı sonra bana hepsini çıkar emecem dedim tamam soyundum ve emmeye başladı ben seni istiyorum ama kızlığıma dokunma diyordu tamam dedim ve onu öpmeye başladım çok güzel gööğüsleri vardı küçücükte götü çok güzel sevişiyorduk o tabi acemice davranıyorduuu amını yalamaya başladım ve ona diyordum amın çok güzel diyordum oda lütfen kızlığıma dokunma diyordu bende tamam dedim biraz geçtikten sonra götünü tükürüyor hafiften parmaklıyordum neyse ben arkaya geçtim acır diyordu acımaz dedim ve yavaşça sokmaya çalışıyordum çok dardı girmıyordu bende hafif makina yağını onun götüne döktüm ve benim sikimede sürdum ve çok kolar gırdı ve kız kıvranmaya başladı acıtma diye yavaşş diye diye neyse bi güzel sikmeye başladım aahhhhhh ııhhhhhh demeye başladdddıııı sik beni seninim aşkım sik götümü acıtmadan seni çok seviyorum aşkımm sık beni ve kimseye söyleme diyordun birinden duyarsan öldürürüm seni sik beni aşkkkım aaaaaahhhhhh ohhhhhhh senınım artıııık göğüsleridini sıkıyor emiyordum emmm olnrda senin aşkıl diyordu yanlız kızlığımı dakunma diyordu tmm aşkım diyordum ve dönderdim ve tersten yuzu bana dönuk sikmeye başladım beni nası öpüyrdu anlatamamm dudaklarımı ısırıyordu azgın bir boğa gibi seninim aşkım seni ıstiyorum hepsiiini sokkk aşkımmmm ooohhhhhh aaaahhhhh ve 15 dk sonra ben gelldim ve yavaş yavaş giyinmeye başladık ve işimizi bitirip beraber sarılarak uyuduk sabah kız kalktığında kıçının üzerine oturamıyordu ve yürüşünde değişiklik vardı bende bunu göründe hemen dedim birileri anlar diye soran olursa yemek yapmaya gidince merdivenlerden göt üstü düştüm diye veee arkadaşşş o günü unutamıyorum ve 6 ay böle devam ettti her mesaii kaldığımız da ben tüm bayanların yaş sınırı olmadan her türlü seks ihtiyacoğını ve fantazilerini karşılayacamı bütün gücümle yeterim diyorum oluşmak isteyen sadece bayanlar çiftler ve dullaaarr özeldikle kapalı gizlililik içeresiğnde olacak herşeyyy tlf o0534 401 41 00

kocam arkadaşıyla beni sikti

alıntı…
Kocam Sabaha Kadar Başkasıyla Birlikte Beni Sikti
25 yaşında 5 yıllık evli bir kadınım. Kocamla aynı yaştayız. Mükemmel bir evliliğimiz var, mutluyum, anlayışlı, her isteğimi yerine getiren bir kocam var. Ama tek sorunumuz cinselliğe bakış açımız. Kocam tam anlamıyla azgın bir erkek. Bense, onun kadar sekse meraklı değilim. Yetiştiriliş tarzım, seksi umacı gibi gösteren ailem, kendimi bakire olarak kocama saklayıp her şeyden kendimi soyutlamam, her şey bir araya geldi, neredeyse Frijit bir kadın oldum çıktım. Yıldırım aşkına tutulup birbirimizi sevdik, flört dönemini kısa tutup evlendik, birbirimizi yeteri kadar tanıyamadan. Sadece, ben ona ilk erkeğim olduğunu anlattım, o da buluğ çağından beri seks yaptığından bahsetti. Sayısız kız ve kadınla yatmış, ama tanıştıktan sonra sadece ben varmışım. Her şeyi bana o öğretecekmiş. Seviştiği hiçbir kadın benim kadar güzel, seksi, gösterişli değilmiş. Gerdek gecesinden başlayarak öğretmeye başladı da. İlk defa bir erkeği çırılçıplak gördüm, kalkmış bir erkekliğe ilk kez yakından bakıp dokundum, bacaklarımın arasına ilk kez bir yabancı el, bir erkek organı değdi. Zifaf
korkumu, anlayışlı, sevecen kocamın yardımıyla atlatabildim, tüm gece uğraştıktan sonra, sabaha karşı bekaretimi verdim.

Sonrası da hep böyle devam etti. Sürekli kocam istedi, ben verdim. Sadece içki içtiğim nadir günlerde bazen azıp ilk hareketi ben yaptım. Tek kadeh bile beni sarhoş etmeye yeter, rahatlar, gülmeye başlarım. İkinci kadehte hareketlerimi kontrol edemem, o Seks’i görev gibi gören kadın gider, kocama azgın bir fahişe olurum, sonra da sızar kalırım. Sabah başımın ağrısıyla, bacaklarımın arasında kocamın kurumuş dölleriyle, yanımda mutlu mesut yatan kocamla uyanırım.

Bundan bir ay önce Antalya’ya tatile gittik. Güzel bir tatil köyüydü. Geniş bir arazinin içinde yayılmış Bungalow tipi, içleri çok güzel dekore edilmiş müstakil evlerden oluşmuştu. Her şey harikaydı, gülüyor, eğleniyorduk. Gündüzleri ortadaki büyük yüzme havuzuna, geceleri köyün içindeki diskoya gidiyorduk. Günlerimiz harika geçiyordu. Üçüncü günün sonunda havuz başında eğlenceler düzenleyen animatör gençle samimi olduk. Adı Hakan’dı ve hep bizimle takılmaya başlamıştı. Kocamla kafaları uyuyor, ben de onlara katılıyordum.

Kısa sürede Hakan’ın asıl amacının bana asılmak olduğunu anladım. Hareketleri, bana bakışları değişikti. Tamam yakışıklı çocuktu, güçlü kuvvetli, gösterişli kasları, sportmen vücuduyla güzel bir erkekti. Ama kocam varken ona yüz veremezdim. Kocama birkaç kez ima ederek anlatmaya çalıştım. Gece yatağımızda sevişirken kocama, “Kadir… Şu Hakan… Gözü hep üzerimde… Yiyecek gibi bakıyor. Havuzda iki parça bez var üstümde, onları da gözleriyle soyuyor. Çekiniyorum…” falan dedim.

Aldırmadı bile. Güldü, “Sikecek gibi mi bakıyor? Aldırma aşkım… Yanında ben varım. Öyle güzelsin ki, hele o minik bikinilerini giydiğinde öyle seksi oluyorsun ki, zavallı Hakan da her erkek gibi sana bakmadan yapamıyor. Boş ver! Sana bakan diğer erkeklerin yanında, o da, benim güzel, seksi karıma biraz bakıversin! Bence sakıncası yok, biz tatilimizin tadını çıkaralım!” diyerek sevişmeye devam etti.

Ne geniş kocam vardı benim. Kendine o kadar güveniyordu ki, kıskanmak kelimesini bilmiyordu bile. Kocam her zamanki gibi misyoner pozisyonunda üstümde gidip gelirken, bu kadar rahatlığın iyi bir şey olup olmadığını sorgulayarak yattım altında. Bir parça kıskansa daha mı hoşuma gidecekti? Kısıtlasa, her şeyime karışsa, kızsa. Karar veremedim bir türlü. Boş verdim ben de. Dikkatimi içime girip çıkan kocamın sikine verdim, bir parça zevk duymaya çalıştım.

Ertesi gün tatilimiz yine aynı şekilde devam etti. Yine havuz başı. Yine her boş anında yanımızda biten Hakan. Kocamın olmadığı anlarda onun beni yer gibi bakışları. Bir yandan çekiniyordum, pek yüz vermiyordum, bir yandan da böylesine beğenilmekten, istenilmekten gizli gizli bir mutluluk duyuyor, içim bir hoş oluyordu. Bir yanımda kocam, diğer yanımda Hakan. Bana hayran iki erkeğin arasında kendimi prenses gibi hissediyordum.

Beşinci gün akşamı diskoya gittik. Harika bir ortam vardı. İnsanın kanını kaynatan canlı, gürültülü bir müzik, etrafta dünyaya aldırmaksızın dans edenler, öpüşenler, sevişenler… Sütyensiz, dik memelerimi ortaya seren kısacık, askılı bir tişört, altımda mini etek, ayaklarımda yüksek topuklu sandaletler vardı. Yanımda müziğe uygun kıpırdayıp duran kocamla ayakta dikilip etrafı seyrediyorduk.

Hakan elinde kokteyl kadehleriyle yanımızda bitti. İçkiye dayanıksız olduğumu bildiğimden pek içmek istemiyordum. Ama hem Hakan’ın, hem kocamın ısrarlarını kıramadım, getirdiği kadehi aldım, içmeye başladık. İşte yine aynı şey oluyordu. Birkaç yudum sonra alkol damarlarımda dolaşmaya başladı. Benim de o evli, ağırbaşlı, ev kadını maskem bir anda çıt diye kırıldı, içimdeki kadın ortaya çıkıverdi.

Birinci kadehlerimiz bittiğinde Hakan hemen gidip ikincileri getirdi. Ben de onlara katılmaya, olduğum yerde kıpırdayıp dans etmeye başladım. İkinci kadehlerimizi fondip yapıp kocamla kendimizi dans pistine attık. Loş ışığın altında yanıp sönen, dönüp duran ışıklar, gümbür gümbür çalan hareketli müzikler…

Biraz sonra Hakan yanımıza geldi, yanımızda dans etmeye başladı. İki erkekle beraber dans ediyordum. Oryantal müzik başladı. En sevdiğim müzik. Kıvrılıyor, bükülüyor, uzun saçlarımı, mini eteğimi savurarak, müziğin ritmini içimde duyarak dans ediyordum. Hakan ve kocam da karşımda alkışlarıyla tempo tutuyorlardı. İkisinin de gözleri benim her yerimde dolaşıyor, bense onların arzulu bakışlarının altında bir profesyonel dansöz gibi kıvırıyordum.

Müzik bitti, masamıza döndük. Hakan tekrar içki getirdi. Ben artık kendimi iyice koyvermiştim. Bir dikişte onu da içtim. Olduğum yerde devam eden çılgın dans müziğinin etkisinde masada oturan erkeklerin önünde dans ediyordum. Öyle coşmuştum ki, oturduğum koltuğun üzerine bile çıktığımı hatırlıyorum. İkisi de, hatta etraftaki erkekler de aşağıdan beni izliyorlardı. Savrulan minicik eteğimin altına giydiğim tanga külodu bile görüyorlardı eminim…

Ve alkolün verdiği cesaretle buna aldırmıyordum bile. Hatta hoşuma gidiyordu bana öyle bakmaları… Kocam da beni durdurmak, aşağıya indirmek için hiçbir hareket yapmıyordu. Sanırım bana bakmaları kocamın da hoşuna gidiyordu. Bir süre sonra yoruldum. Hareketli dans, fazla kaçırdığım alkol iyice etkilemiş, ayakta duramıyordum. Başım dönüyordu. Gülüyor, saçma sapan konuşuyordum. Kocam koluma girdi, “Hadi gidelim hayatım, sen iyice zom oldun. Hakan bana yardım eder misin, karımı odamıza çıkaralım…” dedi.

İki yanıma geçip kollarımı boyunlarına attılar, beni kaldırıp diskodan çıkardılar. Aslında onların da benden farkları yoktu, onlar da iyi içmişlerdi. Kahkahalarla gülüyorlar, konuşuyorlar, dengelerini zor sağlıyorlardı. Ama ne de olsa erkek olduklarından içkiye daha dayanıklıydılar. Diskodan çıktık. Odamıza kadar olan yol boyunca kocamın eli sırtımda, Hakan’ın eli ise belimde, kalçalarımdaydı. Ben yürüdükçe elini kalçalarımda okşarcasına oynatıyordu. Öyle sarhoştum ki, tepki veremiyordum, o da okşamalarına devam ediyordu.

Odamıza geldik, kapıyı açtılar, içeri girdik hep birlikte. Beni yatağın yanına kadar getirdiler. Önce oturdum, sonra başım dönünce sırt üstü attım kendimi. Altımdaki mini etek sıyrılmış, küloduma kadar meydandaydı, biliyordum fakat aldırmıyordum. Bu kafayla, gecenin bu saatinde etek düzeltmekle uğraşacak halim yoktu hiç…

Hakan da ayakta, hemen önümde duruyor bana bakıyordu. Sanırım tanga külodumun manzarası hoşuna gitmiş olmalıydı, gözlerini ayıramıyordu benden. Kocam yandaki koltuğa oturmuş, mini buzdolabından içecek bir şeyler aranıyordu sarhoş sarhoş. Hakan bana bakmayı bırakıp, isteksizce iyi geceler diledi. Kapıya yönelmişti ki, kocam elinde içki şişesiyle seslendi, “Nereye Hakancım? Gel birer içki daha alalım dostum, cila olur!” diye davet etti.

Hakan da üstüne atladı, teklifi hemen kabul etti. Beni izlemeye doyamamıştı anlaşılan. Daha ilk içkilerini içerken kocam esnemeye başlamıştı. Bu arada Hakan’ın telefonu çaldı. Balkona çıkıp bir süre konuştu. Konuşurken bile gözleri benim üzerimden ayrılmıyordu, görüyordum. Hakan balkondayken kocam içkisini bitirmiş, koltukta kaykılıp horlamaya başlamıştı. Konuşmasını bitiren Hakan kocamın yanına geldi, “Kadir abi!” diye seslendi, horlayarak uyuklayan kocamı dürttü birkaç kez, uyandırmaya çalıştı.

Kocam halen uyumaya devam ediyordu. Onu bıraktı, benim yanıma geldi. Ben kolumu bile kaldıramıyordum, kısık gözlerimin arasından etrafımda fıldır fıldır dönen odada olup bitenleri izlemeye çalışmakla yetiniyordum sadece. Yanıma oturdu. Uzun uzun beni seyretti. Her zamankinden farklı, boğuk bir sesle, “Bukeett!” diye seslendi bana. Başımı hafif kaldırıp aynı tonda, peltek peltek yanıtladım, “Efendiimmm?” diye. Gülüyordum bir yandan da. “Sen niye bir içki daha içmiyorsun Buket?” dedi. Elimi tutmuş okşuyordu bunu sorarken.

“Çok sarhoş oldum Hakancım. İçki istemiyorum artık…” dedim. O da, “Canım, daha çok soda var bunun içinde. Bak, bu hapı da içine atıyorum. Bu ilaç baş dönmesine, sarhoşluğa birebirdir, etkilerini azaltır!” dedi. “Azaltır mı? Heyy, güzelmiş. Ver bari içeyim!” dedim, kolumu zorla kaldırıp kadehi aldım elinden, sırtımı yatağın başlığına dayayıp yudum yudum içtim.

O da benimle beraber kendi içkisini yudumlarken havadan sudan konuşup duruyordu. Bu arada benden taraftaki elini de dizime atmıştı. Sonra o konuşmaya devam ederken, dizimdeki eli çok yavaş hareketlerle bacağımı okşamaya, hafif hafif yukarılara doğru ilerlemeye başladı. Umursamadım. Zaten bir şey yapacak, karşı koyacak halim de, niyetim de yoktu.

Biraz sonra okşamaların dozu arttı, bacağımdaki el yine okşaya okşaya eteğimin altına girdi. Adeta bir yılanın süzülmesi gibi ilerliyordu bacaklarımda. Hoşuma da gidiyordu okşaması. Kedi gibi gerindim uzandığım yerde. İçimde bir şeyler akmaya, kaynamaya başladı. Bacaklarımın arasında okşayarak ilerleyen eli şimdi küloduma ulaşmış, amımı okşuyordu tanga külodumun üzerinden. Yarım ağızla itiraz ederek doğrulmaya çalıştım, “Aaa… Ne yapıyorsun Hakan?” dedim peltek peltek.

“Şşşş! Sakin ol canım. Seni sikmek istiyorum sadece!” diyerek omuzlarımdan tutup geriye bastırdı beni. Direkt olarak sikmekten bahsetmesi komiğime gitmişti. Kızacağım yerde gülerek, “Terbiyesiz!” dedim. Elimi eteğimin altında kıpırdayıp duran elinin üstüne koydum ve “Ahh Hakan… Çok terbiyesizsin, biliyor musun? Hem terbiyesiz, hem yakışıklısın! Sana, heykel gibi vücuduna, kaslarına, mayonu kabartan sikine baktıkça bakasım geliyor! Bitiyorum Hakan! Yağlarım eriyor! Islanıyorum!” dedim. Sarhoşluğun verdiği cesaretle kelimeler istemsizce ağzımdan dökülüyordu. İçimden geçirdiğim, kendime bile söylemediğim şeyleri dile getiriyor, duygularımı, hayranlığımı itiraf ediyordum ona…

Hakan, “Ben de sana hayranım aşkım! Bu güzel, biçimli vücuduna, gülüşüne, seksiliğine. Hastayım sana. Seni ilk gördüğüm anda da, her gördüğümde de sikim kalkıyor! Seni sevmek, okşamak, sikmek için deliriyorum! Ohhh! Çok güzelsin yavrum! O gün bu gün! Şimdi seni sikmek üzereyim! İsteğim oldu! Kocanın yanında sikecem seni! Onun gözlerinin önünde! Her yerini sikecem! Bu gece benimsin! Benim kadınımsın! Benim!” dedi ve elimi tutup kucağına koydu. Pantolonunun altında sertleşmiş, kazık gibi olmuş aletini tutturdu bana. “Şuna baksana! Nasıl istiyor seni! Amına girmek için sabırsızlanıyor yarağım! Ohhhh! Bebeğim benim! Canımmm!” dedi.

Cevap verecek halim bile kalmamıştı. Onun böyle kaba, müstehcen, amlı, sikli, yaraklı kelimeler kullanarak konuşması da ayrı delirtiyordu beni. Tahrik oluyordum. Kocamdan pek duymadığım, konuşmasına izin vermediğim, susturduğum sözcüklerdi bunlar. Kendimi bıraktım ben de. Beni seven, okşayan eline karşı koyacak gücüm yoktu. Tam tersine, karşı koymak şöyle dursun, daha da ilerlesin, okşasın, sevsin istiyordum. Kanım kaynıyordu. Amımı okşayan el iyice cüretini arttırmış, külodumu çekip çıkarıvermişti. Parmaklarını içime sokmuştu. Islanmaya başlayan amımın dudaklarını, klitorisimi okşuyordu parmaklarıyla…

Kocama bakmayı akıl edebildim o durumdayken. Halen koltuğun üzerinde kaykılmış horlayıp duruyordu. Top atılsa duyacak hali yoktu. Sonra, bir şeyin farkına vardım. Kasıklarımda bir yanma başlamıştı. Alev alev yanıyordu amım, etrafı, içleri kaşınıyordu. Sanki vücudumun bütün kanı oramda toplanmıştı. Adeta tüm kanımın damarlarımda oraya doğru ilerlediğini hissedebiliyordum. “Ne oluyor bana böyle?” diye sormaya çalıştım. Hakan cevap bile vermedi bana. Eteğimi belime kadar sıvamış, başını kasıklarıma eğmiş, tüm dikkatini amıma vermişti. Dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum sarhoş kafayla. Dudaklarını yapıştırdı amıma. Dilini çıkarmış, bir köpek yavrusu gibi yalıyor, dudaklarıyla somuruyordu amımı.

“Mmmmhhh!” diye inledim, “Ohhh, Hakan! Ne yapıyorsun sen?” dedim fısıltıyla. Yalamayı bırakıp bana baktı başını kaldırıp, “Amcığını yalıyorum canım! Güzel amcığını! İstemiyorsan bırakayım? Ne diyorsun? Bırakayım mı?” dedi. “Yoo! Hayır! Sakın bırakma! Çok güzel! Devam et!” diye atıldım hemen, “Yalaman hoşuma gidiyor, amımın ateşini alıyor sanki. Ne oluyor bana böyle Hakan? Amım yanıyor sanki. Ne yaptın bana sen? Yoksa… Koyduğun hap…” dediğimde, gülümsedi, “Sadece içkine azdırıcı koydum güzelim. Bu gece seni sikmem için yalvaracaksın bana! Sikimi sokmam için, amından götünden sikmem için, sikimi yalayabilmek için bana yalvaracaksın!” dedi.

“Yoo! Hayır! Asla yapmam, yapamam senin dediklerini! Ben evli bir kadınım, kocamın yanında nasıl yaparsın bunu bana Hakan?” diye itiraz ettim gücümün kalan son kırıntılarıyla. Beni bıraktı, ayağa kalkıp üzerindeki pantolon ve gömleği hızla çıkarıp atıverdi. Sadece slip küloduyla kaldı. Külodun önünde kocaman bir kabarıklık vardı. Sonra külodunu da indirip çıkardı. Havuzda mayosu ıslandığında kabarıklığını gördüğüm ve hep merak ettiğim yarağı fırlayıverdi dışarıya. Kocamınkiyle aynı boyutta, biraz kalınca bir yarağı vardı, taş gibi olmuş, yukarıya doğru kalkmış haldeydi.

Bana yaklaştı, yattığım yerden saçımı tutup canımı yakarak kendine çekti. Kasıklarına, yarağına yaklaştırdı dudaklarımı. Ne istediğini biliyordum. Çaresiz dilimi çıkarıp ucunu yaladım yavaşça. Bana, “Bu gece kocan benim tatlım! Yala onu!” dedi sert bir sesle. “Yala ve em!” dedi, sikinin başını ağzıma soktu haşince. Çaresizce dudaklarımı açıp içeriye kabul ettim. Saçımdan asılarak sikini sokup çıkarmaya başladı ağzıma. Diğer elini de uzatıp tişörtümün dekoltesinden soktu, sütyensiz göğüslerimin üzerinde dolaştırmaya, sıkıp avuçlamaya başladı. İnledim. Hoşuma gidiyordu onu yalamak. Kasıklarının erkek kokusu Afrodizyak gibi daha çok tahrik ediyor, delirtiyordu beni, sanki içkime koyduğu ilaç yetmezmiş gibi.

Elimi kasıklarıma, apış arama götürdüm. Orada yanan ateşi parmaklarımla okşayıp söndürmeye çalıştım. Ne mümkün! Yanıyordum alev alev. İnce parmaklarım yangını söndürmekte yetersiz kalıyordu. Bir de göğüslerimi avuçlayıp duran el daha da arttırıyordu ateşimi. Sonra ağzımdaki yarağını çıkarıverdi, onu tutan elimden kurtarıp geri çekildi. Yarağını emmekten yalamaktan ıslanmış dudaklarıma yumuldu. Hırsla karşılık verdim dudaklarına. Nefessiz bırakıncaya kadar öptü beni. Sonra dudaklarımı da bırakıp beni yatağa itti, kendisi doğrulup geri çekildi. Yatağın yanında ayakta beni izliyordu ıslak yarağını okşayarak…

Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi kalakaldım. Kasıklarımdaki o yanma, amımdaki şişkinlik, kaşıntı hissi halen devam ettiği gibi, sanki şiddeti daha da artıyordu. İki elimi de apış arama götürdüm, sıkıyor, okşuyor, yatağın içinde bacaklarım sımsıkı kapalı kıvranıyordum…

Başımı yana çevirdiğimde birden gözüm kocama ilişti! Korktuğum başıma gelmişti. Gözleri açıktı. Bana bakıyordu. Yanıbaşında çırılçıplak bir erkekle beraber yatakta yatan karısına. Dünya başıma yıkıldı sanki. Utandım, yerin dibine geçtim. “Kadir!” diyebildim.

Bu arada Hakan üzerime eğilmiş, üzerimde ne varsa bir bir çıkarıp atıyordu. Kısa sürede ben de çırılçıplak kaldım, yatakta kıvranır haldeydim. Duramıyor, içimde yükselen seks isteğini durduramıyordum. Kocamın ifadesiz bakışları parlamaya başladı sanki. Anlayamıyordum. Olan biteni kavrayamıyordum. Neler oluyordu bana böyle? Her zamanki alkol azgınlığı değildi bu. İçime bir şey girmesi, bir yarağın girip beni çılgınca becermesi için deliriyordum adeta. İçimdeki kaşıntıyı, yangını ancak böyle giderebilirdim. Öyle geliyordu bana…

Kocama yalvardım, elimi uzatıp çağırdım, “Kadir… Kocam… Yanıma gel… Yatağa… Seni istiyorum… Hemen…” dedim. Kocam ise sarhoş, kolunu kaldıramayacak vaziyette, koltukta beni, bizi izlemekle yetiniyordu. Peltek peltek, tipik sarhoş konuşmasıyla, dilini ağzının içinde zor döndürerek cevap verdi bana, “Karıjımm… Harika görünüyorsun… İkiniz de öyle… Sanki pornolardaki sikişen artistler gibisiniz… Hadi sevişin… Ben sizi seyredeyim…” dedi. Pantolonunu indirmiş, yarı sertleşen sikini eliyle sıvazlayarak bize bakıyordu bunu söylerken. Kulaklarıma inanamıyordum, neler söylüyordu bu adam?

Hakan atılıp söze karıştı, “Kadir abiden sana hayır yok. Benim seni sikmemi istiyor. Öyle değil mi Kadir abi? Karını becermemi ister misin? Şimdi, şurada, gözünün önünde sikeyim mi güzel karını? Seksi karını?” dedi. Kocam başını salladı onaylayarak, “Evet, karımı sik Hakan! Becer onu! Sik kaltağı! Amına koy karımın! Seksin ne olduğunu öğrensin! İsteyip de alamamak neymiş öğrensin! Yalvarmayı öğrensin!” dedi.

Hakan bana döndü bu kez, “Sen ne diyorsun aşkım? Sikilmek istiyorsun değil mi? Oh, yavrum benim! Nasıl da kıvranıyorsun seks için, sikilmek için. Amcığından sular akıyor. Deli gibi sikilmek istiyorsun, biliyorum. Şu anda kim gelse sikilmeye razı vaziyettesin. Defalarca denedim bu hapı, etkilerini çok iyi biliyorum. Sabaha kadar siksem doymayacaksın artık! Durmadan sevişmek istiyorsun şu anda. Ama hayır, yalvar bana! Sikmem için yalvar! Amına koymam için, yarağımı amına sokmam için yalvar! Yoksa düzmem seni, sikmem!” dedi.

Doğru söylüyordu. Öyle bir istekle kıvranıyordum, öyle bir çılgınca sevişme arzusu, sikilme isteği sarmıştı ki bedenimi. Bacaklarımı sımsıkı kapayıp amımı kıstırıyor, kollarımı kendime sarıp içimdeki kahredici isteği gidermek istiyordum. Ama nafile, dediğini yapmaktan başka çarem yoktu. Kısık sesle istediğini yaptım, “Lütfen Hakan…” diye kekeledim. Elini kulağına götürdü, gülerek, “Efendim? Duyamadım tatlım! Yüksek sesle söyle! Ben de, kocan da duyamıyoruz. Ne istiyorsun benden?” dedi. Artık sabrımın sonuna gelmiştim. Dayanamıyordum. Ne isterse yapmaya hazırdım, yeter ki siksin…

“Piç herif, seni istiyorum!” diye bağırdım, “Sik beni alçak! Ne istediğimi biliyorsun orospu çocuğu! O hapı atarken bu duruma düşeceğimi biliyordun. Becer beni artık! Sik! Ne istersen yaparım, gel artık!” deyip, bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Elimle amımın dudaklarından tutup açtım. İçinden sular akan pembe çiçeğimi ona gösterdim. Umutsuzca yalvardım. Onun sözcükleriyle, “Lütfenn… Seni istiyorum… O şeyini sok içime… Sikini… Yarrağını sok… Yalvarıyorum!” dedim. Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı, bayağı ağlıyordum istemsizce…

“Peki aşkım, madem çok istiyorsun sikmemi, istediğini vereyim ben de! Öyle değil mi Kadir abi? Bak nasıl ağlıyor karıcığın! Sikmemi istiyor benden! Sikmem için yalvarıyor bana!” dedi. Elini uzatıp yanaklarımdan akan gözyaşlarımı sildi, “Canım benim, kıyamam sana! Nasıl da ağlıyor, şuna bak Kadir abi!” dedi. Kocam da, “Hadi artık Hakan! Sen de yalvartma artık. İstediğini ver karıma! Bak ben de bekliyorum, sik artık şunu!” dedi.

Hakan sonunda dediğini yaptırmış, sikilmek için yalvartmıştı beni. Gözyaşlarımdan ıslanan yanağımı okşayan elini tutup avuçlarını öptüm, kendime çektim umutsuzca. Gülümseyerek geldi, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Sertleşmiş sikini tutup amıma sürttü. “Ohhhh!” diye inledim kıvranarak. Gerisinin gelmesini bekledim. Gelmedi. Sikini su içinde kalmış, ıslak yarığım boyunca ileri geri sürtüyor, klitorisimi sikiyle okşuyor, delirtiyordu beni. Sikinin bu ilk teması bile yetmişti bana. İlk kasılmalarımı yaşadım. Daha içime girmeden orgazm oluyordum. Amımdan sular fışkırıyordu adeta…

Tişörtümü alıp bacak arama sürdü, amımın ıslaklığını aldı. Amımın sularıyla ıslanmış tişörtümü burnuna götürüp kokladı. Sonra yavaş hareketlerle sikini amımın girişine nişanladı, başını dayadı. Dışı kuruyan amıma zorla sokmaya başladı. Acıyla inledim. Aldırmadı bile. Amımın dudaklarını ikiye ayırıp sokmaya devam etti. İçimden gelen zevk suları tekrar akmaya, amımı kayganlaştırmaya başlamıştı hemen. Yarıya kadar soktu, geriye çıkardı. Tekrar soktu. Bu kez bir hamlede dibime kadar girmişti yarağı. Boynuna sarıldım sımsıkı. Kendime çektim. Öyle bir zevk alıyordum ki, “Ahhh! Çok güzel!” diye inledim. Öylece kaldı içimde. Hareket etmiyordu. “Hadii! Devam et! Sik beni Hakan!” dedim…

Başını ellerimle tutmuş, dudaklarına çılgınca öpücükler konduruyordum. Gidip gelmesini istiyordum içimde, ama o hareketsiz duruyordu. Bu kez ben kalçalarımı kaldırıp indirmeye, sert yarağının amımda gidip gelmesini sağlamaya başladım. Delirmiştim adeta. Deli kuvveti gelmişti bana. Bacaklarımı beline dolayıp yana devrildim, erkeğimi sırt üstü yatırıp üzerine çıktım bir anda. Şimdi üstünlük bendeydi. İstediğim gibi hareket edebilirdim. O içimi kavuran istekle, inip kalkmaya başladım. Dizlerimin üzerinde yükseliyor, başı dışarıya çıkana kadar durmuyordum. Sonra hızla oturuyor, içimi yaran yarağı dibime kadar dayanıyor, kasıklarımız birbirine yapışıyordu…

Bir makine gibi devamlı tekrarlıyordum bu hareketi. Kasıklarındaki kılların klitorisime sürtünmesi öldürüyordu zevkten. Tekrar boşaldım o zevkle. Hakan’da ise tık yoktu. Boşalmamıştı. Dimdik yarağı içimde, emrime hazır bir asker gibiydi. Boşalmam bitince beni yana devirdi. Kalktı, belimi tutup domalttı yatağın üzerinde. Arkamdan girdi bu kez amıma. Dakikalarca gidip geldi. Zevk sularım bacaklarımdan yatağa süzülüyordu. Elimi araya sokup parmağımı klitorisime götürdüm. Başım yastıkta, domalmış vaziyette, parmaklarımla klitorisimi okşayıp sıkarken, Hakan da piston gibi gidip geliyordu içimde…

İyice hızlandırdı hareketlerini. Ben yine yükselmeye, orgazma yaklaşmıştım ki, aniden çıkıverdi içimden. Böğürüyordu adeta. Belimde, sırtımda sıcak dölleri hissettim yağmur gibi. Boşalıyordu. Tam orgazma yaklaştığım anda aniden içimden çıkması delirtmişti beni. Yatağa attım kendimi. Parmaklarımla kendimi okşamaya, klitorisimi hırpalamaya devam ettim. Beni heyecanla izleyen iki erkeğin önünde, yatakta kıvrana kıvrana kendimi tatmin ediyordum. Bağıra bağıra boşalmaya başladım az sonra. Dakikalarca kasıldım, titredim, inledim…

Kasılmalarım bittiğinde çarmıha gerilmiş gibi kollarım, bacaklarım açık kala kaldım. Bitmiştim. Kollarım tutmuyordu. Nefes nefese, soluk almaya çalışıyordum. Göğsüm körük gibi inip kalkıyordu. Ter içindeydim. Sırtımda Hakan’ın dölleri vardı, yattığım yerde ıslaklığını hissediyordum. Hakan elimden tuttu, kaldırıp koluma girdi, banyoya götürdü beni. Duşun altına soktu, bir güzel yıkadı, çıkarıp kuruladı. Tekrar yatağa getirip yatırdı. Gidip kendisi duşun altına girdi. Benimse parmağımı kıpırdatacak halim yoktu. Sırt üstü serilip kalmıştım yatakta…

Birden bacaklarımın arasında bir temas hissettim. Zorla gözlerimi açıp baktım. Kocamdı. İnledim, “Yoo! Hayır!” dedim. Kocam bana aldırmıyordu bile. Teni ıslaktı, su damlacıkları süzülüyordu. O da duşa girmiş, sarhoşluğunu atmış gibiydi. Bu kez kocam bacaklarımı araladı, kalkmış sikini amımasoktu. O tanıdık zevk ateşi anında tüm vücudumu sardı yine. Kendime inanamıyordum. Az önce boşalmıştım. On dakika olmamıştı daha. Ama içime giren kocamın sikini iştahla, sevişmeye yeni başlamış gibi alıyordum amıma…

Bacaklarımı ayırıp içimde yükselen şehvetin kollarına bıraktım kendimi. Gözlerim kapalı, kocamın içimde gidip gelen sikini hissetmeye çalışıyordum. Dudaklarıma temas eden bir sıcaklıkla gözlerimi açtım. Duştan çıkan Hakan yanımıza gelmiş, belindeki havluyu eliyle tutup tekrar sertleşmiş sikini dudaklarıma sürüyordu. “Aç ağzını! Yarrağımı ağzına al! Yala canım!” dedi. Dediğini yaptım hemen. Ağzımı kocaman açtım, sikini dudaklarımın arasından kaydırıverdi. Dudaklarımı kapatıp ağzıma alabildiğim kadarını somurmaya başladım. Dilimle de ağzımın içindeki kısmını okşuyor, emiyordum. Kocam da içimde gidip gelirken gözlerini benden ayırmıyor, karısını paylaştığı adamın sikini nasıl yaladığıma bakıyordu. Zevk aldığı belliydi, bizi izledikçe içimde gidip gelen sikinin daha da büyüdüğünü hissediyordum…

Kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma inanamıyordum. Bir rüyada, bir porno filmde gibi hissediyordum kendimi. Kocam bacaklarımın arasında, içimde gidip geliyor, ben elin adamının sikini ağzıma almış her tarafını yalayıp emiyordum. Bir elimle de alttan sarkan taşaklarını okşuyordum sürekli. Sikini bana emdiren Hakan’ın eli memelerimde dolaşıyor, okşuyor, uçlarını sıkıyordu. Kocamsa ayak bileklerimi tek eliyle tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, iyice daralan amımda gidip gelirken, zevk sularımla ıslattığı parmağıyla götümün deliğini okşuyordu…

O seks yapmayı görev gibi gören kadın mazide kalmıştı. Onun yerine azgın bir fahişe gelmişti. Azgın. Doyumsuz. Her yerimden, her deliğimden ayrı zevk alıyordum. Sürekli. Durmaksızın. Zevkten delirmek üzereydim…

Önce Hakan’ın ağzımın içinde emerek, dilimle okşayarak emdiğim siki kasılmaya, ayı gibi homurdanmaya, boşalmaya başladı. Saçlarımdan tutup sikini dibine kadar ağzıma soktu. Midem bulanıyor, öğürmek, sikini çıkarmak istiyordum. Ama bırakmadı. Aksine bastırıyor, bademciklerime kadar sokuyordu sikini. Sıcak spermlerinin boğazımdan aşağıya kaydığını hissettim. Hiç bitmeyecek gibiydi boşalması. Sanki az önce boşalan o değildi…

Kocam da hiç durmadan içimde gidip geliyordu, hızlanmaya başlamıştı. Hakan’ın orgazm iniltileri onu da ateşlemiş, o da kasılmaya başlamıştı. Gerilen vücudunu, daha da büyüyen sikinin amımda gidip gelmelerini hissediyordum. Hakan’ın ağzımın içine boşalması bitmeden, kocam da amıma boşalmaya başladı. Aynı anda, iki erkek birden döllerini akıtıyordu içime. Biri ağzıma, biri amıma. Bu da beni ateşledi. Tekrar orgazm olmaya, kocamın sikini amımla sağmaya başladım. Üçümüz birden boşalıyorduk. Odanın içini inlemeler, zevk feryatları kaplamıştı. Müthiş bir koro halinde, devinip duran, kasılan, şehvet ateşiyle yanan çırılçıplak bedenlerimizle yatağın üzerinde birbirimize karıştık sonunda…

Ateşimize otel odasının kliması bile yetersiz kalmış, ter içindeydik hepimiz. Nefes nefeseydik. Hala yattığımız yerde kasılıp duruyor, kim, neremize denk gelirse birbirimizi okşuyorduk. Kollarımız, bacaklarımız birbirine dolanmıştı. Dakikalarca bu durumda yattık. Sonra kocam kalktı. İkimizin de elimizden tutup bizi kaldırdı, banyoya girdik hep beraber. İki erkek, bir kadın tepemizden akan ılık suyun altında birbirimize sarıldık. Ben ortalarında, kocamın dudaklarını öperken, Hakan arkamda boynumu, omuzlarımı öpüyordu. Suyun dinlendirici etkisiyle kendine gelen bedenlerimiz birbirine yapışmış gibiydi. Erkeklerimin tekrar kıpırdanmaya başlayan siklerinin temasını, vücudumda dolaştıklarını hissediyordum. Biri önden, diğeri arkamdan, bacaklarımın arasına girmişti.

Hakan banyo rafına uzanıp duş şampuanını aldı, avucuna bolca döktü, bedenimin her yerini köpükler içinde bıraktı. Kocam da ön tarafımda aynı şeyi yaptı. Gözlerimi kapattım. Kendimi onların vücutlarının kaygan temasının, köpüklü ellerinin tüm vücudumda dolaşmasının verdiği zevke bıraktım. Kedi gibi mırıldanıyor, zevkten inliyordum aralarında…

Döndüm, ikisine birden sarıldım. Ortada değildim şimdi, onlardan biriydim, birbirine sarılmış, köpükler içinde üç bedenden oluşmuş tek bir varlık gibiydik. Zevk içinde birbirimize sarılıyor, okşuyor, öpüşüyorduk. Dudaklarımız, dillerimiz birbirini okşuyordu. Erkeklerim bana sarılıp okşadıkları gibi birbirlerini de okşuyorlardı. Kocam kulaklarımı, dudaklarımı öpücük yağmuruna tutarken, eli Hakan’ın gelişmiş kaslarında dolaşıyor, göğsünü okşayarak aşağıya inip dimdik havaya dikilmiş yarağını sıvazlıyor, oradan bana geçiyor, okşayarak kasılan karnımdan yukarıya, memelerime kadar çıkıyor, memelerimi avuçlayıp beni zevkten inletiyordu. Ardından aynı şeyi Hakan da kocama ve bana uyguluyordu. Katıksız, saf bir şehvet duygusu kaplamıştı üçümüzü de…

Hakan okşamayı bırakıp, güçlü kollarıyla beni havaya kaldırdı. Kaygan sikini altımdan amıma sürtmeye başladı. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sarıp işini kolaylaştırmaya çalıştım. Yavaş yavaş aşağıya indirdi, çengel gibi beni yarağına astı adeta. Sikinin hepsi içimdeydi. Boynuna sarıldım sımsıkı…

O arada kocam da arkamda ikimize birden sarılmış durumdaydı. Onun da kalkmış sikini götümün deliğinde hissettim. Hakan’ın kalçalarımı kavrayan elleri onları ikiye ayırmış, minik göt deliğimi kocamın girişine hazır hale getirmişti. Kocam duş şampuanının köpükleriyle kayganlaşan sikinin başını göt deliğime sürtüyor, beni delirtiyordu. Hiç yapmadığım bir şeydi bu. Kocama değil götümü siktirmek, sözünü bile ettirmemiştim. Şimdiyse, göt deliğimin kenarlarında dolaşıp duran, okşayan kocamın sikinin verdiği zevk, Hakan’ın amımdaki sertliğinin verdiği zevke karışmış durumdaydı. Merakla bekliyordum başıma gelecekleri…

Kocam yüklenip bastırdı, kaygan sikinin başını yine köpükle kayganlaşmış minik göt deliğime soktu. Dudaklarımı ısırıp inledim. Hakan’ın dudaklarına kapandım. Pek beklediğim gibi acımamıştı. Sanırım köpüklerin etkisiyle olmuştu bu. Başı giren sik artık pek zorlukla karşılaşmadan yavaş yavaş girdi, girdi, sonunda kocamın kasıklarını kaba etlerimde hissettim. İki deliğim de dolmuştu şimdi. İçimdeki sikler sanki birbirlerine sürtünüyorlardı. Dudaklarımı ısırdım. Biraz acı. Çokça zevk…

Önde Hakan belini oynattı, kalçalarımı indirip kaldırdı, içimde gidip geldi, durdu. Bu kez kocam arkamda, götümde gidip geldi birkaç kez, o da durdu. İnanamıyordum. Aldığım zevk bitirmişti beni. Hem amımdan, hem götümden sikilmek. Bayılmıştım buna. Hayatımda tatmadığım zevkleri tadıyordum…

Ardından kocalarım bir makine ritminde çalışmaya başladı. Biri giriyor, diğeri çıkıyor, arkamdaki boşaltırken, önümdeki dolduruyordu zevk bölgemi. Dayanamıyordum, öylesine bir zevk alıyordum ki, inlemeye, feryat etmeye başladım. Hakan hemen dudaklarıma yapıştı, sesimi boğdu. Şimdi onun ağzının içinde boğuk boğuk inliyordum…

Bir süre sonra yoruldular, dinlenmek için durdular. Bu kez Hakan’ın boynuna asıldım, kalçamı indirip kaldırmaya başladım. İçimde hareketsiz duran taş gibi sikler, içimde alçalıp yükseliyor, aynı anda deliklerime girip, aynı anda çıkıyorlardı. Bu da zorluyordu beni. Bacak aram patlayacak gibi geriliyor, zorlanıyordum…

Sonra onlar harekete geçti, tekrar pompalamaya başladılar. Banyonun içinde vücutlarımızın çarpışmasıyla çıkan sesler, üçümüzün zevk inlemeleri yankılanıyor, bu sesler bizi daha çok baştan çıkarıyordu. Kocam bir süre sonra götümden çıktı, “Çocuklar, ben çok yoruldum!” dedi. Hakan amımdan çıkmadan, “Sen şurda yere yat Kadir abi! Biz sana gelelim!” dedi. Kocam duşun altından çıktı, sırt üstü banyonun fayanslarının üzerine sırtüstü uzandı. Siki dimdik havadaydı. Hakan beni kucakladı, kocamın yanına gittik. Arzudan titreyerek kocamın üzerine çıktım, sikini bir hamlede amıma aldım. Birkaç kez oturup kalktım…

Hakan arkamdan yanaştı, butlarımı ikiye ayırdı. Gçtümün deliğini iyice açıp sikini dayadı. Bu kez yer değiştirmiş oldular. Biraz daha kalın olan Hakan’ın sikini zorlanarak alabildim götüme. Yine dolmuştum. Yine harekete başladık. Zevk makineleri önümde, arkamda çalışmaya başladılar. Zevkten çıldırıyordum. Taş gibi siklerin içimde kayarak ilerlemeleri, girip çıkarken içerilerimi okşamaları, içimde çarpışmaları, iki deliğimin arasındaki etleri ezmeleri delirtiyordu beni…

Sonunda kaçınılmaz sonuç. Orgazm. Katıksız zevk. Küçük ölüm. Gözlerim kaydı, titremeler, kasılmalar başladı. Ben kasılırken içimdeki sikleri de ezmeye başladım. Girip çıkmakta zorlanıyorlardı. Kocam alttan bağırmaya başladı, “Ohhhh Aşkımmm! Amcığın delirtiyor beni! Geliyorum!” diye. Hakan da arkamda biteviye hareket halindeydi. Belimi tutan parmakları kasılıyor, kalçalarının hareketi artıyor, götümde gidip gelen siki daha çok girip çıkıyordu. Yine aynı anda boşalıyorduk, üçümüz birden. Kocam altımda amımın içine, Hakan arkamda götümün içine döllerini boşalttılar bağıra bağıra…

Boşalmamız bittiğinde halsiz kalmıştık. Her iki deliğime de boşalan erkeklerimin bıraktığı döller bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Sırayla duşun altına girip çıktık, kurulanan gidip kendini yatağa attı. Pestilimiz çıkmıştı akşamdan beri. Sabahın ilk ışıkları perdelerden süzülmeye başlamıştı. İki erkeğim iki yanımda, birer bacaklarını üstüme atmışlar, ellerini memelerimin üzerine koymuşlardı. Defalarca boşalmanın verdiği tatlı yorgunluk, huzur içinde kendimizi uykunun kollarına bıraktık…

Öğleden sonraydı uyandığımda. İkisi de yoktu yanımda. Kalktım, duş aldım, bikinimi giyip dışarıya çıktım. Tahmin ettiğim gibi iki ortak havuz başında şezlonglara oturmuşlar sohbet ediyorlardı. Neşeleri yerindeydi ikisinin de. Gülüyor, kahkahalar atıyorlardı. Beni görünce kalktılar, ikisi de yanıma gelip yanaklarımdan, dudağımdan öptüler, sevgiyle sarıldılar…

Orada kaldığımız üç gün boyunca ayrılmadık birbirimizden. Geceleri aynı yatağı paylaştık. Sabahlara kadar seviştik. Tatil bittiğinde evimize döndük. Kocamla o tatilde yaşadıklarımızdan, Hakan’dan söz açmadık bir daha. Yaşadığımız her şey o tatil köyünde kaldı. Ama kocamla aramızdaki ilişki de mükemmel bir hale geldi. Kocamın tam istediği kıvamda, seksi seven, isteyen, hiçbir şeye hayır demeyen bir kadın olup çıktım. Sevişmek için birimizden birinin istemesi, bir bakışımız yetiyor, birbirimizin kollarına atılıveriyor, saatlerce sevişiyoruz. Ne alkolün rehavetine, ne azdırıcı ilaca gereksinimimiz var. Mutluyuz. Her ne kadar itiraf etmesek, konuşmasak da, ikimiz de biliyoruz ki, bu mutluluğumuzu Hakan’a borçluyuz!

porno yeğmeyi

37 yaşında, evli,2 çocuklu,uzun boylu, balık etli,yurt dışında eğitim yapmış,esmer,çekici bir bayanım,İzmir’de Bir ihracat şirketinde ihracat müdürü olarak görev yapıyorum.
Şirket sahibi olan,Birol bey ile beraber,ilk defa iş yapacağımız,bir yabancı müşterimizin isteğiyle,iş toplantısına katılmak için iki günlüğüne İstanbula gittik.Eşimin de yakından tanıdığı,biraz yaşlı patronum ile sık sık İzmir de olsun yurt dışında olsun böyle iş toplantılarına katılırım.
Öğlene doğru,Otele yerleştik.Öğleden sonra,müşterimizle,çok iyi geçen iş toplantısını yaptık ve iş bağlantılarını,kontratları yaptığımız için çok sevinçliydik..Akşam da yine ayni otelde,boğaz manzaralı restoranında yemeğe oturduk,alışkın olmama rağmen,masadakilerin ısrarları ile biraz fazla alkol almıştım,Bir ara,müşterimiz,İtalyan olup,çok cana yakın,yakışıklı,şık giyimli,40 yaşlarında, boylu poslu biriydi ve Bakışları etkileyiciydi.
Beni nazikçe, dansa kaldırdı,kalabalık pistte, dans esnasında,yavaş yavaş tek vücut olduğumuzu ve ellerinin vücudumun her yerinde dolaştığını hissettim ama tepki konusunda bir şey yapamadım,çekindim, biraz da sanki,kadınsı bir duyguyla, hoşuma gidiyordu,bu arada, penisinin iyice kalktığını ve önüme baskı yaptığını gördüm,sanki ayakta beni beceriyordu.ilk defa böyle bir durumda,bir yabancı erkeğin kollarında kaldığım için biraz Tedirgin,biraz da sanki tahrik olmuştum.

Yorulduğumu söyledim yanağıma nazikçe bir öpücük kondurdu ve masaya döndük,Müsaade isteyip,odama çıkmak istediğimi söylediğimde,müşterim de odasına çıkmak istediğini,beni bırakabileceğini söyleyince biraz da sanki memnun oldum,patronum da alkollü olduğundan, normal karşıladı ve masadan ayrılıp asansöre gittik,
Asansörde,düşmemek için,farkında olmadan,koluna girince,aniden çılgınca öpüşmeye başladık,kolları ile de beni sıkıca sarmalamıştı.yüzümün her tarafını,kulaklarımı emiyor,hafif ısırıyordu,elleri de göğüslerimde, vücudumda dolaşıyordu.Ne olur yapma bu kadar yeter dedim ama asansör ineceğimiz katta durmasa,boşalacaktım,

Anahtarı ararken, çantamı alıp anahtarı aldı,kapıyı açtı ama beni bırakmadan, beraber içeriye girdik, öpüşüyorduk,bu arada elbisemi acele çıkardı ve beni yavaşça,yatağa bıraktı.
Sütyenimi ve kilodumu çıkardı,bir müddet beni hayranlıkla seyretti,Kendi de acele olarak soyundu,vücudu kaslı,muhteşemdi,kilotunu çıkardığında,iri,patlıcan gibi penisi ortaya çıktı,

Aklım başımdan gitmiş,büyülenmiş gibiydim.Ben neler yapıyordum,kocamdan başka,yabancı biri ile olmaya hazırlanmak,kendimi ona vermek,yapabilirmiyim diye sorgularken,kendimi toparlamak istiyordum,,hem vazgeçmek istiyor,hemde ilk defa böyle bu anı,kaçamağı,heyecanı da yaşamak,tatmak istiyordum,yanıma uzanması,o harika kokan parfümü,ingilizce tatlı sözleri,komplimanları söylemesiyle,herşeyi unutup,kendimi ona bıraktım.
Dudaklarımdan öpmeye, beni güçlü kolları ile sıkı sıkı sarıp yoğurmaya başladı,dilini de kullanıp o kadar güzel öpüyordu ki, bende karşılık vermeye başladım.boynum,derken, memelerimi öpmeye ve uçlarını emmeye başladı ki,çok hoşuma gider,tahrik olmaya başladım,elleri de bacaklarımda dolaşıyordu, şeftalimden zevk sularının aktığını hissettim.
Çok tecrübeliydi,

Sevişirken,devamlı konuşup, bana tatlı sözler söylüyordu, bu da çok hoşuma gidiyordu,bir eli de bacaklarımın arasında, şeftalimi okşuyordu,bu arada ben,daha fazla dayanamayıp,ona sıkıca sarılarak,çığıklarla, boşalmıştım bile,çok sevindiğini söyledi ve dudaklarımdan bol bol öptü,
.
Başıma çökerek,Penisini ağzıma verdi,eşimin de sevdiği ve yaptırdığından,tecrübem vardı,altındaki yuvarlakları okşayıp,emdim ve aletini ağzıma sokup çıkarmaya başladım,çok hoşuna gittiğini söylüyordu,ağzımdan çıkardı,çok güçlü idi ve hala boşalmamıştı,

Çok güzel sevişiyor,kadınlığımı yaşatıyor,çok zevk alıyordum.bu arada beni dinlendirip,tekrar beni boşaltmaya hazırlıyordu,sırtımı çevirip, öpmeye,emmeye başladı,aşağılara inip, popomu ve etrafını,öpüp yalıyor,hiç boş bırakmıyordu,tekrar çevirdi,

bacaklarımın arasına başını soktu ve şeftalimin dudaklarını parmakları ile aralayarak,içini emmeye ve yalamaya başladı, g noktama da arada dil atıyordu, bir parmağını da yavaşça sokup çıkarmaya başladı,arada diğer parmağını da arka deliğime sokup çıkarması,hiç yaşamadığım bir şeydi ve artık kendimden tamamen geçmiş,çıldırmak üzereydim,çok istiyordum ve adeta içime girmesi için yalvarmaya başladım.Bundan böyle hamile kalmamak için eşimle de anlaşarak,kanallarımı bağlattığım için endişem de yoktu.
Nasıl istersin dedi, nasıl olursa olsun yeterki gir artık dedim, bacaklarımı kaldırıp, klasik şekilde,yapacaktı,bir müddet, penisini şeftalime sürtmeye başladı,aniden içime girdi,çığlıklarım duyulmasın ağzımı kapattım,içimde gidip gelmeye başladı, bende bacaklarımı beline doladım hiç
çıkmasın istiyordum.harika duygular içindeydim.meme uçlarım ile de oynuyordu,daha fazla dayanamayıp, sarsılarak boşaldım ve arkamdan o da patlayarak boşaldı.Öyle kaldık,çok yorulmuştuk,
İçimden çıkıp,yanıma uzandı, bol bol öpüştük.müthiş bir kadın olduğumu, ve çok zevk aldığını söyledi.bende öyle dedim.birbirimize sarıldık,
Biraz uyuduktan sonra,istemememe rağmen,çok hoşlanacağımı söyleyip,beni arkadan da yaptı,ilk defa
olduğu için çok acıdı ama biraz zevk aldım,tatmış oldum.
Sabaha karşı, beni iki defa daha(birinde ben üzerine oturdum ve diğerinde domaltarak) becerdi,daha sonra, beni bol bol öperek,ayrıldı ve odasına gitti. Müthiş bir gece yaşamıştım,yorgunluktan gözlerimi açamadım,Patronum aramasa uyanacağım yoktu.
Kahvaltıdan sonra,vedalaştık ve İzmir’e döndük,devamlı yazışır ve konuşuruz,beni unutamadığını ve yakında tekrar geleceğini söyledi.Bekliyorum.

vardı verdim

selam arkadaşlar..yaşadığım bu olay tamamiyle gerçek olup aslında sonunda çokta sex olmayan ama edepsizliğin sınırlarında gezinen bir hikayedir..2012 yılında güzel bir bahar ayında istanbula takılmaya gittik 3 günlüğüne,eşimin kuzeni ece nin evinde kalaıyorduk..ece serap adında bir ev rkadaşıyla kalıyordu..istanbula giderken sevgilim kuzeni ve ev arkadaşıyla beraber 3 kızla 3 gün aynı evde kalacağım için biraz heyecanlıydım, neticede extradan bir meme kalça görsek ev rahatlığında kardır şu fani dünya da:)) fakat eve gittiğimizde serabın yurt dışında olduğunu öğrendim ve açıkcası üzüldüm ece biz kalalım diye serabın odasını vermişti..ilk gün istiklalde güzel bir mekana gittik bir şişe şarap ve biraz meyve söyledik şaraplar içildikçe ece açılmaya ve sohbeti derinleştirmeye başladı..konu serabın yurtdışında olmasına orada ki sevgilisine ve az görüştükleri için hans ın ona aldığı vibratörlerden ve cam de bazı geceler bu oyuncaklarla beraber hasret gidermelerinden bahsetti..artık o evin bi yerlerinde serabın içine sokup çıkarttığı o oyuncakların oladuğunu biliyordum….ertesi sabah erken kalktım bizim kızlara güzel bir kahvaltı hazırladım ve daha önceden beraber gideceğimiz alışverişe geç katılacağımı bir arkadaşla buluşmam gerketiğini söyledim,onları uğurladıktan hemen sonra odaya dalıdm ve çekmeceleri karıştırdım..bulduğum iç çamaşırları beni çıldırtmya yetmişti..komidinin üzerinde ortalıkta duran kayganlaştırıcı jel i gördüğümde ise odayı resmen bir dedektif gibi araştırdım meğer boşuna derinlere inmişim gardırobu açtığımda sol köşede bana bakıyorlardı..işin ilginç tarafı ece seraba bizim geleceğimizi söylemiş serapta ben nasolsa yokum benim odamda kalsınlar demişti..benim olacağımı bildiği halde neden kayganlaştırıcı komidinin üzerinde yarılanmış açıkta duruyor ve biri kalın ve büyük penis şeklindeki vibratörle ona nazaran daha düz formlu ince ve küçük olan vibratör ortalıkta kolay görülür yerlerdeydi…vibratörleri aldım serabın iç çamaşırlarını da çıkardım salonda ikea sehbasının üzerine koydum ve soyunup dökünüp sanki tinsel bir törenmişcesine 31 çekmeye başladım spermlerim tam akacak gibi oluyorken kendimi dizginleyip işi uzattıkça uzattım artık bir damla sperme dahi ev sahipliği yapamıyacak durumdayken bütün iç çamaşırları gecelik ve vibratörlerin üzerine boşaldım sikimi de bir güzel onlara sildikten sonra onun bence benim için ortada bıraktığı bu güzelliklere karşılık bende döndüğünde farketmesi için küçük tatlı lekeler bıraktım..aynı günün akşamı kızların yanında pişmiş kelle gibi oturup film seyrediyordum daha sabah çırılçıplak boşaldığım yerde ece oturuyordu..artık yatalım denmeye başladığında ece durun ben odadan bişeyler alıcam diyip içeri serabın odasına gitti oradan da kendi odasına ve yanımıza geldi..uykunuz geldiyse yatalım ben sabah erken kalkıcam yatıyorum isterseniz siz oturun fln dedi iyi geceler diledik bizde içeri geçtik..benim hatun wc deyken ufak bir kontrol yaptım oyuncaklar yoktu..sevgilim geldi 5 dakikada sızdı ama beni uyku tutmuyordu kulağım yan oda da,sonunda beklenen oldu uyuduğumuzu düşünen ece icraate başlamıştı.bir süre sonra şap şap sesler geldi hafiften nefes alış veriş sesleri eklendi ben zaten kazık gibi oldum yan odaya geçmemek için kendimi zor tutuyorum ufak iniltileri de duyunca sevgilimi uyandırdım gerçi uyanmasa da farketmezdi oda ayrı bi fantezi:))..gerçi öyle kazık gibi birşey banada arkadan sondaj girişiminde bulunsa bende uyanırım..ilk başta farketmedi yarı uyanık sevişirken sonra o da duydu sesi güldü napıo bizim ece dedi..bende dedim ona uyandım böyle kazık gibi,azdırdı beni dedim sevgilim ateşli bir biçimde dudağıma yapıştı ve normalde pek yapmamasına rağmen biraz da fazla ses çıkardı sanki kuzeniyle yarışır gibiydi belk**e yarış değil ona yardımcı olmak içindi..madem bu kadar yardımseveriz ben gidip bir el atardım aslında da neyse:)bi coştukça o coştu o coştukça biz koptuk derken baktım olacak gibi değil bizi geçicek ses konusunda en ses getirecek hamlemi yapıp hatunumu domalttım belini kırdım verdim küsküyü kasıklarımı kıçında patlatıyordum resmen pat pat pat sevgilim de öyle ıslanmıştıki şap şup sesler her sokup çıkarttığımda iyice artıyordu işin uzmanı biri bu seslerden giren şeyin ölçüsünü bile çıkarır o derece..3 ümüz hemen hemen aynı anlarda boşaldık ahhh ohhh seslerinden sonra küçük gülüşmeler ve derin bir sessizlik..ertesi sabah ne hikmetse herkezden önce uyanıp mutfakta kahve sigara keyfi yapıp beklemeye başladım..ve ece kalktı günaydın dedi ve tutamayıp kendini gülmeye başladı yüzünü tutup bende güldüm tabi…naptın kuzenime dün gece dedi kızarmış gibi şakadan..o halinden memnun bi sıkıntı yok dedim..menundur tabi canım öyle yapılmasından kim memnun olmaz dedi..serapla eşyaları ortak kullanıyorunuz heralde dedim ..benim hatun uyandı gene bir gülüşmeler ece benimkine nasıl kalktın bu saatte dedi sırıtarak ben olsam çıkmazdım bu gün yataktan…gülüştük kendimi o evin efendisi gibi hissettim bi süre..bir kaç ay sonra gittiğimizde serapta vardı hediyelerimi almış olacakki odamda rahat etmişsin dedi manalı manalı eğlenceliydi dedimşimdi 4 ümüzü yan yana geldiğimizde üstü kapalı açılıyor bu mevzular en sonunda 3 üne aynı anda dalıcam heralde yada başka bir bakış açısıyla bu üçü beni fena sikicek hadi hayırlısı:))))

izmir escort
izmir escort bayan
escort izmir

turnalarrrr

Cuma günü öğleden sonra dersim yoktu. Son dersten sonra çantamı toparlayıp çıktım. Dışarıda hafiften bir yağmur çiseliyor, güneş birazdan yağmuru bastıracağını söylercesine bulutların arasından kendini göstermeye çalışıyordu. Durağı pas geçip yürümeye karar verdim. Yürürken bir sigara yaktım; güneşin yağmurla kavgası bitmek üzereyken sigaramın rüzgarla kavgası başladı, ardı ardına derin birkaç nefes alıp rüzgara savurdum, sıkıntılarımın da rüzgarda dağılıp kaybolan sigara dumanı gibi bir anda çekip gitmesini diledim.

Eve vardığımda ıslak ceketimi askıya asıp havalanması için güneş gören arka balkona astım. İçeri geçip sıcak bir duş alıp masanın başına geçtim. Akşama kadar soru hazırlayıp dershanede anlatacaklarımı planladım, konuları gözden geçirdim, ikinci dönemin ders programını yapmaya başladım. Akşam dolaptan Zehra ablanın bir hafta yetsin diye çokça yapıp saklama kaplarına koyduğu yemeklerin son kırıntılarını ısıtıp yedim.

Yemekten sonra kanepeye uzanıp bilgisayarda kalan kafamı dağıtmak için o kanal senin bu kanal senin zap yaptım, bir yandan da ha böyle harcamışsın zamanı ha öyle diye istemsiz ürettiğim bahanelerle başa çıkmaya çalıştım. Düzgün bir adam olacaktım artık; öğrenciliğimden beri izlemediğim dünya sinemasından önemli filmler izleyip belgesel kanallarına bakacak, haftada birkaç gün de olsa koşuya çıkıp bira göbeğimden kurtulacak, ayda bir kitap okuyacak, bütün gece bilgisayar başında yeni yetme ergenler gibi porno film izleyip canlı chat sitelerinde ömrümü tüketmeyecektim. Evet, bu defa kararlıydım.

Gece onbire doğru karım aradı, skypeta görüşelim özledim diye. Bir süre sohbet ettik, çocuktan, kayınvalideden, yılsonunda tayin istemenin şart olduğundan, benim de İstanbul’a atanmam durumunda ücretsiz izine son verip tekrar çalışmaya başlayacağından, hem benim de hastane işlerine yardım edebileceğimden…sözünü kestim: “ben de seni çok özledim!” dedim imalı bir gülümsemeyle. “Yaa kaç kere söyleyeceğim, virüs falan vardır, biri görür, korkuyorum işte!” dedi kaygılı bir ifadeyle. Fırsat buldukça görüştüğümüz skypeta ne zaman sohbet uzasa konuyu sevişmeye getirip poposunu ve göğüslerini görmeyi, sevişiyormuş gibi yazışmayı, konuşmayı teklif etsem de “virüs falan vardır, biri görür”de noktalıyordu konuyu.

Bu kez birkaç günlük de olsa “düzgün adam” yaşamımın azgınlığıyla ısrar ettim. “Ya hadi kızım, duvara tırmanıyorum burada. Dön işte göreyim birazcık”. Birkaç saniyelik tereddütten sonra “öfffff, bak başımıza iş açacaksın!” Diyerek arkasını döndü, evde sürekli giydiği siyah taytlardan biri ve üzerinde poposunu örtecek uzunlukta bir tunik vardı. Tuniği kaldırdı, hafifçe öne eğildi, doğumdan sonra veremediği beş altı kilo fazlanın etkisiyle genişleyen basenleri eğildikçe gözümde kusursuz bir yuvarlağa dönüşmüştü ve ta tam…Kan beynimden hızlıca kasıklarıma hücum etmişti ki çat diye dönüverdi. “Tamam işte, gördün.” diye kestirip attı. “Hadi hayatım, çamaşırını göster bari, bak çok kötüyüm.” diye duygu sömürüsü yaptım elimin kasıklarımda olduğunu belli ederek. “Ya ama hayatım…” diye itiraz etmeye devam ederken kamerayı aşağıya eğerek eşofmanımı iyice sertleşmiş aletimin üzerinde gerdirerek gösterdim. Söylene söylene arkasını döndü tekrar, taytını sıyırıp eğilmesini istedim, sanki aceleyle üzerini değiştirir gibi baldırlarına gelecek kadar taytını sıyırıp eğildi; işte mutfakta iş yaparken bile rahat vermeyip gelip geçerken mıncıkladığım, gece arkadan sarılıp yatmaktan vazgeçemediğim, sevişmenin en şehvetli anlarında acımadan vurup elimin bıraktığı kırmızılığı gördükçe daha hızlı girdiğim, küloduyla arasına girip satenin, ipeğin, tülün ve teninin sıcaklığında keyiflendiğim, artık boşalmak için son hamleleri yaparken canı acıyacak mı diye hiç düşünmeden ellerimi iki yandan pençe gibi geçirdiğim, sevişirken bacaklarını bir birleştirip bir ayırıp, belini bir bastırıp bir doğrultup aldığı her şekli hayranlıkla izlediğim ve iki aydır dokunamadığım o bembeyaz popo ve iki saniye sonra “hadi hayatım seni seviyorum, öptüm kocaman.”. Çat!

“Çağrı sonlandırıldı, süre 18:32”

Hevesim kursağımda kalmıştı. Saat gece yarısına yaklaşmıştı; yatıp uyusam, sabah erken kalkıp alelacele dershane kafeteryasında poğaça yiyeceğime evde güzel bir kahvaltı yapıp derse zinde girsem diye düşündüm ama azgınlıktan uykum kaçmıştı bir kere. Mehmet’i arasam diye düşündüm; dışarı çıkar, bulabilirsek ilçe girişindeki benzin istasyonunun ardiyede saklayıp zamansız içki arayanlara altı liradan kakaladığı biralardan üç beş tane alıp, arabayı mesire yerinin üstündeki ağaçların arasına çekip, ilçeyi gece bakınca sanki şehirmiş havasına bürüyen ışıkları izleyip laflarız diye düşündüm, hem Meltem de kardeşinin nişanı için mazeret izni alıp Antalya’ya gitmişken, Mehmet de yalnızken. Saat geç diye aramaktan vazgeçtim, uyanıksa cevap verir diye whatsapp’tan bir mesaj attım:

“Uyudun mu lan? Dışarı çıkalım mı? Bira ısmarlayım sana.”

Mesajın iletildiğini gördüm, on dakika kadar bekledikten sonra hala cevap gelmeyince biraz da bozularak, karım annesinin yanına gittiğinden beri yatak niyetine kullandığım kanepeye uzandım. Bir an aklımdan bilgisayarı açıp geçen defa izleyip aklımı başımdan alan esmer güzeli online mı diye bakıp, ordaysa karımla yarım kalan işi kızı izleyerek bitirsem diye geçirdim ve sabah erken kalkmam konusunda kendime söz verdiğimi hatırlayarak istemeyerek de olsa vazgeçtim. Dalmak üzereydim ki gecenin sessizliğinde boş sokakta atılmış bir çığlık gibi odayı çınlatan mesaj sesiyle irkildim, söylenerek sehpanın üzerinde duran telefonuma uzandım: Mehmet!

“Yok ayaktayım, işim var! :)))”.

“Ne işin var lan bir saat sonra cevap veriyosun!” diye kısık gözlerimle harflerin yerlerini doğrultmaya zorlanarak cevap yazdım.

“İnce iş oğlum, sen anlamazsın!” deyince sinirlenip:

“Lan madem anlamam ne diye bir saat sonra yazıp da uyandırıyorsun! Söyle, ne ince işi!” dedim.

“Sakin ol şampiyon, ince dedik!”

“Siktir git, sana da gizemli dünyana da…”

“Tamam lan söylenme, hazır mısın?”

“Neye hazır mıyım?”

“Hazır mısın onu söyle, geliyor!”

“Lan gece gece, ben yatıyorum, canım sıkkın zaten, yarın dershanede görüşürüz. İyi geceler!” diye yazıp telefonu sessize alıp sehpanın üzerine bırakıp tekrar uzandım, uyumak istiyordum. Mehmet’in bu ergen tavrına bir taraftan kızıyordum, bir taraftan da “ince iş” derken neyi kastettiğini merak ediyordum içten içe.

Mehmet ne zaman Meltem’den ayrı kalsa bir haltlar karıştırır, onu da günlerce anlatarak başımı şişirirdi. Gözlerimi tavana dikmiş aklımdan bunları geçirip bir taraftan da uykuya dalmam gerektiğini kendime telkin ederken sessize aldığım telefonumun ekran ışığı tavanı aydınlattı, uzandım, Mehmet!

Önce bir mesaj:

“İnjeeeeeee…”

Ardından bir fotoğraf, bir kadın: beyaz nevresim takımıyla kaplı dağınık bir yatak, üzerinde sadece göbek deliğinden aşağısı görünen, dizleri birleşik hafif yana dönmüş, siyah bikini kesimli, flaşın vurmasıyla parlamasından saten olduğu anlaşılan külot giymiş, tırnakları siyah ojeli, sol eli sanki birazdan içine sokacakmış gibi orta parmağı hemen külodunun birkaç milim içinde, parmağının yükseltisiyle külodu biraz yukarıda, sanki yukarıdan, doğru açıdan baksam kılları var mı yok mu, şekilli mi, ağdalı mı göreceğim, yan dönmüş ayaklarından sadece sağ ayağının görünen kısmından ayak tırnaklarının da siyah ojeli olduğu görünen, ayak bileğinde bir karartı, fotoğrafı büyütüp inceliyorum, dövme; ardarda üç martı, sonuncusu biraz geride, denizi arıyorlar sanki kızın bedeninde…ve bir mesaj daha:

“Sana da iyi geceler! :)))))”

Meltem! Meltem mi yoksa bu?! Yok artık, Meltem’in fotoğrafını göndermiş olamaz. Meltem’in ayak bileğinde dövme mi vardı k?! Antalya’da mı yaptırdı acaba? Geçici belki.

Fotoğrafı inceliyorum, etrafta tanıdık bir şey arıyorum, ama görmek mümkün değil; ne duvarlar görünüyor, ne perde, ne yatak başlığı, sadece yukarıdan çekilmiş, kadının bir kısmı ve beyaz nevresim takımı. Yüzük, yüzükten tanırım kesin! Eline bakıyorum; yüzük yok! Popo; Meltem’in beynimin derinlerine işlediğim o dolgun, yuvarlak poposunun izlerini arıyorum… Daha zayıf biri gibi. Kısa boylu mu, uzun boylu mu, etrafta görünen hiçbir nesne yok, kıyaslayacak bir şey yok, yatak bile görünmüyor boylu boyunca. Mehmet bir mesaj daha atsın, bir şeyler söylesin istiyorum; atmıyor. Merakıma yenilip yüzsüzlüğe vurup az önce konuşmayı kestirip trip atan ben değilmişim gibi yazıyorum:

“İnceymiş gerçekten. Kim lan bu?”…Yine cevap yok.

“Kim oğlum bu?” diye tekrarlıyorum.

“Sana ne :))))” diye merakımı iyice cezbedip işi yine ergen muhabbetine vuracağının sinyalini veren bir cevap alıyorum.

“Lan hadi yatıcam artık, bırak geyiği, söylesene!” diyorum. Yine beni çıldırtan birkaç dakika sonra:

“Adı lazım değil, baş harfi M. Haydi iyi geceler şampiyon, sabah görüşürüz :))))”. Diye cevaplıyor.

Kafam yine gövdemden ayrılıp karanlık sularda salınmaya başlıyor yattığım yerde: Meltem mi gerçekten?! N’apmaya çalışıyor bu Mehmet?! Yok ya başka biridir. İnternetten bulduğu bir fotoğrafı bana gönderip kafaya mı alıyor yoksa?! Meltem mi diye sorsam, ulan pat diye de sorulmaz ya…Kimin fotoğrafı bu?! Kafayı yemek üzereyim. En iyisi “güzelmiş…” diye güvenli olacağını düşündüğüm bir mesaj atıp muhabbeti devam ettirmek mi…

“Hmmm, güzelmiş!”…

Bir dakika, on dakika, cevap yok. Whatsapp, tek tik işareti duruyor, ikincisi gelmiyor bir türlü, mesaj görülmemiş, telefonu kapatıp yatmış olmalı. Ahhhh, libido… Gözüm dönmek üzere, uykum kaçtı, öğrenmek için kapısına dayanacak kadar merak içindeyim, kalkıp bilgisayarı açıyorum, telefon elimde. Facebook profiline girip Meltem’in fotoğraflarına bakıp Mehmet’in gönderdiği fotoğrafla karşılaştırayım diye düşünüyorum; siyah oje, martılar…

Fotoğraflar…Meltem, hep gülümsüyor bu kız. Profil fotoğrafı; başını sola öne eğmiş hafifçe, saçları sol kulağını örtmüş, göğüs dekoltesine kadar uzanmış uçları, yüzünde hafif bir makyaj, dudakları parlak, gözlerini objektife dikmiş…o gülümseme…Mutlu musun Meltem? Oynuyor musun yoksa sen de? Sen de takılıp kaldın mı bu Allah’ın cezası yerde?

Cep telefonuma gelen fotoğrafla karşılaştıracaktım…Dolanıyorum, öğretmenler odasında çekilmiş bir başka fotoğraf, bayan öğretmenler bir arada…Burcu da orda; benimki. Yüzünde ciddi bir ifade, notları girerken internet kesilmiş de baştan yapmak zorunda kalmış sanki. Bizim zümreden Semra Hoca, kırklarında, üç çocuklu, bir dördüncüsü de yıllardır karnında da doğuramamış sanki. Arada tanımadığım birkaç yeni öğretmen. Bir kenarda Mine; Mine’yi aralarına almamışlar sanki, herkes yapışık, Mine biraz uzakta, kıskanıyorlar kızı. Meltem; Meltem yine gülümsüyor, Burcu’yla yan yana, Burcu’nun yüzüyle karşılaştırınca Meltem kahkaha atıyor sanki. Meltem’in koluna girmiş, Nurgül abla; bizim hizmetli, yüzünde onu da fotoğrafa çağırdıklarının memnuniyeti, ağzı kulaklarında, başını Meltem’e doğru eğmiş.

Fotoğraflar, fotoğraflar…Beli daha inceydi, yok daha kalındı, elleri aynı mı ne, dövme? Popo; facebook’a popo fotoğrafı koyacak değil ya canım. Siyah oje, hayır, yok…Öğretmen ve siyah oje, rock konseri mi burası…Hah, belki burdadır; düğünün birinde çekilmiş, Meltem’in üzerinde siyah bir elbise, göğüs dekoltesi omuzlardan oval salınmış, şöyle sağa sola bir sallansa belki görünecek ucundan, elbise yere kadar, sağ tarafta derin bir yırtmaç, dizinin hayli üzerinde, bacaklar, güzel bacaklar, bembeyaz, henüz varisle, kılcal damarlarla tanışmamış, hamilelik yükü taşımamış dipdiri bacaklar…Ayaklarında burnu açık, ince yüksek topuklu ayakkabılar, incecik bilekler; “martılar” yok…Tırnaklar french manikürlü…”Azcık arkanı dönsen Meltem, o geceki gibi izlesem poponu, hızlı hızlı adımlarken koridoru, yırtmacın açılsa…”. Ne giyeceğini biliyor zilli, yüzünde hep o “dünyanın en mutlu insanı gülümsemesi”, belli ki seviyor kendini.

Bir fotoğraf daha…Tatilde çekilmiş, yüzünün yarısını kaplayan güneş gözlükleri gözünde, sol elini objektife uzatmış “çekme” der gibi, eli “çekme” derken dudakları, o her daim nemli, parlak görünen hafif aralık, o “güzelim işte” gülüşlü dudakları “çek” diyor. Üzerinde siyah bir bikini, uzanmış boylu boyunca şezlonga, sağ ayağını sol dizini yanına kadar çekmiş, martılar; martılar yok! Teni güneş kreminden olsa gerek; parlak, ışıl ışıl bacaklarında belli belirsiz kum taneleri…Koşar adımlar…çamaşır dolabı…yapay vajina…ekran başı…durduruyorum zamanı…Meltem’in “hayır, istemiyorum” eliyle objektifin arasına atıyorum kendimi, yavaşça diz çöküyorum şezlongun arkasına, kumsal bomboş; etrafta ne varsa silinirken sadece; Meltem ve ben, ha bir de objektifin arkasındaki adam; Mehmet kalıyor. Başımı hiç kaldırmıyorum, göz göze gelmeye korkuyorum Mehmet’le.

Dudaklarım kulağına belli belirsiz temas edecek kadar eğilip fısıldıyorum: “Sen de mutsuzsun Meltem!”.

“-Hah ha haa! Nerden çıkardın, mutluyum ben!” diyor Meltem, dudakları konuşmak için kıpırdarken bile yüz ifadesi aynı, heykel gibi bozulmadan meydan okumaya çalışıyor istemeden de olsa katlanmaya çalıştığını sandığım hayatına.

“-Soru sormadım Meltem! Sen de mutsuzsun!” diye yineliyorum fısıldayarak da olsa otoriter bir tonla, susuyor Meltem. Kafamı kaldırmadan gözlerimi yukarı kaldırıp Mehmet’e bakıyorum; Mehmet yok, fotoğraf makinesi kaybolmuş.

Saçlarını fotoğraftaki gibi sola atıp başını eğiyorum hafifçe, dudaklarımı kulak memesine sürterek boynuna uzanıyorum, boynundaki şeftali tüyü inceliğindeki tüylerine değdirip teniyle dudaklarım arasında belki bir milimden az mesafe bırakıp usulca sola attığım saçlarına kadar ilerleyip burnumu saçlarının arasına gömüyorum. Denizin kokusunun bile bastıramadığı tuzlanmış, güneşin sarartmaya başladığı saçlarından göğüs kafesimi ağrıtacak kadar derin bir nefes alıp tutabildiğim kadar bekleyip nefes verirken bu kez sol kulağına fısıldıyorum: “-Sen de mutsuzsun!”. Sola ayağını da diğerinin yanına çekip susuyor.

Şezlongun önüne geçip çömeliyorum, yüzüne dikiyorum gözlerimi, göz göze geliyoruz, dudaklarım gevşiyor istemsiz; gülümsüyorum. Meltem’in yüzü düşüyor bir an, o heykelsi gülüşü silinip kaşları çatılıyor ve gülümsememle birlikte Meltem de gülümsüyor, o bildiğim “Meltem gülüşü” değil ama bu. Sabah uyanır da yağmur damlaları henüz süzülen camı açar, toprak kokusunu çekersin ya içine, borcun mu varmış, müdürle mi takışmışsın aklına bile gelmez, öyle bir rahatlık…

Ayaklarından çekip dizleri hafif kırık kalacak şekilde uzatıyorum sol yana doğru, ellerimle hafifçe tenine yapışmış kum taneciklerini silkerek, sağ elini açıp, “çekme” pozundan çıkarıp göğüslerinin altından aşağı doğru kaydırıyorum, orta parmağı bikinisinin birkaç milim altına girecek kadar…fotoğraftaki gibi.

Arkasına geçip sağ omzunun üzerine çenemi yaklaştırıyorum, parmaklarının bikinisiyle göbeğini ayırdığı o daracık karanlık aralığa dikiyorum gözlerimi.

Fotoğraf karesine davetsiz girmiş iğreti ayrıntıyı, gece yatarken rahat etmek için iç çamaşırsız giydiğim ince pijamamın altını, yavaşça sıyırıyorum.. Aletimi sağ omzunun üzerine doğru kaydırıyorum, sırtına sürterek ucunu, doğrulurken bikinisinin üstüne takılıp aşağı doğru acıyla eğildiğinde ne kadar sertleştiğimi anlıyorum ve ayaklarımın üstünde yükselmemle bikiniden yaylanarak kurtuluyor. Az önce burnumu gömdüğüm saçlarına bastırıyorum kasıklarımı, ellerimi yüzünün iki yanına salıp işaret parmağımın ucunu dudaklarında gezdiriyorum, sol elimle de göğsünün üstünden boynuna, boynundan kulak memesine, ordan saçlarına yavaş bir tur atıp ikinci tur için hızla göğsünün üzerine geri dönüyorum üzerinden bikinisinin içindeki eline uzanıyorum elimi omzunda beline, ordan bikinisinin çizgisini takip ederek elini tutup tekrar doğrulup kasıklarıma götürüyorum, ufak bir tereddütten sonra elini aletime götürüyor Meltem, avuç içi yukarı bakacak şekilde kavrayıp hareketsiz duruyor, ucunda boşalmadan önceki o ince sıvı belirip bir damla aşağı doğru sarkıyor parıl parıl, sol eliyle uzanıp parmağıyla sıyırıyor zevk suyunu, başını hiç çevirmeden parmağını ağzına doğru götürüp tadına bakıyor, ayakta, yukarıdan izliyorum.

Elini ileri geri hareket ettirmeye başlıyor yavaşça, uzanıp sağ elimle bileğini kavrıyorum, “dur!”, patlamak üzereyim. Sol elimle saçlarını avuçluyorum, farkında olmadan çekiyorum şehvet sarhoşluğuyla. Biraz sakinleşip elimi çekiyorum bileğinden, bu kez limana yanaşmasına ramak kalmış koca bir gemi kadar ağır hareket ediyor, saçları elimde, bakıyorum…hızını hiç değiştirmeden ileri geri devam ediyor derim esnediği kadar, tüm vücudum yay gibi geriliyor, gözlerimi kapıyorum kafamı geriye atarak, farketmeden çektiğim saçlarım canını yakmış olacak ki “ah” diye kesik çığlığıyla gözlerimi açıp, saçlarını kafasını geriye yaslayıp yukarıdan yüzüne bakacak kadar çekiyorum boşalırken… bir…iki…ayak uçlarına kadar, şezlonga akıyor…üç…göbeğine, yavaşça süzülüyor bikinisine doğru, leğen kemiğiyle bikinisinin arasında kalan ancak fit kadınlarda görülecek o aralıktan içeri, kasıklarına …dört…beş…sertliğim yavaş yavaş kaybolup omzuna değiyor ucu, ayaz bir gün rüzgar ensemden terli sırtıma vurmuş gibi ürperiyorum…ve yüzü…yeni gülüşü yüzünde, gözlerinin de güldüğü…

Elimde “bu kez Meltem” oyuncağım… Kendimi kanepeye bırakıyorum altımı giymeye uğraşmadan, gecenin serinliği vuruyor kasıklarıma…ürperiyorum.
Gözlerimi aralıyorum; cep telefonu, yatakta bir kadın; “yüzsüz kadın”. Kim bu kadın?