Emre İlk Erkeğimdi – 2

Emre ile yaşadığım ilk deneyimimi sizlere anlatmıştım. İlk deneyim sonrası birkaç gün boyunca arkamda ağrı ile dolaştım. Bir yandan da içimde artan bir pişmanlık hissi vardı. “Neden bunları yaşadım, ya Emre birilerine bunları anlatırsa ben ne yaparım?” şeklindeki sorular sürekli zihnimi kurcalıyordu. Belki aktif olarak bir kez de ben Emre’yle birlikte olabilseydim bu sorular kafamı bu kadar kurcalamazdı. Gerçi yaşadıklarımızı düşündükçe aktif olamamak beni üzmüyor, hayal ettikçe yaşadıklarımızı Emre’nin içimde oluşu, onun ağırlığı altında ezilmek ve o sıcaklığı içimde hissetmek geliyordu aklıma. Aradan bir hafta falan geçmesine rağmen Emre ile bu konuda hiç konuşmamış hatta birbirimize yakın olmamıştık. Bir gün etrafta kimse yokken bana geldi ve “Seninle yaşadıklarımız hiç aklımdan çıkmıyor, lütfen tekrar birlikte olalım bunun seninle aramızda kalacağını çok iyi bilmeni istiyorum” dedi. Direkt olarak “Hayır, bunu bana bir daha sakın teklif etme!” dedim. Çok şaşırdı, kızardı, ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemedi. Yanından ayrılmadan öylece durdum. Bir süre ne söyleyeceğini düşündü kafasındakileri toparladı ve “Şimdilik tekrar birlikte olmayı kabul etmesen de bil ki sen ne zaman istersen ben seni istiyor olacağım. Ve yine söylüyorum ki her şey sonsuza kadar aramızda kalacak.” dedi. Bu cevaptan çok hoşnut olmuş reddedilmesine rağmen bu şekilde konuşması beni çok rahatlatmıştı. “Sırrımız olarak kalacağına güvenmek istiyorum ama bunu bir daha yaşamak da istemiyorum.” dedim. Aradan haftalar geçti ama bu süre zarfında sürekli yaşadıklarımızı hatırlıyor, içten içe aynı zevki tekrar yaşamak istiyordum. Kendimi frenlemek içinse elimden geleni yapmaya çalışıyordum. Sonra yavaş yavaş direncim kırılmaya başladı. Banyoda gizliden gizliye kendime bir şeyler sokmaya başladım ilk tecrübemi hayal ederek. Bu arada Emre ile aynı ortamlarda da bulunuyorduk. Çaktırmadan bana bakışları beni kışkırtıyordu. Evde yalnız kaldığımda ilk giyinme denemelerim başlamış oldu. Siyah ince çoraplar giyinip kendime bir şeyler sokarak tatmin olmaya başladım ama hiçbiri gerçeğinin yanına bile yaklaşamıyordu. Bir gün dört beş arkadaşla birlikte Yusuf adında bir arkadaşın evine gittik. Emre de vardı bu arkadaşların arasında. Bir süre sonra Emre, ben ve ev sahibi olarak Yusuf kalmıştık ki evde, ev telefonu çaldı. Yusuf telefona bakmak üzere oturma odasına koştu. Arayanın gelen seslerden şehir dışından dayısı olduğunu anlamıştım ki, uzunca bir sohbete daldılar. Emre ile sürekli aynı ortamlarda olmamıza rağmen pek yakın olmuyorduk normalde ama bu kez yalnız kalmıştık. Hiçbir şey konuşmadan uzun uzun beni süzdü gülümseyerek. Aslında hoşuma gitse de ayağa kalktım gözlerimi kaçırmak için ve arkamı dönüp pencereye doğru yürüdüm ve perdenin arkasından sokağa bakmaya başladım. İçerden hala Yusuf’un telefonla konuştuğunun sesi duyuluyordu. Ben sokağı izlerken arkadan yılan gibi süzülerek dibime geldiğini fark etmedim. Elini kalçamda hissettiğimde havaya sıçradım ve bir adım kaçarak “Ne yapıyorsun Emre, delirdin mi? Ya içeri Yusuf girse birden ne olur? Ne anlatırız?” dedim. Gülümsedi ve “ Korkma evde Yusuf’tan başka kimse yok, o da hala telefonla konuşuyor.” Hem Yusuf olmasa demek izin verir miydin sana dokunmama? Tek problem Yusuf mu?” dedi. Aslında haklıydı. Ben de istiyordum ama günah, insanlar duyar, duyarsa ne der, ben ne yapıyorum mevhumlarıydı beni frenleyen ama içten içe de kendime engel olamıyordum. “Emre ben de çok istiyorum ama bunu yapmamız da doğru değil.” dedim. “Eğer sen de aktif olmak istiyorsan kabul ediyorum.” dedi Emre. Meselenin o olmadığını söyledim. “O halde sen de istiyorsan kabul et.” dedi. “Peki” dedim. “Kabul ediyorum ama son kez olacak fakat ayaküstü hızlı bir kaçamak olmasın, uzun uzun yaşamak istiyorum bunu.” dedim. Anlaştık Emre’yle. Fakat yer problemi vardı. Emre ailesinin bir düğün için iki hafta sonra şehir dışına çıkacağını abisiyle yalnız kalacaklarını hafta sonu gündüz abisi evde olmayacağı için evlerini kullanabileceğimizi söyledi. İki hafta sonra Emre’nin ailesi Cuma gününden şehir dışına çıktı. Cumartesi sabah erkenden buluşacaktık Emreyle. İçim içime sığmıyor, büyük bir heyecanla Cumartesi sabahının olmasını bekliyordum. Cumartesi sabahı erkenden kalkıp duşumu aldım giyinip Emrelere gittim. Eve vardığımda abisiyle kahvaltı yapıyorlardı. Beni de davet ettiler masaya. Beraber kahvaltı yapıp, sohbet ettik. Emrelerin giyim mağazaları vardı ve Ahmet abi de bu mağazaya bakıyordu. Emre’ye evden çıkmadan gün içerisinde dükkana uğrayıp uğramayacağını sordu. Emre de arkadaşlarla plan yaptığımızı uğrayamayacağını söyledi. Ahmet abi de tamam keyfine bak o zaman, ancak ben de akşam iş çıkışı kız arkadaşımla buluşacağım geç gelebilirim, hatta hiç gelmeyebilirim sorun olur mu dedi ve güldü. Biz de güldük. Emre de “Yok abi ne sorun olacak, sen de keyfine bak.” dedi. “Tamam sorun olmaz, tek kalırım evde diyorsan akşam ben yokum” dedi ve evden çıktı. Böylece gece de bize ait olmuştu. Ahmet abi çıkar çıkmaz Emre “Hadi” dedi. Birlikte hemen Emre’nin odasına geçtik. Üzerindeki pijamasının üstünü bir çırpıda çıkardı ve pijamasının altını çıkaracakken elini yakaladım. Bu kadar acele etme bütün gün zaten bizim olacak biraz sabırlı ol deyip elinden tutup yatağa oturttum. Yanına oturarak biraz konuşalım dedim. “Olur.” dedi sadece. İlk birlikteliğimizden sonra çok suçluluk duygusu yaşadığımı, ayrıca sırrımızı açığa vermesinden de çok korktuğumu fakat yaşadıklarımızdan da çok zevk aldığımı fakat sırf bu zevki son kez yaşayıp bir daha bu şekilde bir şey yaşamamam gerektiğine karar verdiğimi söyledim. Emre ise sırrımızı kesinlikle açığa vermeyeceğini bunun benim için olacağı kadar kendisi için de riskini hatırlattı ve rahat olmamı söyledi. İlk ilişkimizden sonra beni hayal ederek defalarca mastürbasyon yaptığını ve aklından çıkmadığımı söyledi ve bir şey soracağını ama kızmamamı istedi. Sormasını istedim. “O gün hiç kalkmamıştı sikin, her zaman mı öyle yoksa o günlük mü bir şeydi?” dedi. “Açıkçası ben de bilmiyorum en başta heyecandan diye düşündüm ama sonra sen içime girdikten sonra çok zevk aldım ve kalkıp kalkmamasını umursamadım” dedim. “Peki bugün sence kalkacak mı, sen de beni sikmek istiyor musun?” dedi. Aslını istersen sadece seni içimde istiyorum ama sen de hissetmek istiyorsan denerim dedim. Hayır sen istemezsen ben sadece seni sikmek erkeğin olmak istiyorum dedi. Evet sadece erkeğim ol o zaman dedim. Karım olduğuna göre sana bir de isim bulalım dedi Birkaç isimden sonra Işıl da karar kıldık. Tüm bu konuşmalar ateşimi yükseltmişti. Emre’de eliyle pijamasının içine elini soktu ve sıvazlamaya başladı. Bak nasıl da sabırsızlanıyor, daha fazla bekletme bunu dedi. Geçen sefer denememe rağmen yapamadığım şeyi bu kez gerçekleştirmek istiyordum. Elimle pijamasını sıyırdım ve aletini ortaya çıkardım. Hafifçe yan uzanarak Emre’nin aletini öpmeye başladım. Başlangıçtaki korkak öpücüklerimi hafif dil darbeleri takip etti. Elleriyle başımı tuttu ve kendine doğru bastırmaya başladı. Yala aşkım bunu ne kadar istediğini göster bana köküne kadar yala dedi. Emip yalamaya başladım. Çok güzel işte böyle ama dişlerini kaçır canımı acıtmadan yala kadınım dedi. Bir süre daha yaladıktan sonra beni doğrulttu ve üzerimdekileri çıkardı. Karnımın altına bir yastık koyarak yatağa yüzüstü uzanmamı sağladı. Arkama geçerek kalçalarımı iki yana ayırdı ve orta parmağını iyice tükürükleyerek içime sokmaya ve bir taraftan da sırtımı, kalçalarımı öpmeye başladı. Bir süre deliğimi alıştırdıktan sonra doğruldu ve arkama geçti. Aletinden akan sıvılar iyice ıslatmıştı başını. Deliğime getirip dayadı ve kendini kasma kadınım bak nasıl da hoşuna gidecek dedi ve yavaşça yüklenmeye başladı. Sanırım kendimi tatmin etmelerim faydasını göstermiş olsa gerek ilkinde yaşadığım acıdan eser yok hafifçe bir acıyla zevk duymaya hemen başlamıştım. Emre’nin gidiş gelişleri giderek hızlanmış ben de inlemeye başlamıştım. Hem böyle zevkten inliyor hem de erkeğini reddediyorsun değer miydi beni bu kadar reddedip bekletmene, bak nasıl da hoşuna gidiyor halbuki” dedi. “Hayır, haklısın erkeğim” dedim. O haldeyken, zevkin doruklarındayken başka ne denebilirdi. Bundan sonra ben ne zaman istersem bana yani kocana siktireceksin bu götü değil mi kadınım dedi. Evet, evet erkeğim bu göt senin , ne zaman istersen sikeceksin dedim. Bunları söylerken Emre iyice hızlanmış azgın bir hayvan gibi pompalamaya başlamıştı. Başlardaki nazik giriş çıkışlar yerine köküne kadar sokuyor hızla pompalıyordu. Sonunda elleriyle omuzlarımdan tutup beni kendine doğru çekerek içime boşalmaya başladı. Erkeğimin altında zangır zangır titriyor, içimde kasılıp gevşeyen sikinin tadını çıkarıyordum ki Emre doğrulmaya yeltendi. Sakın çıkma tadını çıkarmak istiyorum. Lütfen çıkma erkeğim dedim. Bütün ağırlığıyla üzerime bıraktı kendini. Hala derin derin nefes alıyor aleti içimde kasılıp gevşiyordu. Bir süre öyle dinlendikten sonra aleti ufalmış ve içimden kendiliğinden çıkmıştı. Emre de yatağa doğru kendini bıraktı sırtım ona dönük şekilde ben de yan döndüm ve arkadan bana sarıldı. Bunun harika olduğunu ve kesinlikle bir kızdan daha sıkı daha güzel olduğumu söyledi. Kalçalarımı okşadı omuzlarımı ve boynumu öptü. Uzun süre yatakta oynaştıktan sonra kalkıp banyoya girdi. Bende arkasından banyoya yöneldim ve beraber duş alıp banyodan çıktık. Üzerimi giyecektim ki Emre “Madem benim kadınımsın, bir kadın gibi giyineceksin” dedi ve dolabından bir poşet çıkararak bana uzattı. “Beni bu denli mutlu eden kadınıma bazı hediyelerim var.” dedi. Poşetin içerisinde iç içe poşetlenmiş kadın kıyafetlerini çıkarmaya başladım. Emre giyim mağazalarından bir kadının ne tür giysilere ihtiyacı olursa hepsini getirmişti. Siyah renkte dantelli bir kilot, beyaz renkte dolgulu bir sütyen, siyah ince çoraplar, kırmızılı, ekose, pileli kolej eteği ve beyaz renkte saten bir gömleğin yanı sıra mağazalarındaki mankenlerde kullandıkları peruklardan da bir tane sarı renk getirmişti. Bunları çıkarınca poşetlerden hemen şöyle dedi “Işılım, canım lütfen beni kırma, sadece dene istemezsen yine çıkar” dedi tepki verme ihtimalimi düşünerek. Oysa ben sabırsızlanıyordum elbiseleri giymek için. “Sadece seni kırmamak için deneyeceğim ama ben bunları giyene kadar yanımda olmayacaksın.” dedim ve yatak odasına yöneldim. Odaya geçince elimdekileri yatağın üzerine dizdim ve sırasıyla önce kilodu, sütyeni siyah ince çorapları gömleği ve eteği giydim sonra peruğu da taktım ve aynanın karşısına geçtim. Üzerimi ve peruğumu düzeltip aynada kendimi şöyle bir süzdüm. Bir şey eksik kalmıştı o da makyajımdı. Hemen makyaj malzemelerinin orada olacağını düşünerek aynalı konsolun en üst çekmecesini açtım. Evet tüm makyaj malzemeleri oradaydı. Acemi bir makyaj olmamasına gayret ederek biraz fondöten sürdüm gözlerime hafifçe kalem çektim, kirpiklerime rimel sürdüm gözlerime hafifçe yeşil renkte far sürdüm ve kırmızı kahve arası bulduğum ruju da sürerek tekrar ayağa kalktım ve aynada kendimi izlemeye başladım kafamı çevirdiğimde Emre’nin kapının aralığından beni izlediğini gördüm. “Ancak bu kadar olabilir, bu kadar yakışabilir, inanılmaz güzel olmuşsun Işıl, ben bunları getirirken mağazadan acaba giyer misin diye çok düşünmüştüm ama o kadar güzel oldun ki hem de böylesi zevkle giyinmen üstüne bir de makyaj yapman inan çok hoşuma gitti.” Teşekkür ettim güzel sözleri için devam edecektim ki. Kendisi başladı söze tekrar “ Bu arada demin yine kalkmadı seninki bu da gözümden kaçmadı demek ki sen benimle sadece pasif olarak birlikte oluyorsun. Bugün seni mahvedeceğim, seni bu kadar güzel bu kadar istekli yakalamışken bırakamam hem gece de biz de kalmanı istiyorum duydun abim de gelmeyecek gece kesin benimlesin. Seni bırakamam çünkü bir daha beni istememenden korkuyorum. Her ne kadar demin sevişirken ne zaman istersem tamam diyeceğini söylesen de sana belli olmaz hayır diyebilirsin sen, o nedenle seni bugün bırakmam.” dedi. Nefes almasını, rahat olmasını söyledim beni çok mutlu ettiğini, bir daha naz yapmayacağımı ne zaman isterse o zaman kabul edeceğimi, hayır dersem bu sözlerimi hatırlatmasını söyledim. Elimden tutarak beni kendine doğru çekti ve öpüşmeye başladık. Elleriyle kalçalarımı sıkıyor, dudaklarımdan boynuma iniyor tekrar dudaklarıma doğru çıkıyordu. Elleriyle eteğimi hafifçe sıyırıp bacaklarımı okşamaya ve kalçalarımı okşayıp sıkmaya başladı. Bir yandan da aynadan kendimizi izliyorduk. Tamamen bir kadın olmuş kendimi erkeğimin kollarına bırakmıştım. Gömleğimin düğmelerini açıp boynumdan göğüslerime doğru inmeye başladı. Bir yandan da dantelli kilodumun içine ellerini sokup iyice avuçlamaya başlamıştı kalçalarımı. “Bunları çıkarmadan sikeceğim seni aşkım.” dedi. Elinden kurtulup yatağa uzandım üzerindekileri çıkarıp yatağa geldi ve sikini bana uzattı. Başla bakalım yalamaya, en iyi muameleni yap ki seni yarağa doyurayım dedi. O koca alet ateşe kesmiş bense dilimle onu soğutmaya çalışıyordum. Gömleğimi çıkardı, daha fazla sabredemem dedi ve beni bir çırpıda domaltıp arkama geçti. Eteğimi yukarı sıyırdı ve kilodumu yana çekerek sikine yol buldu, kafasını deliğime dayadı ve o harika yarak için yanıp tutuşan kasılıp gevşeyen deliğime bu kez yavaşça değil bir çırpıda giriverdi. Belimden kavrayarak bir hızlı bir yavaş gidip gelmeye başladı. Bir eliyle beni kendine çekiyor bir eliyle de bacaklarımı ve popomu okşuyor, kalçalarıma hafif hafif tokatlar atıyordu. Zevkten ininm inim inliyordum Bu sırada elini alttan sikime attı ve şöyle bir yokladı. “Bak benim elimde zerre erkekliğin kalmıyor, seni inlete inlete sikiyorum.” dedi ve içimden çıkmadan ayağa kalktı ve tekrar yüklendi bu kez şimdiye dek hiç olmadığı kadar içime girmiş aklım başımdan gitmişti. Kendimi yatağa bıraktım o da benimle birlikte kendini yatağa bıraktı. “Noldu, çok mu büyük geldi, ne demişler yiyemeyeceğin yarağın altına yatmayacaksın Işılım” dedi. “Off çok büyük ama harika sikiyorsun erkeğim. İstediğin gibi vur, bu göt senin, ben de senin orospunum.” dedim. Bir süre daha bu pozisyonda gidip geldikten sonra yavaşlamaya başladı. Yorulduğunu anlayarak üzerimden attım ve yatağa sırt üstü yatmasını sağladım. Kilodumu çıkarıp üzerine geldim ve yüzüm ona dönük şekilde aletini tuttum ve girişine bakmasını söyleyerek eteğimi sıyırdım ve yavaşça yarağının üzerine oturup kalkmaya başladım. Her defasında kafası içime giriyor ve tekrar çıkıyordu sonunda dayanamadı ve kalçalarımdan tutarak beni o harika yarağın üzerine tamamen oturttu. “Al onu içine, dışarıda kalmasın hiç hep içinde kalsın, yoksa senin gibi bir orospu nasıl doyar yarağa.” dedi. Hem öne geri gidip gelmeye hem de zaman zaman kıvırmaya başladım. Kalçalarımı kıvırdıkça içimde yarağı her yere değiyor beni zevkin doruklarına taşıyordu. Bu sırada hafifçe bir sertleşme hissettim benim alette. Emre de o noktaya baktığından fark etmiş olsa gerek “Buna ne oldu da hareketlendi böyle.” dedi. Aslında tamamen sertleşmemiş sadece hafif bir dolgunluk kazanmıştı fakat ben o kadar zevk alıyordum ki nerdeyse boşalmak üzereydim. “Boşver sen onu, sen götümün tadını çıkar; o kadar zevk alıyorum ki boşalacak gibi oluyorum” dedim. “Hiç dokunmadan nasıl olur? dedi. Elimle ağzını kapattım ve üzerinde zıplamaya hızlanarak devam ettim. Bir elimle onun bacaklarını ve karnını okşuyor bir elimle de kendi karnımı ve göğüslerimi okşuyor, sıkıyordum. Bacaklarımı okşamaya ve kalçalarımı sıkmaya başladı. Bu sırada ben birden boşalmaya başladım hem de dokunmadan. Bir süre sonra devam edemez hale geldim. Emre de benim bu halimden ötürü durdu ve birkaç dakika dinlenmeme fırsat tanıdı. Biraz dinlendikten sonra hadi beni ağzınla boşalt kadınım dedi. Olur dedim ve hala ayakta olan o harika aleti ağzıma almaya başladım. Bir yandan dilimle her yerini yalıyor diğer yandan da elimle sıvazlıyordum. Fazla sürmeyeceğini kendisinin de hemen boşalacağını söyledi. İsterse sabah kadar yalayabileceğimi, erkeğimin bunu hak ettiğini söyledim. O halde döllerimin hepsini de yalayacaksın dedi. Tepki vermeden yalamaya, başını emmeye devam ettim. Ben bir yandan başını emip gövdesini elimle sıvazlarken müthiş bir hızla genzime tohumlarının değdiğini, sıcak sıcak tohumlarının ağzıma fışkırdığını fark ettim. Bir an refleks olarak kaçmaya çalışsam da başımdan tutup kendine doğru çektiği için bunu yapamadım ve menilerinin tamamını yuttum. Genel kanaatin aksine tadı bana pek de kötü gelmemişti. Emre’nin sikini iyice temizledikten sonra başımı Emre’nin bacaklarına bıraktım. “Harikaydın aşkım, hepsini yalaman da ayrıca çok hoştu, eğer yetmediyse bak benim karnımda hala seninkiler var bunları da yalayabilirsin” dedi. Emre’nin karnında biriken menileri de kısmen yaladım ve Emre’nin yanına uzandım. O şekilde bir süre uyuya kaldık. Devamı daha sonra…

BODRUM’DA ÜÇLÜ AŞK – Part 1

Masmavi gökyüzü altında, istanbuldan başladığımız yolculuğun sonuna gelmek üzereydik. Bodrum’a yaklaştığımızda hava daha da sıcak ve kuru hissetmeye başlamıştı. Kız arkadaşımla bir dostumuzun bu yaz kullanmayacağı yazlığına gidiyorduk. Teklif ettiğinde çok sevinmiştik. Başka bir arkadaşı da orada olacaktı ama iki ayrı girişi ve ayrılmış iç düzeniyle ev herkeze rahatlık sağlayacak inşa edilmişti. Ayrıca diğer kişi, Serhat’ın da bizim gibi sanatçı olması rahatlatmıştı.

Haritadan bakarak tepede tek başına duran evin bizim ev olduğunu anlamıştık. Harika görünüyordu. Yeşilliklerin yanısıra rengarenk çiçekler bütün duvarları sarmıştı. Arabayla eve yaklaşırken keyfimize diyecek yoktu. Duvarın önünde park edip motoru durdurduğumuzda sadece bir kaç kuşun sesi duyuluyordu.

Eşyalarımızı bagajdan çıkartmadan içeriye girdik. Bakınıp seslendik ama Serhat ortalıkta yoktu. Zaten araba olmamasından da dışarıda olduğunu tahmin etmiştik. Arabamıza dönüp eşyalarımızı aldık. Boş olan odaya yerleşmemiz fazla vakit almadı.

Etrafı tanımak için evin içinde etrafında dolaştık. Binanın manzaraya bakan tarafındaki bahçede büyük olmayan bir yüzme havuzu vardı. En az bir ay kalmayı planlıyorduk. Binanın içinde dolaştık. Terasa çıktığımızda muhteşem manzara karşısında büyülemiştik. Açık denize uzaktan bakıyorduk. Mas maviydi. Hemen aşağıya baktığımızda da kendi havuzumuzu ve bahçemizi görüyorduk. Teras evin en çok yaşanacak yeri olarak hazırlanmıştı. Duvar kenarları kocaman yastıklarda doluydu. Bir yanda Ocak. Serpiştirilmiş sehpalar… Serpil le bir birimize bakıp “Gün batımında yiyip içmek için harika” dedik. Bizi çok güzel bir yaz bekliyor dedik. Bir birimize sarılıp uzun uzun öpüştük. Manzaraya bakmaya doyamıyordum.

Ben resim yapmaya ara verecektim buradayken ama Serpil başladığı romanını yazmaya devam edecekti. Çok verimli olacak gibiydi burası onun için. Serhat sinemacıydı. Onun da buradayken çalışacağını duymuştuk. Belki her kez bir birinin yaratıcılığına katkıda bulunur diye düşündük Serpil’le.

Biraz sonra Serpil “Bence bir kaç gün çalışmayayım ben. Önce keyfini çıkartalım buranın” dedi. ” Haydi mayolarımız giyip bir yerden denize girelim ” dedi. “Tamam! Hadi! ” dedim.

Odamızda soyunurken Sevgilimin o mükemmel vücuduna bakıp ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Minicik bikinisini giydiğinde, herkezin ondan gözlerini ayıramayacağını biliyordum. Kendisine bakılmasından çok hoşlanıyordu. Ilgi odağı olmayı ve özgürlüğünü çok seviyordu. Hayat doluydu. Ben de onunla ancak özgürlüğünü vererek birlikte olacağımı biliyordum. Beraber olduğumuz bu bir yılımız bu şekilde çok güzel geçmişti.

Arabamıza atlayıp daha önceden bildiğimiz bir plaja doğru yola çıktık. Açık pencereden çarpan rüzgar Serpil in sarı uzun saçlarını darmadağın ediyordu. Ikimizde çok keyifliydik. Bodrum denizi yol yorgunluğumuzu alıp götürecekti.

Denize girer girmez de beklediğimiz gibi oldu. Serpil bir çocuk gibi koşarak denize giriyor, yüzüyor, dalıyordu. Birimize sarılıp oynaşıyorduk. Denizin kumun ve güneşin güzelliğini sindire sindire bir kaç saat geçiverdi.

Eve geri dönerken uzaktan, terasta birinin olduğunu farkettik. Serhat olmalıydı. Araba evin yoluna girdiğinde Serhat da bizi farketti. El sallıyordu. Serpil “Bizi gördü bak” dedi beline kadar arabadan sarkıp el sallamaya başladı. Bir yandan da “HEEEEEEY!” Diye bağırıp kahkahalar atıyordu. Serhat bunun üstüne iki kolunu da kaldırıp sallamaya başladı. Onunla iyi anlaşacaktık belliki.

Serhat bizi kapıda karşıladı. Ortak arkadaşlarımız yüzünden gıyaben tanışıyorduk. Bir birimizin ne yaptığını da biliyorduk. Bu ve kişiliklerin uyuşması sımsıcak bir ortam yaratmıştı. Serhat “Geleceğinizi biliyordum. Akşam için yemeklik almaya gitmiştim” dedi. “Teras çok güzel oluyor gün batımında”. Serpil ” Biz de öyle düşündük ” dedi.

Serhat ” Hadi o zaman siz üstünüzü değiştirin sonra da yukarı gelin. Yemeğe başlayalım dedi. “Tamam” deyip odamıza gittik. Ben bir şort ve t-shirt giydim, Serpil de incecik uçuk mavi bir mini elbise. Çıplak omuzları güzel bacakları… Dayanılmaz görünüyordu. Yeni yanmış teni hafif pembeleşmişti. Minik terliklerini de giydi. Terasa çıktık.

Serhat “Tekrar Hoş geldiniz!” dedi karıma şöyle bir alıcı gözüyle baktı. “Harika görünüyorsun deyip sım sıkı sarıldı. Bir eli belinde, bir eli sırtındaydı. Yanağından öptü. Serpil de memnundu bu ilgiden o da cevap verdi. Serhat bana da sarıldı samimice. “Balık aldım. Rakıyla hoşunuza gidermi?” dedi. Tabii dedik. ” Tarık, O zaman sen salatayı yap” dedi bana. Ocağın yakınındaki bankoya geçtim. Domatesleri doğramaya başladım.

Sanki eski arkadaşlarmışız gibi eğlene eğlene yemek yapıyorduk. Serpil özellikle Serhat’ın ilgisini çekmeye çalışıyordu. Sık sık ona sataşıp rahatsız ediyordu. Serhat da hoşlanmıştı bundan.

Izgara üzerindeki balığın kokusu ortalığa yayıldıkca ne kadar acıklığımızı Anladık . Rakıları içmeye çoktan başlamıştık bile. Yerdeki o kocaman yastıklara yerleştik. Serhat bize balıkları getirdi. Biraz daha sakinleşmiştik. Gün batımında yemeğin keyfini çıkartıyorduk artık. Tatlı bir sohbet başladı. Bir birimizi çok az tanıyorduk. Merak ettiğmiz şeyleri sorduk bir birimize. Serpil Serhat’ın kız arkadaşı olup olmadığını sordu. Ciddi bir ilişkisinin olduğunu öğrendik. Çalıştığı için İstanbul da kalmıştı. Bazı hafta sonları gelebilir dedi. Bizim ilişkimizi sordu Serhat. Bir yıldır beraber olduğumuzu söyledik. Bir birimizi sevdiğimizi anlamıştı. Serpilin davranışlarının özgür kişiliğinden geldiğini farketmişti. Bize üstünde çalıştığı filmi anlattı. Serpil yazmakta olduğu yeni romanından bahsetti. Derin derin her konuyu konuştuk. Ben de burada resim yapmayacağımı ama fotograf çekmek istediğimi söyledim.

Sabah yol için erken kalkmıştık. Rakıyı da içinde iyice uykumuz gelmişti. Serpil in gözleri kapanıyordu. Biz yatsak iyi olacak dedik. Serhat, “Tamam o zaman siz yatın ben toplarım ortalığı” dedi.

Kalktı. Serpil in önünde durup elini uzattı. Kalkmasına yardım etti. Serpil sallanıyordu. “Ben seni odana götüreyim” dedi. Cevap vermesine fırsat bırakmadan kucaklayıverdi. O zaman Serhat’ın yakışıklılığının yanında ne kadar iri ve güçlü olduğunu da farkettim Birşey diyemedim. Serpilin mutlulukla gülümsediğini gördüm. Biraz bozulmuştum ama Serpil mutluydu. Onun boynuna sarıldı “Hadi beni yatağıma götür o zaman ” dedi şımarıkca. “Olur tatlı kız” dedi Serhat ve yürümeye başladı. Merdivenlerden yan yan inmek biraz zor oldu. Ben de arkalarından gittim.

Serhat kenara çekilip “Kapıyı açarmısın Tarık ?” dedi. Öne geçip açtım. İçeri girdi. Yatağın yanında durup biraz alçaldı ve Serpil’i yatağa atıverdi. Çok sert olmamasına dikkat etmişti yaptığı şakanın. Serpil şakacıktan ona kızarmış gibi yaptı ardından gülümsedi “Yine de teşekkür ederim” dedi onun gözlerinin içine bakarak. “Seninle tanıştığım için çok mutluyum” dedi, Serhat “Şimdi güzel güzel uyu sabah görüşürüz deyip eğildi. Serpil’i yanağından öptü. Bana dönüp omuzumu tuttu. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Çok güzel vakit geçireceğiz. ” dedi. “Evet ” diye Cevap verdim. Odadan çıktı.

Soyunup yatağa girdim. Serpil yatağın içinde elbisesini çıkartıp attı. Yarı uykulu bana sarılıp deli gibi öpmeye başladı. “Aşkım Serhat’ı istiyorum çok fena halde ” dedi. Hiç bir şey demedim. Bu arzusuna karşı koyamazdım. Çılgınca sevişmeyi başladık. Zaten bütün gece olanlar beni de çok azdırmıştı. Kulağıma “İçime gir Serhat!” Dediğinde zaten tahmin ettiğim şeyi anladım. Benimle değil Serhat’ sevişiyordu. Umarım duygularını fazla göstermez Serhat’a karşı diye geçirdim içimden. Çok fazla ortak arkadaşımız vardı.

Ertesi sabah kalktığımızda Serhat bize günlük plan yapmıştı bile. Civarda kimsenin bilmediği bir koya götürecekti bizi. Etrafı tanıtayım size sonra bensiz de gidersiniz diyordu. Hazırlanıp gittik. Herçekten de çok güzel ve özel bir yerdi. Yerleştik. Üstümüzdekileri çıkarttık. Serpilin minik ama kadınsı vücudu leylak rengi bikinisinin içinde çok güzel görünüyordu. Serhat, Serpil’i bikinisiyle ilk defa görüyordu. Şöyle bir süzüp, Islık çaldı. “Ne güzelmiş senin vücudun ” dedi. Serpil güldü. “Sen de hiç fena değilmişsin” dedi. Gerçekten Serhat’ın vücudu da çok iyiydi. Çalıştığı belli oluyordu. Kendimizi denize attık. Serinlemek çok iyi gelmişti. Pırıl pırıl güneşin altında kumlara uzandık. Dalgaların hafif sesi geliyordu.

Serhat “Dün akşam yattıktan sonra düşündüm” diye başladı söze. Bana bir senaryo yazmaya ne dersin.? Serpilin gözleri parladı. “Ciddimisin? Çok hoşuma gider”
-Aklında bir konu var mı peki?
-Ne yalan söyleyeyim ben de dün akşam yattıktan sonra bazı şeyler düşündüm, dedi Serpil yaramaz yaramaz.
-Ne düşündün? Senaryo mu?”

“Roman olarak düşünmustum ama şimdi çok iyi bir senaryo olabileceğini görüyorum. Bir birine aşık genç bir çift başka bir erkekle bir yazlık paylaşıyor ve kız onunla da bir ilişki yaşıyor. Üçü birlikte, yazı ve aşkı dolu dolu yaşıyorlar” dedi ve sustu Serpil. Ayni yaramaz bakışlara Serhat’ın cevabını bekliyordu. Ben de çok şaşırmıştım. Hepimiz aslında Serpil’in ne demek istediğini anlıyorduk. Serpil bana da bir bakış attı ama asıl Serhat’ın cevabını bekliyordu. Ben ağzımı açamadım. Ne diyeceğimi bilemiyordum. İki türlü de Serpil’i kaybetmekten korkuyordum.

Serhat, mesajı almamış gibi “Gerçekte olacak bir şey değil tabii ama bence çok güzel film olur. Zaten filmler hayallerimizi tatmin etmek için yapılamazmı?” Dedi.

“Neden gerçek hayatta olmasın ki?” dedi Serpil. Sesinde gerginlik vardı.

Serhat “Öteki erkek belki kızın sevgilisini üzmek istemez. Belki kendisinin de bir sevgilisi vardır aldatmak istemez. Ya da kızı sevgilisiyle paylaşmak istemez.”

Serpil duraksadı. “Bunların hepsi mi yoksa?” Dedi buruk bir ifadeyle. Artık açık açık soruyordu.

Serhat sakince ” Evet” dedi. “En başta bunu Tarık’a yapamam. Yoksa emin ol sana hayır demek benim için çok zor. ” Serpil istediği verilmemiş bir çocuk gibi biraz daha söylendi. Ama sonunda kabul etmiş görünüyordu Serhat’ın reddini.

Ben işin bu şekilde hallolmasından rahatlamıştım. Bütün günü plajda Serhat’a sorularla ve Sepil’in özgürlük felsefesini anlatmakla geçirdik. Tanışmamızın ikinci gününde bir birimizin pek çok özelini öğrenmiştik. Serpil hala ara sıra bu ilişkinin mümkün olduğunu iddia edip şirin şımarıklıklar yapıyor, bizi güldürüyordu. Ama hepimiz tavrımızı belli ettiğimiz için tepki göstermiyorduk.

Eve dönüp odamıza girdiğimizde konuyu açmamayı tercih ettim. Ama Serpil ” Serhat’a teklifime bozulmadın değil mi ?” Diye sordu. “Söylemeden bana haber verseydin iyi olurdu? dedim biraz bozuk. Bir şey demedi önce. Sonra “Haklısın seni kötü durumda bıraktım”dedi boynuma sarılıp özür diledi. Yanağımdan öptü. Gülümseyip “Tamam”dedim. Oda gülümsedi. “Rahat ol. Olmaz zaten. “dedi. “Bundan sonra bizim için bir film konusu bu sadece.”

Terasa çıktığımızda Serhat’ı orada bulduk. Hafif bir şeyler yiyerek filmi konuşmak istiyorduk. Yine sıcak sessiz ve güzel bir akşamdı. Senaryo konusunda anlaşmıştık. Ben de film de kameraman olabileceğimi söyledim. Zaten geldiğimizden beri sürekli fotograf çekiyordum. Çektiğim fotolar film için iyi bir hazırlık olurdu. Serpil ara sıra senaryoya ilgili aklına bazı detayları bize anlatıyor. Fikirlerimizi alıyor ve not ediyordu. Hikaye içinde olduğumuz durumun ve Serpil’in hayallerinin etrafında gelişiyordu. Artık bunu Serpil’in ilham kaynağı olarak görüyor, kabul ediyor hatta cesaretlendiriyorduk.

O akşam yatakta ona sarılmaya çalıştığımda, Serpil “Sana sarılırken Serhat’a ihanet deiyormuşum gibi geliyor” dedi. Şok olmuştum. Bir şey diyemedim. Bakışlarımı görünce açıklamak ihtiyacını hissetti. “Sen olmasan benimle olurdu şimdi. Onun da beni çok istediğini biliyorum seni üzmemek için yapmıyor bir şey.” Çok bozulmuştum “Tamam o kadar çok istiyorsan ayrılalım” dedim öfkeyle. “Hayır öyle değil. Ben seni çok seviyorum. Ama Serhat için de sorumlu hissediyorum.”

-Bir çaresi yok o zaman” dedim. Her kez katlanacak durumuna.
-Bu duygular içindeyken, seninle sevişmeyeceğim. Anlarsın beni değilmi?
-Ne kadar zaman için ?
-Bilmiyorum
Öfkeyle “Artık sevgilimle de sevişmeyeceğim öyle mi? Dedim. Arkamı döndüm. Sarıldı. “Sen de üzülme ama şimdi. Bu her kez için en iyisi. O da seni düşünüyor bak.” Omuzumu öpüp durdu bir süre. Sonra zar zor da olsa uyuduk.

Ertesi gün bir gerginliğimizin olduğunu Serhat farketmişti ama bildiklerinden dolayı olduğunu sanıyordu. Plaj ve film çalışmalarıyla bir günümüz daha geçti. Serpil yine hayallerini kağıda döküyor. Zaman zaman benden bunun nasıl görüntülenmesinin iyi olacağını soruyordu. Bu harika manzara ve ışık Serpil’in hayallerine iyi bir görsel ortam yaratıyordu. Bol bol fotograf çekiyordum. Ben de biraz daha gevşemiş, keyif almaya başlamıştım. Bir dinlenme sırasında Serpil Serhat’a “Dün akşam Tarık a söyledim. Onunla sevişmeyeceğim. Ikiniz de benim için önemlisiniz. Onunla sevişirsem sana haksızlık ediyorum gibi geliyor. ” dedi. Serhat bu ani itirafa şaşırmıştı ama hoşuna gittiğini farkettim. Bense bir kez daha bozulmuştum.

“Olurmu öyle şey? ” dedi Serhat. O senin bir yıllık sevgilin benle daha dün tanıştın. “
“Olsun. Üçümüz bir takımız şimdi burada. Ben böyle hissediyorum.”
Serhat bana baktı. Ne diyorum gibilerinden. Sevgilimin karakterini bildiğim için söylenecek bir şey yoktu. O da anladı. Zaten hoşuna da gitmişti. “Tamam o zaman” dedi. Biz bir takımız. Platonik bir üçlüyüz.” gülerek. Serpil Serhat’a sarıldı. “Çocuklar, çok güzel bir film yapacağız birlikte” dedi.

Ertesi sabah yine terastaydık. Serpil başını kucağıma koymuş dizini kırmıştı. Ayaklarını Serhat’a doğru uzatmıştı. Serhat’ın bacaklarına yandan neredeyse dokunuyordu. Filmin teknik detaylarını konuşuyorduk. Serpil bundan sıkılmıştı. Ara sıra kızdırmak için ayağıyla Serhat’ı ittirmeye başladı. Bunu önce önemsemeyen Serhat, Serpil’in daha sertleşen darbelerine karşı “ Hey! Yapma!” deyip bir yana kaydı. Ama köşede olduğu için kaçamamıştı. Serpil gülüp ittirmeye devam etti. Ben de yapma deyip duruyordum. Birazdan Serhat dayanamadı. Oturduğu yerden kalktı. Serpil’i ayak bileklerinden yakalayıp yukarıya doğru çekti. Serpil “Bıraksana yaa! ” diye bağırıp debeleniyor, kurtulmaya çalışıyordu. Böyle asılı gibi çırpınırken elbisesi beline kadar düşmüş tangasının zaten örtmediği harika kalçaları ortaya çıkmıştı. Bikiniden yanmamış kısmı daha açık renkti “Uslu duracakmısın bakiyim ha? Uslu duracakmısın ? ” Diyor bir yandan da sevgilimin kalçalarını bakmadan edemiyordu. Sonunda Serpil, kıkırdıya kıkırdıya “Tamam. Tamam. Söz.” Dedi. Serhat bir süre daha Serpil’i ayaklarından öyle asılı tuttuktan sonra yavaşça bıraktı. Eski yerine oturdu.

Serpil yaramaz bakışlarla, eskisi gibi başını bana ayaklarını onun bacaklarımın yanına dayayıp uzandı. Üçümüz de gülüyorduk. Konuşmamıza kaldığımız yerden devam ettik. Serpil ayağını biraz hareket ettirince Serhat hemen elini üstüne koydu. Refleks bir hareketi bu. Ayağını tuttu. Sonra Serpil’in bir şey yapmayacağını farkedince rahatladı ama tutmaya da devam etti. Bir yaramazlık yapabilirdi. Konuşmamıza devam ettik. Biraz sonra Serhat’ın sevgilimin ayağını tutan elinin yavaş yavaş hareket ettiğini farkettim. Parmakları ayağının okşuyordu. Bunu çok doğal bir şeymiş gibi yapıyordu. Ben de görmemezlikten geliyordum.

Serhat, damdan düşer gibi “Güneşte daha çok yerini yakmalısın bence. Sana Bodrum’dan küçük bikiniler alalım” dedi. “Üstsüz de güneşlenmelisin.” Serpil aslında oldukça küçük bikiniler giyiyordu. Ama Biraz önce poposunun güneş görmemiş yerleri daha da seksi görünmüştü. Serpil, “Tamam olur. Yarın gidip alalım” dedi. Serhat güldü, “Ben, senaryoda erkek böyle desin diye, yazman için söylemiştim” Biz de güldük. Serpil, “Olsun gidip alalım. Film için araştırma olur. Zaten yeni bikinilere ihtiyacım var.” dedi. Serhat,” O zaman ne bekliyoruz yarını? Şimdi gidelim” dedi.

Hem alışveriş yapar hemde yemek yer, gezeriz dedik. Hemen kalkıp arabaya atladık. Serhat arabayı kullanıyordu. Ben yanına oturdum Serpil de arkada. Günlerce sakin bir hayattan sonra, Bodrum’un kalabalığı hoşumuza gitmişti. Sokaklarda öylece dolaşmaya başladık. Gerçekten üç iyi arkadaş, bir takım gibiydik. Ellerimizdeki dondurmaları yalıya yalıya vitrinleri seyrediyor, bir birimize şakalar yapıyorduk.

Sonunda istediğimiz gibi bikinileri satan bir dükkan bulduk. Sevgilim tek tek giyip bize defile yapmaya başladı. Manken gibi hareketlerine hem gülüp eğleniyor hem de tahrik oluyorduk. Satıcı kız bile her zamanki müşterilerden olmadığını farketmişti Serpil’in. Hangimizin sevgilisi olduğunu anlayamıyordu herhalde. Serpil her seferinde kıza daha küçüğü varmı diye soruyor. Kız da daha küçüğünü bulup getiriyordu. Serpil, Serhat ın da onayıyla iki çok açık bikini seçmişti. Satıcı kız “bir dakika” deyip arka tarafa gitti. Merakla bekledik. Geri geldiğinde yumruk şeklinde kapalı elini bize doğru uzattı. Gülümseyerek açtı. Neredeyse sadece ipten oluşan bir bikini vardı avucunda. “Uzun zamandır elimizde bu. Kimse almadı. Size hediyemiz olsun. Bunun hakkını siz verirsiniz”. Serhat hemen “Mükemmel ! Hem de turuncu. En sevdiğim renk.” Diye haykırdı heyecanla. Sevgilim de çok beğenmişti. O da heyecanla hemen eline alıp inceledi. Bir bana bir Serhat a bakıp “giyebilirmiyim ben bunu ya?” Diye sordu. Serhat “Önce evde bize giyersin.” Dedi. Serpil elindeki bikiniyi üstüne tuttu. “Yok gibi” dedi. Gerçektende öyleydi. “Bakalım giyebilirmiyim” deyip satıcı kıza teşekkür etti. Artık bundan küçüğünü bulamayacağımızı bildiğimiz için ödemeleri yapıp çıktık. Parasını Serhat ödemişti. “Benim fikrimdi” deyip bize ödetmedi. Serpil çıktığımızda ona sarılıp yanağından öptü. “Çok teşekkür ederim Serhatcığım. Umarım giydiğimde de hoşuna gider”

Serhat çarşıda bir vitrinde gördüğümüz ince askılı bir elbiseyi de “Sana çok yakışır bu” diyerek aldı. Serpil yine sarılıp öptü Serhat’ı. O akşam deniz kenarında bir restaurantda yemek yedikten sonra evimize döndük.

Günlerimiz güzel ve verimli geçiyordu. Hem gezip eğleniyor hem de çalışıyorduk. Çok iyi anlaşıyorduk. Çok uyumluyduk. Deniz’de yüzüyor güneşleniyorduk. Serpil yeni küçük bikinileriyle aklımızı başımızdan alıyordu her gün. En küçük olan bikinisini daha giymemişti. Ilk haftanın sonuna doğru Serpil’in senaryosunun büyük bir kısmını kağıda geçirmiştik. Ben de fırsat buldukça fotograf çekiyor film için sahne ve açıları yakalamaya çalışıyordum. Çoğu zaman Serpil ve Serhat baş oyuncu oluyorlardı görüntülerimde. Hatta bir kere gittiğimiz gece Kulübünde üçümüz birlikte dans ederken kendimi fazlalık gibi hissettim. Hayal ettiğim gibi bir tatil olmuyordu ama başka türlü heyecanlar duyduğumu da fark ediyordum. Akşam Serpil le yatıyordum ama kardeş gibiydik. Beni yanağımdan öpüyor. Iyi geceler diliyordu. Son zamanlarda yatakta onu ellemeye calismaktan vaz gecmedigim icin aramiza yastik bile koymaya baslamisti. O kadar cok seviyordum ki kizmama ragmen sonunda kabul ediyordum.

Bir kaç gecedir dışarda yemek yiyorduk. Bu akşam terasta yiyelim yine dedik. Serpil Serhat’ın aldığı askılı elbiseyi giyip terasa geldi. Bir modelden fasksızdı. Artık tamamiyle bronzlaşmış pürüzsüz teni, beyaz elbisenin içinde daha da etkileyici görünüyordu. İçindeki tangası ince kumaşdan farkediliyordu. Ikimizde durup tepeden tırnağa süzdük. Aklımızı başımızdan almıştı. Ben kameramı elime alıp fotografını çekmeye başladım. “Hadi güneşin batışını kaçırmayalım. Şöyle durun duvarın kenarında. Iyi bir sahne olacak. Güneşin açısı çok iyi geliyor” dedim. Arkalarını dönüp yan yana güneşe bakar pozisyona geldiler. Ben fotograf çekerken Serpil elini yana doğru ittirerek Serhat’ın eline dokundurdu. Serhat bunun üzerine başını yavaşca döndürüp Serpil’e baktı. Serpil Serhat’ın dokunduğu elini yumuşak bir şekilde tutuverdi. İkisi de bir birlerine dönüp bakışmaya başladılar. Çok iyi bir pozdu. Güneşin ışığı şimdi elbisenin kumaşından Serpil’in o diri göğüslerini görünür hale getirmişti. Serhat da farketmişti. Serbest olan elinin parmaklarını Serpil’in güneşin turuncu ışığıyla alev yana saçlarına geçirdi. Gözlerinin içine bakarak “Çok güzelsin Serpil” dedi. Ben bu anı fotoğraflarla yakalamaya çalışırken başını kavradı. Ona doğru eğildi. Serpil çıplak ayak parmakları üstünde yükseldi. Dudakları birleşti. Donakaldım. Sevgilim ve Serhat aşkla öpüşüyorlardı. Hani ben varken Serpil le bir ilişkiye giremezdi. Ne yapıyorlardı? Bu film değildi artık. Sevgilim ona sarıldı. Ayakta sevişiyorlardı. Ellerini alttan Serhat’ın gömleğinin içine soktu. Çıplak sırtını okşuyordu artık.

Dudakları dakikalardır ayrılmamıştı. Ben kıskançlık ve öfke içindeydim. Bir yandan da çok tahrik olduğumu farkettim. Sadece seyredebiliyordum gözümün önünde olanları. Serhat dudaklarını sevgilimden ayırdı. Biraz geriye çekildi. Serpil de. Tamam artık bitti, diye düşündüm. Ona tepeden tırnağa bakıyor güzelliğini içine sindirmeye çalışıyor gibiydi. Bir birlerine bakıp gülümsediler. Sonra hiç beklemediğim bir şey oldu. Serhat parmaklarıyla sevgilimin elbisesinin askılarını omuzunun iki yanına ittirdi. Elbise yavaşça kayarak ayaklarının üstüne düşüverdi. Sadece tangasıyla kalmıştı sevgilim. O ellemeye doyamadığım güzel memeleri dim dik duruyorlardı tayfunun önünde. Serhat onlara önce baktı. Sonra yavaşça okşamaya ardından avuçlamaya başladı. Ah, onları okşamayı nasıl özlemiştim. Serhat da üstünü çıkarttı. Tekrar sarılıp öpüşmeye başladılar. O güzel göğüsleri şimdi Serhat’ın göğsüne sürtüyordu. Serpil Serhat’ın sırtını okşarken Serhat’ın elleri arkadan sevgilimin yuvarlacık çıkık kalçalarına indi. Onları da ayni şekilde önce okşadı. Sonra avuçlamaya başladı. Artık deli olacaktım neredeyse. Sevgilime dokunmayı çok özlemiştim. Onun kalçalarını ellemek için neler vermezdim şu an. Ama cesaret edemiyordum. Tamamiyle kaybetmekten korkuyordum. Seyretmekle yetinmeye kara verdim.

Öpüşmeleri iyice ateşlendi. Daha fazla bekleyebilecek halde değildiler. Serhat onu elinden tutup minderlerin olduğu tarafa götürdü. Serpil’i minderin üstüne sırtüstü yatırdı. Ayakta şortunu ve kilotunu çıkarttı. Dim dik olmuş iri erkekliğini gördüm. Damarları farkediliyordu. Sevgilim de o sırada tangasını çıkartıp attı. Bacaklarını zarif bir şekilde iki yana ayırdı. Minik pırıl pırıl kadınlığı Bütün davetkarlığıyla ortadaydı artık. Serhat sevgilimin bacakları arasına girip üzerine uzandı.

Tekrar öpüşmeye başladılar. Serhat bir elini bacak arasına götürdü. Aman allahım sokacaktı sevgilime. Kasıklarını biraz kaldırdı. Erkekliğini sevgilimin kadınlığına dayadığını anladım. Öpmeyi bıraktı başını kaldırdı Serpil le göz göze bakışıyorlardı. Yavaş yavaş Kasıklarını indirdiğinde sevgilimin yüzü gerildi “Ahhhhh!” diye inledi. Girmişti. Serpil sımsıkı sarıldı. Bacaklarını onun beline doladı. Serhat iri vücudunun altında minicik kalmıştı. Serhat bir süre kıpırdamadan durdu bakışıyor birleşmelerini sindiriyorlardı. “Oh! Serhat içimi doldurdun. Hayatımda böyle bir şey hissetmemiştim.” Serhat duyduklarında mutluydu gülümsedi. Serpil’in içinden çıkıp tekrar abandı. Serpil Serpil’in gözleri büyüdü önce. Yine bir “Ah! ” çekti. Iki saniye nefesini topladıktan sonra. “Oh! Serhat, Sik beni!”

Serhat iyice azmıştı sevgilimden bunları duymaktan. Sokup çıkarmaya başladı. İşte o an Serpil’den hiç duymadığım inlemeler duymaya başladım. Serhat geçirdikçe o haykırıyordu. Yüzü geriliyordu. Bacakları hala Serhat’ın beline dolanmışken tırnaklarını da Serhat’ın sırtına sapladı. Serhat artık kendine kenetlenmiş haldeki sevgilimi acımasızca sikiyordu. Sevgilim “SERHAT! SERHAT! SERHAT!…” diye haykırmaya başladı. Geliyordu.Serpil’in sesi kesildi sadece nefesi duyuluyordu artik. Ama Serhat birakmadi ayni tempoyla sikmeye devam etti. Alaca karanlikta Serhat’in kasilmis kalcalarinin inip kalktigini goruyordum. Sevgilim tekrar İnlemeye başladı. Inemeleri haykirmalara donustu. İkinci defa boşalması fazla vakit almadı. Yastıkların üstünde debelenerek geliyordu. Simdi ona Serhat’in bogurmesi de eklenmisti. Ikisi birlikte geliyorlardi. Serhat sert darbelerle koyuyordu sevgilime. icine fiskirttigini anladim. Muhteşemdi. Sanki ben orada yoktum. Dunya da sadece ikisi vardi. Ve yapilmasi gereken en dogal seyi yapiyorlardi.

Ter içinde kalmışlardı. Nefeslerinin normale dönmesi dakikalar aldi. Yavasca dogrulan Serhat sırtını duvara verdi. Serpil de sırtını ona dayadı kaşık gibiydiler. Serhat ona sarılıyordu. Yüzleri bana dönüktü. Hava da kararmıştı. Serpil,”Serhat, ben hiç sikilmemişim şimdiye kadar.” diye fisildadi. Sonra da bana “Offf Tarık, aşkım anlatamam sana nasıl bir duygu olduğunu bunun. Kadın olduğumu hissettim ilk defa” Dedi sonra biraz kaygıyla “Bozulmuyorsun değilmi ? Biz her şeyi paylaşacak kadar yakınız, değil mi?”

Yaptıklarına değil de söylediklerine bozulup bozulmadığımı soruyordu Serpil? Ağzımın kurulduğundan dolayı yutkundum “Eh biraz bozulmadım desem yalan olur açıkcası” dedim. Serhat da “Kusura bakmadın değil mi Tarık? Kendime hakim olamadım” dedi. Sanki bu daha kabul edilebilecek bir şeymiş gibi “Tabii” dedim. Büyüklüğün bende olduğunu, yaptıklarından etkilenmeyecek kadar güçlü olduğumu yansıtmaya çalışıyordum. Bozuktum ama çaresizliğimi hissetmelerini istemiyordum.

Serpil heyecanla anlatmaya devam ediyordu. “Bir an zevkden öleceğim zannettim biliyormusun?” Dedi “Seninle hiç böyle olmamıştı.” Serhat beni Serpil’in sözlerine karşı korumak için araya girdi. “Yok canım abartma artık. Tarık da sana kimbilir nasıl zevk vermiştir.” Dedi. Serpil bana bakıp sevgiyle gülümsedi ” Canım benim! Tabii çok zevk verdi. Biz onunla çok güzel anlaşıyoruz. Sevişiyoruz. Özgür ve eşitliğe dayanan bir ilişkimiz var. Ama seninle özgür ve eşit olmak istemiyorum. ” Gittikçe heyecanlanıyordu konuşması. ” Senin yanında küçük ve zayıf hissettim. Senin gücüne teslim olmak hoşuma gitti. Ne istersen yap bana istiyorum. Tarık’ı hiç düşünmedim. Onunla ilişkimizi kaybetmek pahasına bile bir kere daha senin kadının olabileceğimi biliyorum. Şu an Tarık bana engel olamaya kalksa bile sana tekrar kendimi veririm biliyormusun? Çünkü seni her şeyden çok istiyorum. Sevgilin olduğunu, onu bırakmayacağını bilmemem rağmen.” Sözlerinin sonunda aşkını ilan eden bir ses tonu vardı. Bunun karşısında ben de Serhat da diyecek bir söz bulamadık. Uzun bir sessizlik oldu. Serhat ona biraz daha sarıldı. Ben küçülüp yok olduğumu hissettim.

Sessizliği Serpil bozdu. Serhat’ın kendine sarılan kolunu öperek bana döndü” Aşkım mumları yakarmısın? Şimdi biz kalkmayalım buradan.”
“Bu dediklerinden sonra hiç bir şey yapmamam lazım ama…” Deyip kalktim. Kibriti alıp tek tek mumları yaktım. Mum ışığında terli vücutları parlıyordu. Serpil’in bir göğsü görünüyordu. Diğerini Serhat’ın kolu örtüyordu. Serhat’ın kasıklarına yaslanmış kalçaları muhteşem bir kavis yapıyordu.

Serpil’in söyledikleriyle ilgili konuşmaya başladık. Serhat’la ben bu karışık durumu biraz rahatlatacak, gerginliğini azaltacak sözler bulmaya çalışıyorduk. Sohbet biraz daha değişik konulara gider gibi oldu. Hatta Serpil’le ilk flört anılarımızı anlatıyorduk Serhat’a. Serhat ona sarılan elini yukarıya kaydırdı yavaşça. Bir göğsünü avuçladı. Sohbete devam ediyorduk. Ardında ayni eli önce yavaşça beline ardından da o güzel kalçalarının üstünde yükseldi. Ağır ağır okşamaya başladı yuvarlaklığını. Serpil gerçekten çok minicik görüyordu. Ben oturduğum yerde kendimden geçiyor, bir yandan da konuşmamı sürdürüyordum.

Serhat, Serpil’i boynundan öperken kasıklarını biraz geri çekti. Elini bacak arasına soktu. Ne yapacağını heyecanla bekliyordum. Evet erkekliğini kavrıyordu. Ohh! Yine sokacaktı. Göremememe rağmen her şey ortadaydı. Kasıklarını ileri doğru ittirdiğinde Serpil hala bana cevap veriyordu. Cümlesini bitirmedi “Oh! Serhaaaaaat” diye soludu. Beni unutuvermisti. Başını arkaya doğru uzatıp dudaklarını araladı. Serhat o dolgun dudaklara yapıştı. Emmeye başladı. Ağır ağır girip çıkıyordu. Şimdi görebiliyordum Serhat’ın erkekliğinin sevgilime girişini. Serhat öne doğru ittirdikce Serpil de arkaya doğru bastırıyordu kalçalarını. Tam bir aheng içindeydiler. Dilleri bir birinin ağzında dolaşıyordu. Yine kopmuşlardı. Sevgilim elini,arkaya uzatıp Serhat’ın başınım kavradı. Kendine çekti. Ayrılmasını istemiyordu. Ihtiraslar öpüyordu onu. Serhat da bu sırada Serpil’in memelerini avuçluyordu.

Sanki 20 dakika önce o delice sevişme olmamış gibi arzuluydular. Serpil “Oh! Serhat seni göbeğime kadar hissediyorum” diyerek elini göbeğinin üstüne koydu. “İşte bu olağanüstü bir duygu, aşkım. Sen de koy elini bak. Hisset” dedi. Kızgın ve utanıyor olmama rağmen biraz bekledikten sonra ona dokunmayı çok istiyordum. Onun hissettiklerini hissetmek istiyordum. Yerimden doğrularken Serpil’in Serhat’ın elini tutup göbeğinin üstüne getirdiğini gördüm. Aşkım diye bana değil ona diyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Yarı kalkmıştım. Farkettirmeden oturmaya çalıştım. Ama Serhat da kendisine dediğini anlamadığı için elini götürmemiş bana bakıyordu. Olayı farketti. Serpil’e Alçak sesle ” Tarık’a diyorsun zannettim. Tarık da öyle zannetti.” Dedi. Sanki Serpil’in bana gobegini elletmesi gerekir diye uyariyordu onu. Serpil şaşırdı.
-Ellesin mi peki ?”
-Ellesin de senin ne kadar mutlu olabilecegini anlasin istersen.
-Tamam o zaman. Ama kaldiğimiz yerden devam edeceksin söz mü? Tarık bozmasın zevkimizi.
-Ah! tatlım zevkimizi kimsenin bozmasi mümkün değil. Ne Tarik de ne baska biri. Öyle güzel sarıyorsun ki beni içinde.
-Tarik, AŞKIM (kelimenin üstüne espirili bir şekilde basarak beni kasteddigini ifade etti ve gülümsedi.) Gel de bu zevkimi paylaş nolursun. Elle bak göbegimi.

İçimdeki karışık duygulara ragmen kendimi engelleyemedim. Tam bir yüzsüzlük örnegi davranışla kalktım. Yanlarına gittim. Diz çöktüm. Heyecanla titreyen ellimli sevgilimin minik göbeğinin üstüne koydum. Serpil “ Hissediyormusun?” diye. Orada bir sertlik vardi galiba. Tam o sırada Serhat kasıklarını geri çekip ittirdi. Aman allahim! Evet sertligin elime carptigini hissettim. Ne kadar kocamandi. Ne kadar sertti. Serpil’in karnında bebeğimizin ilk hareketini elimle hissetmeyi hayal ederdim. Ama şimdi, sevgilimin rahminde baska bir erkegin yaragini hissetmekten tahrik oluyordum. Serhat bana nispet yapar gibi sokup çıkartmaya başladi. “Evet Askim.” dedim. “Kocaman! Tas gibi!”

Serpil tekrar başını geriye atıp dudaklarını erkegine teslim etti. Ben o darbeleri elimde daha uzun hissetmek için kıpırdamadan duruyordum. Onları rahatsiz etmek istemiyordum. Bir süre sonra Serpil Serhat’in elini tutup göbeğinin üstüne getirdi. Onun hissetmesini istyordu asıl. Elimi çekmediğimi farkeden Serpil bir an öpüşmeyi bırakıp bana döndü. Ters bir bakisla “TARIK !” dedi. Elimi ittirdi. Hakliydi durumu hissedip daha once çekmeliydim elimi ama yine de bunu daha yumuşakça yapabilirdi. Hiç olmazsa Serhat’in yaninda. Serhat da artık onu tanımıştı. Hissettiği gibi davranirdi. Hafifçe güldü. Ben bir şey demeden eski yerime gectim. Onlar kendi dünyalarına döndüler. O gece bazan romantik bazan şehvetle saatlerce önümde seviştiler. İkisinin her hareketini, agizlarindan cikan her kelimeyi ve sesi beynime kazidim.

Akşam yatağa gittiğimizde Serpil’e sarılarak sevişmek istediğimi belli ettim. Artık benimle sevişmemesi bir neden yoktu. Onun için, bütün gece deli olmama rağmen 31 çekmeyip gücümü bu ana saklamıştım. Serhat’ın performansından sonra rezil olmak istemiyordum. Şefkatle bana bakıp “Aşkım Serhat perişan etti beni yapamam. Bittim gerçekten.” dedi. Arkasını döndü. Hemen uyudu.

Devamı var…

Ben, sevgilim Kübra ve ev arkadaşı Tuğba

Aniden bastıran yağmura yakalanmıştım. Hava birden griye kesmiş, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Baştan aşağı sırılsıklam bir şekilde hızlı adımlarla sevgilimin evine doğru gidiyordum. Üstümdeki elbiseler ıslaklıktan vücuduma yapışmış ve iyice ağırlaşmıştı. Bu haldeyken tek düşündüğüm vardığımda Kübra’nın beni koynunda ısıtacağıydı. Binanın önüne geldiğimde hızla merdivenlerden indim ve koşarak kapıya vardım ve zili çaldım. Kapı otomatiğine basılmasıyla beraber kendimi apartmanın içine attım. İlk katta oturduklarından dolayı asansöre hiç meyil etmeden doğruca merdivenlerden çıktım. Kapıda beni minicik şortu ve derin dekolteli atletiyle beraber beni karşıladığında içim ısınmaya başlamıştı bile. Beni o halde görünce sırılsıklam olmuşsun hayatım çabuk geç içeri elbiselerini değiştir, dedi. İçeri geçtiğimde yüzüme vuran sıcaklık beni biraz kendime getirmişti. Evleri kapıcı dairesinin üstü olduğu için ara kat ve ev oldukça ısınıyordu. Evde yarı çıplak gezeriz genelde. Bazı geceler onlarda kaldığım için birkaç elbisem onlardı olurdu hep. İçeri girip odasına geçtim hemen. Üstümdekileri çıkarırken şortumu ve tişörtümü dolabından çıkarıyordu. Elindekileri bana uzatırken kendime doğru çektim onu ve birbirimize sarıldık. Göğüslerinin yumuşaklığını vücudumda hissetmemle ısınmaya başladım. Evdeyken özellikle südyen giymemesini istiyordum. Hadi çabuk üstünü değiştir Tuğba gelir birazdan dedi. Tuğba, Kübra’nın ev arkadaşı. Uzun boylu, kısa saçlı, bembeyaz tenli bir kız. Evlerinde sık kaldığımdan Tuğba’yla aram oldukça iyidir. Evi üç kişi paylaşıyoruz dersem yeridir. Birbirimizden hiç çekinmediğimizden evin içinde üçümüzde rahat dolaşırız. Tuğba’nın o muhteşem vücudunu hayal edip sevgilimle beraber olduğum zamanlar azımsanmayacak derecede fazladır. İçeri geçip bilgisayarı açtım ve film arşivimden Ang Lee’nin Lust Caution filmini açtım. Kübra elinde sıcak kahvelerle beraber gelip yanıma oturdu. Üstümüze ince bir pike alarak filmi izlemeye başladık. Koluma sarılıp başına omzuma koymasıyla beraber yumuşa göğüslerini tekrar hissettim. Kafamı ona doğru çevirdim ve birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Yavaş eğildim ve dudaklarımız birleşti. Sıcak ve oldukça istekli bir şekilde öpüşüyorduk. Öpüşürken bir elimi göğüslerine götürmemle ımmmmm diye inlemesi bir oldu. Ellerimle o harika göğüslerini okşarken deliler gibi öpüşüyorduk. Birden elini önüme attı ve sikimi okşamaya başladı. Derin derin nefes alıyordu. Elimi göğüslerinden aşağı doğru kaydırarak elimi şortundan içeri soktum ve külodunun üstünden amını okşamaya başladım. Kilodunu hafifçe yana çektim. Bu esnada ıslaklığı hissettim ve parmağımı yavaşça içine doğru soktum. Nefes alış verişi hızlandı ve yavaş yavaş inliyordu. Eliyle atletini sıyırdı ve başımı göğüslerine doğru bastırdı. Bir elimle onu parmaklarken aynı zamanda göğüslerini emiyordum. Muhteşem zevk alıyordu. Bunlar olurken elini sikimden bir an bile çekmedi. Zilin çalmasıyla toparlandık hemen. Kübra kapıyı açmaya giderken bende filmi tekrar başa aldım. Kapıya döndüğümde Tuğba’da benim gibi sırılsıklam bir şekilde içeri girdi. Kapıda montunu çıkarıp hemen odasına geçti. Kübra da mutfağa girdi. Birazdan elinde bir kahve bardağıyla daha geldi. Tuğba çabuk ol tatlım kahven soğumasın dedi. Tekrar yanıma gelip pikenin altına girdi. Filmi başlatacakken bekle Tuğba’da gelsin beraber izleyelim dedi. İki dakika sonra Tuğba içeri girdi. O da üstüne bir atlet giymiş, altında da ince kaprisi vardı. Tuğba’nın göğüsleri de Kübra gibi oldukça iridir. Tuğba’nın atleti dardı ve üzerine tam oturmuştu. Atletin altına südyen giydiğinden harika frikik veriyordu. Tuğba’da gelip diğer yanıma oturdu ve kahvesinden bir iki yudum aldı. Kübra, bebeğim sen de gir pikenin altına dedi Tuğba’ya. O da pikenin altına girdi ve filmi izlemeye başladık. Üç kişi birbirimize iyice sokulmuştuk. Kübra, Tuğba ile olan yakınlığımı hiç kıskanmazdı. Evin içinde rahat dolaşıp birbirimizle şakalaşmaktan o yüzden hiç çekinmezdik. Kübra koluma sarılmış başını omzuma koymuştu, Tuğba’da başını omzuma yaslamıştı. Filmin ilerleyen sahnelerinde oldukça cinsellik içeren sahneler vardı. Sikim o sahnelerin etkisi, sevgilim Kübra’nın göğüslerinin yumuşaklığı ve Tuğba’nın vücudunun temasından dolayı uyarılmıştı. Birden Kübra boşta olan elini önüme koydu. Yavaşça ona doğru baktım. Sikimin kalkmış olduğunu görünce yüzünde hafif bir tebessüm oldu. Filme geri döndüm. Kübra pikenin altından sikimi yavaşça okşuyordu. Tuğba’nın yanında böyle bir şey yapıyor olması beni iyice tahrik etmişti. Acaba fark eder mi diye arada göz ucuyla Tuğba’ya bakıyordum ama filmi odaklanmıştı. Sahnenin bitmesiyle birlikte Kübra okşamayı bıraktı ama elini çekmedi. Filmi izlemeye devam ederken Tuğba biraz toparlandı ve o da koluma sarılarak başını omzuma koydu. Göğüsleriyle beraber koluma baskı yapıyordu. İçimden keşke südyen giymemiş olsaydı diye geçirdim. Bir yanımda Tuğba’nın baskıları bir yanımda Kübra’nın yumuşaklığından dolayı sikim tekrar hareketlendi. Kübra’nın elinin altındaki hareketlenmeyi hissetmesiyle okşaması bir oldu. Çıldırmak üzereydim. O sırada filmde oldukça sert bir sevişme başlamıştı. Kübra sahnenin etkisiyle elini şortumdan içeri soktu ve o şekilde okşamaya başladı. Tuğba’nın nefes alış verişleri de değişmişti. Anlaşılan o da etkilenmişti sahneden. Filmi bu şekilde bitirmiştik. Saat geç olduğu için filmden sonra hemen odalarımıza geçtik. Yatağa girmemle Kübra’nın dudaklarına yapışmam bir oldu. Deliler gibi öpüşüyorduk. Birden durdum ve Kübra’ya neden yaptığını sordum. Gülerek hoşuna gitmedi mi diye sordu. Gitti ama Tuğba fark eder diye çekinmedin mi dedim. Çekindim ama böyle daha heyecan verici oldu dedi. Bende evet dedim. Ben zaten arada kontrol ediyordum o filme iyice dalmıştı dedi. Bunları oldukça kısık bir şekilde konuşuyorduk çünkü ev iki oda bir salon olduğundan dolayı yatak odaları yan yanaydı. Kübranın atletini yana sıyırarak muhteşem göğüslerini emmeye başladım. Hafif hafif inleyerek saçımı okşuyordu. Atletini yukarı doğru sıyırdım ve göğüslerinden başlayarak aşağı doğru yavaş yavaş öperek iniyordum. Göbeğine geldiğimde ellerimle şortunu ve kilodunu aşağı doğru sıyırdım. Kıllarının olduğu kısımı tıraşlamıştı. Sonra şortunu ve kilodunu tamamen çıkardım. Bacaklarını ayırarak amını yalamaya başladım. Bacak arasını dil darbelerime göre hareket ettirip hafif hafif inliyordu. Bir eliylede saçlarımı sıkıyordu. Ona kendine dokunmasını söyledim. Ben amını yalarken o da bir eliyle göğüslerini sıkıyordu. Onu yalarken kendini bana göre hareket ettirmesine bayılıyorum. Kübra tamamıyla kendinden geçmişti. Başımı amına doğru bastırıyor, diğer eliyle de göğüslerini sıkıyordu. Bir ara sesli bir şekilde inledi. Durdum ve ona susmasını işaret ettim. Başıyla onayladı ve devam etmem için işaret yaptı. Ama ben devam etmedim yataktan indim ve başının olduğu yerde ayakata dikildim. Şortumu bir çırpıda aşağı indirerek sikimi ağzına aldı. Bu pozisyonu ikimizde çok seviyoruz. Kübra yatakta sırtı üstü uzanmış ben baş ucunda sikimi onun ağzına veriyordum. Bir yandanda göğüslerini sıkıyordum. Kübranın elini tutarak amına götürdüm o geri çekti. Kendini parmaklamını istyorum dedim tıslar bir ses tonuyla. Sikim ağzımdayken ıh ıh dedi. Hadi ama istiyorum, kendine dokunurken seni izlemek bana zevk veriyor dedim. Ve elini tekrar alıp amına götürdüm. Elim elinin üstünde amını okşuyorduk ve sikim ağzındaydı. Orta parmığını içeri sokması için elimle baskı yaptım ve parmağını amına sokmaya başladı. Elimi çektim ve muhteşem pozisyonun seyrine daldım. Sikimi ağzıyla emerken aynı zamanda da kendini parmaklıyordu. Bende elimle göğüslerini okşuyor ve sıkıyordum. Oldukça zevk aldığını inlemelerinden anlıyordum. Sonra birden yatağa gel dedi ve beni yatağa çekti. Sırtı üstü uzanmıştım üstüme çıktı eliyle sikimi kavradı ve üstüne oturdu. Amı vıcık vıcık olmuştu. Oturmasıyla beraber ikimizde aynı anda ohhhh dedik. Amının vıcıklığından kendini parmaklarken boşaldığını anladım ve boşaldın mı diye sordum. Üstümde git gel yaparken evet dedi. Eveti öyle tahrik edici söylemişti ki ses tonu beni tahrik etmişti. Ellerini tutup göğüslerine götürdüm artık kendine dokunurken itiraz etmeden dediklerimi yapıyordu. İki eliyle göğüslerini sıkarken sikimin üstünde hafiften zıplıyordu. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyorum dedi. Ben de diye yanıt verdim. Konuşmalarımız oldukça sessiz ve çok tahrik edici ses tonuyla gerçekleşiyordu. Sikimi içinden çıkarmadan dönmesini söyledim. Yavaşça dizini kaldırarak ayaklarının üstüne bastı ve dönmeye başladı. Yarım dönmüşken tuttum ve tamam dedim. Sikimin üstüne iyice oturdu ve kalkmadan git gel yapıyordu. Hafiften zıpla ve aynı zamanda amına dokun dedim. Bunu duymasıyla uffff diye inlemesi bir oldu. Hoşuna mı gitti dedim evet dedi. Şimdi sikimin üstüne yan bir şekilde oturmuş vaziyette git gel yapıyor ve aynı zamanda amını okşuyordu. Bu sefer biraz sesli bir şekilde inleyerek boşaldı. Şşşşşş diye uyardım hemen. Tuğba duyacak dedim. Sonra tamamıyla döndü ve sikim üstünde zıplamaya başladı. Boşalmanı istiyorum dedi. Az kaldı dedim. Bacaklarımı iyice ayırdı ve sikimin tamamıyla üstüne oturdu. Hepsini içene almıştı. Hızlı hızlı zıplamaya başladı. Ne zaman hızla zıplamaya başlasa çabuk boşalarım. Zıplamaya devam ederken üstümden çektim ve boşalmaya başladım. İkimizde bitmiştik. Sonra birbirimize çırılçıplak sarıldık. Neden sessiz olmadın ya Tuğba duyduysa dedim. Bir şey olmaz dedi. Nasıl bir şey olmaz dedim. Duymasına gerek yok ki sanki bilmiyor mu ne yaptığımızı dedi. Tamam da bu duyması gerek anlamına gelmez dedim. Duymamıştır merak etme dedi. Ve o şekilde uyuya kaldık. Sabah Tuğba’nın kapıyı açmasıyla uyandık. Ve belimize kadar örtülü olan battaniyeyi hemen üzerimize doğru çektik. Kübra’nın çıplak göğüslerini görmemiş olma ihtimali yoktu. Ben oha oha dedim. Kübra’da kızım kapıyı çalsana dedi. Tuğba’da aman ne olcak sanki dedi. Gülmeye başladık. Toka lazım o yüzden girdim hadi kalkın kahvaltı yapalım dedi. Tuğba aynanın karşısında kısa saçlarını toplarken onu izliyorduk. Hem bana laf söyleyeceğinize azıcık sessiz olun geceleri dedi. Hep beraber güldük. Ve o çıktı. Kübra’ya duymamıştır öyle mi dedim. Boşver oldu artık dedi. Üstümüzü giyinip mutfağa geçtik. Kahvaltıyı hazırladık ve kahvaltımızı yaptık. Akşam yine film izleyelim dedim. Olur dediler. Tuğba ben duş alıcam diyip odasına gitti. Bende Kübra’nın odasına geçip internette gezinmeye başladım. Kübra’da salonda takılıyordu. Banyo Kübra’nın odasının yanında. Yani banyoya girmek için odanın önünden geçmek gerekiyor. Tuğba vücuduna havlu sarınmış bir şekilde kapının önünden geçti. Benim içeride olduğumu bilmiyordu. Bir an odaya doğru döndü ve beni orda görünce hızlı bir şekilde banyoya geçti. Boyu uzun olduğu için çok seksi gözüküyordu. Tuğba’nın banyodan çıkmasını bekliyordum. Banyo kapısının sesi geldi ve gözlerimi kapıya diktim. Tuğba bu sefer aynı şekilde gayet yavaş bir şekilde kapının önünden geçti. Geçerken göz ucuyla içeri doğru baktı. O güzelliği hayal bile edemezsin. Neyse kalktım salona geçecektim. Tuğba’nın kapısının önünden geçerken kapının aralık olduğunu gördüm. Çaktırmadan baksam mı diye düşünüyordum ama görürse bütün samimiyetimiz her şeyimiz bitebilirdi. Kapının önünden geçerken hafifçe baktım çırılçıplak bir şekilde kurulanıyordu. Kalçası muhteşemdi. Hızlı bir şekilde geçtim kapının önünden. Sadece saniyelik görmüştüm. Daha sonra akşama kadar herkes evin içinde kafasına göre takıldı. Sonra ben arşivden Steve McQuinn’in Shame filmini seçtim. Kızlar hadi gelin filme başlayalım dedim. Hangi film diye sordular. Shame diye bir film eleştirmenler baya konuştular filmi dedim. Tuğba biliyorum ben onu seks takıntılısı birinin durumunau anlatan bir film dedi. Evet dedim. Kübra başka film seçsen olmaz mı dedi. Olur bir sürü film var ben yenilerden olduğu için onu seçtim dedim. Tamam canım izleyelim dedi. Tuğba bir saniye diyip odasına gitti. Ve geldiğinde gözlerime inanamadım. Südyenini çıkarmış ve dar siyah atletinden göğüslerinin ucu belli oluyordu. Daha önceden de birkaç kere südyensiz gezmişti evin içinde. Ama bu atlet dar olduğu için her şey meydandaydı. Kübra çok seksi olmuşsun dedi Tuğba’ya. O da sus be salak dedi. Gülüştük. Filmi başlattım. Film çıplak erkek ve çıplak kadın görüntüleriyle başladı. Ardından trende başrol oyuncusunun karşısında oturan kız ona frikik vermek için giydiği mini etekle bacak bacak üstüne attı. Ve elbisesini hafif yukarı çekti. Daha ilk anlarda sikim kalkmıştı. Kübra sağımda Tuğba ise solumda oturuyordu. Pike geçen seferki olduğu gibi yine üstümüzdeydi. İkisi de başlarını omzuma koymuş filmi izliyorduk. Tuğba iyice sokulmuştu bana kolumda onun göğüslerinin yumuşaklığını hissediyordum ve çıldırıyordum. Kübra yine yavaştan elini sikime doğru götürdü ve okşamaya başladı. Elini hemen şortumdan içeri soktu. Kulağıma çok ateşlendin bakıyorum, ben seni rahatlatırım dedi. Gülümsedik birbirimize. Şortumun içinden sevgilim sikimle oynarken Tuğba’nın harika göğüslerimi koluma temas ediyordu. Tuğba’ya bir saniye diyerek elimi omuzlarına attım. Filmi izlemeye devam ediyorduk. Cesaretimi toplayıp elimle göğüslerine dokunmak istiyordum. O kadar baskı yaptığına göre o da istekli diye düşünmüştüm. Kübra elini şortumdan çıkararak şortumun üzerinden okşuyordu. Bende elimi onun bacak arasına attım ve okşamaya başladım. Filmi tamamıyla unutmuştum. Kübra ile birbirimizi okşarken elimi Tuğba’nın göğüslerine atmak istiyordum ama çok çekiniyordum. Sonra yavaş yavaş elimi boğazına doğru götürdüm ve aşağı doğru kayması için çabaladım. Elim sol göğüslerinin arasında yukarıdaydı. Tenini hissetmek bile beni heyecanlandırmıştı. Kübra ile birbirimizi okşamaya hala devam ediyorduk. Sonra birden elimi aşağı kaydırdım ve Tuğba’nın tam çatalındaydı elim. Sesini çıkarmamıştı. Parmakları yavaş yavaş hareket ettirmeye başladım. Tuğba hiç sesini çıkarmıyordu. Ama nefes alış verişleri değişmişti. Tuğba hafif hareket etti ve elim tam göğsünün üstüne geldi. Artık çekinmiyordum. Hafif hafif sıkıp bırakıyordum göğsünü. Kübra’ya döndüm bana baktı ve dudaklarına öpücük kondurdum. Şok olmuştu. Tuğba’nın yanında onu öpmem şaşırtmıştı onu. Ama hiçbir şey olmamış gibi filme geri döndük. Üçümüzde filmi izliyorduk aynı zamanda da okşamalara devam ediyorduk. Sonra Tuğba bir elini bacağımın üstüne koydu. Sikimi okşayacak diye düşündüm. O anda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü sevgilim Kübra hala sikimi okşuyordu. Tam toparlanmak için hareketlenecekken ikisini elleri buluştu. Tuğba hızla elini çekecekken Kübra elini tuttu. Tamam artık dedim mahvolduk. Kübra Tuğba’nın elini tuttuğu gibi sikimin üzerine koydu. Şaşkınlık içerisindeydim. Bu esnada hiçbirimiz yerimizden kıpırdamadık, gözlerimiz hala ekrandaydı. Kübra Tuğba’nın elini hareket ettirmeye başladı. İnanamıyordum. Elini aldı şortumdan içeri soktu ve doğruluğu Tuğba’ya doğru eğildi. Sana bir soru soracağım doğru cevap ver olur mu dedi. Bu arada Tuğba’nın eli şortumun içinde sikimin üstünde Kübra’nın eli de onun üstünde. Akşamları sesimiz sana çok geliyor mu dedi. Tuğba sadece başını salladı. Kendini okşuyor musun bizi dinleyip diyince Tuğba yine başını salladı. Kübra Tuğba’nın çenesinden kafasını havaya kaldırdı ve dudaklarına yapıştı. Sonra dönüp benim dudaklarıma yapıştı. Deliler gibi öpüşüyorduk Kübra’yla. Bu sırada ben Tuğba’nın atletin içine sokmuştum elimi ve hayran olduğum göğüslerini okşamaya başladım. Tuğba bundan cesaret alarak sikimin üstünde duran elini hareket ettirmeye başladı. Kübra başımı Tuğba’ya doğru çevirdi ve öpüşün dedi. Öpüşmeye başladık. Bu sırada Kübra üzerindekileri çıkarmaya başlamıştı. Odama geçelim dedi ve Kübra’nın odasına geçtik. Kübra’ya yatağa geçmesini söyledim. Geçti ve uzandı. Tuğba’nın arkasından ona sarılmış bir vaziyette göğüslerini okşayıp boynunu öpüyordum. Kübra’ya kendini parmakla dedim. Elini amına götürüp parmağını içeri soktu. Onu izlerken Tuğba’nın atletini çıkardım ve beline öpücükler kondurdum. Tuğba’yı yatağa doğru götürdüm ve Kübra’nın amını yalamasını söyledim. Put gibi durdu hiçbir şey yapmıyordu. Göğüslerini yalamaya başlayınca inlemeye başladı. Kübra Tuğba’nın elinden tuttu ve onu bacak arasında doğru çekti. Tuğba bir şey yapmadan dururken. Kübra hadi tatlım dedi. Tuğba birden Kübra’yı yalamaya başladı. Gördüğüme inanamıyordum. Ben de Tuğba’nın altındaki kapriyi külodu ile birlikte çıkarıp onunkini yalamaya başladım. Oda ikisinin inleme sesleriyle doldu. Kübra ayağa kalktı Tuğba’yı sırt üstü yatırdık. Ben amını yalarken Kübra’da dudaklarını öpüyor sonra göğüslerini emiyordu. Kübra’yı çekip altıma aldım ve içine girdim. Git gel yaparken Tuğba bizi izliyordu. Kübra ile ben sikişirken Tuğba birden kalktı ve Kübra’nın başına oturdu. O da artık cesaretlenmişti. Kübra’ya amını yalatıyordu. Daha fazla dayanamadım ve Kübra’nın karnına boşaldım. Kübra Tuğba’yı yalamaya devam ediyordu. Biraz onları izledim. Sikim tekrar hareketlenince Tuğba’ya bakire misin diye sordum. Hayır diyince hem şaşırdım hem de sevindim. Tuğba’yı köpek pozisyonuna geçirerek içine girdim. Amı dardı ve vıcık vıcıktı anlaşılan sevgilim onu yalayarak boşaltmıştı. Git gel yaparken vücudumun kalçalarına her çarpışısında çıkan ses ve Tuğba’nın inlemeleri hepimizi çılgına çevirmişti. Kübra yanıma gelerek dudaklarıma yapıştı. Ona Tuğba ile öpüşmesini söyledim. Dizlerinin üstüne çömelerek Tuğba ile öpüşmeye başladı aynı zamanda da Tuğba’nın göğüslerini sıkıyordu. Ona diğer eliyle kendisini parmaklamasını söyledim. Hemen boşta olan elini amına götürdü ve parmaklamaya başladı. Bu muhteşem pozisyonu ne kadar hayal etsem aklıma gelmezdi. Tuğba’yı sikerken aynı zamanda sevgilimin onunla öpüşmesini ve kendini parmaklamasını izliyordum. Üçümüzde sarsıla boşaldık ve birbirimize sarılarak yatağın içinde üçümüz uzandık.

Lavmanın iyi yanları

Uzun zamandır görüşmüyorken bugün Kamil abi aradı; biraz hal hatır sorduktan sonra konuya geldi: Akşam planım olup olmadığını sordu. Tabiki yoktu bir planım. “O zaman akşam buluşalım mı” dedi. Bunun anlamı “senin ev müsait sana geleyim sex yapalım” demektir. Tabi gel istersen bana dedim hemen atlayacağını bilerek. “Tamam” dedi, “akşam hazırlıklı ol yalnız: ben uzun zamandır küçük kamili ellemedim, yeterince azarsam kalkabilir ve seni sikebilirim” dedi. Ben umursamaz bir şekilde “Tamam” dedim ama gözlerim faltaşı gibi açılmıştı. Uzun zaman sonra O güzel yarak içime girebilecekti belki. Eve geçer geçmez hemen hazırlıklara başladım: Önce Anal tıpamı aldım ve arkmı biraz alıştırdım, sonra kendim hazırladım Lavman setimi çıkardım. Barsaklarım temiz olmalıydı ki, o beni sikerken içimden bir an çıkacak olursa, yarağının tepesinde kahverengi bir tepe görüp iğrenmesin. Kaç zaman sonra tam kıvama getirmişken. Neyse Lavman setim Dibi kesilmiş askılı bir pet şişe, bir hortum, hortumun ucunda ise sıvı sabunluktan söktüğüm bir plastik boru ve o borunun uç kısmına yerleştirilmiş bir toptan ibaret. Top, borunun anüste durmasını sağlıyor. Önce bir şişe rezene çayı ile başladım: rezene rahatlatıcı etkisiyle bilinir ve burada da işe yarıyor: küçük bir kapta sıcak suyla rezene çayını hazırladıktan sonra, soğuk suyla ılıştırıp, askıdaki şişeye boşalttım. Bu durumda sıvının hortumdan akmasını engelleyen ve bahsetmeyi unuttuğum tel kelepçeyle hortumu sıkıştırdım. Hortumun diğer ucundaki boruyu aldım ve kayganlaştırıcıyla sıvadım. Küvetin kenarına oturdum, kıç deliğim küvetin içine bakacak şekilde. Ardından boruyu yavaşça arkama yerleştirdim. Top arkama girince kendi kendine çıkması biraz zor. Kelepçeyi yavaşça açtım ve çayın kolonuma dolmasını bekledim. Hepsi birince kelepçeyi sıktım ve boruyu yavaşça arkamdan çıkardım. Su kaçtıysa tutamazsınız zaten, miktar normalse belli bir süre sonra basınç başlar. Bende de öyle oldu ve hemen küvetin karşısındaki tuvalete oturdum. İçimdeki rezene çayının arkamdan yavaşça çıkmasını sağladım. Hepsi çıkmamış gibi bir his oluyor ve gerçekten de öyle oluyor. Ama sonra hepsini atıyorsunuz. Biraz tuvalette hareket edince yine bir basınç dalgasıyla bu sefer barsaklarımdaki diğer maddelerle birlikte suyun kalanı çıktı. Hafif temizlendim ve bu sefer barsaklarımı iyice boşaltmak amacıyla zeytin yağlı lavman yapmaya karar verdim. Şişenin içine biraz ılık su koydum, arkasından zetinyağından bir miktar döktüm (3 yemek kaşığı kadar) yağlar suyun üstüne çıktığından kalan suyun bir kısmını daha şişeye biraz yüksekten boşalttım. Böylece zeytin yağı biraz suya karışmış oldu. Boruyu bu arada yerleştirmiştim ki, ikinci parti suyu koyar koymaz kelepçeyi açtım. Şişe tamamen boşalmadan hemen önce son parça suyu da kattım ve böylece tüm yaüları içime almış oldum. Bu sefer biraz daha bekledim ve yine tuvalete oturdum. Bu arada söyliim: Bu işlem öyle birkaç dakikalık iş değil ve arkanıza ne soktuğunuza dikkat etmeniz gerekir. Basınç başlayınca yine tuvalete boşaltmaya başladım; bu sefer ne varsa hepsi çıkmıştıı. Arkasından tekrar rezene ile bir durulama yaptım ve istirahat etmeye başladım. Akşam olduğunda kamil abi geldi. Ben Lavmandan sonra ılık bir duş almış, mis gibi kokular sürmüş ve Tangamı giyerek onu karşılamıştım. “Bugün çok özel oldun istiyorum” dedi. Ve ben de “herşey sana ve küçük kamil’e bağlı” dedim ve soyunmaya başladık. Ufaklıkta pek hareket yoktu, beni gördüğü halde… Sonra ben kamili yatırdım ve yarağını ağzıma almaya başladım- tabiki hareketlenmeye başladı. Meme uçlarını emdiğimde yarağı eski günlerdeki kıvamına gelmişti. “Hadi dön” dedi, “sikme sırası bende. İnmediği sürece sabaha kadar kanırta kanırta sikecem o minik götünü” dedi. Arkamı döndüm ve minik götümü ona sundum: daha odaya girerken kayganlaştırıcıyı unutmamıştım neyseki. Nazikçe az kayganlaştırıcıyı götümün deliğinin üzerinde yaydı ve hiç beklemeden yarrağını deliğimin üstüne dayadığı gibi içime girdi. Eh götüm haliyle biraz alışıktı ve ben onun önünde domalarak keyfime baktım. Kamil arkamda deli gibi içime girip çıkıyor ve popoma şaplaklar atıyordu. Temposu çok hızlıydı ve bu hızla giderse birazdan yorulur ve bir daha hayır etmezdi. Şimdi durdurursam ama yarrağı inerdi ve bir daha kaldırmak zor olurdu. Ben de boş verdim: “koy götüme rahvan gitsin” dedim ve zevk almaya bakarak o anın tadını çıkardım. Bir süre sonra “nere boşalayım yavrummmm” diye seslendi. “Açım ben, ağzıma boşal” dedim ve o da bir süre daha gidip geldikten sonra içimden çıkardı yarrağını. Baya iyi dayanmıştı ve ilk defa beni sikerek boşalacaktı: hemen ona döğru döndüm ve ağzımı açtım. Büyük bir hışımla dalgalar halinde gırtlağıma döğru fışkırttı döllerini. Boşalması bittiğinde ağzımdakilerin hepsini yuttum. Bu kadar işte. Kamil abi çok nefis bir sikiş sergilemişti yıllar sonra ve beni de, ağzıma boşalarak zevklerin doruğuna taşımıştı. Keşke bir daha kalksaydı da bir daha sikişebilseydik ama onun yarak hep tek kullanımlık maalesef.

Yukarıdaki hikaye uydurmadır ama ben ağzıma almayı ve ağzıma boşalmasını seviyorum
İzmir içinde sikişmeden sadece ağzıma boşalabilecek varsa bana bu siteden özel mesaj atabilir…

Bodrum’da Üçlü Aşk – Part 2

Önce birinci bölümü okumanızı tavsiye ederim. Yorumlarınız bekliyorum. Uzun hikaye sevmeyenler okumasın 🙂

Sabah Mutfağa geldiğimde Serhat, Serpil’le görüşüyordu. Serpil’i kızgın gördüm. Serhat beni görür görmez yanıma geldi. “Dün akşam için kusura bakma. Bir daha olmayacak. Unutalım olanları.” Dedi. Serpill’e de söylemiş. Bana çok ayıp ettiğini. Kendi sevgiline de haksızlık etmişti. Sevgilisi cuma akşamı, hafta sonu kalmak için geliyormuş. Tabii ona söylemiyecektik olanları.

Serpil, Serhat’ın sevgilisi geleceği için bozuktu. Dün gece olanların bir daha olmayacağı kararını da bu yüzden verdiğini iddia ediyordu. Kıskandığı belliydi.

Bu gerginlik içinde gün geçti. Hafta sonu da Serhat’ın sevgilisinin gelmesi başka bir gerginlik getirdi. Buna rağmen gezdik, eğlendik, yedik içtik. Onların baş başa kalmaları her ne kadar Serpil i rahatsız etse de bana biraz nefes alabileceğim ortam sağlamıştı. Serpil benimle hala bir şey yapmıyordu.

Serhat’ın sevgilisi oldukça güzel bir kızdı. Bir birlerini sevdikleri belliydi. Onunla beraberken Serpil’e mesafeli sayılacak şekilde davranıyordu. Ama yeni gelen misafirimiz için yeteri kadar samimi göründüğüne emindim.

Hafta sonu olaysiz bir şekilde bitti. Pazar akşamı Serhat sevgilisini hava alanına bırakıp geldikten sonra Serpil’le araları düzelmeye başladı. Bir iki gün aldı kırgınlığın tamamiyle geçmesi. Ama o geceden söz edilmiyordu. Davranışları yine Fazlasıyla samimiydi ama daha ileri gitmiyordu.

O sabah Serhat’la Bodrum’a alış verişe gidecektik. Serpil evde kalıyordu. Bana turuncu oje ısmarladı. Ama “Sakın Serhat farketmesin aldığını. Ona sürprizim var” dedi. Bodrum’a indiğimizde, Serhat ‘dan bir bahane bulup ayrıldım. Sevgilimin İstediği ojeyi aldım.

Öğlen gibi eve dönmüştük. Serpil odada çalışıyordu. Aldıklarımızı bırakıp İçeri girdiğimde heyecanla “Aldın mı?” Diye sordu. “Evet” dedim. Heyecanla elimden aldı. Pencere kenarınaki kanepeye oturdu. Ayaklarını kaldırıp bana doğru uzattı “Hadi aşkım. Lütfen dikkatli yap. Çok muntazam olmasını istiyorum. Göster ressamlığını.” Kanepenin öteki ucuna oturdum. Yan dönüp ayaklarını bana doğru çevirdi. Ojenin fırçasını çıkartıp baş parmağından başladım sürmeye. Ayaklarının biri kucağımda diğeri elimdeydi. Yüzüme çok yakındı. O kadar güzeldiler ki bakmaya doyamıyorum. Turuncu oje onları şeker gibi yenilesi yapıyordu. Bir sanat eseri üstüne çalışır gibi tek tek boyadım tırnaklarını. “Şimdi de ellerimi” dedi şımarıkca. Onları da tek tek yaptım.

“Hadi şimdi git sen havuza” dedi bana. “Ben de geliyorum birazdan” Öğleden sonraları bir yere gitmezsek havuzun yanında uzanıyorduk. Mayomu giyip çıktım.

Serhat mayosuyla şezlonglardan birine uzanmış kitap okuyordu. “Serpil gelmiyor mu? Diye sordu. “Geliyor” deyip gazetelere bakmaya başladım. Bir hayli vakit geçmişti. Ojelerinin kurumasını bekliyordu her halde. Merdivenlerdeki seslerden, geldiğini anladım. Başımı kaldırdığımda gördüğüm manzara karşısında nefesim kesildi. Serpil o yok gibi turuncu ip bikinisini giymiş yüksek tabanlı plaj terliklerinin üstünde kırıktarak bize doğru yürüyordu. Tırnaklarının turuncusu bikinisinin renginin aynisiydi. Bikinisinin üstü o kadar küçüktü ki memelerinin ucunu ancak örtüyor halkaları ise bir iki yerde belli oluyordu. Alt tarafı daha da çıldırtcıydı. Minicik turuncu kumaş parçası o dudaklı amını zar zor kapatıyordu. Biraz daha büyük adım atsa neredeyse dudaklarının arasına kaçacaktı.

Serhat “Aman Allahım! Bu ne böyle?” Dedi uzandığı yerden gözlerini sevgilime dikmiş. “Ne olmuşsun sen böyle. Delirteceksin bizi.”

Serpil “Turuncuyu severim demiştin” dedi gülümseyerek.
Serhat, “Unutmadın demek ki. Turuncuyu severim hele senin üstünde daha da çok severim.” Dedi. Serpil artık bir kaç adım önünde duruyordu onun. “Tarık bu sabah aldı. Gelince de itinayla sürdü tek tek, senin için.” Dedi. Benim hakkımı da vermek istiyordu.

“Bak sen! İkiniz bana sürpriz yaptınız ha! Sizi gidi oyuncular!” Gülerek bana baktı. “Nefis olmuş. Ellerine sağlık, Tarık”
“Kolay olmadı senin Serpil’i beğenmem için bunu yapmak ama yine de beğendiğine sevindim. Uğraşmama değmiş demekki” dedim gülerek.
“Gerçek bir arkaşsın ve gerçek bir sevgili” dedi ayni şekilde gülerek Serhat.

“Dön bakayım şöyle” Serpil arkasını döndü. O yusyuvarlak çıkık kalçalarının arasın kayboluyordu turuncu ip. Çırılçıplak çıplak gibiydi. Ama çıplaktan daha tahrik ediciydi bu haliyle. Karşısındaki için paketlemiş bir hediye gibiydi.

Güzel bacakları ince ayak bilekleri, fosforlu turuncu ojeli ayakları, ince beline sarılıp kalçalarında asılan bikini ipi… Parlak Bodrum güneşi altında gözlerimiz sevgilimin vücudunu tarıyordu. Kendim gibi Serhat’ın da mayosunun altından sertleştiğini farkettim. Ne olacak acaba diye korktum. Ama sevişmiyeceklerdi artık. Aralaralarında böyle şeyler olmuyordu. Sadece filmi konuşuyor, onunla ilgili detaylar olarak yaşıyorduk bunları diye kendimi rahatlattım.

Serhat ” Tarık, al eline fotograf makineni. Kaçırma bu güzelliği” dedi.

“Haklısın” deyip kalktım. Bunu kaydetmeliydim. Film için güzel detaylardı bunlar. Hemen gidip içerden makinamı aldım. Yanlarına gidip sevgilimin fotografını çekmeye başladım. Şimdi Serhat onu vermesi gereken pozlar için yönlendiriyordu. Sevgilim poz veriyor, ben de fotograflıyordum. Serhat ara sıra bana da bak şuradan çek diye yön veriyordu. “Yönetmen olduğun nasıl da belli” diye takıldım? “Sizin gibi bir ekibim olsun Oscar garanti” dedi

İstediği bir pozu Serpil anlamayınca kalktı. Onu tutup istediği şekle sokmaya başladı. Kalçalarını arkaya doğru çıkartıp belini kavislendiriyor, bana gel bu yandan Çek diyordu. Oldukça iyi bir fotograf gözü vardı. Sayesinde çok iyi pozlar yakalıyorduk.

Şu anda sevgilime dokunabilmek onu okşayabilmek için neler vemezdim. Deli oluyordum Serhat sevgilime dokundukça. Bir ayağını şezlonga dayayıp başını bu yana çevirtiyordu. Bunları yaparken onu okşar gibi tutarak idare ediyordu. Bu dokunmalardan sevgilimin etkilenmemesi mümkün değildi. Ben kendimden geçmiş fotograf çekerken. Bu sırada sevgilimin bikinisinin amının arasına sıkıştığını farkettim. Serhat da farketmişti. Dudakları iki yandan dışarıya taşıyordu. Traşlı, kaymak gibi amı tamamıyle ortadaydi. Serhat eğildi. Parmağını bikininin dışarda kalan kısmıyla göbeğinin arasına soktu. Yavaş bir şekilde aşağıya kaydırarak bikininin sevgilimin amından çıkmasını sağladı. Gülerek, “Bu ne böyle? Sırıl sıklam olmuş ” dedi. Serpil de gülümseyerek, “Napayım? Ben de insanım. Böyle yönetmenin dokunmalarına kim dayanabilir ki? ” dedi. Serhat eğildi şimdi iki elinin parmaklarıyla düzelmeye çalışıyordu şimdi Serpil’in bikinisini. Hiç acele etmiyordu. Parmağını bikininin altına da sokup iki yana doğru çekip düzeltiyordu. Serpil mahvoluyor olmaliydi bu dokunmalardan.

Üçümüz de serpil in bacak arasında odaklanmıştık. Hala fotograf çekiyordum. Azgınlığımız son haddindeydi. Ben bile artık Serhat’ın sevgilimi şuracıkta gözlerimin önünde sikmesini istiyordum. Her şey bittikten sonra duyacağım kıskançlık, sevgilimi kaybetme korkusu, bana çektirecekleri acıya rağmen tek istediğim şey ikisinin hayvanlar gibi sikişmesini görmekti önümde. Ben yapamıyordum. Hiç olmazsa Serhat’ın yapmasını seyretmek, onu aldığı zevki yüzünde okuyarak tatmin olmak istiyordum.

Serhat bikiniyi düzelttikten sonra poz verdirmeye devam etti. Ama şimdi ona mankenden çok porno yıldızı gibi pozlar verdiriyordu. Bir kaç poz sonra, sevgilimi ayakta belinden eğdi. Elleriyle şezlongun sırtını tutturdu. “Dur böyle ! ” dedi. Arkasına geçti. Galiba hepimizin deli gibi arzuladığı an gelmişti. Mayosunun sıyırıp ayaklarının üstüne düşürdü. Allahım ne haşmetli bir yarağı vardı. Şimdi gün ışığında damarlarını bile sayabiliyordum. Sevgilimin minicik amina nasıl girmişti bu kocaman yarrak? Şimdi nasıl girecekti? Taşakları tek iri bir top halindeydi. Yarağının deliğinden sızan zevk suyu güneşte parlıyordu. Serpil kımıldamadan bekledi o halde. Yüzünde sevdiği erkek için her şeyi yapmaya hazır liseli bir kız ifadesi vardı. Sarı uzun saçları aşağıya sarkıyordu. Bikinisi yine amının içine kaçmıştı.

Serhat yarağını kavradı. Seviyesini ayarlamak için dizlerini biraz kırdı. Yarağını Serpilin bacaklarının arasına sokup eliyle yukarıya doğru yönlendirdi. Sevgilim minicikti önünde onun. Sonra ileri geri oynattı eliyle. Yarağının başını sevgilimin zevk suyuyla ıslatıyordu. Bir yandan da bikininin yanından içeriye gireceği yolu açıyor olmalıydı.

Bir kaç saniye sonra yarağını bıraktı. Sevgilimin güzel yuvarlacık kalçalarını iki yandan kavradı. Hala yarı kırık dizlerinin üstünde hafifçe yükselmeye başladı. Serpilin yüzünde hayatı boyunca beklediği bir şeye kavuşmuş kadının ifadesi vardı şimdi. “Serhaaaaaaaaat!” Diye soludu dua eder gibi. Serhat sevgilimin içine giriyordu. Benimki mayomun içinde zonkluyordu. Nasıl da zevk alıyordum sevgilimin sikilmesinden.

Serhat sonuna kadar gömdükten sonra kasıklarını aşağı yukarı oynatarak sikmeye başladı. Sevgilimin her seferinde ayakları üstünde yükseldiğini farkettim. “Ohhhh! Serhat, Dolduruyorsun içimi. Senin oluyorum serhat!” Alttan geçirdikce minik sevgilim adeta havalanıyodu. Serhat hızlanıyor, Serpil “Erkeğimsim Serhat” diye bağırıyordu. Bir süre sonra konuşamaz hale geldi. Artık sadece inliyor ve haykırıyordu.

Serhat birazdan içinden çıktı. Perişan haldeki sevgilimi bir çuval gibi çimlerin üstüne attı. Kendisi de dizleri üstüne çöktü. Hoyratça Serpil’i sırtüstü çevirip ayak bileklerinden yakaladığı gibi bacaklarını omuzuna aldı. Terlikleri ayağından fırlamış gitmisti. Yarağını tekrar amına dayandığında Serpil daha kendine gelmemişti. Hiç beklemeden girdi. Ayni tempoyla pompalamaya devam etti. Sevgilim tekrara çığlık çığlığaydı. Gözleri kaymıştı Narin vücudu Serhat’ın altında ikiye katlanmıştı . Bu pozisyonda onun yarağını dibine kadar içine alıyor olmalydı. Allahım, ne kadar güzel sikiyordu Serhat onu. Nasıl bir duygu olmalıydı bir kadına bunları hissettirmek. Serhat’ın erkekliğini kıskandım. Keşke onun gibi biri olabilseydim.

Sevgilimin biraz önce oje sürdüğüm güzel ayakları şimdi Serhat’ın başının iki yanında fırtınadaki yapraklar gibi saklanıyordu. Serhat’ın yüzünde hayvani bir ifade vardı. Bir sevgilimin kaymış gözlerine, bir de girip çıktığı amına bakıyordu. Avını yiyen bir hayvan gibiydi. Serhat’ın terleri Serpil’in üstüne yağmur gibi yağıyordu. Bu sırada sevgilim kontrolsüz bir halde sarsılak gelmeye başladı. Garip sesler çıkartıyordu. Bu Serhat’ı çok tahrik etmiş olmalı ki böğürerek o da boşalmaya başladı. Ikisi ayni anda boşalıyorlardı yine. Biz hiç böyle olamamıştık. Ben sevgilimi sikerken boşaltamıştım bile. Bir kez daha kıskandım. Bu defa ikisini de.

Serhat tamamiyle boşalınca Serpil’in yanına sırtüstü uzandı. Nefes nefeseydi ama sevgilim tamamiyle bitmişti. Bilinçsiz bir halde deli gibi nefes alıp veriyordu.

İçeriye gidip bir büyük bardak soğuk su aldım. Yanlarina doğru yürürken ikisinin çimlerin üstünde yatan terli vücutlarına dikilmişti gözlerim. Serpil hala kendine gelmiş değildi. Serhat’a bardağı uzatip, “Susamışındır Serhat”dedim. Hala nefes nefese hafifçe doğruldu. Bana bakıp “Sağol Tarık. Çok terledik.” dedi. Bakışlarımdan kıskançlığını yanında hayranlığımı da okumuşmuydu acaba. Utanip gözlerimi sevgilime çevirdim. Hala yarı baygındı. Serhat ona doğru dönüp “Biraz su iç canım” dedi. Sevgilim gözlerini araladı. Serhat’ın gözlerinin içine bakıp gülümsedi. “Serhat, seni seviyorum.” Dedi. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldüğünü hissettim. ” Hiç kimse bana bu duyguları yaşatmadı. Hep senin kadının olmak istiyorum. Nolursun!” Serhat cevap vermedi. Biraz daha doğrulup Serpilin başını eliyle kaldırıp bardağı dudaklarına uzattı. Serpil kana kana içti benim getirdiğim suyu Serhat’ın elinden. Sessizce ona teşekkür etti. Duraklarından öptü onu usulca. Serhat da kalan suyu içip, boş bardagi bana uzattı. Aldım. Kenara koydum. Tekrar uzandılar. Serpil elini uzatıp serhat’ın elini tuttu. Gözlerini kapatti.

Onlara bakmadan edemiyordum. Gözüm aşağıya kaydı. Serhat’ın yarı inmiş yarağının ucundan beyaz sıvısı çıkıyordu. Sevgilimin sikilmekten kıpkırmızı olmuş amindan da Serhat’ın dölünün dışarı sızmaya başladığını gördüm. Yoğun bir kıvamda çimenlere doğru iniyordu. Turuncu bikinisine bulaşmıştı. Çok güzel bir görüntüydü. Mayomdan fırlamak üzere olan yarağımı gizlemeye çalışarak fotograf çekmeye koyuldum. 31 çekerim buna bakarak diye düşünüyordum.

Sesleri duyunca ikisi de başlarını kaldırıp bana doğru baktılar. Serhat “Ne çekiyorsun yine?” Diye sordu gülerek. “Spermlerin dışarı akmaya başladı Serpil’in içinden. Çok güzel görünüyor. ” dedim. ” Seninkinin ucundan da bem beyaz akıyor. “Serhat kasıklarını serpilin kasıklarına yaklaştırıp bana “Gel daha yakından çek ikisini bir karede” dedi. Ardından “Benimkinin başını Serpil’in amının yanına getirsene” dedi. “Güzel olur.”. “Nasıl yani?” Dedim “Tutarak mı?” Tabii canım nolacak? İstediğin gibi poz verdir. Fotoğrafçı sensin. Serpil’e hediye olarak verebileceğim bir resim Çek.” Serpil “Ay ne kadar yaratıcı bir hediye. Canım benim.” Deyip Serhat’ı dudaklarından öptü. Bana dönüp ” Hadi aşkım göster kendini. Dedi sevinçle. ” Tamam. Bir sanat harikası olacak.” dedim gülerek.

Eğildim. Serhat’ın hala iri, güneş’te parlayan yarağını iki parmağımla çekinerek tuttum. Kaygan olduğu tam hareket etmeye çalışırken için parmaklarımdan kurtuluvermişti. Bu kadar ağır olacağını hesaba katmamıştım. Beni seyrediyorlardı. Olaya üçümüz de güldük. Serpil “Seninkinden çok büyük değil mi aşkım? ” dedi. Utancımı şakayla gizlemeye çalışarak. “Evet ya !” Dedim “Hala kocaman valla. Ne biçim şey bu?” Serpil, o şirin tavrıyla “Ya, ben o koca canavari minicik kutuma alıyorum. Kolay değil. Sen bana sor onu.”dedi. “Kim zorluyor seni almasaydın zorsa.” dedim şakamın içindeki sitemi hissetmişti her halde. Ama Şu an Serpil için önemli olan Serhat’ın duygularıydı. Cevap vermedi.”Hadi çek resmimizi.”

Serhat’ın yarağını bu defa beş parmağımın ucuyla tutup sevgilimin kasıklarına doğru çektim. O da kendi kasıklarını ittirerek yardım etti. Kibarca başının ucundaki döllerini serpilin amının hemen üstüne sürdüm. Kayganlaşmış parmaklarımla fotograf makinesini tutup çekmeye başladım. Serpil’in amına yaklaşıp, dudaklarının arasından artık aşağıya daha da sarkmakta olan dölü, arka fonda Serhat’ın gururla dusan yarağını, ucundan sızan dölü bir arada fotoğraflıyordum. Kokularını duyuyordum. Serhat’ın yarağının deliği bile kocamandı. Nasıl tazyikli fışkırmıştı kimbilir Serpilin içine buradan. Nasıl dövmüştü sevgilimin rahim duvarlarını, kale surlarına çarpan gülleler gibi.

Serpil nefes alıp verirken üstündeki yarak da inip kalkıyordu. Kafamı kaldırıp onlara baktığımda ikisinin de bana bakıp güldüğünü gördüm. Serhat “Gerçek bir sanatçı işte” dedi Serpil’e “Konusuna odaklanmış. Adeta konusunun Okyanusunda dalgalarla savaşan bir sanatçı.”

“Dalga geçmeyin” dedim şakadan kızarak. ” Kolaymı zannediyorsunuz siz bunları yaparken aklımı kaçırmadan fotograf çekmek?”

Serhat ” Haklısın valla” dedi “Fena olmuşsundur sen ya. Seni hiç
Düşünmedik. Boşalmak istermisin?”

൧ çekerek mi yani?” dedim. Serpil hemen atladı ” Eh! Herhalde bana girecek değilsin” şımarık şımarık.
Serhat, “Yok Tarık’cığım o olmasın tabii. Ama dokunmadan, Serpile bakıp 31 Çek istersen. Dur istersen ilginç bir şey yapalım. Serpilden dışarı taşan sıvı hem benim dölüm hem de Serpilin suyu. Onu yarağına bulaştır. Öyle asıl. ”

“Yok istemem” dedim. Serpil yine şımarık şımarık “Ya öyle yaparsın ya da hiç ! ” deyiverdi.

Serhat “Zorlama çocuğu canım nasıl isterse öyle yapsın.”

Serpil “Böyle değişiklikler açık olmayı öğrensin istiyorum. Bence hayat daha eğlenceli oluyor öyle.”

“Yok yok 31 çekmesem de olur” dedim yarağım mayomun içinde zonklarken. Serhat bana göz kırptı sen çaktırmadan asıl bir ara der gibi. Önemli olmadığını göstermek ister gibi fotograf çekmeye devam ettim. Serpil suçlu hissetmiş olmalı ki “Tamam aşkım istediğin gibi çek. Hadi sen de zevk al.” Ben, “Yok istemiyorum zaten” dedim. Devam ettim fotograf çekmeye. “Hadi aşkım kapris yapma. Bak istersen biraz elleyebilirsin de beni. Ellesin biraz değilmi Serhat.? Kızmazsın değilmi ”

“Bu defalık elle biraz ama fazla ileriye girmeden.

Serpil “Hadi bak Serhat da izin verdi.”

Böyle acıma yüzünden verilmiş bir izinle 31 çekmek ağırıma gitti. “Hayır istemiyorum ” deyip kestirip attım.

Serhat parmağını götürüp Serpil’in amı ve kendi dölleriyle oynamaya başladı. “Bak Tarık, ne güzel şişmiş sikilmekten Serpil’in amı. Sikmek için deli oluyorsun onu değilmi? İçi hala dölümle dolu. Hadi baka baka asıl. Bak üçe kadar sayacağım başlamazsan ondan sonra sadece Serpil’in dediği şekilde çekmene müsaade edeceğiz tamamı? Benim dölümü bulaştırıp yani.” eşek şakasından beterdi şu an Serhat’ın yaptığı. Serpil atıldı. Hızlı bir şekilde ” 1, 2, 3″ diye saydı. “Tamam kaybettin şansını” dedi. Beni kendi istedikleri şekilde 31 çekmeye zorlamalarına çok kızmıştım. Ne yaptıklarını sanıyorlardı. Ben onlara anlayış gösterdikce daha düşüncesizce şakalar yapıyorlardı. Çimlerin üstünde oturup sinirimden ağlamamak için gözlerimi dikip boş bir yere bakmaya başladım.

Serhat konuşmaya devam etti. “Nasıl inliyordu demin sikilirken. Öyle zevk aldım ki sevgilinin içine fışkırtmaktan. Daracık amı sım sıkı sarıyordu yarağımı. Senin sikemediğin amını siktim sevgilinin. Birazdan bir posta daha sikeceğin onu önünde.” Bunları söylemekten sapıkça bir zevk aldığı belliydi sesinden. Gözlerim ara sıra onlara doğru kayıyordu. Yarağının tekrar kalkmaya başladığını farkettim.

Serpil de katıldı bu sapık oyuna. “Aşkım, Serhat beni öyle güzel sikiyorki seni tamamiyle unutuyorum. Yarağını göbeğime kadar hissediyorum. Amım esneye esneye alıyorum içine. Gözlerime baktığında ona ait olduğumu hissediyorum. Hep onun olmak istiyorum.”

Serhat’ın yarağı tamamiyle kalkmıştı artık. Tutup sevgilimin amına sürtmeye başladı. Mos mordu başı. Nasıl şişmişti. Sevgilimin minik amı nasıl alabiliyordu bunu içine. “Bak Tarık Serpil’in amı nasıl açılıp kapanıyor. Nasıl istiyor benimkini.”

Serpil. “Oh! Serhat n’olur gir içime. Gir bir an önce. Bırak Tarıklar uğraşmayı.”

Yaptıkları beni de deli ediyordu. Ne deseler yapacak haldeyim artık. Hissediyordu bunu Serhat. “Dur güzelim. Tarık’ı böyle görmek hoşuma gitti. Ona 31 çektireyim sonra sikeceğim seni.” Sonra bana dönüp “Çıkart mayonu.” Dedi. Oturduğum yerde kalkmadan mayonu çıkarttım. Popomda çimleri hissediyorum. “Aç avcunu” Avcumu açıp ona uzattım. Dört parmağıyla Serpil’in amının içinden ve dışından dölünü ve sevgilimin suyunu toplayıp bana uzattı. Avucumun içine sıvaştırdı. Avucum resmen dolmuştu. “Hadi şimdi 31 çek” dedi.

Hiç bir şey söylemedim. Sol dirseğim üstünde yan dönüp yarağıma bulaştırdım sıvıları. Serhat ” Seyret bak şimdi” dedi. Sevgilimi yüzü bana dönük yan yatırıp arkadan yaslandı. Bir bacağını kendi bacağı üstüne astı. Bu şekilde sevgilime girişini görmemi istiyordu. Yarağını sevgilimin bacak arasından sokup amına getirdi. Dudaklarına sürtmeye başladı. Serpil yalvarıyordu. “Serhat, sik beni. Deli oluyorum ya. Bırak Tarık’la oynamayı.”

Serhat kasıklarını yavaşça ittirerek yarağının sadece ucunu sevgilimin amına yavasca sokuyor sonra çekiyordu. Ben de gözümü oralarına dikmiş yarağımı sıvazlıyordum. Elimde zonkluyordu. Çabuk boşalmamak için sıvazlamaya bıraktım. Serhat tamamiyle sokmayarak hem beni hem Serpil’i deli ediyordu. Bir dakika kadar daha böyle devam ettikten sonra gözlerime bakarak taşaklarına kadar geçirdi. Serpil “Aaaaaaaaaah! ” dedi ardından da çırpınmaya başladı. Geliyordu. Ben de o anda boşalmaya başladım. Sikimi sıvazlamadığım halde boşalıyordum. O kadar azmıştık. Kendimi engelleyemiştim. Avucumda gerilip duran sikimden spermlerim çimlerin üstüne fışkırıyordu. Serhat tek bir hareketiyle beni de sevgilimi de getirmişti. Hoşuna girmişti bunu yapabilmek. Gülüyordu. Ardından önünde debelenen Serpil’e sokup çıkartmaya başladı. Bir eliye alttan sarılmıştı. Diri memelerinden tutuyordu onu. Bir yandan da bacağından tutup kendine çekiyor daha derine ve daha sert girmeye çalışıyordu. Bana ses çıkartmadan sadece dudaklarını okutarak, anlayacağım bir şekilde tek tek, ” Sevgilinin… Amına… Koyuyorum” dedi. Mahfolmuştum. Gözleri benim gözlerime kilitlenmiş halde sevgilimi bir kaç defa getirdi. Serpil yarı baygın haldeyd. Serhat vurdukca sarsılıyor sonra tekrar titreye titreye geliyordu. Elimde küçülmüş pipimle bunu seyrettim. Birbirlerine verdikleri zevke ve bana yaptıklarından dolayı Kıskançlık ve öfke içindeydim ama çekip gidemiyordum.

Sonunda Serhat da boşaldı ve çimlerin üstüne bıraktı kendini. Serpil yine nefes nefese kendinden geçmiş yatıyordu yanında. Uzun süre kıpırdamadan yattık öyle. Önce Serhat doğruldu. Bana bakıp “Nasılsın Tarık dedi. “Nasıl olayım? Kötü hissediyorum çok ” dedim.

“Ya olur böyle şeyler sekste. Yeni duygularımızı, zevklerimizi keşfediyoruz. Bu oyunlar hepimize zevk veriyor baksana.” dedi küçülmüş pipimi göstererek. Serpil’ in ise daha söz söyleyecek hali yoktu.

Günün kalan kısmını benim gönlümü alma ve bu tür şeyleri denemenin ne kadar güzel olduğunu konuşmakla geçti. Kendimizi tanımak açısından böyle deneyimlerin çok önemli olduğunu söylüyordu Serhat. Serpil de özgürlüğü sonuna kadar yaşamalı insan diyordu. Serpil bana karşı daha sevecen, Serhat da daha sıcak ve arkadaşca davranıyordu. Bu yaz hem kendimizi bulduğumuz, hem de iyi bir film çıkarttığımız bir yaz olacaktı. Zaman zaman birimizi ele alıp, duygularını, isteklerini analiz edecek ve bunu filmimize yansıtacaktık.

Akşam yattığımızda, Serpil bana sarıldı. Başımı okşadı. Yanaklarımdan öptü. Beni anlayışlı ve Olgun olduğum için çok sevdiğini söyledi. Hepimizin bu yaz çok daha olgunlaşacagımızı söyledi. Bana iyi uykular dileyip arkasını döndü, uyudu.

Ertesi gün oldukça ilgi gördüm Serpil’den. Gözü Serhat da olmasına rağmen beni ihmal etmiyordu. Sabah film üstüne çalıştık. Çok zevk alıyorduk bundan üçümüz de. Sonra Serhat dün yaptıklarımızı analiz etmeyi teklif etti. Gönüllü oldu önce kendi duygularını açıklamaya. Serpil’in hem fiziğini hem de özgür kişiliğini çok beğendiğini söyledi. “Ama” dedi “İtiraf etmeliyim ki sana karşı bana verdiği üstünlük, ondan aldığım zevki bir kaç katına çıkartıyor. Onu sikerken adeta senin de beynini sikiyorum. Bozulmuyorsun değil mi bunları söylüyorum diye. Açık olmak istiyorum.” Serpil, ben ağzımı açmadan araya girdi ” Açık olman çok güzel Serhat. Tarık bilsin senin aldığın zevki. Ona zor gelebilir ama o zorluğun karşılığında senin zevk aldığını bilmesi eminim onun buna katlanmasına yardımcı olur. Ben de öyle hissediyorum. Ben de bu anlattığın şeylerden kadınca bir zevk alıyorum. Ben sana o zevkleri verirken sevgilime çektirdiklerime değiyor diye düşünüyorum. Tarık’ı daha çok taktir ediyorum. O da bunu bildiği için daha kolay katlanıyor. Sonunda o da çok zevk alıyor. Değilmi aşkım ? Bunu kabul edemeyeceğim için cevap vermedim. Onlar anladılar.

Günlerimiz yeni kabul ettiğimiz bu düzen içinde geçiyordu artık. Normal zamanda üç arkadaş gibiydik. Ben sevgilimle uyuyordum. Günün içinde onlar bazan romantik oluyorlardı ya da bir birlerini istedikleri zaman vahşiye sevişiyorlardı. Başkalarının bunu bilmemesi konusunda hemfikirdik. Çoğu zaman onları seyrederken kendi istediğim gibi 31 çekebiliyordum. Bazan Serhat ya da Serpil benim kendi istedikleri şekilde 31 çekmemi istiyorlardı. Çoğu zaman itiraz etmiyordum onlara çünkü tartışma çıkarmak istemiyordum.

Bir kaç gün sonra kaldığımız evin sahibi, ortak dostlarımız aradılar. Tekneleriyle yakındaki marinaya geleceklerdi. Ertesi gün için bizi teknelerine davet ediyorlardı. Bir gece orada kalacaktık. Sevindik. Ben “lütfen dikkat edelim davranışlarımıza orada. Bir şey anlamasınlar” dedim. Ikisi de, tabii dediler. Serhat,” Siz orada sevgili gibi davranın.” Dedi. Serpil ” Aaaaaa, Serhat’cığım, ben sana kıyamam ama” dedi gülerek. Sonra ” Tabii tabii. Şaka yapıyorum.” Dedi.
Serhat “Ben seni bu gün öyle bir sikerim ki yarın halimiz kalmaz, daha kolay olur arkadaş gibi davranmak.” Gerçektende Serhat serpil’i o gün bir kaç defa acımasızca sikti. Yatağa gittiğimizde Serpil baygın gibi uyuyuverdi hemen.

Tekneyi Marina’da bulmak zor olmadı. Birkaç kamaralı pek de küçük olamayan bir tekneydi. Ama mürettebat gerektirecek büyüklükte değildi. Karı koca bizi sevinçle karşıladılar. Bizden 10 – 15 yaş kadar büyüktüler. Halit Ağbi Borsa’dan zengin olmuştu. Zeynep abla çalışmıyordu. Rahat yaşantıdan ve kendilerine iyi baktıklarından ikiside çok iyi görünüyorlardı. Kısa bir sohbetten sonra Halit Ağbi “Çıkıp bir koya gidelim vakit kaybetmeden. Denize gireriz” dedi.

Öğleden önce sessiz sakin bir koyda demir atmıştık. Dibi gözüken denize teker teker atladığımızda etraftaki tek gürültü bizden geliyordu. Ne güzel bir hayat dedim kendi kendime. Yüzdük. Eğlendik. Açıkmıştık. Teknede hep beraber yemek hazırladık. Tentenin gölgesinde sohbet ederek yemeğimizi yemeğe başladık.

Birlikte bir film üstüne çalıştığımızı söylediğimizde ikiside çok heyecanlandı. Bir araya gelmemiz onların evi yüzünden olduğu için filmde kendilerinin de bir katkısı olduğunu hissediyorlardı. Israr etmelerine rağmen konusunu anlatmıyorduk. Halit ağbi “Çocuklar biz sanatçıları desteklemekten hep gurur duyduk. Bu filmin finansını yapmak isteriz. ” dedi. “Anlatın canım çekinmeyin çalmayacağız konuyu.” Güldü. Bir birbirimize baktık. Söylemememizin nedeni o değildi tabii ki. Ama nasıl olsa sonunda belli olacaktı.
Serhat da saklamak taraftarı değil gibi görünüyordu. Bir sır anlatır gibi anlatmaya başladı. Halit ağbiyle Zeynep abla merakla dinliyorlardı. Anlattıkça hikayenin gerçek duruma benzerliği şüphe uyandıracak hale geliyordu. Serpil yer yer yanında getirdiği dizüstü bilgisayarından bölümler okudu. Yaşadıklarımızın dökümüydü. Halit ağbi bıyık altında gülerek bizi süzmeye başladı. “Güzel hikaye. Çok beğendim. Bunu yaşamanız lazım filmini yapmak için”dedi. Anladığını anlamıştık. Bir süre sessizlik oldu. “Açıkcası ben kişiliklerinizi bildiğim için bu oyuna nasıl iyi uyduğunuzu görebiliyorum.” Durup Zeynep ablaya baktı. O da Gülümsüyordu. Sonra tekrar bize dönüp. “Hoşunuza gidiyor mu?” Diye sordu.

Ben kıpkırmızı olduğumu hissettim. Serhat ve Serpil ise bir şey söylemiyor ama yaramaz çocuklar gibi gülüyorlardı.

Halit ağbi “Bakın biz de size bir şey itiraf edelim ” dedi. Zeynep le biz, Serpil le Tarık’ın tersi bir ilişki içindeyiz. Ben başka kadınlarla beraber oluyorum Zeynep de bundan zevk alıyor ama o sadece benimle oluyor. Bana dönüp, ” Zeynep gibi sen de eşinin arzularını tatmin etmesinden mutlu oluyorsundur eminim.” Evet anlamında hafifçe başımı salladım. “Ayrıca Serhat da bundan çok zevk alıyordur biliyorum çünkü ben de çok tahrik olurum başkasının sevdiğine sahip olmaktan. Erkeği kadınının yanında küçültmekten. Biliyorum bunlar kötü şeyler ama çok zevk alıyorum. Senin gibi bazı erkeklerin buna izin verecek kadar zevk aldığı da bir gerçek.”

Ben “Zevk almıyorum” diye inkar ettim.

Serpil hemen atladı. “Halit Ağbi, bakma sen zevk almıyorum dediğine. Şimdi mayosunu indirse dim dik olmuştur valla”

Halit Ağbi, ” Zevk almadığını ispat etmek istermisin ? ” diye sordu gülerek. Bu gerginlikten dolayı benimki kalktık değildi. O ruh haliyle mayomu indirip minik pipimi gösterdim. Zeynep abla “Ah canım minicik. Ne şirin şey o öyle” dedi gülerek. Tam mayomu çekecektim ki Serhat, “Tut öyle” dedi. Kalkıp Serpil’in yanına gitti. Öpüşmeye başladılar. Bir eliyle de bacaklarını okşuyordu. Haklılardı. Bundan tahrik olmamam mümkün değildi. Pipim kalkmaya başlamıştı bile.

Halit ağbi “Kalkıyor! Kalkıyor!” diyerek bir kahkaha attı. Utanıp mayomu çektim yukarı. Kalkıklığı hala farkediliyordu tabii.

Serhatla Serpil bir süre daha öpüşmeye devam ettiler. Iddialarını ispat etmişlerdi. Bu konuyu konuşmaya devam ettik. Artık herkez daha rahatlamıştı. Ben bile kabul etmeye başlamıştım rolümü.

Halit ağbi Serpile daha samimi davranmaya başlamıştı. Fırsat buldukça dokunuyor iltifat ediyordu. Teknede bikinisinin üstünü giymesine gerek olmadığını söylediğince Serpil hemen kabul etti. Zeynep abla da çıkarttı üstünü. Onun vücudu daha dolgundu. Çaktırmadan bakıyordum. Çok seksiydi o da. Öğleden sonrayı güneşlerek ve yüzerek geçirdik. Iki yarı çıplak kadının böyle ortalıkta dolaşması çok tahrik ediciydi. Halit ağbiyle Serhat istedikleri zaman kadınlarına sahip olabilirlerdi. Zaten sarılıp öpüşüp duruyorlardı. Serpil’i ilk tanıdığım zamana dönmüştüm. O zaman daha çıkmıyorduk. Arkadaşlarla birlikte plaja gittiğimizde onun güzel vücudundan çok tahrik olup tuvalette 31 çekmiştim. Anlaşılan şimdi de ayni durumdaydım.

Onlar iki çift bir birlerine sarılı minderlerin üzerine uzanmış konuşuyorlardı. Ben de yanlarındaydım. Halit Ağbi Serhat’ın kendisine çok benzediğinden bahsediyordu. Serhat’ın kendi kadınını paylaşmadığını ama Serpil gibi başkasına ait bir kadını kullandırmasında bir terslik olmadığını ifade ediyordu. Bu şekilde Serpil’i kullanıp kullanamayacağını anlamaya çalışıyordu. Serhat bu oldukça bariz teklife açık açık cevap verdi. ” Halit Ağbi tabii sana saygım sonsuz. Kesinlikle Serpil’in tadına bakmalısın. Serpil de çok hoşlanır zaten” dedi. Serpil gülümsemeye başlamıştı bile. Serhat onayladığı sürece zevk alacağı belliydi. Halit Ağbi, “Beraber becerelim mi, ne dersin? ” Serhat, “Tamam Ağbi güzel olur” dedi.

Halit Ağbi yerinden kalktı, onların yanına gitti. Elinden tutup serpil’i ayağa kaldırdı ve öpüşmeye başladılar. Beyaz kıllı göğsüne sevgilimin diri göğüslerinin basıldığını gördüğümde içim eridi. Elleri vakit kaybetmeden o guzelim kalçalarına indi. Bikinisinin içinden okşamaya başladı. Sevgilim bu Olgun erkeğin kollarında kendinden geçiyordu. Elini onun mayosunun içine sokup yarağını kavradı. Halit Ağbi mayosunu indirdi aşağıya, ardından da Serpil’in bikinisini. Yarağını görebiliyordum artık. O da Serhat’ın ki gibi Kocamandı. Gerçekten bu iki erkek çok benziyordu bir birine.

Gözümün kenarında Zeynep ablayı farkettim. Elini bikinisinin içine sokmuş kendisiyle oynuyordu. Bende bundan cesaret alıp elimi mayomun içine soktum. Yan yana sevdiklerimizin sevişmesini seyrediyor, kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk. Halit ağbiyle bir an göz göze geldik. Utandım ama duracak halde değildim.

Birazdan Halit Ağbi Serpil’i teknenin arkasındakı geniş oturma yerine götürdü. Minderlerin üstünde domaltıp, önüne geçti. Ağzına verdi. Serpil onun taş gibi olgun yarağını arzuyla emmeye başladı. İleri geri hareket ederek başından tuttuğu Serpil’in ağzını sikiyordu şimdi. Zeynep ablanın “Sik Serpil’i aşkım. Sik küçük yosmayı ” diye soluduğunu duydum. Halit ağbi birazdan eliyle Serhat a işaret etti. Sevgilimin ağzından çıkardı yarağını. Yerini Serhat’a bıraktı. Kendisi de sevgilimin arkasına geçti. Sikecekti. Serhat’ın ki gibi onunki de damarları şişmiş vaziyetteydi. Tutup başını dayadı. Yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sevgilim, Serhat’ın yarağı ağzındayken inledi. Ama iki deliğinin dolmuş olması Serpil’i kendinden geçirmişti. Halit Ağbi “Oldukça dar bu kız”dedi. “Çok hoşuma gitti. Seninkinden cok daha dar Zeynep”. Pompalamaya başlamıştı bile. Her vuruşunda Serpil’in yüzü Serhat’ın kasıklarına yapışıyor yarak görünmez oluyordu. Bir ara göz göze geldiler. Güldüler. Sağ ellerini havada çarptılar. Ayni kadını iki ucundan sikiyor olmanın ortaklığını kutlamak için. Ben ise Zeynep ablayla yan yana onlara bakıp kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk.

Birazdan Halit Ağbi bir işaretle Zeynep’i çağırdı yanına. Biliyordu kocasının ne istediğini. Sırt üstü yatıp kocasının bacak arasına girdi. Alttan taşaklarını yalamaya başladı. Harika bir zevk olmalıydı bu. Hemde sevgilime giriş çıkışını görüyordu burnunun dibinde. Bir yandan da hala kendisyle oynuyordu.

Sevgilim yine sarsılarak titreyerek gelmeye başladı. Gerçekten sevgilim benimleyken kadınlığını yaşamıyormuş diye düşündüm. Hiç bu hale gelmezdi. Normali hâli buydu artık. Bu defa her kez çok azmıştı. Erkeklerde dayanamadılar. Azgın hayvanlar gibi Serpil’e çarpa çarpa boşaldılar. Halit Ağbi “Al yosmam! Al amına benim küçük yosmam” diye haykırıyordu. Taşakları da karısının yüzünü iyi dövmüştü. Sevgilimin ağzında da amından da döller taşıyordu dışarıya.

Ben de boşalmıştım onunla beraber. Zeynep abla deli gibi yalıyordu kocasının döllerini. O da haykırarak geldi. Hepimiz nefes nefeseydik.

Boşaldıktan sonra içimi yine bir utanç duygusu kapladı. Ellerimi mayomun içine sildim. Sanki 31 çekmemiş gibi görünmek istiyordum.

Yavaş yavaş doğruldular. Keyifleri çok yerindeydi. “Hadi denize atlayalım” dedi Halit Ağbi. Çırılçıplak, dibi görünen mas mavi berrak suya attık kendimizi.

Akşam yemeği yine güzel sohbetlerle geçti. Halit ağbi, Serhat’dan Serpil’i akşam için istedi. Zeynep ve Serpil’le tek başına olmak istiyordu. Serhat memnuniyetle dedi. Bana ve Serpil’e sormuyordu bunları. Ama Serpil memnundu olayların gidişinden.

Yemekten sonra Halit ağbi bu iki arzulu dişiyi ellerinden tutup kamarasına götürdü. Iyi geceler çocuklar dedi bize kapıyı kapatmadan.

Serhat la kalan şarabı içip sohbet etmeye başladık. Birazdan denizin üstündeki akşam sessizliği kadın inlemesiyle bozuldu. Serhat “Bu seninkinin inlemesi ” dedi. Haklıydı. Ikimiz de tahrik olmaya başlamıştık. ” Gel kapıya yaklaşalım dedi. Kapının yanında mayosunun üstünden yarağıyla oynamaya başladı. Ben de aynisını yapıyordum. Ses çıkarmamaya çalışıyorduk. Serhat Mayosunu indirdi. Dim dik yarağı ortaya çıktı. Kulağıma yaklaşıp “Ağzına alsana! ” diye fısıldadı. Ensemden kavrayıp başımı aşağıya doğru ittirdi. Direndim. Başımı sallayarak sessizce olmaz dedim. Emir veren bir tonla tekrar fısıldadı kulağıma “Ağzına Al!” Başımı aşağıya ittirdiğinde attık direncim kırılmıştı. Yüzüm o sert, güçlü yarağına çarptı. Ağzımı açıp içime aldım. İtaatkarca emmeye başladım. Bu kadar sert olabileceğini beklemiyordum. Kocaman Başı ağzımın içindeydi iki elimle kalın gövdesini ve iri taşaklarını kavramıştım. Bu gücü hissetmek hoşuma gitmisti. Onu daha çok hissetmek daha çok zevk vermek istiyordum adeta. Dilimle içerden yalamaya başladım. O da kasıklarını oynatıp yarağını daha çok sokmaya çalışıyordu ağzıma. Ama mümkün değildi.

Sertçe kolumu tutup beni yerden kaldırdı. Teknenin arkasına doğru aceleyle yürürken beni de adeta sürüklüyordu. Minderlerin önünde hızlı bir şekilde mayomu çıkartıp attı. Pipim beni utandıracak halde dim dik, zevk aldığımı bağırıyordu. Ardından minderlerin üstüne savurdu. Şaşkınlıkla bakıyordum ona. Taş gibi yarağınla üstümde bir dev gibi duruyordu. Ne yapacağı belliydi. “N’olur ?” Diye fısıldadım yalvaran bakışlarla. Ama beni dinleyecek hali yoktu. Bacaklarından birini kavrayıp yüzükoyun hale getirdi. Ata biner gibi üstüme çıktı. Eliyle kıçımı tükürüklediğini hissettim. Ardından o sert yarağını dayadı deliğime. Ittirmeye başladı. Acıdan haykırdım. Arama durmadı. Abanmaya devam etti. Çok azmıştı. Biliyordum bu halini. Zaten kaçabilecek durumda değildim. Çaresizdim. Bari içerdekilerin haberi olmasın istedim.

Ağzımı kapattım. Çığlık yerine inleme çıkıyordu sadece. Serhat milim milim giriyordu bana. Çok acıyordu. Belimin kalçalarımla birleştiği yerden tutuyordu beni. “Oooooh! ” dediğini duydum. Sonuna kadar girmişti içime. Sımsıkı sarıyordum yarağını acı içindeki büzüğümle. Geri çekip tekrar ittirdi. Ardından tekrar. Tekrar. Artık sikmeye başlamıştı beni. Popom eziliyordu altında. Kocaman yarağını derinliklerinde hissediyordum. İçim dopdoluydu. Serpil’in hissettiklerinin birazını anlayabiliyordum şimdi. Üzerime Uzanıp omuzlarından asılmaya başladı. Artık deli gibi sokup çıkartıyordu. Üzerimde hopluyordu. Acımın yanında zevk de alıyordum artık. Ben de inlemeye başladım. Kulağımın dibinde solumasını duyuyordum. Hiç bir şey demiyorduk ikimizde. Sadece soluyor ve inliyorduk. Serhat bana dakikalarca girip çıkmasının sonunda, ” Boşalıyorum Tarık! ” dedi. Büzüğümde onun kasılmalarını hissettim. Ardından içim sırıl sıklam, kaygan oldu. Üzerime yığıldı. Ben pipim hala kalkık altında yatıyordum. Ilk tepkim ” N’olur bu aramızda kalsın” demek oldu. Serhat baştan savar bir şekilde nefes nefese “Tamam, tamam” dedi. Üstümden kalkarken içim boşaldı. Mayomu giydim. Burada uyuyabilirdim. Serhat kamaralardan birine gittik yattı. Halit Abi’lerin kamarasından gelen seslerin arasında uyudum.

Sabah kalktığımda deliğim hala sızlıyordu. Farkettirmemeye çalışarak yan oturdum masada. Kahvaltı sırasında en önemli konu üçünün yaptığı seksti tabii ki. Ne kadar zevk aldıklarını anlatıp duruyorlardı. Özellikle Halit Ağbi Serpil’e güzelliğine ve yatakdaki arzulu haline övgüler yağdırıyordu.

Serhat’a teşekkür ederken, “Sen akşamı kadınsız zor geçirmişsindir herhalde dedi gülerek” Serhat da, ” Yok canım. Hiç üzülmeyin siz. Sağolsun Tarık elinden geleni yaptı” deyiverdi. Aman allahım hani söylemeyecekti! Ne büyük aptalıktı buna inanmış olmam. Üçü de hayretle bir ona bir bana bakıyorlardı. Zeynep abla ” Nasıl yani? ” diye sordu. Serhat ” Şöyle diyeyim: Tarık kıçı üstüne rahat oturmayacak bu gün.” Yine Zeynep abla ” Neee? Siktinmi çocuğu? Vallahi sen Halit’ten de beterimişsin Serhat” dedi, gülerek. “Sevgilisini sikmen yetmedi mi?” Serpil daha da heyecanlanmıştı. Yerinde duramıyordu. ” Yaaa! Bunu kaçırmam çok kötü. Çok isterdim görmek.” Halit Ağbi Serpil’e dönüp ” Sen hiç üzülme tatlım ben sana gösteririm o zaman ” Ben bütün bu konuşmaları kıpkırmızı bir halde dinliyordum ama artık suskun kalamadım, ” Yok Halit Ağbi. Olmaz hayatta” dedim. Serhat, “Bana da çok direndi ama sonra hoşuna gitti. Değilmi Tarık.” diye güldü. Halit ağbi elimden tutup ayni yere götürdü beni. Serpil hemen yanımıza geldiği. Dur ben indireyim mayonu. Pipim yine kalkıktı. Halit ağbi bana “Sırt üstü yat dedi. Sesimi çıkartmadan yattım. O da soyundu. Bacaklarımı omuzuna aldı. Tam yarağını dayanyacaktı ki Serpil ” Bekle ben tutup sokucaaaam!” Diye uzanıp yarağını tuttu. Ağzına alıp ıslat da fazla acıtmayalım Tarık’ın canını. Serpil ağzına alıp emmeye koyuldu. Bol bo tükürük bırakıyordu üstünde. Tamam dedi Halit ağbi. Sevgilim elleriyle tuttuğu o taş gibi yarağı göt deliğime dayadı. Gülümseyerek Halit ağbiye bakıp. “Hadi sik Tarık’ı ” dedi Halit ağbi ittirmeye başladığında yine o acıyı hissettim deliğimde. “Ağbi nolur yavaş “dedim. Biraz durdu sonra tekrar ittirmeye başladı. Yırtılıyordum adeta. “Ağbi dur! Çok acıyor!” Dedim. Durdu. Serpil susmadı. “Halit ağbi Tarık’ı dinlersen akşama kadar sikemezsin sen onu.” Halit ağbi “Haklısın ” dedi. Bana dönüp “Sık dişini Tarık” deyip yeniden ittirmeye başladı. Yavaş ama kararlıydı bu sefer. Büzüğüm yana yana başını içime aldım. Ardından gövdesinin yarısı girdi içime. Acıyordu. Sonunda bir hamlede kalan yarısını da kökleyiverdi. Allahım ne çok acıyordu. Gözlerimden yaş geldi. “Oldu işte gördünmü?” Dedi. Ben debelenmeyeyim diye bacaklarımdan sım sıkı tutuyordu. Acılı gözlerle Halit ağbinin gözlerine baktım. Dudağında hafif bir gülümseme fark ettim. Serpil elini uzattı. Parmağını Halit ağbinin yarağının dibine deydirdi. O şımarık tavrıyla “Benim tanıdığım Halit ağbi dışarda kalan bir santimi de Tarık’a sokmadan bırakmaz ” dedi. Halit ağbi “Sen ne yaramaz şeysin öyle ya” deyip bir daha abandı. Acıyla “Ahhhh! ” diye haykırdım. Hepsi girmişti bes belli. “Memnun oldun mu? ” dedi Serpil’e. ” Evet” dedi “Çok teşekkür ederim.” Gülüştüler.

Halit ağbi ağır ağır sokup çıkarmaya başladı. Her sokuşunda ben bir “Ah!” Çekiyordum. Zeynep abla hem kocasının vücudunu okşuyor hem de bana girişini seyrediyordu. İnlediğimde de yüzüme bakıyordu. Serpil le Serhat da bir birlerine sarılmış Halit ağbinin beni sikmesini bir show gibi seyrediyorlardı.

Yavaş yavaş aldığım acı zevke dönüşmeye başladı. Hala güçlü darbeyle geçirdiğinde canım yanıyordu ama başka türlü hisler duymaya başlıyordum. Onların önünde sikilidikce küçüldüğümü hissediyordum Çok zavallı görünüyor olmalıydım ayaklarım havada sallanır halde sikilirken. Birden kendimi kaybettim. Halit ağbinin gözerinin içine “Halit Ağbi! Halit Ağbi!” diye soludum. Hiç düşünemeyeceğim bir şey oluyordu. Halit ağbinin güçlü yarağı götümün derinliklerini zorlarken dokunmadığım Pipim kasılmaya başladı. Boşalıyordum. Bir kadın gibi boşalıyordum. Ben hiç bir şey yapmadığım halde Halit ağbi beni sikerek boşaltıyordu. Aldığım zevk beni sarhoş ediyordu.

Kız gibi ince ince sesler çıkartarak altında titriyordum ki, onun kükreyen sesini duydum. Ardından da yarağının içimde kasılmasını hissettim. O da içime geliyordu. Tazyikli dölü vıcık vıcık ediyordu götümün derinlikleri. Yüzüne baktım. Gerilmişti. Sonunda bir “Ohhhhh!”çekti ve durdu. Kalkıp kendini minderlerin üstüne attı.

Onu tatmin etmiş olmak bana da bir tatmin duygusu verdi. Serpil hemen yanında gidip Haşim ağbiyi öpücük yağmuruna tuttu. “Haşim ağbi, inanamiyorum. Nasıl yaptın bunu. Tarık’ı kız gibi ettirdin.” Haşim ağbi gururlu bir gülümsemeyle “Yok canım pipisi kalkık kız olurmuymuş hiç. ” dedi. Serpil bundefa heyecanla koşup Serhat’a sarıldı şımarık şımarık ” N’olursun Tarık’ı bir daha sik şimdi. Pipisi kalkmadan getir onu. N’ooooooooolursun? Kız gibi getir onu.” Serhat gülerek duruyordu cevap vermeden. Ben artık buna dayanacak halde değildim. “Doğrulup kendimi korur bir pozisyon alırken bir yandan da “Yapmayın. Olmaz. Yaptırmam artık diye söyleniyordum. Serpil sakince Yanıma geldi. Bana şefkatle sarıldı. “Tarık’cığım çok istiyorum seni o halde görmek” dedi ” Sana söz, sen boşaldıktan sonra çok seninle sevişeceğim tamam mı?” Başını çevirip Serhat’a baktı onay almak için. Serhat “Pipisi kalkmazsa anlaştık ” dedi.

Daha ben cevap vermeden Serpil beni Sırt üstü yatırdı. Karşı koymadım. Ona sarılmayı onunla sevişmeyi çok istiyordum. Serhatı çağırdı. Yarağı dim dik olmuştu bile. Serhat bacak arama girip ayaklarımı omuzuna aldı. Serpil Serhat’ın yarağını tutup göt deliğime dayadı. Zaten vıcık vıcıktım Haşim Abinin dölleriyle. Oramın hala bir tünel gibi açık olduğunu hissediyordum. Dayatma dayamaz başlı kolayca girdi. Serpil “Hadi canım sok hepsini.” Dedi Serhat’ın vücudunu okşayarak. Serhat tek darbede Kökleri bana. Ince bir “Ihhhh!” Çektim.
Beklemeden pompalamalarına başladı. Kalın yarağı artık alışmış olmama rağmen zorluyordu beni. İçim doluyordu. Pipim bir et parçası gibi sallanıyordu o koydukça. Sertleşmeyeceği belliydi. Bu kadar çabuk zaten sertleşmezdim. Serhat beni siktikce azıyordu. Serpil de çok coşmuştu. Serhat’a “Sik Aşkım! Sik Tarık’ı. Koy götüne. Kız gibi getir onu. Benim için sik sevgilimi. Kız yap onu” diye soluyordu. Diğer ikisinin de eğlendiği bes belliydi. Bu Ateşli dakikaların sonunda yine o garip duyguyu hissetmeye başladım, ama bu defa pipim inikken. Solumalarım değişti. Kendimi kaybettim, Serhat’ın gözlerinin içine baka baka titriyordum. O et parçası halindeki pipimden az da olsa dölüm akmaya başladı. Serpilin Çocukça bir heyecanla “Getirdin onu! Getirdin Aşkım. Tarık’ı kız gibi getirdin” diye bağırdığını duydum. El çırpıp Serhat’a öpücükler yağdırıyordu. Gelirken götümü kastığımdan olmalı o sırada Serhat da içime patladı. Serhat’ın sert darbeleri altında sarsılırken Serpilin mutluluğunu ve Serhat’ın gergin yüzünü seyrediyordum.

Birazdan o da bacak aramdan kalkıp Haşim ağbinin yanına oturdu. Havada ellerini çaktılar gülerek. Kıçımdan ve pipimden döller akarken “Benimle sevişecekmisin gerçekten Serpil?” Diye sordum. Cevap vermedi. Gidip Serhat’ı dudaklarından öptü. “Sevişebilirmiyim Serhat çığım? Söz vermiştik.” Dedi. Serhat gülerek “Olur” dedi, “Zaten erkek sayılmaz artık” Hepsi güldüler. Serpil bikinisinin altını çıkartıp yanıma uzandı. Sarıldım o da bana sarıldı. Dudaklarından öpmeye başladım. Ellerim deli gibi arzuladığım harika vücudunu okşuyordu. Çok mutluydum. Sevecen bir şekilde okşuyordu o da beni. Güzel pürüzsüz sırtından aşağıya kaydırdım ellerimi. Yuvarlacık çıkık poposunu taparcasına okşadım. Bir daha ne zaman elleyebilirdim bilmiyordum. Diri güzel memeleri göğsüme sürtüyordu. Bacakları bacaklarıma. Pipim kadınlığına deyiyordu şimdi. Allah’ım nolur kalksın pipim diye yalvardım içimden. Ama mümkün değildi. Ona girmem imkansızdı. Iki kız gibi sevişiyorduk. Serpilin eli arkama gitti. Deliğimi buldu. İki parmağını kolayca sokuverdi götüme. Kulağıma “Şu hale bak aşkım. Seni kadın yaptılar” dedi. Ben de ” onlar değil sen yaptın aşkım” Dedim. Dudaklarımız birleşti.

Travesti Arkadaşım

Merhaba adım Erkan Anlatacağım olay birebir başımdan geçmiştir.

Ben 25 yaşında hafif atletik yapılı, 185 boyunda 75 kilodayım. Sex hayatım çok memnundum taki adı bende saklı olan travestiye kadar. Ben İstanbulda özel bi şirkette yoğun olarak çalışmaktayım.
Tabi bu yoğunluğun arasında kızlara vakit ayırmaya fırsatım olmuyordu. Ancak hafta sonları eskort sitelerinden gerekli görüşmeleri yapıp ihtiyacımı giderebiliyordum. Biliyosunuz çoğu kız popodan sevmez v.s Bende popodan istediğim için bir travestiye gitmeye karar vermiştim. Yine aynı şekilde
eskort travesti sitelerinden bana en içten yapmacık gelmeyene gittim. Karşımda bir afet vardı. Çok sexi duruyordu poposu o kadar dardıki normalde kızlarla 45 dk üstü ilişkilerim oluyodu ama onda 15 dk bile dayanamadım poposuna patladım. Tabi böyle popoyu bulmuşum. Her hafta sonunu iple çeker oldum gelsin diye. Böyle devam ederken tabi sürekli gitmemden ve benden hoşlanmış olacakki zamanla yannda kalmalarım sabah kahvaltılarım günü beraber geçirmeler felan baya ilerledi.
Bir gün bir cumartesi iş çıkışı yine gittim. Dediki evde otur otur sıkıldım akşam dışarı çıkalım içelim. Bende tabi olur diyip duşumu felan alıp dşarı çıktık. 2-3 tane bar gezdik tabi o arada iç iç kafayı bulmuştum. Saat gece 3 gibi eve döndük. O kadar sarhoşumki voltka içenler bilir yerimden kalkamıyordum. Ama o fazla içmemişti. Hemen yatalım dedi. Beni soydu üstümde boxerla yatağa yüz üstü yattm. O da bir 10 dk felan sonra geldiğini hissetim ama gözümü zor açıyordum. Yavaş yavaş beni boynumdan öpmeye başladı omuzlarımı felan deli gibi öpüp kokluyordu ordan belden popoya indi yavaş yavaş popomu yoğurmaya başladı. Ama bir yandanda benim aletle oynuyordu. Popoma parmağıyla girmeye çalışıyodu bunları yaparkende aşkım çok güzelsin seni istiyorum felan diyordu. Bunları duyan ben tabi o kafayla ayılamadım ben sanıyorumki aleti kaldırıp üstünde zıplayacak =) Neyse üstüme yüz üstü uzandu aleti komple popoma değiyordu. 17-18 cm vardı. Önceden gördüğümden biliyorum. Bu 5 dk bana sürtündükten sonra penisinin ucunu popomun deliğine dayadı. İlk olacağını bildiğinden benim olacaksın felan diyodu. Ucunu biraz girer gibi olunca bende napıyorsun felan deyip kalkmaya çalıştım ama fayda etmedi merak etme bişey olmayacak bana güven dedi. Yavaş yavaş kafası girmişti. İnanılmaz bir acıydı içimde kalkmış halde biraz bekledi sonra git gel yapmaya başladı. Üstüme yattı geciktirici içtim dedi. Ben o acıyla hiç bişey farketmiyordum. Çok darsın ilk defa böyle bi popoya aktif oluyorum dedi. Hızlanmaya başladı komple girip çıkmaya başladı üstümde kalçalarıma taşşakları vurmaya ses gelmeye başlamıştı artık. Sonra yatağın kenarına çekti iyice domalttı daha hızlandı artık popom vıcık vıcık olmuştu. Kalçalarımı tokatlıyıp sıkıyordu. belimden tutup iyice hızlandı. Yaklaşık yarım saatten sonra kalçalarma bebeğim aşkım diyerek boşaldı. Resmen haykırdı. Sonra uyumuşuz,sabah uyandığımda spermler kalçalarımda kurumuştu. Hemen kaldırdım naptın sen ne biçim arkadaşsın felan dedim tartışma çıktı. Oda eve gelene kadar öyle bi niyetim yoktu dedi yatağa yattktan sonra çok sexi geldin azdım dayanamadm dedi. Popon çok güzel benim olmasını istedim felan dedi. Özür felan diledi.
Sonra barıştık tabi ben ona o bana çiftlere kadınlara gitmeye başladk ona,ikimiz bir gay e aktif oluyoduk. İlkim oldu güzeldi. Öptüm herkesi. Mail adresim: [email protected]

İlk kez bir kızla beraber oluşum

Bundan yıllar evvel, Akdeniz’in sevimli bir tatil kasabasında yazlık bir evimiz vardı. Yaz aylarında oraya gider, tüm yaz tatilimizi orada geçirirdik. Ergenlik yaşlarındayken sitemizde oturmakta olan komşumuzun kızına aşık olmuştum. Aynı arkadaş grubu içinde takılıyor, grup halinde geziyorduk. Ama benim O’na karşı pek çok özel hislerim vardı. Fakat O bunların farkında değildi. Reddedilmek ve arkadaş çevresinde alay konusu olmak korkusuyla da bir türlü açılamıyordum.

Derken bir gece Ahmet adında bir arkadaşımızla benim aşık olduğum kız ortadan kayboldular. Meğerse iskeleye gitmişler ve öpüşmüşler. Ertesi gün Ahmet olanları arkadaş grubu içinde ballandıra ballandıra anlattı. O an içimden Ahmet’i öldürmek geçti. Tabi böyle bir vahşet hiç bir zaman yaşanmadı. Tabi aşık olduğum kız duruma çok ama çok bozulmuştu. Kız resmen yıkılmıştı. Diğer arkadaşlarımız da Ahmet’in yaşadıkları özel anları anlatmasını doğru bulmuyordu. Ama olan olmuştu bir kere.

Ne yaparsınız ki kızcağızı teselli etmek bana düşmüştü. Aslında O’na da kızgındım. Ama ne yaparsınız ki aşıktım. Hem aramızda bir ilişki yoktu. Kızdan hangi sıfatla hesap soracaktım ki? Hem yaşananlar tam anlamıyla gençlik hatasıydı.

Fakat zaman geçtikçe kız ile aramızda yakınlaşma başladı. “Beni bu dünyada en iyi sen anlıyorsun.” falan demeğe başlamıştı. Kısa bir süre içinde biz çıkmaya başlamıştık. Artık arkadaş grubu içinde beraber takılmak bizi açmıyordu. Çok zaman kalabalıklardan kaçıyor, başbaşa kalmak için fırsatlar yaratıyor, tenhalara kaçıyorduk. Aklımda hep Ahmet ile iskelenin üzerinde yaptıkları vardı. O’na hem kızıyor, hem aynı şeyleri yapmak istiyor ama bunları yaparken de hem Ahmet’in düştüğü pozisyona düşmek istemiyor, hem de O’nu incitmek istemiyordum.

Ben bu kadar ince düşünürken bir gece O bana “Yaa, sen ne biçim bir erkeksin” dedi. Bir türlü onu öpmüyormuşum. Ben de ona cinselliğin ikinci planda geldiğini, önceliğin aşk olduğunu falan anlatmaya başlamıştım. Sanırım o da bana bıyık altından güldü. tabi haklısın falan dedi. Çok sonraları fark ettim ki, aslında böyle konuşmakla yanlış yapmışım. Ama o gece ilk kes öpüştük ve hatta elbise üzerinden taze göğüslerini sıkıştırma fırsatı buldum.

O yaşlarda daha önce bir kaç kez kadınlarla beraber olmuştum, ama hepsi para karşılığı genelevlerde yapılmış, çok ucuz ve çok adi sekslerdi. Bir kızla hiç seks yapmadığımdan ne kadar ileri gidebileceğim ve nerede onu korkutacağımı tam olarak kestiremiyordum. Buyüzden üzerimde bir ürkeklik vardı. Daha sonraları itiraf ettiğine göre bu ona çok da çekici gelmiş.

Birinci ayımızı doldurduğumuz günün gecesinde kutlama yapmaya karar verdik. Ben bir şişe şampanyayla sahilde başbaşa kutlama yapmayı teklif ettim. Amacım sahilde alkol aldıktan sonra kum tepelerinden birinin arasına, gecenin de karanlığındanda istifadeyle gizlenerek sevişmekti. Zaten evlere gidemiyorduk, çünkü ailelerimizden birisi mutlaka evde oluyordu.

Şampanyamızı aldık, sahildeki şezlongların üzerinde ikişer veya üçer bardak şampanya içtik, ona biraz daha tenha bir tarafa gitmek istediğimi söyledim. Niyetimi o da anlamıştı. Çapkınca gülüşlerle başta biraz naz etti sonra aniden ayağa kalkarak elimden beni karanlığa doğru çekti. Karanlıkta kaybolmuştuk.

Kum tepelerinin arasında kendimize sota bir yer bulduk. Hemen yere oturdu. Ben de yanına. Bir iki dakika öylece oturduk. Sonra birbirimize baktık ve şehvetle dudaklarımız buluştu. Bir birimizi deliler gibi öpüyorduk. Tükrükler çoktan birbirine karışmıştı. Bir benim dilim onun ağzının içinde define arıyordu, bir onunki benim ağzımın içinde. 15 – 20 dakika deliler gibi öpüştük. Tabi bu arada ellerim memelerini tişörtünün üzerinden okşuyordu. Artık daha ileri gitmenin zamanının geldiğini anlamıştım. Çünkü nefesi iyice hızlanmıştı. dudaklarından ayrılıp, boynuna yöneldim. Boynunukah öpüyor kah yalıyordum. ellerim memelerini okşuyor, oradan beline göbeğine iniyordu. Ellerimi bacaklarının arasına koyduğumda ateş gibi yandığını fark ettim. Çok şaşırmıştım. Daha önce birlikte olduğum orospuların amları hiç böyle yanmıyordu. Hatta bazıları sikişmeye başlamadan önce amlarını tükrüklüyorlardı.

Bacaklarının arasını uzun uzun okşadım. Sürekli alev alev yandılar. Derken belini okşarken usulca ellerimi arkasından tişörtünün içine soktum ve sıyırdım. Sütyeniyle yanımda yatıyordu. Deliler gibi göğüslerini öptüm, okşadım, yaladım. Sonra ellerimi arkasına geçirip sütyenini çözmeye çalıştım. Fakat o da ne? Bir türlü sütyenini çözemiyordum. Bana güldü. Biraz doğrularak sütyenini kendisi çözdü. Tekrar kumların üzerine kendini bırakıverdi. Gencecik memelerini görünce kalp atışlarım hızlanmıştı. Direk yumuldum. Bu arada o da boş durmuyor, beni okşuyordu. Diğer yerlerim neyse de, şortun üzerinden aletimi okşaması çok hoşuma gitmişti.

Halimizi düşünebiliyor musunuz? Kumların üzerinde iki genç. Ben şort – tişört, o sadece altında bir tayt, üstü çıplak, sevişiyoruz. Aklıma filmlerde gördüğüm sahneler geliyor ve onları yaşamak istiyordum. Fakat eldeki bulgurdan da oluruz korkusuyla, gel senin ağzına vereyim falan diyemiyordum. Ama o devamlı benimkini üstten okşuyor ve beni sürekli zevkte tutuyordu. Cesaretimi topladım, memelerinin arasını ışlak ıslak yaladıktan sonra biraz doğruldum ve benimkini çıkarttım. Bir an durdu ve yaptığımı anlamaya çalıştı.

Bir hamlede göbeğinin üzerine oturdum. Benimkini memelerinin arasına koyarak, ellerini göğüslerini sıkıştıracak şekilde yerleştirdim. Gözlerini kapattı, başını arkaya doğru attı. Bende ileri doğru uzanarak göğüslerinin arasında gidip gelmeye başlamıştım. Tam tükrük kurumuştu ve hafif hafif acı vermeye başlamıştı ki, aletimin ucunda ıslaklık hissettim.

Bir de baktımki, kafasını kaldırmış gelip gittikçe benimkini yalıyor. Bu durum çok hoşuma gitmişti. Daha fazla şevk ile yapmaya devam ettim. Aklıma acaba ağzına alıp almayacağı geldi. Durdum. biraz daha ileri kaykılarak aletimin tümünü ağzına ittirdim. Hiç problem çıkarmadan tümünü aldı ve resmen somurmaya başladı. İyice başım dönmeye başlamışdı. O yerde yatarken üzerinde aletimi ağzına uzatarak daha fazla duramazdım. Fakat ağzından çıkmak da istemiyordum. Ensesinden tutarak kendimi soğuk kumların üzerine bıraktım. Şimdi ben altta yatıyordum ve üstte, o beni emiyordu. Üstü çıplaktı fakat altında hala taytı vardı.

Yavaşça uzandım, ellerimi tam taytının lastiklerinin arasına sokmuştum ki irkilerek ellerimi tuttu. “Ben de senin kini yalamak istiyorum, 69 yaparız.” dedim. Kesin bir ifadeyle reddetti. İyice gözüm dönmüştü. Artık tamamını istiyordum. Fakat bakire olduğunu düşündüğümden işimin olmayacağını tahmin ediyordum. Ama benimkini de artık bir yerlere sokmam ve boşalmam lazımdı. Hem gerçeği gibi olsun istedim, hem de belki de onu da biraz daha tava getirir, en azında bir ters ilişki yakalarım diye umarak bacaklarının arasına girdim. Şaşırmıştı. Üstünde tayt olduğu halde bacaklarının arasında gidip gelmeye başladım. Nefesi iyice hızlanmıştı. Belli belirsiz inlemelerle hırlıyordu. Fırsat bu fırsattır dedim. “Taytın benimkini acıttı, taytı çıkartalım. Nasıl olsa külotun var. Söz veriyorum sana istemediğin bir şeyi yapmayacağım. O külotu hiç çıkartmayız.” dedim. Kabul etti.

Artık incecik donunun üzerinde gidip geliyordum. Sıcaklığını aletimle hissedebiliyordum. Dudakları iyice açılmış ve ıslanmıştı. Külotu sırıl sıklamdı. Benimkini de ıslatıyordu. Şıpır şıpır sesler geliyordu. İyice kayganlaştığından şüphelenerek kafamı eğdim ve baktım, meğerse külotu gidip gelmelerimden iyice sıyrılmış, ben am dudaklarının üzerinde gidip geliyormuşum. Durumu fark edince iyice tahrik oldum. Tam boşalacaktım ki “Ufff… yeter daha fazla dayanamayacağım” dedi. Doğruldu. Yıkılmıştım. Tam da zamanında böyle şey yapılır mıydı?

Bak.” dedi, “Bana söz ver, bu tamamen aramızda kalacak. Kimseye söylemeyeceksin. Sır.” dedi. Nede olsa sütten ağzı yanmıştı. Şimdi ayranı üfleyerek içiyordu. “Tamam.” dedim. Yarın akşam daha iyilerini yaparız diye düşünürken külotunu tamamen çıkarttı ve tekrar kumların üzerine uzandı. Şok olmuştum. Benden ne istiyordu acaba? “Gelsene” dedi. “Sana hepsini vereceğim.” dedi. Derin bir şoktaydım. Kımıldıyamıyordum. Aşık olduğumu düşündüğüm kızın bakire olmadığını keşfetmiştim. O yaşımdaki aklımla şoktaydım. Elimden tuttu, beni üzerine çekti. Neredeyde kımıldıyamıyordum. “Hadi ama” dedi. Sonrada aletimi tutarak, başını dudaklarının üzerine koydu. Bana sadece ittirmek kalmıştı. Yüzünde tatlı bir gülümsemeyle gözlerimin içine derin derin baktı.

Tanrım diyordum kendi kendime. Orospu olmayan bir kadınla ilk kez beraber oluyordum. Çok heyecanlıydım. Deliler gibi üzerinde gidip geliyordum. O kah gözlerini kapatıyor, kah açıyordu. Ama belli olan bir şey vardı ki, o da onun bu işten müthiş zevk aldığıydı. Heyecanımdan bir türlü boşalamıyordum. Tam çok yoruldum artık bırakayım derken titremeye başladığını fark ettim. İlk kes bir kadın benimle sevişirken boşalıyordu. Hem sevinmiştim, hem de şaşkınlığım bir kat daha artmıştı. O boşaldıktan sonra durdum. Beni ensemden tutup kendine çekti. Dudaklarıma yapışarak beni uzun uzun öptü. Hala içindeydim. “Sen sanırım hala boşalamadın” dedi. “Ben senin için bir kez daha yaparım, devam et” Tekrar başladım. Dinlenmiştim de zaten. Uzun uzun gittim geldim. İlkinde kendini tutmuştu. Ama bu sefer daha rahat davranıyordu. Daha yüksek sesle, daha uzun uzun iniltiler geliyordu. Bacakları yoruluyor kah bacaklarını omuzuma koyuyor, kah yanlara açıyor, bir belime doluyor, bir havalara dikiyordu. Her farklı pozisyonda tahrik oluyordum. Ama ben birtürlü boşalamıyordum. Ben bunların hiçbirini orospularla yaşamamıştım. Resmen şoktaydım.

Sen pozisyonu sevmedin sanırım” dedi. Bir yılan kıvraklığıyla altımdan sıyrıldı, ne olduğunu anlamadan önümde domalıverdi. arkadan amına girmemi istiyordu. Bütün arkası kum içindeydi. Yanaştım. Fakat bir türlü denk getiremiyordum. Çok tecrübesisdim. İlk kez arkadan bir kadına yanaşıyordum. Eliyle tuttu, yolu gösterdi. Biraz becerdim, çıktı. Tekrar soktu. Bir türlü beceremiyordum, beceremedikçe de moralim bozuluyor, şevkim kaçıyordu. Halbüki filmlerde ne kadar da kolay yapıveriyorlardı.

Bana döndü “Yeter” dedi. “Uzan yere.” dedi. Uzandım. Üzerime çıktı zıplamaya başladı. Çok hoşuma gitmişti. ben de onun ritmini tutturmaya başladım. Ben hızlandıkça o da hızlandı. Derken onu biraz havaya kaldırıp, alttan sert vurmanın ne kadar zevkli bir şey olduğunu farkettim. Sanırım ağzımdan iniltilerle birlikte küfürler de çıkmaya başlamıştı. “Evet, evet. Yapabilirsin” diyordu.

İyice gözlerim kararıyor, gözlerimin üzerinde ve beynimde şimşekler çakıyordu. Boşalacaktım. Ama boşalırken üstte olmalıydım. Sert bir hareketle onu yere devirdim ve üzerine çıktım. Hızla, hırsla, durmaksızın dibine kadar sokuyordum. Hatta imkanı olsa taşaklarımı da içine sokacaktım. İyice içinde durdum, geliyordum. O da yine zangır zangır titremeye başlamıştı. Aklıma korunup korunmadığı geldi. Çıkarttım. Çıkarttığım anda da boşalmaya başladım. Hemen arkamdan o geldi. Arka arkaya boşaldık. Oluk oluk, dolu dolu, kıvamlı kıvamlı göbeğinin üzerine boşalıyordum. Bir yandan da iyice boşalayım diye elimle otuzbir çekiyordum. Sanırım o güne kadar hiç o kadar çok boşalmamıştım. “İyi oldu dışarı boşaldığın” dedi. Korunmuyormuş.

Yaz bitene kadar hemen hemen her gece beraber olduk. Ama hiç biri o ilk gecenin büyüsüne sahip olamadı. Sonradan söylediğine göre o gece defalarca boşalmış. Yaz bittiğinde farklı şehirlere dönmek zorunda kaldık.

Sonra farklı üniversitelere gittik. İkimizinde farklı sevgilileri olmuştu. Uzun yıllar pek görüşemedik. Yada eskisi gibi görüşemedik. Yaz tatillerinde karşılaşıyorduk ama hem eskisi kadar çok kalamadığımız için, hem de ikimizinde farklı sevgilileri olduğu için eskisi gibi bir türlü olamadık bir daha. Zamanla birbirimizi unuttuk. Bir tek o ilk gece unutulamadı. Yada en azından ben unutamadım. Yıllar sonra farklı insanlarla evlendik, ikimizinde akran birer oğlu var. Sanırım o geceyi o da unutamamış. Çünkü oğluna benim adımı koymuşlar.

komşum handanı denizde tavladım ve siktim

merhaba ben emin .. sizlere geçen yaz başımdan geçenleri anlatmak istedim..bana vakit ayıirdiginiz icin simdiden tesekkur ederim. 25 yasindayim 182 83 esmer kirli sakalli cevremdekiler tarafindan yakisikli bulunan biriyim..bir sahil kentinde yalnız yasıyorum.bir aile apartmaninda oturuyorum ve sakin durust birisi oldugum icin benden rahatsiz olan kimse yoktur.yan komsum handan 42 yasinda evli beyaz tenli balık etli cok guzel bir hatundur..icimden onu gecirirdim hep ama apartmandaki cizgimi bozmamak icin bir girisimde bulunmaktan cekinirdim surekli.handan ozel bir bankada calisiyor ve bildimiz uzere bankaci her kadin gibi handan da cok bakimlidir bu guzelliginin yaninda..kocasi ise gercekten handan gibi bir hatuna yakismayan hani sunepe dedigimiz adamlardandır.bu yetersizligi yetmiyormus gibi bi de capkinlik yapmaya calisip eline yuzune bulastirmaz mi .. handan a haketmedigi seyler yasattigini biliyordum cunku duvarlarımız bitisik oldugu icin tartismlarini dinlerdim surekli..benim kocasi ayhan la aram iyidir ayhan in arabasi yokken benden araba ister bende verirdim islerini gormeye giderdi .. birsey alacak oldugu zaman bana sorardi yani ayhan bana oldukca guvenirdi .. disardan cok normal gozuken ev yasamlari cocuklarinin da sehir disiya universiteye gitmesiyle iyice icerden icerden bozulmaya tartismalarin siddeti artmaya basladi…gecelim o harika gune .. agustos da cok sicak birgundu gercekten ve pazar gunu olmasi nedeniyle herkes gibi bende arkadaslarla deniz kenarina kacmayi planlıyordum o gun handan ve ayhan i hic gormemistim.. hazırlanıp arkadaslarimla konusmak icin balkona ciktigimda handan ve ayhan i arabalarinin basinda beklerken buldum .. balkondan seslendigimde arabalarinin bozuldugunu soylediler ve ben asagi inip arabalarina bakabileceimi soyledim..aslinda ayhan ın arabasi umrumda bile degildi ama handan i kısacik sortuyla askili body si ile biraz daha yakından gormek icin indim asagi ..her neyse handan i bastan asagi guzelce suzdukten sonra arabaya baktim ve sadece bir sigortanin yerinin degişmesi gerektigini farkettim .. tabii dedimya ayhan gerizakalisi birseyden anlamadigi gibi bunu da becerememis ve 2 dk da arabalari calisir hale getirdim. handan el cirpip sevinince o guzel dolgun gogusleri zipladiya ben bu sevinci bir daha gormek icin arabayi 20 saat daha tamir edebilirdim :).. her neyse biz de denize gidikcektik geldigin cok iyi falan dedi handan sen ne yapıcaksin bugun dedi gel beraber gidelim dedi bana ben bu teklifi duyunca bir an bile tereddut etmeden olur gidelim dedim .. ayhan da onayladiktan sonra ben surucu koltuguna gectim ayhan yanima handan da arkaya oturdu ve gidecegimiz yere dogru yola ciktik ben surekli aynadan handan i kesiyordum ve ben ona baktikca o da arada bakıyodu ve ben ilk defa bugun ona karsi biseyler belli etmeyi dusunuyordum cunku inanilmaz derecede tahrik ediciydi o gun . bu bi sigortayi bile degistiremeyen ayhan belki de onu yatakta mutlu edemiyodu ve benim gibi birini o da arzuluyodu.bakisa bakisa deniz kenarina geldik ve oturacagimiz yeri zar zor ayarlayip oturduktan sonra sohbet etmeye basladik. o gun orasi gercekten cok ama cok kalabalikti denizde bile dogru durust girecek yer kalmamisti zaten dedigim gibi oturacagimiz yeri de cok zor bulduk.. daha sonra denize girmek icin kalktim ben ve tisortumu cikarip denize dogru yurumeye basladim handan da hadi ayhan biz de girelim cok sicak hava dedi ayhansa ben simdi girmicem mangali kurayim sen git istersen emin le dedi ben de hadi handan abla girelim dedim ama oyle bi baktim ki ona o an sanki gel hadi karicim denizde seni doya doya kucaima almak istiyorum der gibiydi ve handan da bunu anladi gulusunden belliydi hafif hafif ben handan i beklemeye basladim ayakta o soyundukca o guzel baldirlari gogusleri ortaya ciktikca benim aletim zonk zonk atmaya ve kazik gibi olmaya basladi sadece onu boyle gormek bile beni bu hale getiriyoken bi de onu kucaimda altimda hayal ettikce delirebilieceimi dusundum 🙂 .. bi de pembe ojeli ayak parmaklari zaten cok sıkı bi ayak fetisiyim o beyaz bacaklariyla ciplak ayaklarini bir arada gorunce basim dondu artik yarraim sortu yirtacak gibi oldu ve ben ayhan farketmesin diye sırtımı dondum ve zaten handan da bikinisi ile yanıma gelmişti .. yavas yavas denize dogru yururken o guzel pamuk gibi ellerini tutmamak icin kendime zor hakim oldu .. ayhan in bizi izlediginden suphem olmadigi icin dikkatli davraniyordum.. handan la sohbet ederek denize girdik ve cok kalabalik oldugu icin ben biraz da handan i korumak icin ona yakin duruyordum..bu yakinliktan dolayi elim arada gobegine falan degiyordu ama bi gozumde ayhandaydi..bu el carpmasi gibi ellemeler arasinda sohbeti tartismalarina getirdim.. sebebini falan sordum eger ozel degilse diye handan sa aslinda ozel ama sen bizden biri gibisin sana anlatirim dedi ve anlatmaya basladi ayhan in yapmaya calistigi ama bi turlu beceremedigi ve sadece parasini yedirdigi hatunlardan falan vay be dedim bende ayhan abi ye bak bu kadar hızlımı ya dedim .. handan bi kahkaha atti ve ne hızlısı ya evdekini isini dogru durust goremio ama salaklıgından disarda biseyler ario dedi .. ben de bozuntuya vermeden hmm falan dedim .. sonra da handan senin gibi esim olsa birak disarda birilerini aramayi evden disari bile cikmam valla dedi .. handan bu lafimdan cok hoslanmisti ve icimden gelerek soyledigimi biliyodu .. saol canim benimm bende oyle istiyorum ama nerde oyle koca dedi.. artik ok yaydan cikmisti bende elini tuttum denizde goren olmadigi icin ve gozlerinin icine bakarak iste burda dedim.. once bi sasirdi ama hosuna gittigi o kadar belliydi ki ama emin sen ben nasil olur falan dedi bende susturdum o an onu ve dur direk bi cevap vermek zorunda deilsin dedim peki dedi sadece .. biraz daha yuzduk falan iste.. yuzerken ben yakin durup artik ona carpmiyor resmen istedigim yerini elliyordum onun .. farkindaydi ama hic de rahatsiz olmuodu..aradan zaman gectikten sonra ayhan da yanimiza gelmişti ve biz uzaklasmis ama bakislarimizdan birbrimz icin yandigimiz belliydi .. beraber yuzmeye devam ederken handan birden alakasizca ayhan a karpuz aldin mi diye sordu ayhan da yok yaa unuttuk falan dedi sonra handan ona hadi gec olmadan al gel dedi ayhan once nazlandi ama evin gercek reisi handan oldugu icin tamam dedi ve ben gelince baslariz artik dedi mangala ben de tamam abi dedim ve handan o cikarken bana bi goz kirpti ama sanki kalbim aletimde atiyodu .. o kadar sertlesmistimki… ayhan cikti ve arabasina binip gozden kayboldugu anda handan iyice yaklasti bana ve elimden tuttu sana cevabim evet dedi.. ayhan in gelip gitmesi yarim saati bulabilecegi icin ben de rahattim ve istedigim herseyi yapacaktim denizin altinda handan a deniz cok kalabalik oldugu icin kimse kimsenin ne yaptigini umursamiyor sevgililer karı kocalar kucak kucaga duruolardi ve bizde ole durabilecektik handan elimi tutarken onun belinden kavradim ve tehlikeli oldugunu bile bile dudaklarindan opmeye basladim o da o kadar istekliydiki kimseyi umursamadan opmeme izin verdi ama 5-10 sn surdu daha fazla risk alamazdik.. tamam yasadigimiz yere uzakti ama ne olur ne olmaz.. birlikte gecireceigimz dhaa cok vaktimiz olacakti.. bu opusme sırasinda demir gibi olmus yarragim handan in kadinligina oyle bi baski yaptki ki nerdeyse bikinisini delip icine girecekti.! handan opustukten sonra bunu farketti ve elini aletime goturup harika birsey harika diyerek gozlerini kısarak oksamaya basladi aletimi ..o aletimi oksarken bende onu tam olarak kucaima almis bacaklarini baldirlarini heryerini oksuordumm.. sonra onu kucaimdan biraktim ve bana sarildi hemen bacaklarini belime doladi ve kalkmis yarraim tam olarak gotune baski yaparken elleri boynumda bana opucukler atıyo ve harikasin diyodu bende ayni seyleri soyleyerek elimi kalcalarina ve kadinliginda gezdiriyordum.. ne muthis bi kadindi hala yazarken bile aletim kazik gibi oluo.. ona orda sokmak icin neler vermezdim ama biliyordum ki en gec 24 saat icinde o guzel kadinliginin icinde olacaktim bir sekilde .. bunlari dusunerek o kucaimda kivirtirken bikinisinin icine elimi daldirdim kadinligini ciplak sekilde oksarken bu tamanen bana siki siki sarilip titreye titreye kucaimda bosaldi ve harika birsey bu ya ayhan bi kez olsun bile bosaltamadi beni yatakta dedii.. ben de daha dur askim defalarca bosalacaksin benim altimda dedim ..cok ama cok mutluydukk.. ben dimdik yarraimla onun icine girememistim ama benim kadar onun da onu sikmem icin delirdigini biliordum.. ayhan ın gelmesi yaklastigi icin biz denizden cikmak zorunda kaldik ve masya oturup ayhan i beklemeye basladik…. yazimin ilk bolumunu okudugunuz icin cok tesekkur ederim umarim guzel vakit gecirmisinizdir benimle irtibata gecip tanismak isteyenler icin size mail adresimi birakicam [email protected] gelen tepkilere gore devamini da buyuk bir zevkle yazmak istiyorum… simdilik hoscakalin…

sevgilim selma çok sikişken doyuramıdığım zamanlarım oldu

TAT BAK:
hala eşofmanlarınmı var üzerinde
SELMA oh:
ewet
TAT BAK:
yazlıkta
yazlığın mutfağında
SELMA oh:
hımm
TAT BAK:
tabure de
SELMA oh:
neden mutfak
TAT BAK:
üzerinde sadece mutfak önlüğün var
sen yemek pişirirken sikmek istiyorum
SELMA oh:
sik
aşkım
TAT BAK:
taburede oturuyorsun
SELMA oh:
ewet aşkım
TAT BAK:
götün taşıyor tabureden
SELMA oh:
ewet
TAT BAK:
amın taburenin arkasına sürtünüyor
kaldırıyorsun kalçalarını
SELMA oh:
ohh
ewet
TAT BAK:
ellerimle sıkıyorum götünün yanaklarını
tokat atıyorum onlara
SELMA oh:
ewet aşkım
daha sert
TAT BAK:
ellerimle ayırıyorum
kafamı sokuyorum
götünün yanaklarının içineeee
SELMA oh:
ohhhh
TAT BAK:
kokluyorum göt deliğini
köpek gibiiiii
ıkınnnnnnnnnnnnnnn
ıkınnnnnnnnnnnn
SELMA oh:
mis gibidirrr
ııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııı
TAT BAK:
ıkındıkça göt deliğin açılıyorr
daha çok ıkınnnnnnn
dilimi gezdiriyorum göt deliğindeeee
yalıyorum kocaman kocamnnnn
elimle amını avuçluyorummmm
SELMA oh:
ısır
TAT BAK:
dudaklarımın arasına alıyorum göt deliğini
içime çekiyorummm
ııııkkkııııınnnnnnnnn
SELMA oh:
ııııııııııııııııııııııııııııııı
TAT BAK:
ıkındıkça açılıyor göt deliğin
dilimi içine sokuyorummmm
SELMA oh:
sokkkkkk
TAT BAK:
içini yalıyorummm
sıvazlıyorum dilimleeee
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
sıçacak gibiii ıııkıııınnnnnn
SELMA oh:
ığğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğ
TAT BAK:
ellerimle göğüslerini sıkıyorum
daha çok domalıyorsun
SELMA oh:
eğildimmmm
aşkımmm
TAT BAK:
dilimi sivriltip sokuyorum götünnneeeeeeeeee
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
tabureye kafamı koyuyorum
bacaklarını açıp
yüzüme oturuyorsun
ağzıma veriyorsun aöınııı
ağzımı dolduruyor amınnn
SELMA oh:
al aşkımmmmmm
TAT BAK:
emiyorummm
ısıra ısıra amını emiyorummm
sırlsıklam oldu bileee
SELMA oh:
ısır aşkımmmm
TAT BAK:
amının sularını içiyorummmm
kuduz köpekler gibi uluytorummm
hırlıyorummmmm
amının dudaklarını emiyorum
dilim amının içinde
göt deliğini yaladığım gibi emiyorummmmmm
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
dilimle sikiyorum amınııııııı
SELMA oh:
sik aşkımmmmmmmmmmmmm
TAT BAK:
amına kodumun kaltağıııı amını çok özlemişimmmmm
amını koklıya koklıya yalıyorummmmm
emiyorummmm
SELMA oh:
yala aşkım
TAT BAK:
yarrağım semsertttttttttttt
kocaman olduuuu
seni hemen kucaklıyorum
,ve yarrağımın üzerine çekiyorum
SELMA oh:
cidden öylemi aşkım şimdie
TAT BAK:
kucağımdasın
yarrağım amının içine giriyor aniden
çığlık atıyorsun
aynı resimdeki gibi semsertttttttttttt
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
kucağımda zığpplatıyorum seniiii
SELMA oh:
zıplat erkeğimmm
TAT BAK:
her zıplayıişında göğüslerin sallanıyor
ağzıma alıyorum memelerini
SELMA oh:
hemde nasıl
TAT BAK:
emiyorummm
ısırıyorummmm
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
zıpladıkça yarrağın üzerinde çığlıklar atıyorsunnn
SELMA oh:
ayyyyyyyyyyyyyyyy
ohhhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
her defasında daha çok sokuyorum amınaaa
taşaklarım alttan sallanıyor
dudaklarına yapışıyorum
SELMA oh:
onarıda sok
aşkım
TAT BAK:
emiyorum dudaklarını
köklüyorum yarrağı amınaaaa
serttttt
seriiiii
SELMA oh:
kökle erkeğimmmmm
TAT BAK:
kapının aralığında bir karaltı var sanki biri bizi gözetliyorrr
aldırmadan sikmeye devam ediyorummm
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
ellerimle alttan götünün yanaklarını sıkıyorummmm
tokatlar atıyorummmmm
SELMA oh:
kinm o aşkımmmmmm
TAT BAK:
sence kimmmmm
kim olsunnnn
elleri bacaklarının
arasında
okşuyorr
bizi seyrederek okşuyorr
sırtını duvara yaslıyorummm
yarrağı daha serttt köklüyorum amınaaa
sokup çıkarıyorum yarrağıııı
SELMA oh:
erkek olsun aşkım
TAT BAK:
yarrağımın üzerindeki şiş damarlar
SELMA oh:
erkek olsun
TAT BAK:
amının içine sürtüne sürtüne girip çıkıyorr
SELMA oh:
senin kankan olsun arkadaşın olsunn
TAT BAK:
sizin yazlıkta benim arkadaşım olamazz
amının dudakları yarrağımı sarıyorrr
SELMA oh:
ikiniz gelmişsiniz
TAT BAK:
sıkıyorrrrr
SELMA oh:
sen arkadaşınıda almış gelmişsin
TAT BAK:
mutfak tezgahına oturuyorum
seni kucağıma oturtuyorummmm
göt deliğine sokuyorum yarrağımııı
kucağımdasın
SELMA oh:
oyyyyyyyyyyyyyyy
acıdıııı
TAT BAK:
bacaklarını ayırıyorsun
zıplatıyorum yarrağın üzerinde seni
leven geliyor
bacaklarının önünde diz çöküp
amını yalamaya başlıyorrr
SELMA oh:
leven kim
TAT BAK:
ben seni götten sikerken leventte amını yalıyorr
aç köpek gibi yalıyorrr
SELMA oh:
ohhhhhhh
süpersiniz kocalarımmmm
TAT BAK:
kapının aralığından bizi seyreden arkadaşımmm
amının içini dilinle yalıyorr
zevkten uçuyorsunnnn
çırpınıyorsun götündeki yaraktannn
levent ayağa kalkıyor
SELMA oh:
offffffffffffff
süper
TAT BAK:
yarrağını çıkarıp
SELMA oh:
sikin beniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii
TAT BAK:
amına sokuyor köklüyor amnidennnn
ben götten soktukça levente doğru kaçıyorsun levent amına soktukça bana doğru kaçıyorsun
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
her ikisindede yaraklar amına götüne saplanıyorrr
SELMA oh:
offfffffffffff
TAT BAK:
köpek siker gibi sikiyoruz seniii
SELMA oh:
süper
TAT BAK:
çığlıkların bahçeden duyuluyorrr
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
ahhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
yarrağımı köküne kadar saplıyorum götüneee
SELMA oh:
sapla aşkımmmmm,
TAT BAK:
leventte abanıyor amınaa
köküne kadar sokuyorr
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhh
soksun
TAT BAK:
iki yarak aynı anda sikiyor seniii
SELMA oh:
aşklarım benim doyurun beni yarrağaaaa
TAT BAK:
amın göt deliğin vıcık vıcıkkkk
amından akan sıvılar bacaklarından sızıyorr
serileşiyoruzzz
levent dayanamıyacak
SELMA oh:
daha hızlıııııııııı
TAT BAK:
gelmek üzereee
dahada serileşiyorrr
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
azğımaaaa
TAT BAK:
daha sert sikiyorrrrr
SELMA oh:
aşkım ağzımaaaaa
TAT BAK:
aynı anda çıkarıyoruz yaraklarımızı
önümüzde
diz çöküyorsun
eline alıyorsun yaraklarımızı
SELMA oh:
köpeğinizim ben sizinnn
TAT BAK:
okşayıp 31 çektiriyorsun yaraklarımızaa
SELMA oh:
offffffffffffffff
TAT BAK:
önce leventtt
SELMA oh:
yerim onları bennnnn
TAT BAK:
ardından bennnn
şiddertttli
tazzikli suratımna
ağzına
boşalmaya başlıyoruzzz
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhhh
çok tatlıııııııııııııııı
TAT BAK:
ağzını döllerimizle dolduruyoruzzzz
yutuyorsun yalıyorsun döllerimiziiii
SELMA oh:
tertemiz ederim onları
TAT BAK:
iki yarrağı birden ağzına almaya çalışıyorsun
ama çok uzun ve kalınlarrr
teker teker yalayıp
SELMA oh:
yerede damlamışşş
TAT BAK:
temizliyorsun
SELMA oh:
aşkım onlarıda yalıyımmı
TAT BAK:
döllerimiz göğüslerinden aşağıya akıyorrr
SELMA oh:
parmağınla al ağzıma ver aşkımmmm
TAT BAK:
amına kadar süzülüyorrrr
yarrağım ağzında
ağzına sokup çıkarıyorummmm
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
sikim yumşuyorrr
SELMA oh:
sik aşkımmm
kaldıralımmmm
TAT BAK:
çişim geliyorrrrrrrr
SELMA oh:
işe aşkımmmm
nere istersennnn
TAT BAK:
işemeye başlıyorum ağzınaaaaa
yüzüneee
SELMA oh:
ohhhhhhhhhhhhhhh
TAT BAK:
göğüslerineeeee
SELMA oh:
gözüm yandı aşkımmmmm
TAT BAK:
her yerineeee
dilinle yalıyorsun sidiğimiiii
emiyorsunnnnnn
SELMA oh:
offfffffff
aşkım senin her şeyini yalarım bennnnnnnnnn

en seksi anneannemdi

Ben anneannem o dipli kuşaklar açmak giydi nasıl 60 büyüyor hatırlıyorum. O bir genç kız olarak Amerikan yalnız gelen Alman bir kadındı. O ince giysiler sevilen ve en iyi elbiseler, etekler ve bluzlar giydi; ve tabii ki iç çamaşırı hep bir parçasıydı. O çok açık ve benim büyük babam öldükten sonra bir çıplaklar biraz da ….. Ben onu birçok haftasonları kaldı. Dediğim gibi o, bu kuşaklar giydi. O sutyen vardı tam olanlar, sadece kısa olanları giymek vermedi rağmen ben, onları sevdi. Birçok kez o benimle konuşmaya sevilen diye giyinmiş olarak bana onu yatak odasında ona katılmak vardı. Ben onun bornoz kaldırmayı ve sonra onu kemeri ve sutyen çekerek, onu banyo gelen izlerken Tahmin edebileceğiniz gibi sevdim. O büyük göğüsler vardı ve tabii ki doğal bir kadındı. Ben her zaman onun güzelliğine hayran oldu, ancak bu kuşaklar beni hep uyandırdı

O onu sutyen ile, sadece onları otururdu ve ben onu peeks alacağı, o hiç, külot giydi asla. O dışarıda bir kez ne zaman odasına gitti ve sossuz, bu kuşaklar ve çorap onu çekmeceler aradı. Ben açıkça düşünmüyordum ve o beni yakalamak düşündüm asla. Ben kuşağını kaymış zaman onlar yolu beni tuttu ve ben ilgimi oldu uyanan nasıl ….. Ben onun gibi yatağa oturdu ve dikkatle onu dikişli ipek çorap koymak ….. çok iyi hissettim. Ben
…. ben öylesine inanılmaz uyandırdı itiraf etmeliyim ….. onu aynada kendime baktım ve seksi iç çamaşırı giymiş ailem her zaman istedim küçük kız, benziyordu benim pürüzsüz tüysüz vücut ile düşünce
Sonra aniden duydum anneannem “seksi küçük kız değil ….. Oh my ….. G! …..” Demek ……. işin garibi o yoktu aslında ben ağlamaya başladım …. bana bağırma ya da kızgın hale gelir. Ben utandım ve o anne ve baba söyle, ve bir şaplak beni cezalandıracağını korkuttu (aslında çıplak dipli spankings sevdim)
Onu iç çamaşırı giymişti neden diye sordu ve ben onları sevdi dedi. Ben hissediyorum ve görünümünü ekledi. Ben her zaman onu giyinmek ve de bunun heyecan izlerken sevdi. O giysinin ön aşağı baktım ve benim uyarılma bariz olduğunu söyledi.
Bir an için sessizce oturdu ve ….. “Bu bizim sırrımız olacak. Ben …. çok çok çok kuşaklar var” onlar gibi olabilir …… heyecanlı olanlar …. ” .would sen …. bunları deneyin bütün gün onları giymek ister misiniz? ” Ben utanarak yapardım başını salladı. O ….. Tamam onlar gençken değil mahcup olmak …… birçok erkek kız kıyafetlerini soyunma sevilen ve hatta onlar büyük var söyledi. Bazıları için onların gençlik keşfetmek bir faz oldu, diğerleri bunu onlar gidelim asla bir şey bulmak istiyorum. Onu yakaladım da zaman o beni yakaladı gibi gençken o amcamı yardım etmişti ….. Ben amcam daha eşcinsel olduğunu biliyordum, ama ne dediğini heyecanı çok şaşırtıcı oldu. O beni sevdi ve yalnızca bu arzunun aracılığıyla bana yardım etmek istedi gözyaşları yanaklarından aşağı çalışan olmuştu ve o bana, onları öptü
O ikimiz farklı iç çamaşırı öğeleri tüm öğleden sonra çalışıyor ve biz de isteseydi o bütün gün kaldıkları, birlikte giyinmek beni biz oynamak söylendi. O da o biz istedik de eğer ** p sl olabilir bazı çok güzel bebek bebek nighties vardı KD söyledi. Ben önce onları hiç görmedim, ama ben heyecanlandım.
Biz o bana bakmak ve ben vardı ereksiyon utandım, uzakta açacak, çok heyecanlandım, onu çok kemer ve çorap üzerine çalışırken gün geçirdi ve uyandırdı. O ben … çok çok seksi genç kız gibi görünmesini <br ki de böyle bir yakışıklı çocuk olmaktan gurur olmalıdır ve bana anlatırdı
Onu soyunmak izlemek hayret ve çıplak olmak ve daha sonra onu çok şık giyimli görerek ve seksi oldu ….. hepimiz öğleden yaptım. O akşam zaman zaman o aslında bana çok kısa giymek için bir nevi bornoz verdi, ben o lol …… biz o amcam ve bana söylüyordu, akşam yemeği pişirdik ve yedik ….. görünümü sevdi düşünüyorum o bir kadın gibi giyinmek isteyen onun fetiş ona nasıl yardım …… sonra o senin tüm hafta sonu bunu yapmak istiyorum olacak eğer "o zaman ben bir baloncuk banyo yıkanmak ve onu biraz ne tıraş izin vermelisiniz dedi saç vardı ve bana ayak tırnaklarımı Döşeme izin verin. " O onu çorap bir çalışma koymuştu ve onlar pahalı diye onları israf nefret söyledi.
Akşam yemeğinden sonra benim elbise dışarı süzüldü ve banyo var ve kendimi yıkadım. O yapılan emin o çocuklar çok iyi onların dipleri yıkama yok dedi ben çok temiz ve o bana onu nightie bir külot kirletme istemiyordu. Bu yüzden heyecanlandım ve herkes öğrendim ben bir hanım evladı olarak adlandırılan olacağını korkmuş önce külot giydiği hiç. O beni heyecanlandırdı, iyice bana yıkadı. Sanırım bir şeyler söyleyebilirim gergindim ama onun sabunlu
Bu artık zaman yatak ve o benim çivi kesmiş, sonra o onlara oje koymak gerektiğini söyledi, ben balked ve o güzel küçük kızlar da bu ekstra şeyler gerektiğini söyledi …. Ben kızardı ve o bunu isterim dedi . Ben çok heyecanlandım, inanılmaz sevdim. O çekmecede gitti ve iki nighties, tek pembe ve tek beyaz çıkardı. O beyaz birine koymak beni orada çıplak dizdiler. Şeffaf oldu. Kolayca onu büyük göğüsler onu koyu kahverengi meme görebiliyordu ve benim pembe oldu. Ben benim eşit şeffaf …. renk hakkında yine utangaç oldu. Ben kafamın üzerinde kısa elbisesi bölümü kaymış sonra …… ben ilk p [külot ve penisimi yukarı çekti ve uyarılma çok açık oldu. Onu aynada benim yansıması baktı ve ben baktım nasıl huşu içinde oldu. Hiçbir vücut saç, boyalı tırnaklar, oğlum çok zor nipeller ve benim penis elastik bel üstünden yapışmasını çok zordu. O bana baktı ve ben her sey küçük kız şimdi ….. Ben kızarma oldu dedi. Ben üzerime floş yıkama hissediyordu. Ben bütün gün uyandırdı ve bazı serbest gerekli ama kendimi dokunmak korkuyordu olmuştu
Biz yatağa gitti ve o yakın snuggled ….. sl gereken iki kız ** p together.It sıcak ve onu yatakta rahat olduğunu vurguladı. Ben bana karşı vücudu hissediyordu. O beni sıkı ve ben o bir tahrik küçük kız bu gerekli biliyordu Tamam oldu kendimi rahatlatmak için gerekirse fısıldadı tutuyordu. Ben bu yüzden başımı salladım ve tamam olduğunu söyledi ….. o belinden beni tuttu ve onu yavaş derin nefes duyunca yavaş ve yumuşak kendimi sıkarak başladı ….. bunu çok gergindim. O kadar iyi hissettim. Ben bu kadar ağır nefes ….. ama ben oldu
itirmek gerekiyordu. Ben presleme ve o ben o I could söyledi yapmıyorum için , sinsi bir yaramaz küçük kız olduğunu söyledi aniden ve okşamaya başladı …… sonra o " anneanne için küçük bir Cum " dedi … ..ve ben yaptım . Ben uyarılma ile benim ince külot yıkanır . Ben , ıslak sırılsıklam . Ellerim ıslak ve yaprak vardı . Döndü ve ışık koymak ve onu yatak ve nightie boyama için yaramaz olduğunu söyledi . Sonra o üzerinden bana işaret etti ve beni spanked olarak kucağına genelinde yatıyordu …. beni kalk ve tüm clothes.I çok utandım kaldırmak yaptı . Yine uyandırdı oldu , benim horoz attı . Ben tekrar boşalmak dürtü geri tutmaya çalıştım , ama yapamadım . Ben inledi gibi benim sert horoz patlayabilir hissettim . " G …….. Oh my ……. değil mi yaramaz kız "