Benim Çocukluğum 5

Okullar açılmış aradan birkaç hafta geçmişti ve o günden sonra Ahmetle birkaç sefer dışarda görüşmüştük ama evlerine gitme fırsatım olmamıştı ve ben Fatma Teyzeyi yine deliler gibi sikmek istiyordum.. Bir cumartesi günü sabah erkenden Ahmet bize geldi biraz oturduk ve sonra dışarı çıkıp dolaşmaya başladık.. Ahmet abisinin Önceki gece geldiğinden bahsetti ben de yine kavga ediyorlar mı diye sordum o da yok çünkü evde babam da var babam varken kavga etmiyolar dedi.. Ben de olanları gözümün önüne getiriyor ve müthiş tahrik oluyordum ama ikisini birlikte görme fırsatım olmadığını düşünüyordum.. Bir süre dışarda dolaştıktan sonra Ahmetin babası evde olduğu için bizim eve atari oynamaya gittik ve bir süre oyun oynadık ama atari kasetlerinin çoğu Ahmetlerde kalmıştı ve oyun oynarken Ahmet arada bi yaa keşke şu kaset burda olsaydı vs.. diyordu o sırada annem geldi ve öğle yemeği için ekmek vs.. almamı istedi.. (Biliyorsunuz Ahmet oyunun başına oturdumu kalkmaz.) Benim aklıma yine şeytanlık geldi öncelikle pencereden dışarı baktım Ahmetlerin arabası yoktu yani babası evde değildi.. Hemen dönüp annemden para aldım ve Ahmetten de evlerinin anahtarını aldım ilk başta biraz tereddüt etti (bana güvenmediği için değil, ailesinin bu duruma kızabileceğini düşündüğü için) Ben de önce zile basarım eğer evden çıktılarsa anahtarla girerim dedim tamam o zaman dedi ve anahtarı verdi.. Evden çıkıp önce Ahmetlerin evine doğru gittim kapıya başımı yaslayıp kısa bir süre dinledim ama hiç ses yoktu.. Çok hafifçe kapıya vurdum birkaç kez bekledim kimse duymamıştı ve ne cesaretle yaptım bilmiyorum anahtarı sokup kapının kolunu kendime doğru çekerek yavaşça kapıyı açtım hiç ses çıkartmamaya çalışıyordum ve başarılı da oldum gerçekten de hiç ses çıkmamıştı ve içeri girerek kapının kolunu aşağı bastırarak yine hiç ses çıkartmadan yavaşça kapıyı kapattım ayağımdaki terlikleri de eve girerken dışarda bıraktım ve parmakuçlarımda yürüyerek içeri doğru yöneldim bu sırada belli belirsiz fısıltılar ve homurtular duymaya başladım bu sesler içeri odadan geliyordu koridorun sonunda 2 oda vardı biri ahmetin odası diğeri de yatak odasıydı ve bu sesler iki odadan birinden geliyordu ben de parmakuçlarımda yavaşça oraya doğru yürümeye başladım eğer beni görürlerse Ahmetten anahtarı aldım ve burada atari kasetleri unutmuşuz onları almaya geldim diyecektim aklımdaki savunma buydu..İlk iş kasetleri bulup ayakkabılığın üzerine bıraktım ve sonra içeri doğru geçerken ahmetin odasına baktım önce oda boştu artık emindim ki ses yatak odasından geliyordu belli belirsiz bir fısıltı ama hiçbirşey anlayamıyordum yatak odasına yönelmeye başladım parmaklarımın uçlarında ve sessizce yere uzanarak yaklaştım odaya öyle dalamayacağımı biliyordum ve beni farketmemeleri için elimden geleni yaptım.. Sürünerek yaklaştım ve Anneciğim harikasın diye bir ses duydum hemen ardından başımı yer hizasında yavaşça uzatarak baktım ama sadece Ahmetin abisini yatakta oturur vaziyette gördüm arkası bana dönük gibiydi yani biraz çaprazlama kalıyordu biraz daha eğilince daha hala aklıma geldikçe kendimden geçtiğim sahneyi gördüm.. Fatma Teyze oğlunun önünde diz çökmüş ve sikini ağzına alıyordu.. İşte bu dedim kendi kendime o kadar tahrik olmuştum ki anlatamam bir yandan da kıskanıyordum sonuçta o benim hayallerimi süsleyen kadındı ama o kadar tahrik oluyordum ki kıskançlık 2. 3. planda kalıyordu.. Benim baktığım açıdan herşey tam görünmüyordu çaprazlama gördüğüm için Ahmetin abisinin sırtını ve sikinin ucunu görebiliyordum tabii fatma teyze ağzından çıkarınca 🙂 Fatma teyzenin de başını kısmen görebiliyordum ağzına aldığı zaman tamamını aldığını anlayabiliyordum çünkü kafasını dibine kadar bastırıyor ve biraz öyle bekliyordu oğlu ise offff anneciğimmm harikasın diye fısıltıyla inliyordu arada sırada elleriyle Fatma teyzenin başından kavrayıp daha hızlı sakso çekmesini sağlıyordu Fatma teyze de o kadar iştahlı yalıyordu ki neredeyse izlerken boşalacaktım.. Sonra biraz toparlandılar ben de hemen ahmetin odasına doğru yöneldim yani eğer odadan çıkacak olurlarsa ben geçici olarak Ahmetin odasına girecektim.. O sırada ahmetin abisinin sesini duydum anne kapıyı kapatalım mı ? Yok oğlum hem hava alsın biraz hem de Ahmet gelecek olursa onu duyalım dedi.. Ahmet gelmez değil mi ? Sanmıyorum oğlum arkadaşında dedi (beni kastederek)(Şimdi ve sonra ismimi hiç kullanmıycam abisinin ve babasının ismini de kullanmıycam.) Abisi de haa iyi çocuk yaa o dedi.. Fatma teyze de manalı manalı hııı tabi tabii ne demezsin dedi.. Abisi neden anne ne oldu ki diye sordu.. (kalbim küt küt atmıştı.) Fatma teyze hiiç diye geçiştirdi o an birazcık rahatlamıştım aradan biraz zaman geçince oldukça sessiz inleme sesleri duydum ve kapıya tekrar yaklaştım.. Aman tanrım bu kadar güzel bir sahne olamazdı.. Fatma teyze yatakta domalmış elleri ve başı yerde poposunu oğluna doğru vermişti.. Oğlu da tam arkasında kalçalarının kenarlarından sıkıca kavrayarak annesini beceriyordu ve benim izlediğim noktadan oldukça belirgin görünüyordu ikisinin de arka çaprazında kalmıştım ve kapı aralıklı durduğu için arada bi kapıyı kendime siper ediyordum.. Oğlu gitgide hızlanıyordu ve anneciiimm ne kadar da tatlı bir amcığın var ben bunu nasıl bırakıp gideyim bırakılacak gibi değil yaa bu diyordu.. Fatma teyze de bunları duydukça daha da çıldırıyor ve o da tahrik etmeye çalışıyordu.. Sik oğlum annenin o tertemiz amcığını sik sik aslanım canımm oğlumm benimmm baban sikmiyor sen sik yavrummm annen sana kurban olsun anneni nasıl istiyorsan öyle sik aşkımm domaltarak mı sikmeyi seviyorsun anneni ? Evet anne sana bayılıyorum seni her şekilde sikmeyi seviyorum anneciiimmm.. O zaman hadi götümden de sik aşkımm benimmm.. Anne bunu benden isteme biliyosun bundan tiksiniyorum o hariç ne istersen yaparım.. Hadi ordan amımı da yalamıyosun.. (Buradan 2 tane çok çok özel bilgi çıkarmıştım.. Amının yalanmasını çok seviyordu ve arkadan vermek istiyordu bu bilgileri cebe atmıştım 😉 Hadi oğlumm devam et sakın durma offf annee ben geliyorumm.. sakınn dedim ben boşalmadım.. Nolursun canım oğlummm nolursun durma devam et sik anneciğini.. anneciiiiiimmmm diyerek iyice kenetlendi ve sonra hemen geri çekilerek üzerine boşaldı ve resmen bitmişti.. Ulan sen ne biçim çocuksun ben senin annenim sana kendimi siktirmem benim için ne kadar zor biliyor musun ? Ben herşeyi görmezden gelip seninle böyle yasak yasak beraber olayım bu kadar günaha gireyim sen de anneni boşaltmadan dön kıçını yat orosbumuyum lan ben dedi.. Anne ne alakası var altı üstü boşaldım yine yaparız.. Tabii ki yapacaksın bugün akşama kadar anneni sikeceksin yoksa seni babana söylerim.. Anne saçmalama ne diyeceksin babama oğlun beni iyi sikemiyor mu diyeceksin ? Hayır oğlum seni o arkadaşım dediğin çocuk Ahmetin odasında sikerken yakalamıştımya onu söyleyeceğim babana senin oğlun ibne diycem bakalım ne diycek dedi.. Anne bu konu hakkında bir daha konuşmuycaz demedim mi onlar geçti yok artık öyle birşey.. Ben şok olmuştum meğer Fatma teyze oğlunun kendini siktirmeyip kadınlara ilgi duyması için ona kendini siktiriyordu anlaşılan.. Ben resmen bir çuval dolusu sırla parmakuçlarımda yürüyerek kasetleri aldım ve aynı hassasiyetle evden çıktım.. Evde 10-15 dk ancak geçirmiştim ama zamanlamam yine mükemmeldi hiç kimse beni farketmemişti.. Bu kez de evdekilerin şüphelenmelerinden korkuyordum.. Koşarak fırına gittim ekmekleri alıp eve döndüm.. Annem nerde kaldığımı sordu ben de bakkaldaki ekmekler çok kötüydü ben de gidip fırından aldım dedim ama hiç şüphelenmediler.. Ahmete de anahtarı verdim ama anahtarı verirken bizimkiler evde miydi diye sordu.. Ben de kapıyı çaldım bikaç sefer ama açan olmadı ben de anahtarla girip kasetleri alıp çıktım salonda kimse yoktu dedim.. Ahmette kapı kilitli miydi diye sordu.. Hayır dedim.. O da pek önemsemedi neyse boşver dedi ve o gün de öyle geçti.. Bu sırada enseste merakım giderek artıyordu bunları düşünmek bile beni çıldırtıyordu.. İster fantazi olsun ister gerçek bunlardan tarif edilemez bir haz alıyordum.. Devamını bekleyin…

Dershanede Öğrencisine Veren Öğretmen

Selam, ben Ayla, İstanbulda özel bir dershanede Rehberlik Öğretmeniyim ve evli bir hatunum. Biraz kendimden bahsedeyim, beyaz tenliyim, hafif balık etliyim, boyum 1.73, kilom 65, herkesin sütün gibi dediği güzel bacaklara sahibim. Bundan yaklaşık 10 gün önce dershanede odamda çalışıyordum. Üzerimde eteği dizimin 1 karış üzerine gelen bir turuncu elbise ve elbiseyle uyumlu turuncu parlak ayakkabılarım vardı. Hava sıcak olduğu için çorap giymemiştim. Gün boyu erkek öğrencilerin gözü üzerimdeydi. Doğrusunu söylemek gerekirse bundan çok zevk alıyordum.

Bir ara, aşağıya idareye ders çizelgesini götürmeye gittim. Tekrar odama çıkarken, adı Orhan olan öğrencimi gördüm ve selam verip merdivenlerden çıkmaya başladım. Orhan da arkamdan çıkıyordu. Tam yolu yarılamıştım ki, kat arasındaki boy aynasından Orhan’ın yansımasını gördüm. Telefonunu eteğimden aşağı tutmuş, altımı kameraya alıp, bir yandan da içime bakmaya çalışıyordu. Ben bozuntuya vermeyip odama geçtim. Orhan’ın bu davranışı beni son derece tahrik etmişti ve amım sulanmaya başlamıştı. Ne yapıp edip Orhan’a kendimi siktirtmeliydim. Hemen sınıfına gidip, Orhan’a, çıkışta yanıma gelmesini söyledim. O da sorular olduğunu, geç çıkacağını, yarın gelebileceğini söyledi. Ben de, saat kaç olursa olsun bekleyeceğimi, meselenin çok mühim olduğunu söyledim ve odama döndüm.

Orhan uzun boylu, beyaz tenli, saçları hafif uzun, sarışın, yakışıklı ve filinta gibi çocuktu, arada sırada yanıma gelir ve konuşurduk. Ama yanıma hep etek giydiğim zaman gelirdi. Anlayacağınız dershanenin en abaza öğrencilerinden biriydi. Orhanın gelmesine yakın külodumu çıkarttım ve çekmeceme koydum ve amımla oynayarak beklemeye başladım. Kapı tıkladı, kalktım açtım. Orhan sonunda gelmişti. Hemen, “Geç otur bakalım!” dedim ve ardından kapıyı kapatıp kilitledim. Orhan şaşırmış vaziyette, “Ne oldu hocam? Niye kilitlediniz kapıyı?” dedi. Ben de, “Bu saatte dersanede sadece bekçi kaldı, ama yine de güvenemiyorum, bu konu çok önemli!” dedim, geçtim Orhan’ın karşısındaki koltuğa oturdum ve bacak bacak üstüne attım, biraz da eteğimi yukarı sıyırdım. Orhan kaçırır mı? Hemen bacaklarıma bakıyordu. “Bacaklarımı beğendin mi canım?” dedim. Orhan biraz kısık sesle, “Çok güzeller hocam!” dedi. Ben de, “İşte tam bu konuyu konuşmak için seni çağırdım!” dedim. “Nasıl yani hocam?” dedi. “Seni bu gün beni etek altı videoya alırken gördüm!” dedim.

Orhan hemen kendini savunmaya başladı. Ben de, “Aaaa Orhan’cığım bahane uydurma, alan razı veren razı!” diyerek, eteğimi belime kadar sıyırdım. Külotsuz olduğumu gören Orhan’ın siki anında çadırı kurdu. Ben de, “Oooo senin ufaklık anında ayaklandı!” dedim. Orhan da, “Yakından görmek istermisin hocam?” dedi ve sözünün bitmesiyle sikini bir hamlede çkarıp ağzıma dayadı. Ben de hemen taşaklarını avucuma aldım ve ovalamaya başladım. Bir yandanda sikinin ucunu somuruyordum. Orhan da bacaklarımı elleyip, amıma parmak atıyordu. Orhan siki tam kalktığında ben şoke olmuştum, 18 yaşındaki bir çocuğa göre bir hayli büyük bir siki vardı. Böylece 5 dakika yaladıktan sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve ateşlice öpüşüyorduk…

Sonra masama domalttı beni ve arkama geçip, sikini amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. O pozisyonda ayağımda ayakkabılarla rahat değildim, ayakkabılarımı çıkarıp, yeniden masaya domaldım ve “Oynama, sok hadi!” dememle, sikini amıma köklemesi bir oldu. Ben çığlık atmamak için dudaklarımı ısırdım ve seri seri nefes alıp vererek, kısık kısık inlemeye başladım. Amımı sert sert ve hızlı hızlı sikerken ben ikinci Orgazmımı yaşıyordum, ama Orhan’da halen tık yoktu, çocuk tam bir sikiş makinesiydi. 9-10 dakika sonra kapım tıklandı. Bekçi ne zaman çıkacağımı sordu. Orhan amıma köklemiş halde hareketsiz beklerken, bekçiye yarım saate çıkacağımı söyledim. Bekçi de, “Tamam hocam!” diyerek uzaklaştı kapıdan. Orhan 5 dakika daha amımı pompaladıktan sonra sikini amımdan çkarıp ağzıma verdi ve ağzıma patladı. Döllerinin hepsini yuttum…

Siki inmemiş, halen kazık gibi duruyordu. Az biraz soluklandıktan sonra beni belimden tutup tekrar domalttı. Bu sefer sikini götüme dayadı. Ben hemen olmaz dedim. Ama Orhan dinlemiyor, “Her gece sikme hayallerini kurup 31 çektiğim bu götü illa sikecem hocam!” diyordu. Orhanın yoğun isteğini kıramadım ve peki dedim. Daha doğrusu, kendimden kaç yaş küçük yakışıklı bir gencin götüme duyduğu hayranlık gururumu okşamış, dişiliğimi tetiklemişti. Çantamdan el kremimi çıkarttım ve sikini kremledim, biraz da götümün deliğine sürdüm. Orhan arkama geçti ve hafifçe sikini götüme iteklemeye başladı. Ben daha, “Yyavaşşş!” demeye kalmadan, az önce amıma yaptığı gibi, aniden götüme kökledi. Sanki götüm ortadan yarılmıştı, çok acıyordu ve acıdan altında kıvranıyordum. Orhan hepsini sokmuş, sert ve hızlıca sikiyordu götümü. 10 dakika sonra sarsılarak, bu kez de götüme boşaldı. Tam boşalırken siki öyle çok şişmişti ki, sikinin damarlarını götümün derinliklerinde hissedebiliyordum.

Sikini götümden çkardığında sikinin ucunda biraz kan vardı. Islak mendille kanı sildim ve oturup birer sigara yaktık, dinlendik. Ama Orhan’ın azgınlığı geçmemişti, daha sigaralarımız bitmeden siki yeniden kalkmıştı. Sikini sıvazlayarak, bana ayakkablarımı giymemi ve masaya oturmamı söyledi, “Seni öyle sikecem!” dedi. Ben de dediğini yaptım. Bacaklarımın arasına yanaşıp, beni masama sırtüstü yatırdı ve bacaklarımı iki yana açarak yukarıya kaldırdı, sikini yavaşça amıma kökledi ve sikmeye başladı. Bir yandan ayak bileklerimi ve topuklarımı yalıyor, beni becerirken de, ne kadar güzel bacaklarımın olduğunu söylüyordu. Boşalmasına yakın tempoyu arttırmıştı. Taşakları sürekli götümün deliğine çarpıp şak şuk ses çıkartıyordu. Ben kaçıncı Orgazmım olduğunu saymıyordum artık. Çok geçmeden bağıra bağıra içime boşaldı…

Orhan’ın sikini amımdan çıkardığında, ucu mosmor olmuştu ve halen dimdikti. Nerdeyse birdaha sikecekti, o derece yani. Orhan, “Hadi toparlanalım artık canım, bekçiye görünmeden çıkalım!” diyerek çekmeceden külotumu aldım giymek için. Fakat külodumu elimden kaptığı gibi, “Seni bu akşam bırakmam hocam, evine gidelim orda devam edelim!” dedi. Ben de, “Olmaz, kocam evde canım!” dedim. “Kalk ozaman seni son olarak bizim sınıfta sikecem!” dedi. “Saçmalama Orhan, yeter, bitirdin, mahvettin beni! Hadi çık, herkes evine!” dedim…

Yalvaran gözlerle, “Nolur hocam, sadece 2 dakika! Fantazilerimde olduğu gibi, sizi sınıfta, kendi sıramda, 2 dakika bile olsa sikeyim!” dedi. Pek gönüllü olmasam da toparlanıp onu takip ettim, sınıfa geldik. Orhan pantolonunu sıyırdı ve sırasına oturdu. İsteği üerine ben de eteğimi sıyırıp sikinin üzerine oturdum ve zıplamaya başladım. Orhan da alttan amıma köklerken, aniden kapı açıldı ve “Oooo Ayla hanım, kolay gelsin, seni böyle bilmezdim!” diyerek bekçi içeri girdi. Ben şaşkınlıktan ne yapacağımı bilmeden, korku ve utançla, Orhan’ın yarağı üzerinde kalakaldım. Orhan’ın da ödü bokuna karıştı. İçimden (Şimdi boku yedik! İkimizi de dersaneden atarlar kesin!) diye geçirirken, o anda olay beklemediğim bir şekil aldı, bekçi iyice yanımıza yaklaşarak, “Benden sır çıkmaz Ayla hanım, yarım bırakmayın, lütfen devam edin!” diyerek, sikini bir hamlede çıkarıp elime verdi…

Ben bekçinin sikini okşarken, Orhan içime boşaldı ve altımdan çıktığı gibi toparlanıp, arkasına bile bakmadan kaçtı gitti. Sınıfta bekçiyle tek başıma kalmıştım, mecburen ona da (Sus Payı) verecektim. Bekçinin sikini ağzıma alıp biraz yaladıktan sonra, sıranın üstüne domaldım. Bekçi de, 1 seferi amıma, 1 seferi götüme olmak üzere, 2 posta attıktan sonra, öpüşüp ayrıldık…

Artık her Çarşamba akşamı, dersanede kimse kalmayınca, Orhan’la birlikte, bekçinin odasında (orda Çekyat olduğu için) sikişmeye başlıyoruz. Bekçi de binayı kontrol edip, dış kapıları kilitledikten sonra geliyor, bize katılıyor!