Yine gercek..Yine Almanya.

Dün ilk hikayem ile baslamistim.. bugün birtane gercek olayi daha eklemek istiyorum. Hayatimin en dehsetli olayi, belki inanmayan olur, ama bu olmus ve gercek, fantazi hikayeyi sevmiyorum..

bundan yaklasik 7-8 sene önceydi sanirim, ben yaklasik 16/17 yaslarinda olmaliyim, almanya NRW eyaletinde yasiyorum. Bir futbol takiminda top oynuyordum, liseye gidiyordum, ve bir kiz arkadasim vardi uzun zamandir, 4 sene beraber kaldik.

Futbol maclarina bazen kizlar gelirdi, izlemeye, takimdan birilerine sulanirdilar. Iki tane kiz devamli gelmeye basladilar..antremanlarada geliyorlardi, 16 yaslarinda sanirim, belli iki azmis.. pek ilgilenmedim basta, zaten kiz arkadasim vardi, seks acisindan ac degildim .. duydum bir partyde bu kizin birisi bizim oyunculardan birine sakso cekmis, belli olmustu kizlarin ne mal oldugu..

haftalar gecti, bu kizlar yine devamli mactalar..bu defa bana takilmaya basladir, iste selam veriyorlar, arkadaslarin yanindada rezil oluyorum,herkes dalga geciyordu, o noluyor felan. Ben fazla yorum yapmiyordum,sacmalamayin dedim.

Birgün ve bu olay gercek ! Antremandan ciktim, sahaya 3-4 kilometre uzaklikda kaliyorum,yürüyerek gidiyorum. kizlarda beklemisler,yürümeye basladik.. icim rahat degildi, takim arkadaslarimdan biri görse hem laf olacak, hem belki benim kiz arkadsima söyleyecekler, kafam agriyacak. Gittik, hava iyiydi, bahar zamani olsa gerek. bizim kiz arkadas ile gittigimiz bir park vardi, kiz almandi,evindede sikiyo…dum ama parka da gider, fantazi olurdu..seks hayatimiz güzeldi,4 sene güzel seyler yasandi..belki birgün onuda dinlemek istersiniz?
Parka oturalim mi dediler,tamam dedim..oturduk,ortalarina ben..kizlar pek tarzim degildi, ama ikisi birden olsaydi, manyak birsey olurdu! Azdim! Tahta kulübe vardi,üstü kapali..icine oturalim mi dedim,burasi islak, herhalde yagmur yagmisti. tamam dediler.. artik ikisi ile eglenmeyi deneyecektim, hayir manyakmisin dese nolcak? Giderdim eve, farketmezdi. o riski aldim.

külübe kücüktü.. ben oturdum,benden hoslanan kiz sag kucagima oturdu,almanlarda normaldir.. digeri cekingendi, herhalde onun niyeti benimle degildi..dedim sende otur,oturdu..Birseyler konusuyoruz artik,ben bu arada ikisi birbirinden habersiz..elimle ikisinin sirtini oksuyorum..sagdaki kiz, denise di ismi, benden hoslanmis. Solumdaki arkadasi konuyu acti.. dedi iste arkadasim senden hoslaniyor..

Bende yapacagimi o yaptim,dedim: Biriniz olmaz, ben ikinizdende hoslaniyorum ! olursa ikiniz ile olur..Sok oldular ! Ne diyecegini sasirdi, soldaki kiz kucagimdan indi, dedi ben degil, onu iste. ben yine tekrarladim..sagdaki benden dolayi sorun yok dedi.. ben onu öpmeye basladim, yaliyoruz birbibirimizi..soldak**e yine kucagima oturdu..onuda elliyorum..sonra soldakini öpüyorum..sagdakini elliyorum. Kizlar daha tecrübesizdi, yani ne yapacaklarini tam bilmiyorlardi..ben 14 yasindan kiz arkadasim var, ben biliyordum isi..

birini öperken digerinin elini alip benim … elletiyordum..sonra digerini öpüp digerini elletiyordum..pantolunumu bile kendim actim, cikardim yara..mi, soldakini yalamasi icin oraya dogru yönlendirdim..evet biri sakso cekmeye basladi, digeri ile öpüsüyor ve amini elliyordum..sonra degisti, digeri ile öpüstüm, diger sakso cekto.. biri güzel yaliyordu, elli ile de destek oluyordu, digeri pek beceremedi..ama zaten beni cildirtan iki kiz olmasiydi! bir kac dakika sonra bosalmaya geldim..kiz sakso cekiyordu, kaldirdim, dedim “Nereye bosalayim?”, bu soruyu gercekten sordum o an, kimse birsey demedi,yine asagi ittim, agzina bosalcam ne olursa olsun artik dedim, ve birkac saniye sonra agzina bosaldim..kiz fazla akitmadi, agrina aldi.. agzi baya dolmus olmali..

sonra birsey olmamis gibi ciktik, görüsürüz dedim, onlari kullanmistim acikcasi, birdahda zaten konusmayacaktim. Takimda bir iki sey duyulmus, anlatmis kizlar..ama detayine girmemisler, cünki kendileri rezil olacakti..bende yalanladim, isi büyütmedim, iki üc samimi arkadasima anlattim sadece..

Gercek Hikayeleri dinlemek hosunuza gidiyor mu?

Son 4 sene cinsel hayatim ilk hikayede anlattigim gibi sessiz ve fazla olayli olmasada, önceki 18/19 yasina kadar bazi güzel hatiralarim var..

hard seks’in doruklarına çıktım

Acımasızca sikiyorlardı beni. Aynı anda da bulutların üstüne çıkarıyorlardı ama. Hayatımda hiç zevk almadığım kadar çok zevk alıyordum o anda. Kelimenin tam anlamıyla uçuyordum. Tam düşlediğim gibi, beni ellerine geçirmişlerdi işte ve sikiyorlardı. Bitmek bilmeyen bir orgazmın pençesindeydim. Müthiş bir şeydi bu. Sikiliyor, sikiliyor, sikiliyordum.

Sonra ağzımdaki ve götümdeki sikler fışkırmaya başladı. Tohumlarını içime dolduruyorlardı ve aldığım zevkten adımı bile unutmuştum o anda. Amımını sikmekte olan liderleri ise daha önce ağzıma getirmiş olduğu için dayanıyordu hala. Ama onunki de çok sürmedi. Öteki iki sik deliklerimden kayarak çıkarken, o da amımın en dibine, rahminin ağzına fışkırtmaya başladı tohumlarını. Peşpeşe gelen salvoları hissetmek, beni kendimden geçirdi.

Yeniden dünyaya döndüğümde, hep birlikte yatağın üstündeydik hala. Almanlar yine aralarında birşeyler konuşuyorlardı. Gözlerimi açtığımı farkedince ikisi beni tutup hala sırtüstü yatmakta olan liderin üstüne çıkardı yine. Ama bu sefer sırtım dönüktü ona. Şimdi de o sikecekti götümü. Doğrusu buna hiç itirazım olmazdı zaten. Hiç bir zaman doyamamıştım ki buna. Götüm öylesine açılmış, az önce içine fışkıran bellerle öyle kayganlaşmıştı ki, yağ gibi kaydı o kocaman sik içime. Kalçalarımın adamın kasıklarına yapıştığını hissettim. Peşinden de, az önce ağzımı siken gelip bacaklarımın arasına girdi ve diz altlarımdan tutup onları havaya kaldırdı. Sonra da tek bir harekette geçiriverdi amıma.

Ohhh yine iki sik birden girmişti içime.

Üçüncüsünü ise fazla beklememe zaman kalmadı bu arada. Biraz önce götümü siken Alman, şimdi de yandan sokulmuştu bana. Başımı tutup kendine çevirdi sikini soktu ağzıma. Yine hep birlikte sikmeye başladılar. Yine yalnızca kendi zevklerini düşünüyorlardı ve yine ben bundan inanılmaz büyük bir zevk alıyordum.

Üçü birden beni öylece siktiler uzun uzun. Artık belleri kolay kolay gelmeyecek gibiydi ama, ben kendimi tutamıyordum tabii. Yine peşpeşe getiriyordum. Gözlerimde şimşekler çakıyordu. Zevkten yıldızları görüyordum. Artık zaman kavramını tümüyle kaybetmiştim. Ne kadardır sikildiğimi bile hatırlamıyordum.

Final müthiş oldu. İnanılmaz bir şekilde, neredeyse aynı anda üçü birden tohumlarını fışkırtmaya başladılar. Aynı anda amıma, götüme, ağzıma Arap tohumları doluyordu. Sanki bir roketin içindeymişim ve uzaya fırlatılmışım gibi hissediyordum kendimi.

Sonra yine her yer karardı.

Bilincimin geri gelişi de müthiş zevkli oldu bu sefer. Yine sikiliyordum. Kendime gelmemi bile beklememişlerdi bu sefer. Yan yatıyordum yatakta ve bir Alman siki amıma, bir Türk siki götüme girmişti yine. Büyük bir hız ve hırsla içime girip çıkıyorlardı. Gözlerimi açtığımda liderin koltuklardan birinde oturduğunu ve bizi seyrettiğini gördüm. O üç kere getirmişti belini, öbürleri ise ikişer kere. Arayı kapatıyorlardı şimdi. Daha önce ağzımı ve amımı siken götüme sokmuştu şimdi. Ağzımı ve götümü sikenin siki ise hızla amıma girip çıkıyordu. Yani hepsi, her yerimi birer kere sikmiş oluyorlardı böylece.

Yorgundum gerçi ama, kendimi birden yeni bir zevk dalgasının içinde bulmuştum işte. Yeniden kaptırmam da, yalnızca saniyeler sürmüştü. İki Arap vücudunun arasında, zevkten kıvranmaya başlamıştım bile.

Offff çok güzel sikiyorlardı beni.

Ağzım boştu bu sefer. Yani zevk çığlıkları atmamı engelleyecek bir tıkaç yoktu. Bir süre sonra Alman siklerinin arasında çırpınmaya, inlemeye, gerçekten de zevk çığlıkları atmaya başladım. Uçuyordum tekrardan. Yine durmadan getiriyordum. Sonunda bu öyle bir hale geldi ki. Artık hiç durmuyordu belimin gelmesi. Ahhhh tanrım müthiş bir şeydi bu.

Sonra önce götümdeki, sonra da amımdaki sik fışkırmaya başladı. Bir kez daha Alman tohumları doldu içime. Adeta haykırarak son bir kez belimi getirdim ben de.

+++++

Yataktan kalkıp banyoya, biraz temizlenmeye gittiğimde saat 5’e geliyordu. Ve ben bu odada geçirdiğim toplam altı saatlık sürenin ne kadarında sikildiğimi, ne kadarında baygın yattığımı bile bilmiyordum. Üstelik bunun hiç bir önemi de yoktu zaten.

Sonunda giysimi yeniden sırtıma geçirip ayakkabılarımı giydim ve odadan çıktım. Beni kendi odamıza götürecek asansöre yürürken bacaklarım titriyordu.

Dinlenmem gerekiyordu iyice.

lisede cinsellige doyumsuzdum hergün masturnasyon yaparak kendimi tatmin ediyorum

Önceki hikayeler için ; http://16honeys.com/stories/lang/tr/read/amanbea/blog/1.html

Tekrar merhabalar.

Bana attıkları o fotoğraftan sonra yarını sabırsızlıkla bekledim. 1 sonra okulda bütün gün aklımda o fotoğrafla geçirdim. Okul biter bitmez de direk pelinlere gittik zaten. Gene harika zamanlar geçirmiştik. Pelin ben ve begüm. Hatta bir ilk gerçekleştirdik. Begüm gene üstümde sürtünürken parmağımı göt deliğine sokmama izin vermişti.Daha fazlasına izin vermese de bu onun için değişik bir duyguydu.

Eski rutinimize geri dönmüştük. Gene haftada 2 3 gün pelinlerde diğer günler spor salonuna devam ediyordum.

Okulda ise durumlar karışmıştı. İzelin bana olan bakışları davranışları bir farklıydı.Her ne kadar uzak durmaya çalışsamda. Pelinlerin sınıfındayken yanıma gelerek benle konuşmaya çalışması zaten kızlar tarafından sevilmeyen izelin daha çok antipati toplamasını sağlıyordu. İzelle aramızdan geçenleri saklamaya başarıyordum ama her an bir şey yapıp pelinle begümün yaşadıklarımızı öğrenmesinden korkmuyor da değildim.

Öyle böyle derken lise 3 ü de bitirmeyi başardık. Yaz ayları benim için kötü geçiyordu hep. Kızlarla çok fazla buluşma fırsatı bulamıyordum ki bu yazda öyle geçeceği belli idi. Çünkü pelin istanbula teyzesinin yanına gidecekti. Begüm de ailesinden dolayı pek fazla rahat dışarı çıkamayan bir kızdı.

Yazım bok gibi geçiyordu zaten sene sonunda üniversite sınavlarına girecek olmam nedeniyle stresliydim üstüne kızlarla da görüşemiyordum. Denize girmeye gittiğimde kızların bakışlarına tacizlerine maruz kalsam da ne ben gidip birine yürüyebildim nede onlar bana. Yazın ortasında ercanla konuşurken sahil kenarında beach clup da iş bulduğunu orda çalışacağını söyledi.Oranın sahibi garsona ihtiyacımız var arkadaşların varsa topla demiş ercana. Bende gelsem mi diye düşünüyordum. En azından zaman geçirmiş olurdum. Bizimkilere bunu açtım. Babam paraya mı ihtiyacın var ne işin var elalemin ağız kokusunu çekmeye otur ders çalış dese de annemin gitsin hayatı öğrenir tarzında pollyanacalık yapmasıyla izini kaptım.

Ercanla beraber hemen gitmeye karar verdik.Bir kaç parça eşya aldıktan sonra sabah yola koyulduk. Yarım saatlik mesafe vardı zaten bilin bilir söylemiştim önceki hikayelerde. (Yani pelinlerin yazlık kiraladağı şehir, ilk ilişkiye girdiğimiz şehir.) Doğruca beach clup’a gittik. Ortam harikaydı yazlıkçılar, kızlar herkes içkisini içip denize girip çıkıyordu. Patronla tanıştık hemen club’ın tshirtünü ve tepsi verip işe başlayın dedi.

Temmuzun ortasında 35-40 derece hava tepemde güneş elimde tepsi kumsalda dolaşmaya başladım. Her ne kadar napıyorum lan burda desemde denize giren,voleybol oynayan, güneşlenen hatunları gördükçe cennete düştüm herhalde diyordum. İlk gün bitti ama bende bitmiştim. Güneş fazlasıyla çarpmıştı. Akşam olunca ercan da bende kendimizi ölü gibi sahile atıp dinlendik. Çalıştığımız yer akşamları da iş yapsa da akşam için başka garsonlar vardı. Gece ise dükkanın için şezlonglarda uyuyacaktık böylece kalma sorunumuz da yoktu. Sabahları ve akşamları da yanımızda getirdiğimiz şampuanlar la giyinme ve duş kısmında şortla duşumuzu alıyorduk.

Günler ilerledikçe yavaş yavaş ortam yapmaya başlamıştım. Sipariş vermek için gittiğim her şemsiyenin altında mutlaka insanlarla muhabbet ediyordum. Hem oraya her gün gelen yazlıkçı ailelerle hemde kızlarla tanışıyordum. Hele ailelerle aramı iyi tutuyordum çünkü onlarla muhabbet ederken dinlenme fırsatı da buluyordum. Oradan günlük 50 tl para para alıyordum ama o ailelerin de bahşişiyle birlikte günlük 80 hatta 100 lirayı buluyordu kazandığım para. Benim için iyi paraydı bu. Artık oraya gelen düzenli müşterileri tanımaya başlamıştım. Hatta her gün belirli sipariş verenlere onlar sipariş vermeden isteyeceklerini bildiğim şeyleri götürüyordum.

Ben işe başladıktan 15 20 gün sonra gene erkenden uyandık iş bizi bekliyordu. Gece ercanla dükkandan kaçırdığımız içkileri içmiştik. Sabah kalktığımda geceden kalma bir haldeydim. Ayılmak için hızlıca soyunup denize doğru koşup atladım. Serin serin iyi gelmiş ayılmıştım. Hemen ardından duş aldım şampuanla tabi. Artık hazırdım müşterileri beklerken. Bir kadın gördüm. Tek başınaydı ve buraya yabancı gibiydi. Daha önce hiç görmemiştim.

Hemen tepsimi alıp yanına gittim. Merhaba bir şey ister misiniz diyerek sordum. Kadın çok güler yüzlü bir şekilde kahve istediğini söyledi. Hemen diyerek gidip kahve alıp getirdim. Sahilde daha kimsecikler yoktu tabi sabahın 9.30 10u arasında bir şeydi.Bir iki yaşlı amca teyze dışında. O gün o kadına bir kaç kez daha sipariş getirip götürdüm o arada da ufak ufak muhabbetler ettik.

Bir kaç gün bu şekilde muhabbet ettikten sonra gene sabahın erken bir saatinde tek başına geldi. Tabi ben hiç sipariş almadan direk kahve götürünce şaşırdı. Sonra gülerek vay hiç böyle bir hizmetle karşılaşmamıştım dedi. Bizde böyle diyerek gülerek cevap verdim. Tam gidecektim ki öğrenci misin dedi. Üniversiteyi bu sene kazandım diyerek ufak bir yalan söyledim. Aa benim kızla yaşıtsın .Üni için para kazanıyorsun demek dedi. Bir bakıma diyerek cevap verdim. Daha sonra adımı falan sorduktan yaklaşık 10 15 dakika orda muhabbet ettim fidan abla ile. Henüz kimsenin gelmemesi işime gelmişti.

Gene gün içinde sık sık gidip muhabbet ediyordum. Bir kaç gün daha bu şekilde devam ettik. Artık iyice samimi olmuştuk. Hatta iki tane bira götürüyor yanına oturuyor gizlice içki içip sigara yakıyordum. O derece samimi olmuştuk. Yaşını söylemedi ama benim yaşımda kızı olduğuna göre en az 40 vardı . Maddi durumundan olsa gerek çok bakımlıydı genç kızlara taş çıkartacak kadar güzel vücudu vardı. Tercihen olgun bayanlardan hoşlanmam ilgilenmem ama fidan abla gerçekten güzel bir vücuda sahipti. Tabi ben kızını çok merak ediyordum. Annesi bu kadar taşsa kızı nasıldı acaba diyerek.

1 haftayı geçmişti tanışıklığımız. Hatta bana 50şer 100er lira bahşiş de bırakıyordu.O derece iyiydi maddi durumu. Gene her zamanki gibi sabah erken saatlerde geldi fidan abla bende yanındaydım her zamanki gibi. Bir kaç gün sonra kızım gelecek sabah erken kalkmaz o öğleden sonra geliriz bize şezlong şemsiye için rezerve yapar mısın diye sordu tabi dedim. Teşekkür ettikten sonra sen burda nasıl kalıyorsun nasıl duş alıyorsun nerde yatıyorsun diye sordu. Ona bütün olanları anlattım çok zor durumdayım adam akıllı kaç gündür duş alamıyorum diye dert yakındım.

Fidan abla gece işin bittikten sonra bütün eşyalarını topla bana gel hem çamaşırlarını yıkıyalım hemde sen adam akıllı duş al dedi. Yük olmiyim mahçup olurum falan desem de itiraz istemem diyerek zorla kabul ettirdi. Hatta numarasını da verdi bi sıkıntın olursa ararsın beni diyerek tabi benim numara mı da aldı. O gün akşama kadar da oradan ayrılmadı.O gidince benim de işim bitmişti. Ercana durumu anlattım. Bende geleyim diye yalvarmasına rağmen ekmeyi başardım. Eşyalarımı toplayıp patrondan da izin alarak çıktım.

Evini tarif etmişti bana. Gelince aradım abla geldim ben müsait misin diyerek aradım. Bakıyım diyerek bahçeli iki katlı evin balkonuna çıktı burası diyerek el salladı. Fidan ablaya doğru bakınca üzerinde bornoz olduğunu gördüm. Kapalıydı bornoz sadece bacakları ve boynu görünüyordu ama yaklaşık 2 aydır hiç bir kızla yakınlaşamamış işe başladığımdan beri boşalamamıştım bile. Onu öyle görünce heyecanlanmadım değil. Muhabbetimiz sırasında burdaki evin boşanmış olduğu kocasından kaldığını tatil için ilk defa buraya geldiğini evin yıllardır kapalı olduğunu söylemişti. Bu yazın başında evi baştan aşağı değiştirip tadilat yaptırdığını,artık yaz ayları buraya geleceğini söylemişti.

Kapıyı açtı ve içeri girdim. Bende tam duşa giriyordum ama sen duş için geldin hadi sen gir dedi. Sen hazırlanmışsın fidan abla gir beklerim sıkıntı yok dedim. Tamam canım rahatına bakabilirsin dedi. Banyoya girdikten sonra su sesinin gelmesiyle birlikte evi biraz dolaşmaya başladım. Banyo ve odalar üst katta aşağıda ise büyük bir salon mutfak ufak bir wc vardı. Sonra şeytan dürttü acaba bir boşluk olurda gözetleyebilir miyim diye sessiz adımlarla üst kata çıktım. Kapının anahtar kısmı yoktu modern bir kapıydı. Üzülerek geri dönecekken neden bilmiyorum fidan ablanın odasında buldum kendimi.

Yatağının üstünde bugün giydiği bikinisi vardı. Tek dağınıklığıda oydu zaten. Tamamı ile düzenli bir kadın diye düşünerek dolabının altındaki çekmeceyi açtım. İç çamaşırlarını karıştırmayı düşünüyordum. Çekmeceyi açınca çok şaşırdım. Çünkü günlük normal çamaşırlar katlı ve düzgün şekilde sıralanmış, tangaları da aynı şekilde bi tarafta sıralanmış, boxer tarzdaki çamaşırlarıda gene aynı şekilde bir tarafta 3 sıra halinde yerleştirmiş.İç çamaşırları özellikle tangaları gerçekten sexi idi. Tam bakamasam da onların içinde hayal edince aletim tam sertleşmesede kalkmıştı. Düzenin bozulmasından korkarak yavaşça geri kapattım. Hızlı ve sessizce aşağıya indim. 5 dakika sonra su sesi kesildi. Ardından gene aynı bornozuyla ve kafasındaki havluyla aşağıya doğru indi.

Hadi sende gir eşyalarını da banyodaki makinanın içine at dedi. Çantamdakilerle beraber üstümdekileride atarak banyoya girdim. Duş alırken kapıyı çaldı. Canım benim bikiniyi de atıp makinayı çalıştırıcam girebilir miyim dedi. Duşakabinin kapısını kapattım.İçeri girdi. Makinayla uğraşıyordu. Duşakabinin puslu kapısı olduğu için net görünmüyordu dışarısı. Dışardan da içerisi tabi. Makina işini hallettikten sonra çıktı.

Uzun ve bol sabunlu güzel bir duştan sonra banyodan çıktım. Havlu bırakmıştı onu alıp kurulanırken bütün kıyafetlerimi makinaya attığım aklıma geldi. Kapıdan fidan ablaya seslenerek durumu anlattım. Uygun bir şey var mı bekle bakıyım dedi. Kendi uzun penye pamuk eşofmanlarından birini getirdi ama sana uygun iç çamaşırım yok dedi. Sadece alt kısmını giydim. Üstüm çıplak kalacaktım.Hava oldukça sıcaktı zaten. Komikte olsa o eşofmanı giyip aşağıya indim.

Salonda oturuyordu ve hala bornozluydu. Eşofman bana göre dar olduğu ve boxerım olmadığı için bütün malım meydandaydı. Ayaktada olsam otursamda aşırı derecede belli oluyor bende elimle kapatmaya çalışıyordum aletimi. Salonda oturup muhabbet ederken bira içer misin dedi. Olur dedim. İçeri gidip bira alıp verdi. Canım ben giyinip geliyorum dedi tamam abla dedim. Salonda takılıyor telefonla uzun zamandır konuşamadığım pelinle mesajlaşıyordum. İstanbulda kübra ile beraber takılıyordu. Azcık kıskançlık azcık özlemle beraber yanlış bir şey yapmayın diye tembihliyordum.

5 dakika sonra fidan abla dar tayt şortu ve tshirtüyle beraber geldi. Yaşına göre oldukça cürretkar bir kıyafetti. Muftağa gidip gelirken onu izliyordum. Kalçaları büyüktü. Harika görünüyordu.Aletim kalkmıştı ve bacaklarım arasına sıkıştırdım ama nafile kaç günün azgınlığı var üzerimde inmiyordu bir türlü. Bacak arama sıkıştıramadığımı elimle kapatmaya çalışıyordum. Neyin var senin diye sordu birden. Bişeyim yok abla evini açtın bana mahcubum sana karşı dedim. O bacaklarının arasındaki pek mahcup durmuyor ama dedi gülerek.

Ne diyeceğimi bilemeden abla özür dilerim makina bitince hemen eşyalarımı alıp giderim demeye başladım. Saçmala diyerek sertçe bağırdı. Genç adamsın olur böyle şeyler yok mu sevgilin dedi. Var gibi ama istanbulda abla dedim. Rahat bırak kendini sıkma zarar verceksin ona dedi. Ayıp olur abla desem de çok dominant bir kadındı itiraz istemiyorum dedi. Bende saldım kendimi. Resmen eşofmanı parçalıcak gibi duruyordu. Acayip azmıştım. Bana mı kalktı öyle dedi. Şey mey diyerek geçiştiriyordumki doğru söyle diye gene sertçe söylendi. Evet abla özür dilerim demiştim. Sen bana iyilik yaptın ben naptım hemen giderim dedim. Otur oturduğun yerde dedim hem yaşlanmama rağmen bi genci fiziğimle böyle azdırmam hoşuma gitti benim kötü bişey yok ortada merak etme dedi.

Bişey diyemeden tvye doğru bakıyordum. Senin boşalman lazım dedi daha sonra.Hadi rahatlat kendini dedi. Olmaz abla diyince sert bir bakış daha attı. Hadi dedi. Wc ye gidiyim dedim . Bişey olmadan nasıl rahatlıyacaksın burda bana bakarak yapabilirsin dedi. İtiraz ettirmiyordu benimde canıma minnet elimi eşofmanın içine sokarak asılmaya başladım. Eşofmanı çıkardım. Gözlerimi fidan ablanın vücuduna dikerek 31imi çekiyordum. Fidan abla gözünü pür dikkat aletime dikmiş izliyordu. Gözlerini kaldırarak bana baktı. Göz göze geldik bir an için gülümseyerek ayağa kalktı bana doğru geldi. Arkasına dönerek daha yakından bak diyerek kalçalarını bana uzattı. Gözlerimi kalçalarına dikerek daha hızlı bir şekil asılıyordum. Dokunabilir miyim diye sordum. Hayır cevabını gerçekten beklemiyordum sadece bakabilirsin dedi. Şortunun kenarlarında tutup aşağıya doğru indirdi. Küloduyla beraber aşağıya indirdi . O büyük güzel kalçaları artık serbestti.

Yaşından olsa gerek göt kenarlarında çatlaklar selülitler vardı. Çirkinlik nedense güzel hoş duruyordu. Şortunu tamamıyla bacaklarından çıkardı. Önümde harika kalçalar vardı ama dokunamıyordum. Daha sonra yanıma yatar bir şekilde oturdu.Bacaklarını tamamıyla ayırarak birini sırtıma doğru diğerini de bacaklarıma doğru attı. Eliyle amını kapatıyordu. Bende pür dikkat gözlerimi oraya dikerek açmasını bekliyordum. Yavaş yavaş açıyordu deli ediyordu beni. Elini tamamıyla çektiğinde amı çok az sarkmış am dudakları dışına çıkmış bir am gördüm.Tamamiyle tertemiz tek tüy bile yoktu. Başka zaman olsa bu kadar azgın gözlerle bakmazdım ama uzun zamandır dolu olmamdan dolayı nefes alsa yeter durumundaydım.

Fidan abla da benim gibi kendiyle oynamaya başladı. O da bana bakarak amını okşuyor 1-2 parmağını içine sokuyordu. Karşılıklı birbirimize bakarak oynuyorduk organlarımızla. Solumda yatıyordu fidan abla. Bende sol elimi bacaklarına koyarak okşamaya başladığımda dilini dışarı çıkararak dudaklarını yalamaya başladı. Elimi bacaklarından yukarı doğru okşayarak çıkarttım.Baldırlarına geldiğimde istemem yan cebime koy tarzında dokunma dedi ince bir sesle.Dinlemedim bu sefer. Elimi amına attığım da off diyerek inliyordu inceden. Elim amının üstünde okşuyordum o da kendi elini benim elimin üstüne atarak beraber okuşuyorduk amını. Clitorisini okşadıktan sonra tek parmağımı amının içine doğru soktum. Zevkten sırılsıklam sıcacıktı amının içi. Tek parmağımı ileri geri yaptıkça inlemeleride arttı fidan ablanın.

Elimi tuttu ikinci parmağımı da içine sokmamı kendi sağladıktan sonra tekrar parmaklarımla sikmeye başladım. Hızlı hızlı diyip inliyordu. Elimden geldiğimce hızlandıktan sonra çektim elimi. Neden durduğumu anlamayarak kafasını kaldırarak bana baktı. Bacaklarından tutup kendime çektim biraz. Bende dizlerimin üzerine çekerek aletimi amına dayadım. Hayır olmaz diyordu ama çok istediği de belli idi. Aletimi azcık üzerinde gezdirdikten sonra kolayca amının içine soktum. İkimizde felaket durumdaydık içindeydim ama hayır olmaz diyerek inliyordu fidan abla. Bense aylar sonra bulduğum am için aramızdaki yaş farkını önemsemiyordum artık. Hızlandıkça hayır lafları yerini daha hızlı sik beni laflarına bıraktı fidan abla.

İçine girip çıkarken tshirtünü kaldırdım içinde sütyen yoktu. Çilli bir memesi vardı ve azcıkda olsa sarkıktı. Göğüslerini sıktıkça aldığı zevk arttı fidan ablanın. Ohh sik beni 5 yılımın acısını çıkart doldur içimi diyordu. 5 senedir sikişmediğini düşündüm tabi. Geliyorum geliyorum hızlı hızlı demeye başladı fidan abla onun böyle istekli görmek beni de yakınlaştırmıştı.

Resmen bağıra çağıra orgazm oldu fidan abla. Gözleri falan kapalıydı. Suratına bakıyor içine girip çıkıyordum geliyorum dediğimde içime akıt döllerini hissetmek istiyorum dedi. İlk defa böyle bişey yaşayacaktım. O heyecanla 2 ayın verdiği dolulukta yaklaşık yarım saniye oluk oluk aktım içine fidan ablanın.

Üstünden kalkıp geriye doğru sırt üstü attım kendimi. Nefes nefeseydik ikimizde. Gülüyordu fidan abla. Amından döllerimin aktığını gördüm.

Bu hikayeye burda nokta koymaya karar verdim. Yeterince uzun oldu zaten kaldığım yerden bir sonraki hikayede devam..

arkadaşım annesi ile banyoda fantezi yaptık

Selam arkadaşlar. Ben size en yakın arkadaşım Emrenin annesi ile başımdan geçen olayı anlatmak istiyorum. Emre ile arkadaşlığımız çok eskiye dayanır. O gün onu aradım ama telefonuna ulaşamayınca acaba önemli bir şey mi var diye evlerine gittim. Hiç lafı uzatmadan başlamak istiyorum siz de çok zevk alacaksınız çünkü. O gün Emreyi bir şey için çağıracaktım ama kapılarına gittiğimde anahtarın kapının üzerinde olduğunu gördüm. Ben de nasıl olduysa içeri girdim. İçeride seslendim ama kimse cevap vermedi. Dışarıya çıktılar anahtarı da kapıda unuttular sandım tam geri dönüyordum ki banyodan su sesi geldiğini fark ettim. Banyoda biri vardı ben de Emredir diye düşünerek seslenerek banyo kapısına kadar gittim ama hala cevap veren yoktu. Hemen anahtar deliğinden eğildim ve içeridekinin kim olduğuna baktım. Bu emre değildi bu Emrenin bakımlı ve seksi annesiydi. O an kapıdan çekilmek istemedim çünkü Emrenin annesi banyo yapıyordu saçları köpüklenmiş çırılçıplak ve ayaktaydı yönü bana doğru dönüktü.

Kadının tertemiz amını karşımda görünce o banyo kapısında gidesim gelmedi. Zaten gitmem mümkün değildi gerçekten görüntü karşımda harika görünüyordu. Bu kadına tanıdığımdan beri bitiyordum zaten böyle karşımda görmek beni daha da delirtmişti. Bu arada Emrenin annesi uzun zamandır duldu. Biriyle sikişti mi bilmiyordum ama ben sikişmediğini düşünüyordum. Neyse ben kapıda biraz da çekinerek kadını izlemeye devam ettim. Daha sonra kadın durulanmaya başladı. Karşımda sanki duş almıyor dans ediyor gibiydi tahmin edeceğiniz üzere benim yarak da çoktan kalkmıştı. O yıkandıkça ben gözlerimi göğüslerinden ve amında alamıyordum. Daha sonra da ister istemez elimi sikime attım ve tabii ki okşamaya başladım. O kadar azmıştım ki ben 31 çekerken bir de ne göreyim kadın da banyoda mastürbasyon yapmaya başladı. Amını parmaklıyor ve inliyordu ben artık iyice kudurmuştum. Aslında bu anda içeriye girsem bana karşı koyamaz diye düşünüyordum.

İyice gaza geldim ve ilk başa dönüp ses etmek geldi ve içeriye doğru seslendim. Kadın beni duyunca tabii ki kendini okşamayı bıraktı. Sonra da bornoz giyip yanıma geldi beni görünce şaşırmış bir haldeydi. Bana nasıl girdiğimi sordu ben de ona durumu anlattım. Neyse ben salona geçtim o da bornozla yanıma geldi. Neyse bana ben üzerimi değiştirip geliyorum sen bekle beni dedi çay içelim dedi ben de ona Emreyi sordum nerede diye amacım ağzını aramaktı. Geç gelecekmiş arkadaşım bu gün ne yapıp edip bu kadını becermem gerekiyordu. O odaya gitti belli ki azmıştı ve odasının kapısına geldim biraz düşündükten sonra kapıyı açtım içeri girdim çırılçıplaktı ve beni görünce birden toparlandı. Ama bir şey söylemesine izin veremezdim hemen yanına giderek dudaklarına yapıştım. Zaten çok karşı koyamadı ve o da bana karşılık vermeye başladı. Deli gibi öpüşüyorduk. Zaten çıplak olan amına sikikmle baskı yapıyordum.

O da daha fazla dayanamadı ve beni soyarak hemen önmde diz çöktü. Yarrağımı öyle bir iştahla ağzına alıyordu ki o yaladıkça aldığım zevki size kelimelerle anlatamam. Bir süre yaladı ve ben yanıyorum sik beni diye inlemeye başladı. Ben de onu hemen yatağa yatırdım ve bacaklarını omzuma alarak sikimi alev alev yanan amına sürtmeye başladım. Ben sürterken sokkkk erkeğim nolur sokkkk yanıyorum diye yalvarıyordu. İlk postada daha fazla yalvartmak istemedim ve sikimi amına kökledim. Sikim girdiğinde o da ben de rahatladık ve o gün akşama kadar sikiştik.

herkesin bir günlügü vardır benim kisi ise seks günlüğü

Sikilme Günlüğüm (3)

Sabah uyandım. Dün gece yaşananlar halen kafamdan silinmemişti ama artık buna daha fazla kafa yormak istemiyordum. Juli beni duyduysa zaten iş işten geçmişti, yapacak bişey yok artık diye düşündüm. Banyoya girip bir duş aldıktan sonra, altıma iç çamaşırımı ve kısa bir şort, üstüme de sadece bir kolsuz t-shirt giyerek içeri gittim. Mike yoktu ve Juli tek başına kahvaltı yapıyordu. Hiç bişey olmamış gibi “Günaydın” diyerek yanına oturdum, bir kahve aldım. Juli de gayet normal davranıyordu. Dün akşam açılan konu hakkında hiçbir şey söylemedi o da. Gündelik bikaç sohbetten sonra okula gideceğini söyledi ve çıktı.

Bu şekilde günlerimiz geçiyordu. Ben hem kendime yeni bir arkadaş çevresi edinmeye başlamıştım, hem yaşadığım yeni çevreye ayak uydurmaya çalışıyordum. Bir yandan okul hayatı bir yandan da gündelik uğraşlarımla güzel bir hayat düzeni kurmuştum. Mike yine arada sırada bizde gelip kalıyordu ve geceleri Juli’nin odasınında gelen sesleri kıskanır bir şekilde dinlerken, dildom ve parmaklarımla kendimi teselli etmekten başka bişey gelmiyordu elimden. Bu arada, geçen bu sürede, her fırsatta “Mike’ın sikini görebilir miyim acaba” diye planlar da kuruyordum kafamda. O banyoya gittiği zamanlarda kasıtlı olarak sık sık banyonun kapısının önünde geçiyor, telefonla konuştuğumda, banyo kapısını görebileceğim şekilde bir yerde durup konuşuyordum. Belki bir ihtimal, banyodan sonra odaya geçerken, birkaç saniyeliğine dahi olsa onu çıplak görebilmeyi umuyordum. Bu sayede Juli’yi bağırta bağırta siken yarrağın nasıl birşey olduğunu görmeyi çok istiyordum.

Birgün, hayalini kurduğum bu an gerçekleşti. Mike banyoda duş almış, suyun sesi kesileli bikaç dakika geçmiş olmasına rağmen halen dışarı çıkmamıştı. Banyonun kapısını çok net görebilidiğim bir esnada, Juli odasından çıkıp, benim orada durduğumu farketmeksizin banyoya yöneldi ve kapıyı açarak içeri girdi. Tam o sırada Mike, elinde havluyla vücudunu kuruluyor ama henüz tamamen çıplaktı. Vücudunu profilden görüyordum ama gördüğüm manzara müthişti. Gayet düzgün fiziği ve çok abartılı olmayan kaslarıyla bir heykel gibiydi adeta. Bacaklarının arasında ise, sarkık halde duran siki kelimenin tam anlamıyla “sallanıyordu”. İnik haliyle bile çok çekici ve uzun görünen bu sikin kalkmış halini neredeyse tahmin edebiliyor, gözümde canlandırabiliyordum. Kapının hafif aralık kaldığı birkaç saniye boyunca gördüğüm manzarayı hafızama kazıdım ve ne Mike’la ne de Juli’yle o anda göz göze gelmek istemediğim için hemen toparlanıp odama geçtim.

Şu ana kadar yan odadan duyduğum seslerin üzerine, uzun zamandır merakla karşılaşmak istediğim manzarayı nihahet görmüş olmanın mutluğuyla karşı konulmaz bir arzu ve istek hissetmeye başladım içimde. Mike’ın sikini ben de istiyordum. Juli’yi siktiği gibi, beni de bağırta bağırta siksin, beni buraya geldiğim günden beri kendimi teslim ettiğim dildodan artık kurtarsın istiyordum. Gerçek bir yarak tarafından sikilmeyi, hele ki büyük bir yarak tarafından sikilmeyi gerçekten özlemiştim. Oda arkadaşımın sevgili olması filan da umurumda değildi. Bi şekilde, bir yolunu bulmam gerek diye bir düşünceye kaptırdım kendimi.

Aradan geçen bikaç günün ardından, bir Cumartesi akşamı Juli’yle evde oturuyor ve içki içiyorduk. Mike o haftasonu basketbol maçı olduğu için şehir dışındaydı ve eve gelmedi. İçkinin de etkisiyle, sohbetimiz bir süre sonra özel hayatımız, erkek arkadaşlarımız vs. gibi konulara gelmeye başladı. Birden, hiç beklemediğim bir anda Juli “buraya geldiğin ilk günlerde, seni mastürbasyon yaparken duydum, Mike’ı sayıklayarak kendini tatmin ediyordun” dedi. O anda, aradan geçen zaman boyunca bu konu hakkında hiçbirşey de düşünmemiş olmamın etkisiyle dondum kaldım. Hangi günden bahsettiğini tabi ki çok iyi biliyorum, ikimiz de biliyorduk. Ağzımdaki son yudum içki, boğazımda kilitlendi kaldı. Ne diyeceğimi bilemedim. Juli’nin suratına baktığımda, hiç de bunu dert eden bir ifade yoktu ama yine de tedirgindim.

Sonra sözlerine devam etti;
“Merak etme, bunun için sana bişey söyleyecek değilim. Sonuçta hemen hemen her gece yan odanda sevişiyoruz ve senin de bizim seslerimizi duyduğuna neredeyse hiç şüphem yok. Dolayısıyla, buraya geldiğinden beri en çok gördüğün, neredeyse birlikte yaşadığın tek erkek de Mike olduğuna göre, onu düşünerek mastürbasyon yapmanda bi sakınca görmüyorum ben. Yalnız, aklından sakın çıkarma, o benim erkeğim, sakın elimden almaya kalkma” dedi ve güldü.

Bunu söylerken o kadar neşeliydi ki, bir yandan bu durumdan hoşlanmış olduğunu, bir yandan da gerekli mesajı vermiş ve beni tatlı bir dille ikaz etmiş olduğunu hissettim. Onun bu rahatlığı beni de çok rahatlattı çünkü normalde, bugüne kadar Türkiye’de edindiğim arkadaş çevremden biriyle aynı bu durumu yaşasaydım muhtemelen “bana bak orospu, senin saçını başını yolarım, sevgilimin adını dahi ağzına alma bir daha” seviyelerinde bir tartışmanın içinde bulurdum kendimi.

Juli’nin bu rahatlığından istifade ederek, ben de artık “ne olacaksa olsun” diye düşünüp, ki sanıyorum içkinin de verdiği bir özgüven vardı üstümde, anlatmaya başladım;
“Juli, o gün beni duymuş olabileceğinin farkındayım, gerçekten üzgünüm, ama dediğin gibi, buraya geldiğimden beri her gece sizin sesinizi duyuyorum ve kendi ihtiyacımı giderebilmek için şu an için yapabileceğim tek şey, mastürbasyon. O gün de o sözler döküldü ağzımdan, yoksa kötü bi niyetim yok elbette” dedim.

Bunun üzerine sohbetin yönü biraz daha değişti. Juli;
“O gün seni duyduğumu Mike’a da anlattım. Aslına bakarsan her ikimiz de biraz şaşırdık. Bizim bildiğimiz kadarıyla, sizin ülkenizdeki kadınlar, dini faktörlerin de etkisiyle cinsellik konusunda biraz muhafazakarlar. Senden o şekilde sesler çıkararak mastürbasyon yapabileceğini beklemiyordum doğrusu. Her ikimiz için de sürpriz oldu” dedi.

Ben de kendisine bu konularda çok rahat bir ailenin kızı olduğumu, cinsellik konusunda Türkiye hakkındaki önyargılarının tamamen değil, ancak kısmen doğru olduğunu, benim cinsellik konusunda gayet açık fikirli olduğumu, bugüne kadar çok sayıda cinsel deneyimim olduğunu ve bu gibi konuları anlatırken beni hayretle dinledi. Gerçekten de bu insanların ülkemiz hakkındaki önyargıları inanılmaz seviyedeydi. Onların düşüncesine göre, Türkiye’de hiç bir kadın, evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmez, hayatına sadece tek bir erkek girer, cinsellikle ilgili konuşmak bile tabu sayılır vs. vs. Bu konularda benim ne kadar rahat olduğumu gördüğünde şaşkınlığını gizleyemez oldu. Hatta kendisine bisexüel olduğumu söylediğimde, içkisinden büyükçe bir yudum aldı ve “ciddi olamazsın! artık bu kadarını da beklemiyorudum!” diye bağırdı.

Beni tüm şaşkınlığıyla dinleyen Juli;
“Peki, madem öyle sana birşey sormak istiyorum. Bizim Mike’la her zaman hayalini kurduğumuz birşey var. Aramıza başka bir kadın daha alarak, threesome olarak sevişmek istiyoruz. Bunu özellikle Mike çok istiyor gerçi ama, ben de birgün ikinci bir erkek istersem Mike’ın da bunu kabul etmesi şartıyla, aramıza bir kadın almayı kabul ettim. Sen bu eve ilk taşındığında, Mike’le senin hakkında konuştuk ama o zaman tüm bu anlattıklarını bilmediğimiz için, böyle birşeye asla sıcak bakmayacağını ve kabul etmeyeceğini düşünmüştük. Ama şimdi hem anlattıkların, hem de sanırım içkinin etkisiyle, sana bu konuda açılmakta sakınca görmedim nedense. Ne dersin, ilgini çeker mi böyle birşey?” dedi.

Kulaklarıma inanamadım o anda, gecenin ortasında gökyüzünde güneş doğmuş, günümü aydınlanmış, tüm dilek ve arzularım yerine gelmiş gibi hissettim kendimi. Uzun zamandır hayalini kurduğum, ama olabileceğine asla ihtimal vermediğim birşey, kendi kendine gerçekleşiyordu. Ben Mike’ın sikini Juli’nin haberi olmadan nasıl görebilirim diye planlar yaparken, şimdi Juli kendi elleriyle Mike’ı bana sunuyor, onunla sikişebilmem için bana bir bilet veriyodu adeta. Üstelik kendisi de bu işin içinde olacaktı. Bundan daha güzel bir teklif alamazdım herhalde. Eğer çok fazla içki içmiş olsaydım ve sarhoş olsaydım, bu duyduklarımın gerçek olmadığını, sadece bilinçaltımın “duymak istediğim sözler” olarak önüme koyduğu bir sanrı olduğunu düşünebilirdim. Ama hayır, bu kesinlikle gerçekti.

Juli’ye;
“Bu söylediklerine gerçekten çok şaşırdım inan, ve beni yanlış anlamanı istemem ama, bunu ne kadar çok istediğimi tahmin bile edemezsin. Tabi ki çok isterim” dedim.

Juli birden ayağa kalktı, telefonunu aldı, aradığı kişinin Mike olduğuna hiç şüphem yoktu. “Selam tatlım, nasılsın, bak sana ne diyeceğim, seninle konuştuğumuz konu vardı ya, evet o, ben o işi hallettim, tamam, ne zaman, tamam o zaman, yarın gece görüşürüz, seni seviyorum koca adam” dedi ve kapattı. Bu konuşmadan anladığım kadarıyla, bu akşam benimle bu konuşmayı yapmak için zaten önceden plan yapmışlar ve planları da istedikleri şekilde yürümüştü. Bana dönerek, “madem öyle küçük hanım, yarın akşam Mike burada olucak. Hep birlikte, unutulmaz bir gece geçirelim tatlım” dedi ve gülümseyerek mutfağa gitti.

Bir an için, odada yalnız kalınca, geçen 5 dakika içinde yaşanan ve konuşulanları düşündüm. Olanlara ve bundan sonra olabileceklere inanamadım. Az sonra Juli geri geldi. Şu ana kadar çaprazımdaki koltukta oturuyorken, şimdi benim oturduğum koltukta yanıma oturdu, yüzü bana dönük bi şekilde bağdaş kurdu. Bacakları bacaklarıma değiyordu, eliyle elimi tuttu ve devam etti;

“Peki, anlat bakalım bana, Mike’ı düşünerek mastürbasyon yapmak güzelmiydi, kendini sadece Mike’la sevişirken mi hayal ediyordun yoksa ben de var mıydım yanınızda, anlat bana” dedi. Sesi kısık, her kelimesinde yüzü bana biraz daha yaklaşarak konuşuyordu benimle. Eliyle tuttuğu elimi, kendi bacağının üzerine götürdü ve bacağının okşayacağım şekilde hareket ettirmeye başladı. Gözlerine bakmak için yüzümü ona döndüğümde, git gide bana yaklaşan dudakları benim dudaklarımla birleşti. Küçük küçük öpücükler konuduruyordu dudaklarıma ve bir yandan da eliyle onu okşamam için bacaklarının üzerinde gezdiriyordu elimi.

Hiçbirşey söylemedim. Onun hareketlerine karşılık vermeye çalışıyordum. Juli’nin nefes alışı gittikçe hızlanıyor, içinde bu bulunduğumuz bu durumdan ve az önceki konuşmalarımızdan onun da oldukça etkilendiğini fark ettiriyordu. Ben de en az onun kadar heycanlıydım aslında. İkimiz de gözlerimizi kapatmış, hafif nemli dudaklarımızı birbirimizin dudakları üzerinde gezdirip, sakin ve yavaşça öpüşüyorduk. Juli’nin ellerini belimde hissettim. Belimden kavramış, bütün vücuduyla kendini bana yaklaştırmaya çalışıyordu. Bir süre sonra, koltukta iyice yana ve aşağıya kaymış durumdaydım. Juli de neredeyse tamamen üstümde duruyor konumdaydı. Elleriyle önce göğüslerime doğru uzandı. Sütyen giymeden sadece üzerime geçirdiğim t-shirt’ün üstünden, sertleşmiş meme uçlarıma dokunuyor, göğüslerimin üzerinde elleriyle yuvarlak hareletler çizerek onlara doknuyor, okşuyordu.

Ben de artık iyice anın akışına bıraktım kendimi. Ellerimi Juli’nin boynuna dolayıp, tamamen üstüme çıkması için kendime doğru çektim. Sağ bacağımı koltuktan aşağıya indirip, sol bacağımı da koltuğun üst kısmına koyarak iyice bacaklarımın arasına girmesini sağladım. Masum ve yavaş öpüşmelerimiz yerini gittikçe sertleşen iştahlı öpüşmelere bıraktı. Birbirimizin dudaklarını emiyor, ısırıyorduk. Ben de ellerimi Juli’nin kalçalarına doğru kaydırdım. Üstündeki şortun içine elimi kaydırdım. İçinde iç çamaşırı yoktu ve avuçlarımla kalçalarını kavrıyordum. Kendime gittikçe daha fazla bastırarak, vücudunun tüm ağırlığını amımın üstünde hissetmek istiyordum. Juli de benim hareketlerime karşılık verip, üstümde ileri geri hareketler yapmaya başladı. Adeta beni sikiyormuş gibi, yavaş ve sakin bir şekilde hareket ediyordu üstümde.

Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra, Juli birden doğruldu, tek hamlede üstündeki t-shirt’ü çıkarttı. Benimkine kıyasla oldukça büyük olan göğüsleri, gözlerimin önündeydi. Yine ani bir hareketle üzerime doğru eğildi ve göğüslerini yalayabileceğim şekilde ağzımın önüne getirdi. Gerçekten büyük göğüsleri vardı. Uçları, aynı benim göğüs uçlarım gibi sertleşmiş, her biri onları yalamam için bekliyor gibiydi. Sırayla önce birini, sonra diğerini dilimin ucuyla yalamaya başladım. Bu arada ellerim hala kalçasının üzerindeydi ve ellerimle uzanabildiğim kadar arkaya uzanıp, Juli’nin göt deliğine ve amına dokunmaya çalışıyordum ama elim yetişmiyordu. Ben göğüsleriyle ilgilendiğim esnada, Juli de elini benim şortuma götürüp, onu çıkarmaya çalışıyordu.

Kısa bir süre sonra, her ikimiz de çıplak kalmıştık. Juli, benden biraz daha uzun boylu, göğüsleri benimkinden kesinlikle daha büyük, yuvarlak kalçalı, benim kadar olmasa da ince belli sayılabilecek, beyaz tenli bir kadındı. Amının üstündeki tüyler kasıtlı olarak uzatılmış, ama üst kısımda kenarlarından çok düzgün bir şekilde traşlanmıştı. Amının dudaklarının kenarı ise pırıl pırıldı. Koltuğun üzerine oturdu ve bacaklarını yukarı çekip koltuğun kenarlarına dayadı. Gördüğüm manzara karşısında, hiç düşünmeden, yere, halının üzerine diz çöktüm. Bacaklarının iç kısımlarını yalayarak ve öperek, amına doğru yaklaşmaya başladım. Kendi amımı göremiyordum ama hissedebildiğim kadarıyla fazlasıyla ıslaktı. Juli’nin de benden bir farkı yoktu. Amının ıslaklığı, odanın tavanında yanan ışığın etkisiyle parlıyordu. Yüzümü amının üstüne kadar getirip, dilimle önce amının çevresini yalamaya başladım. Juli, inlemeye başlamıştı altımda. Daha henüz amına değmemiştim bile ama fazlasıyla tahrik olduğu ve zevk aldığı her halinde belli oluyordu.

Ona daha fazla işkence etmek istemediğim için, amını yalamaya başladım. Uzun zamandır bir kadınla birlikte olmuyordum ve bu tadı, bu kokuyu özlemiş olduğumu farkettim. Dilimle amının her tarafını, eksiksiz bir şekilde yalamaya çalışıyordum. Bir yandan da ellerimi Juli’nin vücuduna doğru kaldırmış, ellerimle kavrayamadığım kadar büyük olan göğüslerini okşuyor, onları sıkıyordum. Juli, her iki elini kafasının arkasında birleştirmiş, her anın, dilimin her dokunuşunun tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bir süre sonra biraz daha hızlı hareketlerle Juli’nin amını yalamaya hatta dilimi amının içine sokmaya başladım. İşte o anda, Juli’den gelen sesler de yükselmeye başladı. Bu kadar kısa sürede, sadece onu yalamamla orgazm olabilir miydi acaba diye düşündüm kendi kendime.

Derken, Juli bacaklarını kapatarak doğruldu koltuktan, ellerimden tutup beni ayağa kaldırdı ve koltuğun üstünde domalttı. Elleriyle sırtımı, belimi ve kalçalarımı okşayarak arkama geçti. Bu sefer, aynı benim az önce dizlerimin üstünde durduğum gibi, o arkdamda diz çöktü. “Harika bir amın var, Mike bunu çok sevecek” diyerek yüzünü amıma yasladı. Diliyle, zaten sırıl sıklam olmuş amımı yalarken, burnu da zaman zaman göt deliğime değiyordu. O kadar iştahla yalıyordu ki beni, domalmış halde kıvranmaya başladım koltuğun üstünde. Elleriyle her iki kalçamı tutmuş, onları ayırarak yalıyordu ve arada sırada yukarı çıkıp götümün üstünde gezdiriyordu dilini.

Birden durdu Juli, elleriyle kalçamı ayırmış durumda, götüme baktığını farkettim. Göz göze geldiğimizde, “söylesene, anal seksten hoşlanır mısın” diye sordu. “Evet, çok severim” dedim kendisine. Bana Mike’ın göt sikmeyi çok istediğini, ama Juli’nin bunu yapamadığını, normalde daha önce göt siktirmek konusunda deneyimleri olmasına rağmen, Mike’ın sikinin boyutları yüzünden bunun mümkün olmadığını anlattı bana. İşte o anda bir kez daha anladım ki, Mike gerçekten iri bir sike sahipti. Bana “ben bugüne kadar onu arka deliğimden içeri sokamadım, ama eğer yarın gece bunu sen başarabilirsen, Mike sana tapacaktır. Yine de çok ümitlenme, onu bu küçük götüne alabileceğine çok ihtimal vermiyorum” dedi ve gülümseyerek yalamaya devam etti göt deliğimi.

O anda aklıma odamdaki dildo geldi. Dildom oldukça büyüktü bana kalırsa ama Mike’ın ondan bile büyük olma ihtimali var mıydı acaba? Banyoda, henüz kalkmamış sikini gördüğümde, kalkmış halinin büyük olacağı hissine kapılmıştım ama ne kadar büyük olabilirdi ki? Eğer öyle değilse, ve o dildoyu da başından taşaklarına kadar götüme sokabildiğime göre, yarın gece Mike’ın bana tapmasını sağlayabilirdim gerçekten. Bunları sadece kafamdan geçirdim ama Juli’ye de bişey söylemedim.

O gece bir süre daha Juli’yle sevişmeye devam ettik. Her ikimiz de, sadece birbirimizi yalayarak ve parmaklarımızla defalarca boşaldık. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum ama, ikimiz de tamamen çıplak vaziyette, vücudumuz birbirine karışmış bir pozisyonda, uyuya kalmışız. Gece bir ara uyandığımda, Juli’nin altından usulca kayarak kalktım ve mutfağa gittim. Bir bardak su içtikten sonra odamda yatmaya karar verdim. Juli’yi de uyandırmak istedim ama her ne kadar seslendiysem de uyanmak istemedi. Üzerine bir örtü örterek odama gittim.

Juli’nin bu kadar rahat bir kadın olması, erkek arkadaşını bile benimle paylaşabileceğini bilmek ve onunla uzun süre ev arkadaşı olarak birlikte olacağımı bilmek beni çok mutlu etmişti. Yarın gece olacaklar içinse, şimdiden heyecanlanmaya başlamıştım. Bir an önce yeni güne uyanmak ve Mike’ın geleceği saati beklemek için can atıyordum. Aklımın ucundan geçen türlü düşüncelerle uykuya daldım…

Üçüncü bölüm de burada son buluyor. Devamı gelicek. Takip edin 😉

BBC-Tiryakisi

adam bana bakarken boşaldım seks hikayem

Aslında yeni tanışmıştı kocasının arkadaşıyla. Öyle yakışıklı da değildi adam. Şişman değildi ama vücudu iyice kalındı.

İşi gözleriyle bitirmişti adam. Salona girip, koltuğa oturduğu anda üzerine dikilmişti kapkara gözleri. Kocasıyla yanyana, kanapenin üzerinde oturuyordu adam. Tam karşılarındaki koltuğa yerleşirken, kısacık eteği biraz sıyrılmıştı tabii. Bu da yetmişti adam için. Yüksek topuklu ayakkabılarının daha da güzelleştirdiği ayaklarından eteğinin başladığı yere kadar bacaklarını didik didik eden gözleri, kısa bir süre sonra alev alev yanmaya başlamıştı.

Hem hoşuna gitmiş, hem de biraz şaşırtıcı olmuştu bu. Böyle bir şeye hiç hazırlamamıştı kendini. Soran gözlerle kocasına bakıp, onun gözlerinden “sen bilirsin” mesajını aldıktan sonraki kararsızlığı ise çok kısa sürmüştü. Adamın gözlerinin yakıcılığı ağar basmıştı doğrusu. Fena halde hoşlanıyordu bu bakışlardan. Üstelik birini tahrik etmek fikrini de, son derece iç gıcıklayıcı bulmaya başlamıştı. Koltukta biraz kımıldayıp eteğinin biraz daha sıyrılmasını sağlayarak, kararını kocasına da belli etmişti önce. Sonra da, adamı kelimenin tam anlamıyla mahvetmeye girişmişti.

Doğrusunu söylemek gerekirse, kılığı da çok uygundu buna. Adam gelmeden önce kocasıyla dışarı çıkıp biraz eğlenmeyi kararlaştırmışlar ve buna göre giyinmişti. Açık mor stretch eteği, daracık ve kısacıktı. İncecik askıları olan önü düğmeli beyaz bluzu, tiril tiril ve teninin üzerinde kayan bir kumaştan yapılmıştı. Ne sütyen takmıştı ne de kilot giymişti tabii. Üsten üç düğmesi açık bluzun aralarını meydanda bıraktığı memelerinin geri kalan kısmı da, incecik kumaşın altından iyice belli oluyordu. Kısacası, o çok sevdiği “sik beni” kıyafetlerinden birine bürünmüş durumdaydı.

Sonra birden kocasının arkadaşı çıkıp gelmişti. Kocası kapıyı açıp adamı içeri aldığında, banyoda kumral saçlarını tarıyordu. Salona, onların yanlarına gider gitmez de, kocasının bu ilk kez gördüğü arkadaşını esir alıvermişti işte.

Daha çok göstererek oturmaya başlaması, adamı iyice etkilemişti bu arada. Doğaldır ki, başına gelecekleri bilmiyordu adam. Neredeyse kasıklarına kadar meydanda olan bacaklarında eriyip gitmişti şimdiden. Üstelik bir de durumu kocasına çaktırmamaya çalışıyor ve komik oluyordu.

İlk başlarda, bacak bacak üstüne atarak oturuyordu. Sık sık bacak değiştirip, eteğinin kalçalarına kadar sıyrılmasına neden olduktan sonra bundan vazgeçmişti. Artık dizleri hafifçe aralık oturuyordu koltuğunda. Arkasına yaslanmıştı. Adamın gözlerinin, okşayan bir el gibi bacaklarının arasına daldığını gördükçe de, iyice tahrik olmaya başlamıştı. Dizleri, sanki farkında değilmiş gibi, yavaş yavaş birbirinden ayrılıyordu. Gözlerini ise adamın pantolonunun önünde meydana gelen kabarıklıktan koparıp alamıyordu bir türlü. Bu yeni tanıdığı adamın sikini kaldırmak öylesine hoşuna gidiyordu ki, amı bir nabız gibi atmaya başlamıştı.

Yeniden kocasıyla gözgöze geldiler. Tüm olan bitenin farkındaydı o da. Gözlerinde, hala geçerliliğini sürdüren o onaylayıcılıkla gördüklerinden etkilenip tahrik olmuşluğun karışımı bir ifade vardı. Kısacası, o da, kocası da, adam da memnundular durumlarından. Yalnızca adam, ne olacağını bilmemenin getirdiği belirsizlik ve arkadaşının karısına sulanmanın verdiği suçluluk duygularıyla, hafifçe rahatsızdı. Bu daha da hoşuna gidiyordu. Adamı tahrik ederek köşeye sıkıştırmak, son derece zevkli geliyordu ona. Dizlerini biraz daha araladı.

Adamın yanakları iyice kırmızılaşmıştı şimdi. Gözleri de, birbirinden 10 santimetre kadar aralık duran dizlerinin arasında sabitleşmişti. Aslında amını göstermek istiyordu ona ama bunun için, kocasından gelecek yeni bir işarete kadar beklemesi gerektiğini de biliyordu. Adam, o zamana kadar, görebildiğiyle yetinmek zorundaydı kısacası. Kocası da, arkadaşının durumuyla bayağı eğleniyor gibiydi. Adamın, hemen yanıbaşında kıvranır gibi oturmasını görmezlikten geliyor, hiç bir şey yokmuş gibi, ilgisi bile olmayan konularda konuşup duruyordu.

Bir yandan da, işin uzamasından sıkılmaya başlamıştı. Adama küçük bir örnek sunmaya karar verdi birden. Eğilip ayakkaplarının fiyonklarını çözmeye koyuldu. Sonra da, sanki ayaklarını rahatlatmak istiyormuş gibi, birer birer çıkardı. Bunu yaparken önce sağ, sonra da sol ayağını biraz kaldırmak zorunda kalmıştı. Böylece dizleri birbirinden daha da ayrılmış oluyordu tabii. Kısa bir an için olsa da, amının kıllarını görmüştü adam ve cin çarpmış gibi irkilmişti. Bu kadarını beklemediği belliydi. Kocasıyla yeniden gözgöze geldiler. Sonra yerinden kalktı kocası ve dükkanlar kapanmadan gidip otomobili için bir şeyler alması gerektiğini, bir saate kadar döneceğini söyleyip salondan çıkıp gitti. Bir süre sonra da, sokak kapısının açılıp kapandığını duydular. Adam, sanki sihirli bir değnekle dokunulmuşcasına rahatlamıştı. Kocasının gerçekten gittiğini sanıyordu doğaldır ki. Ama o, bunun doğru olmadığını, kocasının içerde biryerlerde beklediğini biliyordu.

Şimdi, işi fazla uzatmaması gerekiyordu. İyice arkasına yaslandı koltukta. Yalnızca çıplak ayak parmakları yere değiyordu. Sonra da, bacaklarını hareket ettirmeye başladı. Dizlerini, yavaş hareketlerle açıp kapıyordu. Ama en kapandığı zamanda bile, bir karışa yakın aralık kalıyordu dizleri. Adamın nerelerini görebildiğini tam bilmiyordu ama, İyice kızarmış yüzüne bakarak, gösterdiklerinin hiç de az olmadığını anlayabiliyordu. Eteği, kalçalarına kadar sıyrılmıştı. Artık hiç konuşmuyorlardı. Elektrik dolu, adeta şimşekler uçuşan bir hava oluşmuştu aralarında. Adamın gözleri kasıklarında kitlenip kalmıştı sanki. Başka bir yere bakamıyordu. Pantolonunun önündeki kabarıklık da, akıl almayacak kadar büyümüştü şimdi. Buna rağmen, hala yerinden kımıldamamakta ısrar ediyordu nedense. Aptal gibi zamanı boş yere harcıyordu.

Hafiçe kayarak, kalçalarını koltuğun kenarına getirdi. Neredeyse yatar gibi oturuyordu şimdi. Eteği atık beline kadar sıyrılmıştı. Sonra adamın gözlerinin içine baka baka, dizlerini birbirinden ayırmaya başladı. Bacakları koltuğun kenarlarına değene kadar da sürdürdü bu hareketini.

Tabak gibi açmıştı kendini adamın önünde. Kimsenin dayanamayacağı bir manzara sergilediğini biliyordu. Şiş dudakları aralanmış, vıcık vıcık sulanıp açılmış amının içine bakıyordu adam. Sonra elini götürüp, amıyla oynamaya başladı. Zevkten buğulanmış gözleri, adamın birden yerinden fırladığının farkına vardılar. Kapkara gözlerini, parmaklarının altında daha da açılmış amından ayırmadan pantolonunun önünü çözdü adam. Sonra da, kilotuyla birlikte dizlerine kadar indiriverdi. Muhteşem bir manzara çıkmıştı şimdi ortaya. İki adımda yanına sokuluverdi. Sonra iki eliyle dizlerinin altından tutup bacaklarını kaldırdı ve karnına doğru bastırdı adam. O kocaman sikin morarmış başı, hiç bir yardıma gerek kalmadan amını buluverdi ve sert bir hareketle, bir anda dibine kadar geçiriverdi adam.

Çığlığa benzer bir inleme kaçırdı ağzından. Bütün vücudu kasıldı önce. Sonra beli gelmeye başladı. Amı açılıp kapanıyor, içindeki kocaman siki sanki sağmaya çalışıyordu. Adamın kasıklarındaki kıllar amının dudaklarına, kıllı taşakları götüne yapışmıştı. İçini alabildiğine dolduran sik birden hareketlenip, girip çıkmaya başladığında, daha da çıldıracak gibi hissetti kendini. Kocasının arkadaşı, onu altına almış hırsla sikiyordu. Daha karşılaştıkları andan itibaren, göstere göstere deliye döndürmüştü adamı. Sonunda sikiliyordu işte. Hem de ne biçim sikiliyordu.

Kocasının içerde biryerlerde olduğunu, olup bitenleri mutlaka seyrettiğini bilmek de, sikilmekten aldığı zevkin on kat artmasına neden oluyordu. Çılgın bir şeydi bu. Adam onu koltukta öylesine ikiye katlamıştı ki, kımıldamasına bile imkan kalmamıştı. Zevkten yarı kapanmış gözleriyle, içine bir piston gibi girip çıkan kocaman siki seyrediyordu yalnızca.

Amının dudakları, sikin çevresine sımsıkı yapışmıştı. Adam bir dibine kadar geçirip, bir ucuna kadar çıkardıkça, üzerindeki tüm damarları, kıvrımları beyninin içinde hissediyordu sanki. Bütün duyguları amında toplanmış gibiydi. Aldığı zevk, her geçen saniye daha büyüyor, daha dayanılmaz bir hale geliyordu. Ağzından kaçak boğuk iniltileri kontrol etmesine olanak yoktu.

Birden vücudu kasılıverdi adamın. Aynı anda, amının içini yakıcı bir sıcaklık kaplayıverdi. İçindeki sikin kasılmalarını hissediyordu. Kocasının arkadaşı, tohumlarını amının en dibine fışkırtıyordu. Bitmek bilmeyen lav dalgaları gibi geliyordu adamın beli. Karnının içinde biryerlerde bir dinamit patlamış gibi oldu birden. Titreye titreye beli geldi onun da.

Sonra hiç beklenmedik bir şey yaptı adam ve sikini çekip dışarı çıkardı. Birden içinde büyük bir boşluk oluştuğunu hissetti. Onun böyle bir şey yapacağını aklına bile getirmemişti doğrusu. Şaşkın gözlerle pantolonunu çekişini ve kemerini bağlayışını seyretti. Adam, onunla bir daha gözgöze bile gelmeden dönüp salonun kapısına doğru yürüdü. Ancak sokak kapısının açılıp kapandığını duyduğunda, onun gittiğine inanabildi.

Bacakları alabildiğine aralık ve tüm taze sikilmişliğiyle, koltuğun üstünde kalakalmıştı öylece. Amının açık dudakları arasından sızan bellerin götüne aktığını hissediyordu. İçini gıcıklayan bir duyguydu bu. Parmaklarını götürüp, tekrar amıyla oynamaya başladı. Gözleri kapamıştı.

Bir başka parmağın daha kasıklarında dolaştığını hissetiğinde, titreyerek gözlerini açtı ve sessizce gelip önünde diz çökmüş olan kocasına baktı. Şehvet kıvılcımları çakıyordu, kocasının gözlerinde. Belden aşağısı çıplaktı ve her zaman aklını başından alan o güzelim siki dimdikti.

Kocasının parmağı amından yavaşça aşağı kayıp götünün deliğini okşamaya başladığında, ağzından küçük bir inilti kaçırdı. Dizleri, sanki kendiliğinden göğsüne doğru çekildiler. Alabildiğine açtı kendini kocasının önünde.

Adamın belleri, götünü vıcık vıcık kayganlaştırmıştı. Kocası oynadıkça gevşeyip açıldığını, gittikçe sikilmeye hazır bir hale geldiğini hissediyordu. Parmak yavaşça içine kaydığında, zevkten bayılacak gibi oldu. Sonra kendini, artık küçük bir sik gibi götüne girip çıkmaya başlayan parmağın verdiği anlatılmaz duyguya kaptırıverdi. Tüm vücudu bir yay gibi gerilmişti. Götü giderek kendini bırakıyor, sikilmeye hazır bir hale geliyordu. Tekrar kapamıştı gözlerini. Kocası durup, parmağını götünden çektiğinde de açmadı. Neyin geldiğini biliyor ve bunu tüm benliğiyle istiyordu.

O inanılmaz yumuşaklıktaki taş gibi sertlik götüne dayandığında, küçük bir inilti kaçırdı ağzından. Sonra sokmaya başladı kocası. Ateş gibi yanan sikini, yavaş yavaş ama duralamaksızın sokuyordu. Çıldıracak gibi olmuştu. Kendini daha fazla tutamadı. Sarsıla sarsıla belini getirmeye başladı.

Kocası, yavaş ve uzun hareketlerle sikiyordu götünü. Sokuyor, çıkarıyor, sokuyor, çıkarıyordu durmadan. Sözcüklerle anlatılamayacak kadar zevkli bir şeydi bu. Çok kısa bir süre içinde ikinci kez, üstelik bu defa götünden sikiliyordu ve sanki uçmuş gibiydi.

Fazla dayanamadı kocası. Az önce adama sikilişini seyretmişti tabii. İyice tahrik olmuştu anlaşılan. Birden dibine kadar geçirip, fışkırtmaya başladı. Karnının içine dolan yakıcı sıcaklık, onu güçlü bir el gibi kavrayıp, uzaya fırlattı sanki. Götü, bir mengene gibi sıktı kocasının sikini. Titreye titreye, onun da beli gelmeye başladı.

Acıbadem escort
Adalar escort
Bostancı escort

otobüste göz göze geldik gözlerimizi açtıgımızda delice sevişiyorduk

Bir Sabah bekliyorum. Yaklaşık yarım saat otobüs bekledik durakta ama hepsi tıklım tıklım olduğu için bir türlü binemedik. En sonunda 3-5 kişilik daha yolcu alabilecek bir otobüs geldi. Gözünü açık tutan 2 erkek ve 3 kız otobüsün ön kapısına ani bir manevra yaptık. Bu 3 kızdan birisiyle hemen hemen aynı saatlerde otobüse biniyoruz ve haftada en az 3 kez karşılaşıyoruz. 22-23 yalşarında bir hatun. Kız çok güzel sayılmaz ama vücudu harika diyebilirim. Ufak ufak birbirimize bakışlar atıyoruz hergün ama bir türlü tanışmayı beceremedik. Nedendir bilmem ama sabahları aşırı bir sex isteği oluşuyor bende. Fakat o güne kadar ne kadar da sex istesem kalabalık otobüsleri hiç değerlendirmedim. Kaptan zar zor kapatabildi ön kapıyı ve kimin eli kimin cebinde belli olmadan yolculuğa başladık.Benim önümde 30 yaşını aşkın bir bayan var. Onun hemen yanında da sabahları bakıştığımız genç kız, Önümdeki bayanın yanında hafiften boşluk olmasına rağmen o boşluğa bir türlü geçmiyor ve kalçasını bana doğru yaklaştırıyor. Elimde olmadan ona sürtünmeye başladım ama birde bu sıcak yaz gününde iyice ateş basmaya başladı. Ben utancımdan onun kalçasından ne kadar kaçmaya çalışsamda bir türlü başaramadım. En sonunda bu kadar sürtünmeye benim ufaklıkta dayanamadı tabi ve sertleşmeye başladı. Artık ona dayanmak hoşuma gitmeye başlamıştı. Kadın benim ufaklığın sertleştiğini hissetmeye başladı heral de ki. Artık sadece kalçasını oynatmıyor ve ufak ufak kalçalırını hareket ettiriyordu. Bu beni iyice çileden çıkarmıştı ki. O her sabah karşılaştığımız kızın gözünü ikimizin üstünde hissettim. Ama öyle bir bakış fırlattıki bana korkmadım desem yalan olur. Önümdeki bayanın bunu istediğini nerden bilecek? Otobüste bir laf söylese rezil olacaz. Onun o bakışını gördükten sonra önümdeki bayanın oraya ilerlemeyip boş kalan yere izin isteyip geçtim. Tam iyice zevk vermeye başlayan bir sürtünmenin bittiğine kızsam mı? Yoksa kesiştiğimiz kızın bana laf söylememesine sevin semi? Otobüsün boş olan kısmına geçince o kızla yan yana geldik. Daha doğrusu onun biraz çaprazındayım. Kız bu sefer kafasını çevirip bana hafif bir tebessümle bakma başladı. Aynı şekilde bende ona. Birkaç dk. sonra busefer o her sabah bakıştığım o güzel vücutlu kız bana kalçasını yaklaştırmaya başlamaz mı? Niye yalan söyleyim bundan önceki o yarım kalan zevk hala etkisini gösterdiği için busefer hiç kaçmaya çalışmadım. Hatta o bana dokundurmaya başlayınca ben hafif onun çarprazındaki olan yerimi tam onun arkasına gelecek şekilde değiştirdim. Okadar harika bir histi ki bu anlatamam. Altında yaz günü olduğu için incecik bir kumaş pantolon vardı. Ama inanın sanki hiç pantolonu yokmuş gibi hissediyordum. Benim ufaklık 2 kalça arasına öyle bir değiyordu ki. O ise hem kalçalırını oynatıyor, hem de kalçasını arasıra sıkıp gevşetiyordu. Böylece benimki iki kalçası arasında bir sıkışıyor bir gevşiyordu. Önceden sadece belden aşağımız birbirine değerken artık bütün vücudumu ona yaslamıştım. Onun sırtını benim göğsümde hissetmek daha fazla bir tat almama neden oluyordu. Bu şekilde yaklaşık 15dk. yolculuk ettik. Daha sonra o –ŞÖFÖR BEY DURAKTA ÖN KAPIYI AÇABİLİRMİSİNİZ– diye seslenince öyle bir kötü oldum ki anlatamam. Bu denli bir zevki ve heyecanı hiçbir sex ilişkimde yaşamamıştım. Durakta kapı açıldı ve kız indi. E benim ne yapmam gerekir? Tabi ki bende peşinden indim otobüsten. Yanına gittim ve onunla tanışmak istediğimi söyledim. Kızın bana verdiği cevap aynen şuydu: —ASLINDA ÇOK HOŞ VE YAKIŞIKLI BİR ÇOCUKSUN SENİNLE TANIŞMAYI İSTERDİM AMA BEN EVLİ BİR BAYANIM. SENİ RED ETDİĞİM İÇİN KUSURA BAKMA. FAKAT SANA ŞUNU SÖYLEYİM: AÇIK ALANLARDA VE HERKESİN İÇİNDE EROTİZME BAYILIYORUM. BANA ÇOK BÜYÜK BİR ZEVK VE HEYECAN VERİYOR BU. İSTERSEN BUNDAN SONRA HER SABAH BERABER BİNERİZ OTOBÜSE AMA BENİMLE NE DURAKTA NE OTOBÜSTE NE DE BAŞKA YERDE TANIMAYACAKSIN….— Ne diyeceğimi bilemedim açıkçası onun bu lafından sonra. Sadece – Önceden haftada durakta 3 kez karşılaşıyosak artık hergün onun gelmesini bekliyorum durağa. Bulunduğumuz yer itibarıyla hergün tıklım tıklım olan otobüslere zar zor biniyoruz. ve bu sürtünme hergün oluyo. Ama artık kıza hak vermeye başladım. Eğer arkadaş olup flört yapmaya başlasaydık belki bukadar zevk alamazdık bu yaptığımızdan. İnanın butür şeyler insana normal bir seksten çok daha fazla haz veriyor.