patronumun çorapları

Adım Fatih. İstanbulda yaşıyorum ve bekarım. Fazla bir gelirim yok ama durumum kötüde değil. Bayanların giydikleri naylon çorapları hep sevmişimdir. Bence çok güzeller, ve kendilerine de çok yakışıyorlar. Bununla ilgili fantazilerimi yolluyorum. Hiç bu konuda bir tecrübem olmadı. Ama olmasını çok isterdim. Umarım beğenir ve sitenizde yayımlarsınız. İşe giderken yoldaki bayanların, ayaklarına, giydikleri naylon çoraplara rahatsız edercesine değil de, genelde onlara hissettirmeden bakmaya çalışırım. Bir sabah, mavi kot pantolon giymiş, hemen altından giydiği ince siyah naylon çorapları parlayan genç güzel bir bayan gördüm. Daha önce hiç bu kadar çekici bir kız görmemiştim. Karşımdan geliyordu. Uzun süre sadece ayaklarına baktım. Yanından geçene kadar başım ayaklarına bakıyordu. İlk defa bu kadar etkilenmiştim. Onu takip etmeye karar verdim. Otobüse bindi hemen arkasından bende bindim. Ortalara bir yere oturdu. bende en arkaya, ama ayaklarını rahat görebileceğim bir yere oturdum. Yolculuk boyunca hep ayaklarına baktım. Otobüsten inip bir büyükçe bir tuhafiye dükkanına girdi. Bende peşinden gittim. Bir süre bekledim, sonra içeri girdim orda çalıştığını fark ettim. Her tarafta çeşitli kadın çorapları, düğmeler, iç çamaşırları falan vardı. Çok heyecanlanmıştım. Bir süre ne diyeceğimi unuttum, sonra öğrenci olduğumu, part-time iş aradığımı, akşamları çalışabileceğimi söyledim. Sadece bir an gözlerimin içine baktığını fark ettim ve tamam olur dedi. Adını sorduğumda “İnci” olduğunu söyledi. Akşam altı ile on arasında çalışabileceğimi söyledi. Ertesi akşam yanına gittim. Bana depodan mal çıkaracağımızı söyledi, beraber depoya indik, birkaç koli alıp yukarı çıkıyorken, İnci merdivenden çıkarken ayağını incitti. Hemen yanına gittim. Önce bir sandalyeye oturmasını söyledim. Ardından hafif ince topuklu ayakkabısını çıkarttım. İncinin ağrıyan ayağına masaj yapmaya başladım. Siyah naylon çoraplı ayakları parlıyordu. Bir süre sonra yüzüne bakıp ayaklarının çok güzel olduğunu söyledim. Hemen ayağını ağzıma getirip öpebileceğini söyledi. Ayak parmaklarını öpmeye başladım, sonra ayak tabanını öpüp dilimle yalamaya başladığımda, İnci hanım diğer ayağıyla başımı geriye iterek durmamı söyledi. Bana özellikle giymemi istediğin bir naylon çorap olup olmadığını sordu. Ondan siyah desenli naylon çorap giymesini istedim. Eski çorabını gözümün önünde çıkarıp suratıma fırlattı, ardından siyah desenli çorabını da yavaş yavaş giyindi. Sırt üstü yere uzandım. İncide ayağa kalkıp yavaş yavaş başımın yanıma geldi.Sonrada ağzımı açmamı söyledi. Ağzımın içine ayağını sokup sokup çıkartıp iyice ayağını yalamamı sağlıyordu, topuk kısmı dahil her tarafını dilimle yalatıp öptükten sonra ayak parmaklarını da emmeye başladım. Bir süre sonra ayakkabılarını giyindi.Tekrar yanıma gelip ağzımı açmamı söyledi. Önce dilimle ayakkabısının tabanını dilimle yaladım. Sonra ayakkabısının uç kısmını ağzımın içine sokup emmemi sağladı. Sonrada ayakkabının topuklarını yalamaya başladım. Bir süre sonra hemen toparlanıp işimize devam ettik. Her akşam patronum İncinin ayaklarına masaj yapmaya devam ettim.

feryalin çorapları

Merhaba adım göksem, oldum olası külotlu çoraplara karşı asla anlayamadığım ama oldukça zevk aldığım bir zaafım var. Anlatacağım olay basımdan 2 yıl önce geçti ve inanın tamamen gerçek olup hala etkisinde kaldım. Babam öldükten sonra annem emekli parası ile bir daire aldı ve daireyi bir ilkokul öğretmenine kiraladı adı feryaldı. Minyon tipli kavun büyüklüğünde göğüsleri olan ve oldukça seksi bir kadındı. Ailesi bursada yaşıyormuş ve evli değilmiş. Bunları bana annem anlatınca delirdim ve onunla tanışmalıydım ama bir türlü cesaret edemiyordum. Bir akşam işten eve gelince asansörde karşılaştık. Üzerine beyaz gömlek ve ceket. Altında dizinin üstünde yırtmaçlı bir etek ve baklava desenli parlak külotlu çorabı ile beni delirtecek kadar seksi idi. Bana sen benim ev sahibimin oğlusun değilmi dedi ve öyle tanıştık. Bana akşamları yalnızken çok sıkıldığını ve benim rahatlıkla ona gelebileceğimi söyledi. Fakat nerde bende o cesaret. Günlerden bir gün eve gelip hemen üstüme başka şeyler alıp çıkmam gerekiyor ama o da ne annem evde yok ve kıyafetlerimi bulamıyorum. Hemen annemin cebini arayıp sordum oda olum balkonda yer yoktu feryalın balkonuna astım dedi ama feryal okulda idi dedim. Oda bana portmantoda yedek anahtar var kendisi bana verdi hani bursaya filan gidersem evde bir sorun çıkar açar kapıyı bakarsınız diye. İşte o an bende film koptu ve hemen telefonu kapatıp eve girdim. Kalbim nasıl atıyor bu nasıl bir heyecan böyle. Hemen yatak odasına girdim ve çekmecelerini karıştırdım. Renk renk külotlar dantelli tanga saten ne ararsan ama aradıklarım onlar değildi ve işte bulmuştum. Aman tanrım o neydi öyle. Sayısız çorap renk renk desen desen. Ama en çoğu tengi süper ince külotlu çoraptı. Acaba nasıl giyiyordu hiç kaçık yoktu belli ki çok ustaydı bu konuda. Hemen taş gibi olmuş sikimi çıkarıp külot kısmını koklamaya başladım ama sabun kokuyordu ve aklıma tuvalet geldi. Çamaşır dolabını açıp kullanılmış çorabını arıyordum ve evet asansörde gördüğüm baklava desenli siyah çorabı ordaydı. Hemen elime aldım ve koklamaya başladım. İşte bu bariz am kokusu sinmişti. Topularını ve ayak uçlarını her yerini koklayıp yaladım ve çorabı sikime geçirip 31 çektim ve hemen boşaldım. Sanki onunla yattım. Sonra dolaptan ten rengi çorabını da alıp evden ayrıldım. 2 Gün sonra o çorabı tekrar yerine bırakacaktım kapıyı açtım ama içerden ses geldi Zeynep teyze senmisin diye. Ben kıpkırmızı oldum. Hayır feryal abla benim göksem dedim. Annem çamaşırları balkonunuza asmışta onu almaya geldim dedim. Oda geç al ozaman dedi. Feryal belli ki yataktan kalkmıştı. Ben de ona rahatsızmısınız dedim. Evet biraz ateşim var dedi. Okula gittim ama hemen izin alıp döndüm ve yatağa girdim dedi. Feryalin üstünde çok kısa bir şort ve takım olarak bir bady vardı. İlk bakışta anlamadım ama şortum altına ten rengi süper ince parlak ve burunsuz bir çorap giymişti ve bende bakarken yakalandım. Feryal bana nereye bakıyorsun dedi. Bende ya ayaklarınıza dedim. Bakın okuldan gelir gelmez yatağa girdiğiniz belli çoraplarınızı bile çıkarmamışssınız dedim. Sonra o yatağa girdi bende çamaşırları toplarken içerden tuhaf sesler geldiğini fakettim. Resmen inlemeydi ohhhhhhhhhh ahhhhhhhh diye. Içeri girdiğimde feryal masturbasyon yapıyordu ve bana yakalandı ve çok kızdı. Senin ne işin var hala gitmedinmi dedi ve ayağa kalktı. Bana vuracak sandım ama o beni direk yatağa itti ve hemen üstüme çullandı. Altındaydım ve cesaret edemediğim kadın bana saldırmıştı. Olayın şokunu atlattım ve bu sefer ben üste çıkıp dudaklarına yapıştım. Ellerimle o sutun gibi bacaklarını okşayıp amınıda şortunun arasından ovalamaya başladım. Yavaş yavaş alta inip burunsuz çoraplarından görülen parmaklarından başlayıp dizleri ve baldırlarını geçip amına doğru yaklaştım. O çorabın sesi ve dokunuşu sikimin derisini yırtacak kadar kalkmasına neden oldu ve şortunu çıkarıp bacak arasına girdim. Çorabın her yeri aynıydı yani külotlu çorap gibi değildi. Ağ kısmıda bacak kısmı ile aynıydı ve altında da külot yoktu. Bir elimle bacaklarını okşuyor, diğeriylede göğüslerini sıkıyordum. Amı okadar talı ve güzeldiki anlatamam. Yaladıkça sulanıyor sulandıkçada güzel kokuyordu. Artık dayanamadım ve ağzına vermek istedim ama kabul etmedi. Elini tükürükleyip sikimi sıvazlıyordu. 69 Pozisyonundaydık. Sikim kalktıkça kalktı ve o sikin temizmi dedi. Bende en az yüzüm kadar dedim ve ağzına aldı. Inanamadım o nasıl saksoydu öyle. Bu kadar seri ve dil darbesi mükemmel bir kadın görmedim. Bacak arasını yırttım ve amının için dilimi soktukça kalçalarını sağa sola sallıyordu. Arada bir sikimi azından çıkarıp ahhh ohhh diye inliyordu. Dayanamadım ve onu yatağa yatırdım. Bacaklarını iyice açıp tekini omuzuma dayadım. Sikimi yavaşça amına dayadım ve sokmaya başladım. O ne bağırıştı öyle. Kalçalarımı sıkıyor diğer bacağı ile beni itiyordu. Bu beni dahada azdırdı ve tamamını geçirdim. Inanılmaz bir hızla pompalıyordum. Zevkten ayak bileklerini oynatıyor çorabı o bölgede kıvırılıyordu. Bu beni delirtirdi. O manzaradan sonra dahada hızlandım ve kökleye kökleye pompaladım ve kasıklarımdan sıcak bir şey aktığını hissetim. Feryal titiriyordu ve çorabının üstü benim sikim kan olmuştu. Feryalı bozmuştum ve artık bağırmaları biraz azalmış organım yanıyor diyordu ama dinleyen kim. Köpek pozisyonuna geçtik kalçalarını direk yukarı kaldırdım. Karnının altınada yastık koydum ve amına sertçe soktum her vuruşta çoraplı kalçalrından gelen o ses beni delirtiyordu. Işaret parmağımı götüne yavaşça soktum inlemeler yine bağırtılara döndü. Ben zevkten çorabını yırtıyordum. Külotlu çorabı jartiyer gibi oldu ve sonkez. Öyle bir girdim ki öyle bir vurdumki ahhh diye nasıl bağırdı anlatamam. Kalçalarından kendime doğru bastırdım ve bir süre kasık bir durumda içini doldurdum. Spermlerim amının kenarlarından dışarı taşıyordu. Onun kaç kere boşaldığını sayamadım ama bir süre sonra bana çorap şov yaptı. Hangisini seçersem onu giydi ve sonkez onu baklava desenli siyah parlak çorabı ve eteği üzerindeyken eteğini beline sıyırıp masaya domaltıp hem amında hemde götünden siktim ve hayatımda yaşadığım en güzel seks deneyimim oldu. Bu olaydan yaklaşık 1 sene sonra evlendi ama ona ilk sahip olan benim. O benim kadınım oldu. Bende evlendim ama eşim asla onun gibi zevk veremeyecek bana. Keşke onunla evlenseydim…

Fatih escort
Fındıkzade escort
Halkalı escort

yeşim`in çorapları

Selam…Ben Doğan… 23 yaşında, uzun boylu, Ankaralı bir gencim. Anlatacağım olay yaklaşık 2 ay önce yaşandı. Bahçelievler semtinde bir iç çamaşırı dükkanım var, belki de bu yüzden tam bir naylon kadın çorabı ve iç çamaşırı manyağıyım. Çocukluktan beri tanıdığım Yeşim    abla, aynı sokakta bulunan bir şirkette işe başlamıştı, tesadüfen bir .    sabah dükkanın önünden geçerken gördüm, “Ooo,hayırlı olsun Yeşim, canın sıkıldığında, öğle tatillerinde falan uğra istersen.” dedim.Yeşim orta boylu, balık etli, benden yaklaşık 5-6 yaş büyük bir hatundu. Ortak bir arkadaşım,    onun tam bir yarrak hastası olduğunu, onunla her pozisyonda sikiştiğini ballandıra ballandıra anlatmıştı. Tabi ben de bunun üzerine Yeşim`in tadına bakmayı kafama koymuştum.Artık hemen her gün görüşüyorduk. sabah geçerken uğrayıp bir çayımı içiyor, öğle tatillerinde yemekten sonra 10-15 dakika uğruyordu.    Ben bir yerden mevzu açmaya çalışıyordum durmadan. Dükkana gelmeden en seksi, en açık saçık çamaşırları tezgahın üzerine diziyordum, o da sanki niyetimi anlamış gibi “Fiyatları ne kadar bunların, bana uygun bedeni var mı?” falan gibi sorular soruyordu. Ben de “Dene    bi istersen, arkada oda var, beğenirsen birşeyler yaparız!” diyordum, sanki beni daha beter azdırmak ister gibi, “Şimdi zamanım yok, sonra birgün denerim” deyip duruyordu. Tabi ben de elim sikimde, tuvaletin yolunu tutup Yeşim`i düşünerek asılıyordum.Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Yeşim    her geçen gün daha da seksi kıyafetler giyerek uğramaya başladı. Benim de iç çamaşırlarına olan ilgimi anlamış olacak ki, artık pantolon yerine dizüstü etekler, siyah külotlu çoraplar giymeye başlamıştı. Beyaz ince gömleğinin altına siyah sütyen takıp göstermesi de cabası..Bir gün    canıma tak etti. sabah uğradığında, “öğleyin yemek yemeden uğra da, ısmarlayıp burda beraber yiyelim!” dedim. “Aaa, tabi olabilir, bende hep aynı yerde yemekten sıkılmıştım zaten” dedi. Rahat rahat bir saatimiz vardı öğleyin. Saat onbir falan olduğunda heyecandan ölecektim, bugün mutlaka    bitirmeliydim bu işi. Hemen yeni gelen çamaşırlardan en seksilerini göz önüne koydum, g-stringler, şeffaf, am yeri delik külotlar, jartiyerler… Saat    12 gibi Yeşim geldi, ben önceden söylemiş olduğum için yemekler de iki dakika sonra geldi. “Dükkanın kapısını da kapatayım ki    şöyle ağız tadıyla bi yemek yiyelim.” dedim ve kapıyı kilitledim. Arka taraftaki masa olan odaya geçtik. Yeşim sanki ne istediğimi biliyormuş gibi tam istediğim şekilde giyinmişti, dizüstü siyah bir etek, naylon külotsuz siyah çoraplar, sandalet tipi bir ayakkabı… Yemeğe başlamadan “Ben bir ellerimi yıkayayım ” diye tam Yeşimi tam karşıdan gören tuvalete gittim. Anahtar deliğinden baktığımda mükemmel bir manzara beni bekliyordu. “Şu çamaşırları bir deneyebilir miyim?”Eteği çoraplarının lastik kısımlarına kadar sıyrılmış, bacakları yarı açık içinden kırmızı külodu gözüküyordu. Sikim taş    gibi olmuştu, çıkarttım, bir iki sıvazlayıp yerine koydum, suyumu Yeşime saklamalıydım.Tuvaletten geldiğimde toparlanacağını düşünmüştüm, ama aksine o masadan biraz uzaklaşıp benim kendini tam olarak görebileceğim bir pozisyon almıştı. Yarrağım beton gibi olmuştu, neredeyse patlayacaktı. “Eee?” dedi Yeşim, “Yemekten sonra şu çamaşırları bir deneyebilir miyim??” Sonunda istediğim olacaktı galiba. “Tabiki, neden olmasın, hem yeni modellerimi de geldi, onları da denersin!” dedim. Yemek falan düşünecek halim kalmamıştı, “Midem bozuk biraz, yiyemiyorum, sen yerken ben çamaşırları getiriyim, yanda paravan ve ayna var, kapı    da kilitli, dilediğin gibi denersin hepsini.” dedim. Hemen tezgaha gidip en çok beğendiğim parçaları aldım, içeriye bağırdım, “Yalnızca sütyen ve kilot mu yoksa jartiyer ve çorap da getireyim mi?”, Yeşim:” Çorap bacağımda var, jartiyer getirsen yeterli!” dedi. Yanına gittim, siyah    bir g-string, sütyen takımıyla, siyah bir jartiyeri uzattım, “Bunlar en favori parçalar, bedeni de olur heralde, bi dene, karar veremezsen diğer parçaları da denersin!” dedim.Çamaşırları alıp paravanın arkasına gitti, soyunmaya başladı, paravanın altı açık olduğundan külodunu ayaklarına indirdiğini görebiliyordum. 2    dakika sonra yanıma geldi, şöyle bir etrafında döndü, manzara süperdi, string götünün bütün güzelliğini ortaya çıkarmış, şeffaf sütyenden iri memelerinin    uçları belli oluyordu, jartiyeri de kendi çoraplarına takmıştı, “Eee, beden uydu ama bir erkek olarak sen ne düşünüyorsun, yakıştı mı bunlar bana?”dedi. Ok yaydan çıkmıştı artık. Düzeltme bahanesiyle yanına gidip bacaklarını okşamaya, götüne ellemeye başladım. Yeşim hafiften inlemeye başlamış, “Böyle kuru kuru olmaz, bakalım böyle seksi çamaşırlar giymiş biriyle sikişmek zevkli mi, sen de bunu dene bakalım!” dedi.Dünden razıydım, hemen    pantolonumu ve donumu çıkarttım, yarrağım dev gibi olmuş başı mosmor bir şekilde önümde sallanıyordu, “Ooo, bu bayağı şişmiş, boşaltmazsak patlar” deyip önümde diz çöktü, ağzına alıp dibini sıvazlamaya başladı. Çok geçmeden döllerimi deli gibi Yeşim`in boğazına boşaltıyordum.”Sende kalabilir külodum…”Sikim hafiften    inmişti, hemen paravanın arkasına gidip Yeşim`in az önce çıkarttığı kırmızı minik külodu aldım, koklamaya başladım. Sikim tekrar tavanı göstermeye başlamıştı. Yeşim “Birinin külodumu koklaması harika bişey, seninde fantazin bu, anlamıştım zaten, sende kalabilir külodum, istersen sütyenimi de alabilirsin” dedi. Hemen    Yeşimi kaldırdım, masaya yatırdım, bacaklarını omuzuma verdi, yeni külodunu sıyırıp pompalamaya başladım.Öyle bir zevke gelmişti ki, amından akan sular benim dölümden bile fazlaydı nerdeyse. “Oooh, sok onu dibine kadar, pompala, içime değil küloduma, çoraplarıma attır, senden bir hatıra kalsın, don    manyağım benim, erkeğim!” diye deli gibi bağırıyordu. Dediği gibi küloduna attırdım. “Bunu yıkamayacağım, geceleri döllerini koklayıp mastürbasyon yapacağım!” dedi.Sonra giyindi    ve işine gitti.15 dakika kadar geç kalmıştı ama söylediğine göre böyle bir yarrak yemek için değermiş. Artık haftada iki kere    sikişiyoruz Yeşimle, bana birsürü giyilmiş külodunu ve çorapını verdi, onları koklayıp otuzbir çekmekse ayrı bir zevk.Gönderen: Doğan